Etiketlenen üyelerin listesi

FIKIH MI USULDEN, USUL MÜ FIKIHTAN DOĞDU? Meşhur tartışmayı bilirsiniz: Tavuk mu yumurtadan çıkmıştır, yoksa yumurta mı tavuktan? Usul ilmi söz konusu olduğunda sıklıkla dile getirilen bir fikir vardır: "Önce furu fıkıh ve mezhepler teşekkül etmiş, ardından mevcut furu fıkıh ve mezhep birikimi üzerine yapılan çalışmalar ile usul ilmi oluşmuştur." Bu görüşün bazen ima bazen de tasrih yoluyla bizi götürmeye çalıştığı sonuç şudur: Fıkıh usulü, furu fıkıh üretimi için kullanılamaz /

Bu konu 147 kez görüntülendi 3 yorum aldı ...
Fıkıh mı Usülden, Usül mü Fıkıhtan Doğdu? 147 Reviews

    Konuyu değerlendir: Fıkıh mı Usülden, Usül mü Fıkıhtan Doğdu?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 147 kez incelendi.

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Hakperest

Konu: Fıkıh mı Usülden, Usül mü Fıkıhtan Doğdu?

  1. #1
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.041
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet

    FIKIH MI USULDEN, USUL MÜ FIKIHTAN DOĞDU?

    Meşhur tartışmayı bilirsiniz: Tavuk mu yumurtadan çıkmıştır, yoksa yumurta mı tavuktan?

    Usul ilmi söz konusu olduğunda sıklıkla dile getirilen bir fikir vardır: "Önce furu fıkıh ve mezhepler teşekkül etmiş, ardından mevcut furu fıkıh ve mezhep birikimi üzerine yapılan çalışmalar ile usul ilmi oluşmuştur."

    Bu görüşün bazen ima bazen de tasrih yoluyla bizi götürmeye çalıştığı sonuç şudur: Fıkıh usulü, furu fıkıh üretimi için kullanılamaz / kullanılmamıştır. Fıkıh usulü, sadece mevcut furuun, mezheplerin, sahih anlamın muhafazası içindir. Geçmişi izah eder. Mezheplerin nasıl olup da mevcut görüşleri benimsediğini ortaya koyar. Müslümanların aktüel soru ve sorunlarının çözüm yolu fıkıh usulünü kullanmak değil, mezheplerin kendi fıkıh üretme yol ve yöntemlerini kullanmaktır. Bu ise fıkıh usulü ile ilgili değil furu fıkıh kuralları, fetva usulü gibi mezhep içi istidlal yöntemleridir.

    Bana göre bu fikir bir yönüyle doğru olmakla birlikte gerçeği tam olarak ifade etmekte eksik kalıyor. Şöyle ki;

    Fıkıh usulünün iki aşaması olduğunu söyleyebiliriz.

    1. Usulün yazıya dökülmediği, zihinlerde olduğu aşama. Allah Resûlü'nün Muaz bin Cebel'i Yemen'e gönderirken kendisiyle yaptığı konuşmadan da anlaşılacağı üzere (hadisin sıhhati üzerinde bazı tartışmalar bulunmakla birlikte fıkıh usulünde genel kabule mazhar olmuş) daha asr-ı saadetten itibaren insanların hüküm verirken gelişi-güzel / keyfe mâ yeşâ hüküm vermediği bilinmektedir. Gerek Hz. Peygamber hayattayken gerekse onun vefatından sonra sahabe, sonraki dönemde tabiûn, etbau't-tâbiin, müctehid imamlar hep bir usule dayalı olarak hüküm vermişlerdir. Müctehid imamların her birinden de hüküm verirken nelere dikkat ettiği, neyi esas aldığına ilişkin sözler aktarılmıştır. Bu durum, usulün müstakil bir ilim dalı haline gelmediği, usul kitaplarının satırlarda yazılı olmadığı dönemlerde bile sadırlarda nüve halinde bulunduğunu göstermektedir. Elbette tanımlar, terimler, kurallar net ve açık değildir.

    2. Usulün müstakil bir ilim dalı haline geldiği, kendisine ait kavram, kural ve kuramları oluşturduğu, yazıya geçtiği dönem. Bu dönem, furu fıkhın teşekkülünden sonradır. Burada belirli bir usul kuralının felsefî alt yapısını oluşturan bütün unsur ve tartışmalara yer verilir.

    Usulün bu müesses halinin geçmişi izah eden bir yönü bulunduğu, hatta kuruluşunun aslen bu amaca hizmet ettiği doğru olmakla birlikte bu tespit, usulün gelecekteki fıkıh üretiminde işlev görmeyeceği anlamına gelmez. Zira usulün en önemli konusunu oluşturan edille-i şer'iyyeden naklî delillerin sübut ve delaletlerinin tespiti usulün geçmişi izah eden yönünü oluştursa bile, başta kıyas olmak üzere istihsan, istislah, örf, sedd-i zerîa gibi aklî delillerin kullanımı, yeni meselelere tatbiki usulün geleceğe bakan yönünü oluşturmaktadır.

    Usul ilmini bir yönüyle nahiv, belağat ve mantık gibi normatif [kural koyan] ilimlere benzetebiliriz. İnsanlar bu ilimler müstakil olarak teşekkül etmeden önce dili konuşuyor, şiir söylüyor, bilimsel ifadeler kullanıyordu. Bunu yaparken onların hiçbir kurala bağlı kalmadan yaptığı söylenemez. Fakat bu kuralların adı konmamıştı Sonra zaman geldi bu ilim dalları müstakil bir hale geldi, kendi eserlerini ortaya koydu. Bu eserlerin ortaya konmasında o güne kadarki birikim temel alındı. Ancak bu, sonradan gelenlerin belağat, nahiv ve mantığa ilişkin söylem ve akıl yürütmelerinin bir kurala bağlı olarak yürütülmesinde devre dışı değildir. Bir kere bu kurallar konulup ilim dalı teşekkül ettikten sonra artık hiç kimse "eskiden nahiv / belağat / mantık mı vardı. Ben bunları öğrenmeyeceğim" diyemeyeceği gibi şiir söyleme, dile ilişkin bir metin üretme ve mantık yürütmede bu ilimlerin usullerinden bigâne kalamaz. Şu halde bu ilimler geçmiş birikime dayanarak kurulmuş ama gelecekteki üretimi de kontrol etmektedir ve işlevseldir. Vallahu a'lem.

    (Soner Duman /19.Muharrem.1439/Pazartesi)

  2. #2
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.108
    Adı geçen
    40 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Fıkıh usulü ilmini kuran kişinin imam Şafii olduğu kabul edilir. Her ne kadar sonrakiler buna bağlı kalmaya çalışmışlarsa da Hanefi mezhebi başta olmak üzere bu usule bağlı kalmayan ve kendi kriterlerini oluşturan başka mezhepler de ortaya çıkmış ancak günümüze sadece dördü ulaşabilmiştir.

    Şiiliği de hak mezhepler içerisinde gösterme çabasında olanlar varsa da aslolan Şiiliğin batıl ve İslam dışı olduğudur.

    Yazının sahibi arkadaşın şu sözleri oldukça iddialı olmakla birlikte gerçeği de yansıtmamaktadır.;

    "Şu halde bu ilimler geçmiş birikime dayanarak kurulmuş ama gelecekteki üretimi de kontrol etmektedir ve işlevseldir. "

    İşim çıktı

  3. #3
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.182
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    fıkıh çok soru ve çok ikilemdir (bizim anladığımız anlamıyla)
    güya meseleler izah edilir ancak yine ikilemler ve zaman kaybıyla son bulur
    eğer din bu olsaydı namazı maddeler halinde sunmayı Haşa Allah ve rasülü bilmiyor muydu

    bunu yerine ilgili ayetler, hadisler sunulsaydı herkes kendine, ruhuna, düşüncesine uygun olanı seçerdi halbuki
    mezhepler islam alemine çok şey kaybettirdi ve islamın ruhunu kaybettirdi bence
    kolaylık sağladı bir çok şeyde evet ama bir çok şeyi de örtbas etti

    namazı maddeleştirdi
    tekbirin ruhunu niyetti doğrumu yaptım şekkine götürdü
    dakikalarca niyyet getirmeye çalışan insanlar gördüm yahu
    Kaptan bunu beğendi.

  4. #4
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.041
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı
    fıkıh çok soru ve çok ikilemdir (bizim anladığımız anlamıyla)
    güya meseleler izah edilir ancak yine ikilemler ve zaman kaybıyla son bulur
    eğer din bu olsaydı namazı maddeler halinde sunmayı Haşa Allah ve rasülü bilmiyor muydu

    bunu yerine ilgili ayetler, hadisler sunulsaydı herkes kendine, ruhuna, düşüncesine uygun olanı seçerdi halbuki
    mezhepler islam alemine çok şey kaybettirdi ve islamın ruhunu kaybettirdi bence
    kolaylık sağladı bir çok şeyde evet ama bir çok şeyi de örtbas etti

    namazı maddeleştirdi
    tekbirin ruhunu niyetti doğrumu yaptım şekkine götürdü
    dakikalarca niyyet getirmeye çalışan insanlar gördüm yahu
    �� bu ne zırvalamış böyle. Bu kişiye ne anlatılabilir ki neresinden tutsan elinde kalır ��

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İslam a Yön Veren FIKIH İnancı Üzerine.
    By halukgta in forum KUR'ÂN-I KERİM
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-10-2016, 19:42
  2. Fikih Kurallari
    By ALI25 in forum SİZİN YAZDIKLARINIZ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-02-2016, 15:31
  3. Fikih Ve Tasavvuf İlİŞkİsİ
    By bilal habeş in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 29-12-2010, 13:03
  4. FIKIH Babanın ilginç açıklaması
    By agbi in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 25-12-2010, 23:02
  5. Ay Doğdu Üzerimize
    By _PoYRaZ_ in forum ŞİİR DEFTERİ
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22-11-2006, 11:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş