Etiketlenen üyelerin listesi

Reza Zarrab ve Türkiye’yi Bekleyen Tehlike (1) Reza Zarrab davasının bir hukuk davası olmadığını çok iyi bilecek siyasi tecrübelere sahibim. Reza Zarrab davası bir yolsuzluk ve usulsüzlük davası da değildir. Reza Zarrab davası, ABD’nin Ortadoğu’ya çıkarlarına uygun olarak şekil verme amacının stratejilerinden biridir. Bu dava hukukun konusu değil, siyasetin merkez konularından biridir. Bu yazı dizisi aracılığıyla dilim döndükçe bu meselenin siyasi karakterinin ve olası siyasi boyut ve

Bu konu 137 kez görüntülendi 1 yorum aldı ...
Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike / İlhami Işık ( yazı dizisi 137 Reviews

    Konuyu değerlendir: Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike / İlhami Işık ( yazı dizisi

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 137 kez incelendi.

  1. #1
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.742
    Adı geçen
    28 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet

    Reza Zarrab ve Türkiye’yi Bekleyen Tehlike (1)

    Reza Zarrab davasının bir hukuk davası olmadığını çok iyi bilecek siyasi tecrübelere sahibim. Reza Zarrab davası bir yolsuzluk ve usulsüzlük davası da değildir. Reza Zarrab davası, ABD’nin Ortadoğu’ya çıkarlarına uygun olarak şekil verme amacının stratejilerinden biridir. Bu dava hukukun konusu değil, siyasetin merkez konularından biridir.
    Bu yazı dizisi aracılığıyla dilim döndükçe bu meselenin siyasi karakterinin ve olası siyasi boyut ve sonuçlarının altını çizmeye çalışacağım. Ama önce bu sorunun yakın tarihsel planına ilişkin kimi bilgileri hafızalarımızı canlandırmak için yeniden anımsatmak istiyorum.


    Herkesin çok iyi bildiği gibi 1979’dan başlayarak İran ve ABD arasında büyük bir ekonomik, siyasi ve ideolojik savaş başladı. Humeyni’nin iktidara gelmesi ve İran’da İslam Cumhuriyeti ilan edip, ABD’nin Şahlık dönemindeki bütün imtiyazlarına tek taraflı olarak son vermesine ABD’nin tepkisi; kuşatma ve ambargo uygulamaları oldu. ABD her geçen yıl ambargoların koşullarını ağırlaştırıp adeta İran’ı nefes alamaz hale getirmeyi amaçlıyordu.


    2013 yılı da İran’ın nükleer programından dolayı Batı dünyası ile arasındaki gerilimi her geçen gün arttırdığı bir yıl olarak başladı. İran’a daha önceki yaptırımları inceleyen ABD, yapılan düzenlemelerin İran’a hesaplanandan çok daha fazla soluk aldırdığını gördü.

    2012 yılında İran’ın batılı ülkelerin yaptırımlardan kurtulmak için geliştirdiği “doğalgaz karşılığı altın” uygulamasını sonlandırmak için ABD, İran’a değerli taş satışını da yasaklayan yeni bir yaptırım paketi hazırlamıştı. Önceki yaptırımlarda olduğu gibi, bu yaptırım yasa tasarısının da mimarları Demokrat Senatör Robert Menendez ve Cumhuriyetçi meslektaşı Mark Kirk’dü. Yaptırım paketinin yıllık savunma yasa tasarısına eklenmesi için Senato’ya sunulmuştu. 30 Kasım 2012 tarihinde 94-0 oyla Senato’dan geçen öneri, yıllık savunma paketinin bir parçası oldu. Yıllık savunma paketinin de ayrı ayrı Temsilciler Meclisinden ve Senato’dan geçip, Başkan Obama tarafından imzalanıp yasalaşmasıyla, İran’a altın yaptırımını içeren yeni uygulamalar yürürlüğe girmiş oldu.


    6 Şubat 2013 tarihinde resmi olarak uygulanmaya başlayan yeni yaptırım kararlarına göre; bir ülkenin, İran’dan doğalgazı ve petrolü alması ancak, İran'ın yasal mal veya hizmetleri satın almak için kullanabileceği bir hesaba bunların ücretlerini yatırmasıyla mümkün olacaktı. Yani, İran bundan sonra petrol ihraç ettiği ülkelerden, karşılığında yiyecek, ilaç, tıbbi malzeme ve endüstriyel ürünler alabilecekti… 2012 yılında gaz ihtiyacının %98’ini, petrol ihtiyacının da %93’ünü ithal ederek, enerji gereksinimi için toplam 60.1 milyar dolar harcadı. Türkiye, doğalgazı İran, Azerbaycan ve Rusya’dan boru hattı ile Cezayir ve Nijerya’dan ise sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) şeklinde alıyordu. Doğalgaz gereksiniminin %16-20’sine yakın kısmını İran’dan karşılayan Türkiye’nin, ödemeyi, Türk Lirası cinsinden yapması Halkbank vasıtasıyla gerçekleşiyordu.


    İran ise gaz karşılığı elde ettiği Türk Lirasını uluslararası bankacılık sistemine sokamadığı için Türkiye’den külçe altın satın alıyor ve bunu çeşitli yollarla ülkeden çıkarıyordu. Türkiye’nin altın ihracatı 2012 yılında 2011 yılına kıyasla 10 kat artarak yaklaşık 12 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiye’nin İran’dan ithal ettiği petrolün ödeme vadesinin 30 gün olan normal standartlara nazaran, 60 gün olması ve Türkiye’nin ödemeyi TL cinsinden yapması Türkiye için önemli bir avantajdı.


    Global finans sisteminin dışına itilen İran için ise Türkiye’nin İran’a olan altın ihracatı, Tahran’a mali bir destek sağlıyordu. Altın yaptırımı kararının 6 Şubat tarihinde yürürlüğe girmesiyle, bu süreç bir nevi sona ermiş oldu. Senato’da yıllık savunma tasarısına eklenerek yasallaşan yaptırım paketinin esas amacının, Türkiye ile İran arasındaki altın ticaretini engellemek olduğunu söylemek doğru olacaktır. Yaptırım paketi, yasalaşması için Senato’ya sunulduğu zaman, Türkiye altın ihracatının tamamının sadece İran'a yapılmadığını, yasalaşması halinde bu yaptırım paketini dikkate almayacağını ve komşusu İran’dan altın karşılığında doğalgaz almaya devam edeceğini en üst düzeyde ilan etmişti.


    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuyla ilgili “Bu (İran doğalgazı) bizim için stratejik bir ürün olması hasebiyle biz bunu alırız ve takas noktasında da yapmamız gereken takas neyse bu takası da yapacağımızı yine kendilerine söyledik. Her ülke kendi çıkarlarını çok rahat düşünüyor. Türkiye de kendi çıkarlarını tabii ki düşünecektir” yorumunu yapmıştı. Bunun üzerine Ekim 2012’de İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi ile düzenlediği ortak toplantıda, Başbakan Erdoğan 16.5 milyar dolar olan Türk-İran ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Devam edeceğim.

    Star gazetesi

  2. #2
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.742
    Adı geçen
    28 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Reza Zarrap ve Türkiye’yi Bekleyen Tehlike (2)


    6 Şubat 2013 yılından çıkan İran’a ağırlaştırılmış ambargo kararı ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisinin tek taraflı kararıydı. Bu kararı daha önce çıkan Birleşmiş Milletler kararıyla karıştırmamak gerek. Ama üzülerek belirtmeliyim ki, dünyada ve Türkiye’de yaygın algı bu kararın Birleşmiş Milletlere ait olduğu varsayımına dayanıyor ve sanki bu karar bir tür uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış ve Türkiye de bu kararı ihlal etmiş gibi bir atmosfer yaratılmış. Yok öyle bir şey. Bu bütünüyle içeride ve dışarıda bilinçli olarak yaratılan ve itibarsızlaştırmak amacıyla dolaşıma sokulan büyük yalanlardan biridir.
    ABD’nin Reza Zarrap üzerinden açtığı davanın uluslararası bir sözleşmeye dayanmadığını bilincimizde diri tutarsak, bu kararın hukuki olmaktan çok siyasi bir karar olduğunu daha açık bir şekilde fark ederiz. Özellikle de Birleşmiş Milletler kararını ABD’nin tek taraflı aldığı 6 Şubat 2013 tarihli karardan ayrı tutmamız gerek.
    Nitekim, o dönemde Türkiye devlet yetkilileri, başta dönemin Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bu karara karşı açık tavır aldıklarını uluslararası kamuoyuna deklere ettiler. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İran’dan tek doğalgaz alan ülkenin Türkiye olduğunu ve ABD’nin ambargo kararının Türkiye için bağlayıcı olmadığını söyledi… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan, Ukrayna ve Bosna Hersek’i kapsayan gezisinin dönüşünde enerji gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Yıldız, “Rusya, İran, Suriye gibi ülkelerle siyaseten aynı düzlemde olmadığımızda enerji politikalarını zihni karmaşanın içine sokmuyoruz. Örneğin İran’dan gaz alıyoruz ve karşılığında para veriyoruz. Bu karşılıklı çıkar ve karşılıklı kazan durumu. Biz İran’dan doğalgaz satın alan tek ülkeyiz. ABD’nin yaptırımlarının muhatabı İran değil, Türkiye olur. O nedenle ABD’nin yaptırıma doğalgazı dahil etmemesi büyük bir nezakettir” diye konuştu. Petrol alımıyla ilgili olarak ABD’nin azaltma talebi olduğunu ancak bağlayıcı olmadığını da ifade eden Bakan Yıldız,“BM kararının Türkiye için bağlayıcılığı vardır. Ancak özel sektör için hukuki bağlayıcılıktan öte kavramlar var. Devletin refleksi ile özel sektörünki farklıdır. TÜPRAŞ bizim için herhangi bir özel sektör değildir. Rafinelerin merkezinde olan bir yerdir. Tedarik edip etmediği Türkiye tarafından izlenmektedir’’.
    Dönemin Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz da, İran’a yönelik ambargoya ilişkin bir soru üzerine ‘’..Türkiye’nin BM’de ambargo kararı oylanırken Brezilya ile birlikte ret oyu veren 2 ülkeden biri olduğuna’’ dikkati çekti.
    BM üyesi olarak BM’den çıkan kararlara, uluslararası hukuka uyduklarını dile getiren Yılmaz, ”Fakat başka ülkelerin tek taraflı kararlarına, yaptırımlarına biz devlet olarak uymak durumunda değiliz. Biz meşru bir şekilde, uluslararası hukuka uygun bir şekilde, komşuluk hukukumuza uygun bir şekilde ticaretimize devam ediyoruz” diye konuştu.
    ”Görmezden gelebilir miyiz”sorusuna karşılık da Bakan Yılmaz, ”Uluslararası BM’nin kararlarını hiç kimse görmezden gelemez. Bağlayıcılığı olan kararlar. Fakat diğer ülkelerin kararları herkesin kendisini bağlar” dedi.
    Yılmaz, ”Siyasi kriz söz konusu mu” sorusuna karşılık, ”Siyasi bir krizden bahsedemeyiz. Siyasi olarak bazı görüş ayrılıklarından, bazı olaylara farklı bakıştan elbette bahsedebiliriz ama bir krizden bahsedemeyiz” yanıtını verdi.
    Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından da anlıyoruz ki, Türkiye, Brezilya ile birlikte Birleşmiş Milletlerin aldığı karara muhalefet eden bir ülkedir. Ekonomik ulusal çıkarlarımızın korunması adına geliştirilen bu siyasetler gizli kapaklı değil, Birleşmiş Milletler gibi bütün uluslararası açık platformlarda bile herkesin gözü önünde açıkça sergilenmiştir.
    Buraya kadar anlattıklarımızından şu sonucu çıkarabiliriz. ABD’nin 6 Şubat 2013’de aldığı karar tek taraflıdır ve uluslararası hukuku bağlamaz. Dolayısıyla da hukuken uluslararası destekten de yoksundur. (Devam edeceğim)

    Star gazetesi

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-09-2017, 21:36
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-09-2017, 21:36
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23-08-2017, 16:30
  4. Aslında Ne Oldu (yazı dizisi) - İlhami Işık
    By Mehmet in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 23-06-2017, 14:35
  5. Türkiye`nin Değişim Süreci- (yazı dizisi)
    By Mehmet in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-01-2013, 21:41

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş