SAFIMIZ BELLİ OLSUN!

Garipsediğim bir durum var: Cemaatle namaz kılarken safların tertip ve düzenine gereken önemi vermiyoruz. Çoğu zaman insanların omuzları, kolları birbirine değmeden, araya neredeyse ufak bir çocuk girecek kadar boşluklar kalıyor. Bu, biraz da rahata düşkünlüğümüzden ileri geliyor. Kendi başımıza hareket etmeyi seviyoruz, birlikte hareket etmek bize zor geliyor. İp gibi olması gereken safta birimiz önde, birimiz arkada olabiliyoruz.

Safların tertibine Allah Resûlü (s.a.v.) öyle bir önem verirdi ki... Namaz için kamet getirildiğinde sahabenin omuzlarına tek tek dokunur, önde olanı geri iter, geride olanı öne çeker, safları dümdüz hale getirmeye çalışırdı. Üstelik bunu bir, üç, beş defa değil hemen her namazda yapardı. Daha da ötesi şu uyarıda bulunurdu:

"Saf halindeyken dümdüz olun, [biriniz önde, biriniz arkada olacak şekilde] muhtelif hallerde olmayın. Aksi takdirde kalpleriniz de biribiyle ihtilaf halinde olur." (Müslim)

Şu hadis öyle önemli bir şey söylüyor ki... İnsanın kalbi ile azaları arasında esrarengiz bir uyum vardır. Kalp, beden azasının padişahıdır. Kalp düzgün olursa beden düzgün olur, kalp bozuk olursa beden de bozuk olur. Kalplerin düzgün ve bozuk oluşu insanların azalarına da yansır.

Günümüzde İslam ümmetinin ne halde olduğunu öğrenmek isteyen kişi, namazda iken nasıl saf yaptığımıza bakarak bunu görebilir. Birlik ve beraberlikten dem vuran müslümanlar, namaz gibi bir ibadette saf düzenini düzgün bir şekilde yapamıyorlarsa bu durum onların kalplerinin birbirinden koptuğuna, birinin öne birinin arkaya gittiğine işarettir.

Orduların disiplini saf düzeninde ve yürüyüşte belli olur. Eğer bir ordu saf düzenini düzgün yapabiliyor, yürüyüş halinde iken düzen ve tertibi bozmuyorsa o ordunun birlik ve beraberliği de en üst düzeydedir. Aksi halde laçkalık, vurdum duymazlık alır başını gider.

Bu konuda ifrat ve tefritten kaçınmak gerekir. Kimi zaman insanı bir mengeneye sıkıştırır gibi ve neredeyse üzerine çıkacak gibi saf yapıyoruz, insanın kaburgaları birbirine geçiyor. Kimi zaman da aramıza başka bir insan sığacak kadar boşluklar bırakıyoruz. İtidal... hep itidal.

Bir gün, camilerimiz normal vakit namazlarında da lebâleb dolmuş bir vaziyette, saflarımızı sımsıkı ve düzgün bir şekilde tertip etmeyi becerebilirsek o zaman bu durum aramızdaki ayrılıkların sona erip birleştiğimize, ihtilafların sona erip bir hizaya geldiğimize işaret edecek.

Rabbim o günleri yakın eyleye...

(Soner Duman /03.Haziran.2017/Cumartesi)