SOSYAL MEDYAYA İLİŞKİN FIKHÎ HÜKÜMLER

Günümüzde sosyal medya hayatımıza büyük oranda girmiş durumda. Öyle ki birçok insan facebook, twitter, instagram, telegram vb. ortamlara katılıyor, hem bireysel hem de grup olarak paylaşım, beğeni vb. işlemler yapıyor. (Nitekim siz şu anda bu gruptasınız) Hiçbir şey yapmasa birilerini takip ediyor, okuyor, resim ve videolarını görüyor.

Eğer fıkıh, amellerimizin şer’î hükümlerini bilmeye çalışan bir ilim dalıysa ve eğer sosyal medya hesabımızda yaptığımız beğeni, paylaşım vb. işlemler de bir amel ise o halde buna ilişkin davranışlarımızın da din nazarında mutlaka bir takım ölçüleri olmalı. Bu alanda mutlaka derinlemesine çalışmalar yapılmalı, Müslümanlar bu noktalarda bilinçlendirilmelidir.

Ben ufak çaplı olarak sosyal medya fıkhına ilişkin bir takım ölçüleri tespit etmeye çalıştım:

1. İslam’ın inanç, ibadet ve ahlak sistemine aykırı olan, bunları tahkir ve tezyif eden hiçbir yazı, resim, video paylaşmak doğru değildir. Bu yönde yazı, resim, video paylaşımı yapan kişi ya da gruplarla arkadaşlık edilmesi, takip edilmesi uygun değildir. Zira Allah Resûlü "kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse sizden biri kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin" buyurmuştur. Atalarımız da "bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" buyurarak arkadaşlığın insanların inanç, huy, karakter ve mizacını etkilediğini çok veciz bir üslupla ifade etmişlerdir.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“O (Allah), Kitap'ta size şöyle indirmiştir ki: Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir.” (Nisâ, 140)

“Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.” (En’am, 68)

İlmî yeterlilik ve alt yapıya sahip olan kimselerin bu gibi ortamlarda insanların zihnini karıştıranlara ilmî yönden cevap verebilmek için yahut onların ne tür faaliyetler yaptığından haberdar olmak için bulunmasında bir sakınca olmasa gerekir. Ancak ilmî donanım ve alt yapısı olmayanların bu tip kimse ve grupları takip etmesi doğru olmaz.

2. Sosyal hayatta İslam’ın haram ve günah saydığı fiillerden sosyal medyada da kaçınmak gerekir. Bu bağlamda lakap takma, karalama, alay etme, insanların gizli hallerini /özel hayatlarını araştırma ve deşifre etme, gıybet ve sû-i zan gibi fiillerin sosyal hayatta işlenmesi haram olduğu gibi sosyal medyada yapılması da haramdır.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurat, 11-12)

3. Mahremiyet sınırlarına riayet sosyal hayatta nasıl gerekli ise sosyal medyada da öyle gereklidir. Bu bakımdan bir bayanın, mahremi olmayan kimselere açık olacak şekilde kendi resim ve videosunu paylaşması doğru değildir. Dahası ister erkek ister bayan olsun evli çiftlerin birbirinden habersiz olarak karşı cinsten kimselerle gizlice arkadaşlık kurmaları doğru değildir. Yine evli çiftlerin el-ele, kol-kola resimlerini ulu orta herkese açık olarak paylaşmaları kanaatimce uygun değildir. (Dikkat ederseniz burada “haramdır”, “günahtır” gibi ifadeler yerine “uygun değildir” demeyi tercih ediyorum.)

Yüce Allah şöyle buyurur:

“(Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.” (Nur, 30-31)

4. Müslüman kişiler ya da gruplar arasında kardeşliği zedeleyici, onları birbirine düşman eden paylaşımlardan kaçınmalı, arası bozulmuş Müslümanların arasını düzeltme yönünde gayret göstermelidir.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat, 10)

5. Sosyal medyada insanın yapıp ettiklerini, yiyip içtiklerini, gezdiği gördüğü yerleri meşru bir takım amaçlarla, mahremiyet sınırlarına riayet ederek dar bir arkadaş çevresine aktarmasında bir sakınca söz konusu değildir. Bununla birrlikte bu konuda itidal sınırlarını zorlayarak bütün insanlara açık olarak ve sürekli / düzenli bir biçimde bunları yapmak doğru olmasa gerektir. Zira bu durum bir zaman sonra bakışları üzerine çekmek, parmakla gösterilmek, insanlar nezdinde önemsenmek, sürekli kendinden bahsedilmesi için çalışmak gibi nefsanî isteklerin tatmini yönünde psikolojik bir rahatsızlığa yol açabilir. Eski âlimlerimiz bu durumu ifade etmek üzere “riya” ve “ucb” gibi ifadeler kullanmışlar ve şöhretin âfet olduğunu belirterek tanınmamayı bir nimet saymışlardır. Yine bu durum insanların birbirlerine hased etmelerine, aralarında kin ve düşmanlığın doğmasına sebep olabilir.

6. Sosyal medya ile uğraşmak kişinin dinî ve dünyevî vazifelerini aksatmamalıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kişinin kendisini ilgilendirmeyen [din ve dünyasına yaramayan] şeyi terk etmesi, müslümanlığının güzelliğindendir." (Tirmizî)

Yüce Allah da "onlar ki boş şeylerden yüz çevirirler" [Müminûn, 3] buyurmuştur. Bu hususu ihmal etmek zamanla "sosyal medya bağımlılığı" adı verilen psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu tip insanlar aile içindeki sorumluluklarını unutup ihmal etmekte, çoluk-çocuğu veya eşi ile ilgilenmek, dinî ilimler edinmek, bilgisini geliştirmek yerine sürekli vakitlerini boşa harcayabilmektedir.

Bu konuda daha başka pek çok şey söylenebilir. Ama sosyal medya fıkhına ilişkin en önde gelen hususların bunlar olduğunu düşünüyorum. Vallahu a’lem.

(Soner Duman /07.Nisan.2017/Cuma)