Etiketlenen üyelerin listesi

BİZDEN OLMAYAN BİZİ ANLAYAMAZ! Tasavvuf erbabı, kendilerine yöneltilen eleştirilere ya: “bizi bizden olmayan anlayamaz” diyerek kendilerini savunurlar. Ya da; apaçık sapıklık ve küfür olan sözleri için, “bu söylenen sözler, kimbilir hangi makamda söylenmiştir” derler. Hatta o zatları eleştirmek için onlar kadar büyük adam olmalısınız derler! Bu kimseler, İbnül-Arabi’yi red ve inkâr edenlerin “rüsum uleması, fıkıh bilginleri” olduğunu, çok doğal olarak bu gibi kimselerin İbnü’l-Arabi’yi

Bu konu 740 kez görüntülendi 23 yorum aldı ...
Tasavvuf dini. 740 Reviews

    Konuyu değerlendir: Tasavvuf dini.

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 740 kez incelendi.

Sayfa 1/2 12 Son

Konu: Tasavvuf dini.

  1. #1
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.230
    Adı geçen
    50 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan

    BİZDEN OLMAYAN BİZİ ANLAYAMAZ!

    Tasavvuf erbabı, kendilerine yöneltilen eleştirilere ya: “bizi bizden olmayan anlayamaz” diyerek kendilerini savunurlar. Ya da; apaçık sapıklık ve küfür olan sözleri için, “bu söylenen sözler, kimbilir hangi makamda söylenmiştir” derler. Hatta o zatları eleştirmek için onlar kadar büyük adam olmalısınız derler!

    Bu kimseler, İbnül-Arabi’yi red ve inkâr edenlerin “rüsum uleması, fıkıh bilginleri” olduğunu, çok doğal olarak bu gibi kimselerin İbnü’l-Arabi’yi anlayamayacaklarını ileri sürerler. Zira onların farklı ıstılahları, ayrı lisanları varmış. Tasavvuf terminolojisini bilmeyenlerin tasavvuf bahsinde söz ve salahiyet sahibi olmalarına imkân yokmuş! Kısaca: “Bu ilim ve hikmetleri anlayamayanlar kusuru kendilerinde bulmalıdır.”

    Celaleddin Rumî, “biz Kur’ân’ın özünü, ruhunu, içini ve cevherini aldık, posasını köpeklerin önüne attık” derken, “bizi herkes anlamaz” diyordu. Said-i Nursi’ye göre de Risale-i Nur’a itiraz edilemez, çünkü onlar Tanrısaldır. Hatta risalelere “Kutb-u Azam”dan itiraz gelse yine de dikkate alınmamalı! Çünkü Kutb-u Azam(!) yanılabilir, ama Said-i Nursi yanılmaz!

    Şüphesiz Mevlana, İbnü’l-Arabî, Said Nursî kendi epistemolojileri bağlamında gayet haklıdır. Bu iddialar tasavvufun temel amentülerine gayet uygundur. Birileri, yazdığı şiirlerin, risalelerin, yaptığı tevillerin Allah tarafından kendisine vahyedildiğine, doğrudan Allah’tan geldiğine inanmışsa, kendileri bu işte yalnızca mütercim rolünde iseler, bunlara itiraz edilmesi söz konusu olamaz. Mütercimin bu işte bir kabahati olamayacağına göre, anlayamayanlar kabahati kendi noksan akıllarında aramalıdır!

    Tasavvuf erbabının, “bunu ancak yaşayanlar anlar” tezleri tamamen bir manipülasyondur. Eğer ki, bir sözü anlamak için mutlaka o sözün ait olduğu yaşam tarzını tecrübe etmek gerekli olsaydı, hiç bir müşrik Müslüman olmazdan evvel vahyi anlamamış ve de anlayamaz olması gerekirdi! Hâlbuki her bir müşrik, anladığı için Müslüman olur yahut da yine anladığı için Müslüman olmaz!

    En azından vahiy, ilkesel olarak “anlaşılır” niteliktedir. Ve anlaşılsın diye vahiy inzal edilir. Eğer vahiy anlaşılabiliyor da, kendilerine vahiy benzeri, ilham türü bir kutsal bilgi ile kitap yazanların felsefeleri anlaşılmıyorsa bu durum, anlamayanlarla ilgili bir sorun olmaktan ziyade, ilgili felsefelerin doğasıyla alakalıdır. Kısacası, bu felsefeler bir çelişkiler yumağı, hurafeler bütünü ve herhangi bir realiteye dayanmayan, abuk-sabuk söylemler olduğu için anlaşılmazdırlar.

    Tasavvuf felsefesi, şeyhin lâyuhtî /hatasız, lâ-yüs’el /sorumsuz mutlak otoritesine kayıtsız şartsız teslim olmayı merkeze alan “kula kulluk esasına” dayandığı için, bu felsefeyi kabul edenler, anlıyor değiller, sadece körü körüne teslim oluyor, anlamış gibi yapıyorlar. Yani, “bunları sûfî olmayan anlamaz” tezi, “ itaatkâr kullar” edinmenin bir başka biçimidir. Bu “anlaşılmazlık” dayatmasını yutanlar, perdelerini indirip, dışa kapanıyorlar, akıl ve iz’an dışı söylemlerle akıllarını ipotek ettirip ruhsal dengelerini sarsıyorlar. Dolayısıyla tasavvuf akideleri anlamakla alakalı değildir. Tam aksine, aklı iptal edip, yeryüzünde Allah’ın mazharı, görünümü olarak addedilen bu kimselere mutlak teslim olmakla alakalıdır.

    Bu bağlamda, “Akıl sahibi kimselerin”, tasavvufu “anlamamaları” kadar normal bir şey olamaz. Ve dahi “anlamamalıdırlar”...
    Kendilerinden başka bütün insanları panteist felsefeleri anlamamakla suçlamak, tasavvuf ehlinin, sadece kendilerini akıllı, âlemi kör sanmak gibi bir megalomani belirtisidir.

    Tasavvufta bilgilenmenin kaynağını rüya, keşif İlham, doğrudan Allah’tan vahiy alma gibi temalar oluşturur. Tasavvufta bilgiler, doğrudan gayb âleminden alınmaktadır. Bu da sonuçta Allah tarafından (vahy ile) bilgilendirilme anlamına gelmektedir. Ve mistik filozof ve şairler, gaipten aldıklarını iddia ettikleri bu bilgilerini doğrulayabilme, akli ölçütlerle izah etme, nedenini-niçinini açıklama gibi bir kaygıyı asla taşımıyorlar. Kendilerinin sadece mütercim olduklarını, bu bilgilerin onlara Allah tarafından verildiğini öne sürüyorlar.

    Ortaya konan ürünler ise din adına sunulmakta ve bu ürünler dinin kaynağı olan Kur’ân’la, onun pratiği olan sünnetle uyuşmamakta, hatta çatışmaktadır. Adeta, Kur’ân’a alternatif yeni Kur’ân’lar; dine alternatif yeni dinler ve peygambere alternatif yeni peygamberler ortaya çıkmaktadır. Bunun İslâmî literatürdeki adı malumdur.

    Tek tek insanların müşrik olanını, mümin olanını belirlemek gibi bir görevimiz yok. Fakat şirk olan bütün düşünce, ideoloji ve zihniyetleri tanıyabiliriz.

    Rüyalarla, mitoslarla, “gaybtan geldi” gibi uyduruk referanslarla din anlayışı olamaz. Sadece İbnü’l-Arabî, Celalettin Rumi, Said Nursî, vs. rüya görmediğine göre! Aksi halde; her rüya sahibi kadar din ortaya çıkar. Dolayısıyla din adına söz söyleyen, iş yapan herkes, sözünü ve işini Kur’ân’ın tanıdığı meşruiyyet zemini üzerinde söylemek ve yapmak zorundadır.

    Tamamen idare-i maslahatçı bir anlayışla tasavvuf ehlinin hep hayra yorulduğu, en akla ziyan tevillerle aklandığı, onların İslam’ın bir başka boyutunu oluşturduğu şeklindeki yorumların kesinlikle ciddiye alınır bir tarafı yoktur. Zira, İslam akidelerine tamamen ters akideler geliştiren bir öğretinin, “bir başka boyutla” v.s. alakası yoktur.
    Belki “bir başka dinle" alakası vardır.

    Alıntıdır.
    elevator bunu beğendi.

  2. #2
    bi husben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-03-2007
    Mesajlar
    5.006
    Adı geçen
    4 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bi husben
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    BİZDEN OLMAYAN BİZİ ANLAYAMAZ!

    Tasavvuf erbabı, kendilerine yöneltilen eleştirilere ya: “bizi bizden olmayan anlayamaz” diyerek kendilerini savunurlar. Ya da; apaçık sapıklık ve küfür olan sözleri için, “bu söylenen sözler, kimbilir hangi makamda söylenmiştir” derler. Hatta o zatları eleştirmek için onlar kadar büyük adam olmalısınız derler!

    Bu kimseler, İbnül-Arabi’yi red ve inkâr edenlerin “rüsum uleması, fıkıh bilginleri” olduğunu, çok doğal olarak bu gibi kimselerin İbnü’l-Arabi’yi anlayamayacaklarını ileri sürerler. Zira onların farklı ıstılahları, ayrı lisanları varmış. Tasavvuf terminolojisini bilmeyenlerin tasavvuf bahsinde söz ve salahiyet sahibi olmalarına imkân yokmuş! Kısaca: “Bu ilim ve hikmetleri anlayamayanlar kusuru kendilerinde bulmalıdır.”

    Celaleddin Rumî, “biz Kur’ân’ın özünü, ruhunu, içini ve cevherini aldık, posasını köpeklerin önüne attık” derken, “bizi herkes anlamaz” diyordu. Said-i Nursi’ye göre de Risale-i Nur’a itiraz edilemez, çünkü onlar Tanrısaldır. Hatta risalelere “Kutb-u Azam”dan itiraz gelse yine de dikkate alınmamalı! Çünkü Kutb-u Azam(!) yanılabilir, ama Said-i Nursi yanılmaz!

    Şüphesiz Mevlana, İbnü’l-Arabî, Said Nursî kendi epistemolojileri bağlamında gayet haklıdır. Bu iddialar tasavvufun temel amentülerine gayet uygundur. Birileri, yazdığı şiirlerin, risalelerin, yaptığı tevillerin Allah tarafından kendisine vahyedildiğine, doğrudan Allah’tan geldiğine inanmışsa, kendileri bu işte yalnızca mütercim rolünde iseler, bunlara itiraz edilmesi söz konusu olamaz. Mütercimin bu işte bir kabahati olamayacağına göre, anlayamayanlar kabahati kendi noksan akıllarında aramalıdır!

    Tasavvuf erbabının, “bunu ancak yaşayanlar anlar” tezleri tamamen bir manipülasyondur. Eğer ki, bir sözü anlamak için mutlaka o sözün ait olduğu yaşam tarzını tecrübe etmek gerekli olsaydı, hiç bir müşrik Müslüman olmazdan evvel vahyi anlamamış ve de anlayamaz olması gerekirdi! Hâlbuki her bir müşrik, anladığı için Müslüman olur yahut da yine anladığı için Müslüman olmaz!

    En azından vahiy, ilkesel olarak “anlaşılır” niteliktedir. Ve anlaşılsın diye vahiy inzal edilir. Eğer vahiy anlaşılabiliyor da, kendilerine vahiy benzeri, ilham türü bir kutsal bilgi ile kitap yazanların felsefeleri anlaşılmıyorsa bu durum, anlamayanlarla ilgili bir sorun olmaktan ziyade, ilgili felsefelerin doğasıyla alakalıdır. Kısacası, bu felsefeler bir çelişkiler yumağı, hurafeler bütünü ve herhangi bir realiteye dayanmayan, abuk-sabuk söylemler olduğu için anlaşılmazdırlar.

    Tasavvuf felsefesi, şeyhin lâyuhtî /hatasız, lâ-yüs’el /sorumsuz mutlak otoritesine kayıtsız şartsız teslim olmayı merkeze alan “kula kulluk esasına” dayandığı için, bu felsefeyi kabul edenler, anlıyor değiller, sadece körü körüne teslim oluyor, anlamış gibi yapıyorlar. Yani, “bunları sûfî olmayan anlamaz” tezi, “ itaatkâr kullar” edinmenin bir başka biçimidir. Bu “anlaşılmazlık” dayatmasını yutanlar, perdelerini indirip, dışa kapanıyorlar, akıl ve iz’an dışı söylemlerle akıllarını ipotek ettirip ruhsal dengelerini sarsıyorlar. Dolayısıyla tasavvuf akideleri anlamakla alakalı değildir. Tam aksine, aklı iptal edip, yeryüzünde Allah’ın mazharı, görünümü olarak addedilen bu kimselere mutlak teslim olmakla alakalıdır.

    Bu bağlamda, “Akıl sahibi kimselerin”, tasavvufu “anlamamaları” kadar normal bir şey olamaz. Ve dahi “anlamamalıdırlar”...
    Kendilerinden başka bütün insanları panteist felsefeleri anlamamakla suçlamak, tasavvuf ehlinin, sadece kendilerini akıllı, âlemi kör sanmak gibi bir megalomani belirtisidir.

    Tasavvufta bilgilenmenin kaynağını rüya, keşif İlham, doğrudan Allah’tan vahiy alma gibi temalar oluşturur. Tasavvufta bilgiler, doğrudan gayb âleminden alınmaktadır. Bu da sonuçta Allah tarafından (vahy ile) bilgilendirilme anlamına gelmektedir. Ve mistik filozof ve şairler, gaipten aldıklarını iddia ettikleri bu bilgilerini doğrulayabilme, akli ölçütlerle izah etme, nedenini-niçinini açıklama gibi bir kaygıyı asla taşımıyorlar. Kendilerinin sadece mütercim olduklarını, bu bilgilerin onlara Allah tarafından verildiğini öne sürüyorlar.

    Ortaya konan ürünler ise din adına sunulmakta ve bu ürünler dinin kaynağı olan Kur’ân’la, onun pratiği olan sünnetle uyuşmamakta, hatta çatışmaktadır. Adeta, Kur’ân’a alternatif yeni Kur’ân’lar; dine alternatif yeni dinler ve peygambere alternatif yeni peygamberler ortaya çıkmaktadır. Bunun İslâmî literatürdeki adı malumdur.

    Tek tek insanların müşrik olanını, mümin olanını belirlemek gibi bir görevimiz yok. Fakat şirk olan bütün düşünce, ideoloji ve zihniyetleri tanıyabiliriz.

    Rüyalarla, mitoslarla, “gaybtan geldi” gibi uyduruk referanslarla din anlayışı olamaz. Sadece İbnü’l-Arabî, Celalettin Rumi, Said Nursî, vs. rüya görmediğine göre! Aksi halde; her rüya sahibi kadar din ortaya çıkar. Dolayısıyla din adına söz söyleyen, iş yapan herkes, sözünü ve işini Kur’ân’ın tanıdığı meşruiyyet zemini üzerinde söylemek ve yapmak zorundadır.

    Tamamen idare-i maslahatçı bir anlayışla tasavvuf ehlinin hep hayra yorulduğu, en akla ziyan tevillerle aklandığı, onların İslam’ın bir başka boyutunu oluşturduğu şeklindeki yorumların kesinlikle ciddiye alınır bir tarafı yoktur. Zira, İslam akidelerine tamamen ters akideler geliştiren bir öğretinin, “bir başka boyutla” v.s. alakası yoktur.
    Belki “bir başka dinle" alakası vardır.

    Alıntıdır.
    şişşşşşşşt sen anlamazssın büyüktür bir bilfiği vardır.Hem nedemiş tasavvufun ulu piri bizi anlamayan eserlerimizi okumassın sende anlamıyorsan okumayı ver.
    Kaptan bunu beğendi.

  3. #3
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.744
    Adı geçen
    28 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Serdar Tuncer'in ağzından menzil şeyhinin "biz istesek meleklere ahır temizletiriz" sözlerinin şoku hala üzerimde.

    şıh efendi isterse ahırında at, eşek, inek, öküz, koyun keçi, tavuk, hindi dışkısını meleklere temizletir

    Türkiye'de menzile bağlı kaç milyon veya kaç tane yüzbin mürit var? İçlerinden biri çıkıp "ne diyorsun sen" demedi/demeyecek anlaşılan.

    Nasıl bir din anlayışı bu?
    Böyle bir sapkınca söz işiten kişi hemen o dakikada irkilmiyorsa, sarsılmıyorsa, şoke olmuyorsa, tepki vermiyorsa o kişiye müslüman demem.

    hocaefendi, şeyh unvanıyla dolaşan şahıslar ilahlaştırılmış, çünkü ne derse, ne yaparsa eleştirilmiyor. Üstelik biri çıkıp ne bu dese tepki alıyor.

    FETÖ'da öyleydi. Halen de öyle.
    Allah celle celalehu Kur'an-ı Kerim'de mümine kadınların örtünmesi ile ilgili ayeti bildiriyor. FETÖ elebaşısı iblisde Allah'ın emri için teferruat-furuat demişti.

    Henüz 17-25 Aralık, dersanelerin kapatılması, 7 şubat mit krizi ve 15 temmuz hain darbe girişimi gerçekleşmeden, mavi marmara olayı sırasında fetö'nun yahudiseverliği ayyuka çıkmadan önce FETÖ'yu kıyasıya eleştirirken, Allah'ın emrine teferruat demesine karşı forumda fetöcularla boğaz boğaza kavga içindeydik.

    Şu an tarikat ve cemaatlerin çoğu FETÖ'nun yolundan gidiyor. Muritlerini tıpkı fetö'nun müritleri gibi uyuşturulmuş, Allah (c.c) 'a değil tarikat liderine tapınma ve liderlerine sorgusuz sualsiz biat etme durumundadırlar.
    Kaptan bunu beğendi.

  4. #4
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.230
    Adı geçen
    50 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    "De ki: Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim.O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi RAB edinmesin.
    Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: Şahit olun, biz müslümanlarız.
    Ali-Iimran 64

    Devam edelim;

    "Onlar, ahbarları (din adamlarını) ve ruhbanları (rahipleri) ve Meryem oğlu Mesih'i Allah'tan başka RAB'ler edindiler.
    Tek bir ilâha kul olmalarından başka bir şeyle emrolunmadılar.
    O'ndan başka ilâh yoktur.o Allah şirk koştukları şeylerden münezzehtir."
    Tevbe 31

    yani neymis, insanlar simdiki gibi önderlerini. liderlerini, din adamlarini
    hatta nebileri bile RAB edinirmis. dikkat, burada sevgiden ve itaat etmekten bahsetmiyoruz.
    basinizdakileri, atanizi, dini önderlerinizi sevmekte asiri gitmeyin, onlari yanilmaz görmeyin diyoruz.
    onlari, yaptiklari ve söylediklerini kuran ile ölcün, kurana muhalif hareketlerini görüslerini görmezden gelmeyin ve karsi cikin diyoruz.




  5. #5
    bi husben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-03-2007
    Mesajlar
    5.006
    Adı geçen
    4 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bi husben
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    "De ki: Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim.O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi RAB edinmesin.
    Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: Şahit olun, biz müslümanlarız.
    Ali-Iimran 64

    Devam edelim;

    "Onlar, ahbarları (din adamlarını) ve ruhbanları (rahipleri) ve Meryem oğlu Mesih'i Allah'tan başka RAB'ler edindiler.
    Tek bir ilâha kul olmalarından başka bir şeyle emrolunmadılar.
    O'ndan başka ilâh yoktur.o Allah şirk koştukları şeylerden münezzehtir."
    Tevbe 31

    yani neymis, insanlar simdiki gibi önderlerini. liderlerini, din adamlarini
    hatta nebileri bile RAB edinirmis. dikkat, burada sevgiden ve itaat etmekten bahsetmiyoruz.
    basinizdakileri, atanizi, dini önderlerinizi sevmekte asiri gitmeyin, onlari yanilmaz görmeyin diyoruz.
    onlari, yaptiklari ve söylediklerini kuran ile ölcün, kurana muhalif hareketlerini görüslerini görmezden gelmeyin ve karsi cikin diyoruz.



    Kime anlatıyorsun hacda benim şeyhim enin şeyhinden büyüktür deyip birbirine tekme tokat girişen topluluğa ne anlatabılırsınki
    şeyhi ona demişki murit şeyhin önünde ölü gibi olacak .Şeyhin haram işlediğini bile görsen itiraz etmeyeceksin.şeyh muride bunu inandırmış
    büyüktür bildiği vardır.ha havanda su doğmussun ha bu ınsanlara istediğin kadar Allah kuran de

  6. #6
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.734
    Adı geçen
    11 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Kindar nesil. Ama kinleri sadece müslümanlara, gavura ses etmezler. Örnek, Işid, İran, Vehhabiler, buradakiler.
    Turkbeyi bunu beğendi.

  7. #7
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.230
    Adı geçen
    50 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Buhari cokerse İslam çöker diyen kafa müslüman kafası değildir. Din Allah'ın dinidir Buhari'nin değil. Ha "ben böyle düşünüyorum" deseydi eyvallah cehaletine verir gecerdik. Ama "ben demiyorum Allah diyor kardesim" dersen Allah adına yalan ve iftira uydurmuş olursun ki bu da seni buz gibi kafir yapar.

    Goruldugu üzere müslümanlarla uğraşmıyoruz.

  8. #8
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.734
    Adı geçen
    11 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Nureddin Yıldız kafir yani

    İsrail'de ki kafirle değil işiniz, hayatını İslam'a vakfetmiş müslümanlara kafir deyip, işte bakın kafirlerle uğraşıyorsunuz diyorsunuz

    Benim söylediğimi teyit ediyorsunuz. Ama ne siyonistler, hem fetö, ne sizin kafa galip gelecek. Asıl ahirette göreceksiniz, gavuru bırakıp, müslümanlarla uğraşmayı.
    Son.Fedai ve Turkbeyi bunu beğendiler.

  9. #9
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.547
    Adı geçen
    26 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    "Biz istesek meleklere ahır temizletiriz" sözünden ne anlıyorsunuz?

  10. #10
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.547
    Adı geçen
    26 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    Buhari cokerse İslam çöker diyen kafa müslüman kafası değildir. Din Allah'ın dinidir Buhari'nin değil. Ha "ben böyle düşünüyorum" deseydi eyvallah cehaletine verir gecerdik. Ama "ben demiyorum Allah diyor kardesim" dersen Allah adına yalan ve iftira uydurmuş olursun ki bu da seni buz gibi kafir yapar.

    Goruldugu üzere müslümanlarla uğraşmıyoruz.
    Kuran 'ı okuduğunda anlayabiliyormusun ki? Buhari çökerse diyorsun peki sana inandığın şekilde dini aktaranlarda senin buharin olu vermiyor mu?

    Sonuç elde bir kitap var fakat kimse anlamıyor, anlayabilmesi için birilerinin anlatımına ihtiyaç duyuyor

    ah bu buhariler yok mu

  11. #11
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.230
    Adı geçen
    50 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Alıntı talib Nickli Üyeden Alıntı
    Nureddin Yıldız kafir yani

    İsrail'de ki kafirle değil işiniz, hayatını İslam'a vakfetmiş müslümanlara kafir deyip, işte bakın kafirlerle uğraşıyorsunuz diyorsunuz

    Benim söylediğimi teyit ediyorsunuz. Ama ne siyonistler, hem fetö, ne sizin kafa galip gelecek. Asıl ahirette göreceksiniz, gavuru bırakıp, müslümanlarla uğraşmayı.
    Daha gündemi takip etmekten acizsin gelmis burada konuşuyorsun talip efendi. Daha sözün sahibini bilmiyorsun.

    Güya Feto'de hayatını İslam'a vakfetmiş biriydi. Bir adamın kıldığı namaza tuttuğu oruca bakmayin. Konuştuğunda doğru söylüyor mu ona bakınız diyor Hz Ömer. Siz tersini yapıyorsunuz.

    Sakal, cübbe, sarık, namaz,oruc bir de Kur'an'a ve sünnete aykırı ne kadar uyduruk hikaye menkıbe varsa, hele bir de cahiller arasında hoca diye nam salmışsa tamam hemen eteğine yapisiyorsunuz.

    talip bırak ya...

  12. #12
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.230
    Adı geçen
    50 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Alıntı adams77 Nickli Üyeden Alıntı
    Kuran 'ı okuduğunda anlayabiliyormusun ki? Buhari çökerse diyorsun peki sana inandığın şekilde dini aktaranlarda senin buharin olu vermiyor mu?

    Sonuç elde bir kitap var fakat kimse anlamıyor, anlayabilmesi için birilerinin anlatımına ihtiyaç duyuyor

    ah bu buhariler yok mu
    Kur'an'ı anlamak için alleme olmak gerekmiyor. Yemekten anlamak için aşçı olmak gerekmedigi gibi. Allah haşa anlaşılmaz bir kitap göndermekle kullarına zulmeder mi a kuzum

    Elbette anlamadığımız bir takım ihtisas gerektiren hususlar var. Bunu da işin ehline sorar öğreniriz. Ama bunlar itikada ,imana taalluk eden meseleler değildir. Yani birileri aciklamazsa kuran/İslam cökmez.

    Hele bi deyin bakalım, Kur'an'ı açtığınızda neyi anlamiyoruz Allah aşkına. Ha, ilkokul seviyesindeki bir çocuğun dahi anlamakta tereddüt etmeyeceği "Biz istesek meleklere ahir temizletiriz" sözüne illa anlasilmazlik yükleyip ve/veya mistik bir anlam peşinde koşarsan değil Kur'an'ı sıradan bir hikaye kitabını dahi anlayamazsın.

  13. #13
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.547
    Adı geçen
    26 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    Hele bi deyin bakalım, Kur'an'ı açtığınızda neyi anlamiyoruz Allah aşkına.
    Namaz 'ı anlamıyorsun Orucu karıştırmıyorum bile

  14. #14
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.547
    Adı geçen
    26 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    Ha, ilkokul seviyesindeki bir çocuğun dahi anlamakta tereddüt etmeyeceği "Biz istesek meleklere ahir temizletiriz" sözüne illa anlasilmazlik yükleyip ve/veya mistik bir anlam peşinde koşarsan değil Kur'an'ı sıradan bir hikaye kitabını dahi anlayamazsın.
    Meleklerin, adem 'e olan secdesinden ne anlıyorsun. Mistikten uzak durarak anlat ama

  15. #15
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.734
    Adı geçen
    11 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    Daha gündemi takip etmekten acizsin gelmis burada konuşuyorsun talip efendi. Daha sözün sahibini bilmiyorsun.

    Güya Feto'de hayatını İslam'a vakfetmiş biriydi. Bir adamın kıldığı namaza tuttuğu oruca bakmayin. Konuştuğunda doğru söylüyor mu ona bakınız diyor Hz Ömer. Siz tersini yapıyorsunuz.

    Sakal, cübbe, sarık, namaz,oruc bir de Kur'an'a ve sünnete aykırı ne kadar uyduruk hikaye menkıbe varsa, hele bir de cahiller arasında hoca diye nam salmışsa tamam hemen eteğine yapisiyorsunuz.

    talip bırak ya...
    Nureddin Yıldız Hoca:

    "‘Buhari’de gök aşağısı yer yukarısıdır yazsa bitti benim için. Bundan sonra yer gök, gök yerdir derim. Su katı taş sıvıdır derim. Bu imanı taşıyoruz elhamdülillah.’"

    Yani onun da bu meyanda sözleri vardır. Gündemi takip etmemek de acziyet değildir. Senin kendin için başarı olarak gördüğün "gündem takibini" cebinde 500 tl lik akıl telefonu olan çocuk da yapabiliyor.

    Feto için güya diyecek isek, senin de için de güya diyebiliriz. Bu nasıl bir saçma mantık.

    Sen ortaya tarikatsız/tarikat düşmanı hocalarını koy, ben de tarikat ehli hocaları sayayım, bakalım, ilim kim tarafında, irfan kimde, hizmet kimde...

    Buhari ve Müslim'e düşmanlık Peygambere uzanır. O ve diğer hadis kitapları olmasa, Peygamberi yaşamadı say. Allah Kur'an-ı kitap olarak da gönderebilirdi istese...
    Turkbeyi bunu beğendi.

  16. #16
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.744
    Adı geçen
    28 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Ehli sünnet çizgisi doğru yol üzereyiz der, vahhabiler öyle, şiiler öyle.
    İneği kutsal adeden budistler öyle, şeytana tapan yezidiler öyle.

    Koministler en doğru yol üzerinde olan biziz derler, faşistler de öyle der.
    Afrikada ilkel totem inancına sahip olanlar -inanç meselesi üzerinden- kendilerinden olmayanları öldürür.
    Hıristiyan olanlar Müslümana, Müslüman olanlar yahudi kişiye kafir der.

    Aidiyet duyduğumuz fikir, düşünce ve inanc hak ve doğrudur. Bu bir çelişki değil mi?
    Sadece biri 'mutlak doğrudur.'

    Her biri doğru olan!, binlerce doğru ortaya koymaya çalışan insanın kendisidir.
    Yaşamı boyunca yüzlerce kez yanlış yapan insan nasıl olur da mutlak doğruyu ortaya koyabilir?

    Doğru yol üzere olduklarını düşünenler içinde en çok budistler ilgimi çekiyor..
    Budistler de cennetin varlığına inanıyor ve cenneti yer ve mekan olarak, coğrafik konum olarak dünyanın uydusu AY'ı işaret ediyorlar. Budist kültürde altın sarısı renk kutsal bir figur olarak kabul ediliyor. Rahiplerin elbiseleri, tapınaklar altın sarısı renklerle bezeniyor. Dünyadan Ay'ın görünüşü altın sarısı görünmesi de ay'ı cennet olarak tanımlamalarına yol açmış.
    1967 'de ay'a gidildi, ay'dan fotoğraflar çekildi. Ay üzerinde muamma, bilinmezlik örtüsü kalktı. Ben umuyor ve bekliyorum ki budistler en azından cennet üzerinden inançlarını sorgulayıp topluca veya tek tek budist inancından geri dönmeleri gerekiyordu.
    Ama tersi oldu.
    Hıristiyanlığı, müslümanlığı bırakıp budist olanların sayısı milyonlarcadır.

Sayfa 1/2 12 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. devletin dini yoksa devletlinindemi dini yok
    By ömerusta in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14-04-2015, 19:15
  2. Cevaplar: 81
    Son Mesaj: 24-09-2012, 13:00
  3. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 21-01-2012, 23:05
  4. Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 05-02-2008, 20:43
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-12-2007, 15:48

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş