GELENEĞE GİTMEDEN KUR'AN'I ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?

Modern zamanların en problemli yaklaşımlarından birisi de "Kur'an'ı anlama" eyleminin "meal okuma"ya eşitlenmesidir. Oysa meal, her şeyden önce bir beşerin, Kur'an'a ilişkin kendi anladığı manayı kendi diline "kendi yorumuyla" aktarmasından ibarettir. Pek çok âyetin mealleri arasında görülen farklılık, meal yazarlarının anlama - yorumlama farklılığından başka bir şey değildir.

Âlimlerimizin Kur'an'ı anlama yolunda ortaya koyduğu mesâinin yalnızca bir bölümünü teşkil eden "ulumu'l-Kur'an" tarzı eserler, Kur'an'ı anlamada bu geleneğe başvurmanın kaçınılmazlığını bâriz bir biçimde ortaya koyar.

Bu söylediğimizi pratik olarak ortaya koymaya çalışalım.

Kur'an'da ilk bakışta "bu âyet, normalde şöyle devam etmeliydi", "mantıken şöyle olmalıydı" diyeceğimiz durumlara rastlıyoruz. Oysa âyet bizim düşündüğümüzden farklı şekilde bitiyor veya devam ediyor. Bunları nasıl anlamalıyız?

Sözü uzatmamak adına yalnızca bir örnekle yetineceğim.

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

"Eğer seni yalanlarlarsa de ki: Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz." (En'am, 147)

Normalde yalanlayanlara karşı söylenmesi gereken şey "Rabbinizin azabı çetindir" vb. bir ifade olmalı değil mi? Niçin yalanlayanlara "Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir" denilmiş?

Buradaki nükteyi bir mealde göremezsiniz. Ama tefsirlerde ve ulumu'l-Kur'an tarzı eserlerde bu nükte şöyle açıklanır:

"Siz beni yalanlıyorsunuz ve bu yalanlamanız karşılığında hemen helak edilmediğinizi, elinizdeki nimetlerin gitmediğini, normal hayatınızın devam ettiğini görüyorsunuz. Bu durum sizi aldatıyor. Zannediyorsunuz ki siz iyi bir yoldasınız. Oysa aldanıyorsunuz. Eğer Rabbiniz size şu an itibarıyla azap etmiyorsa bu, O'nun geniş bir rahmet sahibi olmasından, kâfirlere iman etmesi için fırsat tanımasından, kulunu hemen ilk suçu sebebiyle helak etmemesindendir. Ama şunu bilin ki eğer bu şekilde yalanlamaya devam ederseniz O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz."

(Zerkeşî, el-Burhan, I, 91 bazı tasarruf ve kendi yorumlarımla)

Şimdi böyle bir manâyı bir mealde bulamazsınız. Ve bir meali okuduğunuzda bu âyet kafanızda hiçbir zaman tam olarak vermek istediği mesajı vermez. Demek ki "Kur'an'ı anlamak" için önce mealin yeterli olmadığını anlamak gerekiyormuş. Vallahu a'lem.

(Soner Duman /06.Eylül.2017/Çarşamba)