Etiketlenen üyelerin listesi

Soru: Berat gecesi, orucu ve namazı ile alakalı rivayetler sahih midir? Cevap: Berat “kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelen Arapça “berâe”-“berâet” kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Şaban ayının on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı ümit edilerek bu geceye Berat gecesi denilmiştir (1). Berat gecesi diye isimlendirilen Şaban ayının on beşinci gecesinin faziletli bir gece olduğuna dair

Bu konu 194 kez görüntülendi 6 yorum aldı ...
Berat gecesi, orucu ve namazı ile alakalı rivayetler sahih midir? 194 Reviews

    Konuyu değerlendir: Berat gecesi, orucu ve namazı ile alakalı rivayetler sahih midir?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 194 kez incelendi.

  1. #1
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.880
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet

    Soru: Berat gecesi, orucu ve namazı ile alakalı rivayetler sahih midir?

    Cevap:
    Berat “kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelen Arapça “berâe”-“berâet” kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Şaban ayının on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı ümit edilerek bu geceye Berat gecesi denilmiştir (1).

    Berat gecesi diye isimlendirilen Şaban ayının on beşinci gecesinin faziletli bir gece olduğuna dair bir takım rivayetler gelmiştir. Bunlardan bazılarını zikredecek olursak:

    Âişe (radiyallahu anhâ) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu söylemiştir: “Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in bir gece (Şa'ban'ın onbeşinci gecesi) odamdan ayrıldığının farkına vardım. Hemen Onu aramaya çıktım. Baktım ki Bakıyy'dedir. Başını semâya kaldırmıştır. Bana:

    «Yâ Aişe! Allah ve Resulünün sana zulüm etmelerinden mi korkmuş idin?» buyurdu.

    Âişe (Radıyallâhü anhâ) demiştir ki: Bende bu (korku ve kötü zan) yoktur. Lâkin senin bâzı hanımlarının yanına gittiğini zan ettim, dedi. Bunun üzerine O buyurdu ki:

    Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta (15.) gecesinde dünya semasına iner* ve Kelboğulları kabilesinin koyunlarının kılının** sayısından daha fazlasını affeder.” (2).

    İmam Tirmizî bu hadisi nakletmiş ve şöyle açıklama yapmıştır:

    “Aişe’den nakledilen bu hadisi sadece, senedde bulunan Haccac’dan gelen bu yol ile biliyoruz. Muhammed’in (İmam Buhârî’nin adıdır: Muhammed b. İsmail el-Buhârî) bu hadisi zayıf gördüğünü işitmiştim. O şöyle demişti: “Senette bulunan Yahya b. Ebi Kesir, Urve’den; Haccac b. Ertat da Yahya b. Ebi Kesir’den hadis işitmemiştir.”

    İbn-i Mace şerhinde ise hadisin sıhhat durumuna değinilmeyip şu açıklama yapılmıştır: “Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in hanımları yanında nöbetleşe yattığı bilinmektedir. Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ya âit bir gece; ki Şa'ban ayının onbeşinci gecesi olduğu hadîsten anlaşılıyor (3).

    İbn Mâce, Berat gecesi ile ilgili olarak bundan başka iki hadis daha nakletmektedir. Bunlardan ilki şöyledir:

    Ali b. Ebî Tâlib (Radıyallâhü anh)’ten rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur : “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, o gece ibâdete kalkın. Ve o gecenin gündüzünü (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya en yakın göğe rahmeti ile tecelli eder, (o andan) fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu? Ona mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptela olan yok mu? Ona afiyet vereyim (Belâdan kurtarayım.) Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? (Onlara da istediğini vereyim), buyurur. (4).

    İbn Mâce’nin Sünen’inin tahkikini yapan Muhammed Fuad Abdulbaki ve aynı eserin tercüme şerhini yapan Haydar Hatipoğlu Hoca hadisin açıklamasında şöyle demektedir:

    “Ali (Radıyallâhü anh)'ın hadisi Zevâid türündendir. el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid adlı kitabında, senedinde bulunan İbn Ebi Sebre’den dolayı bu hadisin zayıf olduğunu söylemiştir. Muhaddislerden Ahmed b. Hanbel ve Yahya İbn Maîn de bu İbn Ebî Sebre’nin mevzu (uydurma) hadis rivayet ettiğini söylemişlerdir.” (5)

    Diğer taraftan; Şa'ban ayının çoğunun Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) tarafından oruçla geçirildiği vârid olmuştur. Hattâ bazen tamamının oruçla geçirildiği rivayeti vardır. Bu sebeple Şa'ban'in onbeşinci gününün oruçla geçirilmesine âit Ali (Radıyallâhü anh)'in hadîsi zayıf ise de bununla amel etmekte bir mahzur yoktur (6).

    İbn Mâce’deki diğer hadis şöyledir:

    Ebu Musa el-Eşari’nin Peygamberimizden rivayet ettiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Teâlâ Şa'ban ayının on beşinci gecesi (kullarına rahmetle) bakar ve herkese mağfiret eder. Yalnız Ona şirk koşana veya kindarlara mağfiret etmez.” (7).

    Bu hadisin açıklamasında Muhammed Fuad Abdulbaki ve Haydar Hatipoğlu açıklamalarında: “Zevâid türünden olan bu hadisi müellif iki senedle rivayet etmiştir. Mecmeu’z-Zevâid’de bu hadisin, her iki senette bulunan Abdullah İbn Lehia’dan dolayı zayıf olduğunu belirtmiştir. El-Velid bin Müslim de tedlisçidir (zayıf hadîs çeşitlerinden biri; râvisi tarafından bir kusuru gizlenerek ve bu kusurun bulunmadığını vehmettirecek şekilde rivâyet edilmiş hadîs. Bunu yapana da tedlisçi veya müdellsi denir). Sindî ise senetteki İbn Arzeb’in Ebu Musa el-Eşari ile karşılaşmadığını söylemiştir.

    Yine Taberânî ve İbn-i Hibbân, bu hadisin benzerini Muâz bin Cebel (Radıyallâhü anh)den ve Bezzâr ile Beyhaki, Ebü Bekr-i Sıddık (Radıyallâhü anh) 'den merfu" olarak rivayet etmişlerdir (8).

    Diğer hadis-i şeriflere de bakacak olursak:

    Muaz b. Cebel (radiyallahu anh) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta gecesinde bütün mahlûkâtına nazar eder. Şirk koşan veya (Müslümana) kin besleyen müstesna bütün mahlûkâtını affeder.” (9-11)

    Heysemî (rahimehullah) “Mecmau’z-Zevâid”inde bu rivayet hakkında şunları kaydetmiştir: “Bunu Taberânî (rahimehullah) el-Kebîr ve el-Evsat’ta rivayet etmiştir. Her ikisinin de ravileri sikadır (güvenilirdir.)”

    Son dönem muhaddislerinden el-Elbânî “Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha” adlı eserinde Muaz b. Cebel hadisi hakkında şunları söylemiştir: “Sahih bir hadistir. Bazısı bazısını kuvvetlendiren çeşitli yollarla sahabeden bir gruptan rivayet edilmiştir. Bu sahabiler şunlardır: Muaz b. Cebel, Ebu Sa’lebe el-Huşenî, Abdullah b. Amr, Ebu Musa el-Eş’arî, Ebu Hureyre, Ebu Bekr es-Sıddîk, Avf b. Mâlik ve Âişe (radiyallahu anhum.)” el-Elbânî’nin “Zilâlu’l-Cenne fî Tahrîci Kitâbi’s-Sünne” (1/222) isimli eserinde söylediklerinden anlaşılıyor ki O, az evvel adları zikredilen sekiz sahabe yoluyla gelen rivayetlere -ki birazdan ikisi daha zikredilecek- aslen zayıf demiş, fakat bu rivayetlerin “şiddetli zayıf” olmadığı için birbirlerini güçlendirdiğini söyleyerek hasen olmaktan öte “sahih” derecesine yükseldiğini savunmuştur.

    Ebubekr (radiyallahu anh) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Şaban'ın orta gecesi olduğunda Allah (celle celaluhu) dünya semasına iner ve kullarını bağışlar. (Ara Not: Ebu Musa’nın rivayetinde: “yeryüzündekileri bağışlar…” ifadesi geçmektedir.) Ancak şirk koşan veya kardeşine kin besleyen müstesna.” Heysemî (rahimehullah) “Mecmau’z-Zevâid”inde şunları söylemiştir: “Bunu Bezzâr (rahimehullah) rivayet etmiştir. Ravileri arasında Abdulmelik b. Abdilmelik vardır. Bu kişiyi İbn Ebî Hâtim “el-Cerhu ve’t-Ta’dîl” kitabında zikretmiş ve O’nu zayıf olmakla vasıflamamıştır. Diğer ravileri ise sika’dır.” Ancak el-Elbânî, İbn Ebi Hâtim’in bizzat bu kitabında hadisin başka bir ravisi olan Mus’ab İbn Ebî Zi’b’den bahsederken hem o’nun hem de Abdulmelik b. Abdilmelik’in tanınmayan kişiler olduğunu belirttiğini söylemiştir. Nitekim Bezzâr (rahimehullah) da Abdulmelik b. Abdilmelik’in maruf olmayan (tanınmayan) biri olduğunu söylemiştir. Buhari (rahimehullah) bu ravi hakkında “hadisinde sorun vardır” demiştir.

    Ebu Sa’lebe (radiyallahu anh) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şöyle söylediğini rivayet etmiştir: “Allah (celle celaluhu) Şaban'ın orta gecesinde kullarına nazar eder ve müminleri bağışlar, kâfirlere mühlet tanır ve kin sahibi olanları kinlerini terkedinceye kadar kinleriyle başbaşa bırakır (9). Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn, Heysemî, Dârakutnî, İbnu’l-Cevzî bu rivayetin zayıf olduğunu belirtmişlerdir.

    Tirmizî şerhi “Tuhfetu’l-Ahvezî” isimli kitabın sahibi Mübârekfûrî bu kitabında, bu gecenin faziletli olduğunu gösteren birkaç rivayet aktardıktan sonra şöyle demiştir: “Dolayısıyla bu hadisler (her biri zayıf olmakla beraber) toplamıyla, Şaban’ın orta gecesinin fazileti hakkında hiçbir şeyin sabit olmadığını iddia edenlere karşı bir hüccettir. Allah-u Teâlâ A’lem”

    Sonuç olarak: zikredilen hadislere genel olarak bakıldığında Şa'ban ayının onbeşinci gecesine "Beraat gecesi" denileceği ve bu gecenin ibâdetle geçirilmesinin(/geçirilebileceğinin) fazileti bu hadîslerden anlaşılmaktadır (3).

    Bundan başka rivayetler de şöyle:

    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Bu gecede Âdemoğlundan her doğacak ve ölecek olan yazılır ve yine bu gecede onların amelleri yükselir ve rızıkları iner’ buyurdu.” (12).

    Bu hadis hakkında imam Beyhaki (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir: “Bu hadisin senedinde hiç kimsenin tanımadığı meçhul olan kimseler vardır.”

    Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Allah Rasulu (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Şaban ayının onbeşinci günü olunca, oruç tutan kişi gecesini de ibadetle geçirsin’ buyurdu.”(13).

    Bu hadis hakkında imam Busiri şöyle demiştir: “Bu rivayetin senedinde ibni Ebi Sebure vardır. İmam Ahmed bin Hanbel ve Yahya ibni Ma’in (Rahmetullahi Aleyh), bu adamın hadis uyduran bir kimse olduğunu söylediler.”

    Bir de Berat gecesi ile alakalı olarak halk arasında “Berat gecesi namazı” olarak bilinen bir namazdan söz edilir. 100 rekât olan bu namazın her rekâtında Fatiha ve on defa İhlâs suresinin okunması gerektiği söylenmektedir (14).

    İmam Tartuşi şöyle dedi:

    “Bana Ebu Muhammed el-Makdisi haber vererek dedi ki:

    Bu, namaz ilk olarak hicri 448 senesinde ihdas edilmiştir. Nablus şehrinde ibnu Ebi’l-Hamra adıyla tanınan birisi Beytu’l-Makdise geldi, güzel tilaveti vardı. Kalktı ve Mescidi Aksada Şaban ayının onbeşinci gecesinde namaz kıldı. Arkadan ona birisi uydu ondan sonra bir başkası daha sonra bir diğeri eklendi, neticede namazı bitirinceye kadar kalabalık bir cemaat oldu. Bir sene sonra ibnu Ebi’l-Hamra denilen adam yine geldi ve arkasında birçok insan bu namazı kıldı. Daha sonra mescidde bu namaz yayıldı. Böylelikle Mescidi Aksa da ve insanların evlerinde bu namaz kılınmaya başladı. Daha sonra bir sünnetmiş gibi günümüze kadar bu namaz devam edegeldi.” (15).

    Kaynakların belirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur. İmam Gazzâlî, bu gece her rekâtında Fatiha’dan sonra on bir İhlâs okunmak suretiyle kılınacak yüz rekât veya her rekâtında Fatiha’dan sonra yüz İhlâs okunan on rekât namazın çok sevap olduğuna dair bir rivayet naklettiği halde, İhyâ-u Ulûmi’d-dîn'deki hadisleri tenkide tâbi tutan Zeynüddin el-Irâkî ile Nevevî bunun aslının olmadığını söylemişlerdir. Bu namazın bir bid’at olduğunu kaydeden Nevevî, bu konuda Kûtü’l-Kulûb ve İhyâ-u Ulûmi’d-dîn'de geçen rivayete aldanılmaması gerektiğini söylemekte (16), Ali el-Kârî de benzer şekilde “…Şabanın on beşinci gecesinde her rekâtta on ihlas okunarak kılınacak yüz rekâtlı namazın da aslı yoktur. Bu namazların Kutü'l-Kulûb ve İhya' da ya da Sa'lebî'nin Tefsir'inde zikredilmesine aldanma.” demekte (17) ve Berat gecesi namazının h. 400 (m. 1010) yılından sonra Kudüs’te ortaya çıktığını kaydetmektedir. Bu namazın ilk defa h. 448 (m. 1056) yılında Kudüs’te Mescid-i Aksâ’da kılındığına ve zamanla yaygınlık kazanarak sünnet gibi telakki edildiğine dair bir rivayet de nakledilmektedir.” (18).

    Büyük âlim Ali ibni İbrahim bu namaz hakkında şöyle demiştir: “Şaban ayının ortasında, geceleyin kılmak için uydurulan bu namazda, onar defa ihlâs suresi okumak suretiyle cemaatle kılınıyor. Cuma ve Bayram namazlarından daha fazla önem verilen, yüz rek’atlık elfiye namazına gelince, hakkında ancak ya zayıf ya da uydurma haber veya eser gelmiştir. İmam Gazali’nin İhyayu Ulumu’d-Din isimli kitabındaki bu hadislere aldanmayın.” (19).

    İbnu’l-Cevzi’de şöyle demiştir: “Şüphesiz bu namaz uydurmadır.” (20).

    ibni Teymiyye’de buna benzer sözler söylemiştir. (21).

    Şevkani: ’ Aslı yoktur/mevzudur/uydurmadır.’’ (22).

    Mübarekfuri: ’’Aliyyül Kari’nin Mirkat’da ve Suyuti’nin el-Leali’l Mesnua’da söylediği gibi bu hadis mevzudur/asılsızdır…Bu sözde hadisin Kutul kulup ve İhyau ulumiddin’de ve diğer kitaplarda geçiyor oluşuna aldanma!…’’ (23).

    Abdulhay Leknevi: İbn Cevzi el-Mevzuat kitabında bunu zikretti ve hüküm olarak uyduruk olduğuna karar verdi ve ravilerin cumhuru meçhuldür dedi. Suyuti de bunu söyledi, İbn Arrak da İbn Hacer el-Askalani de ve diğer hadis âlimleri de bunu söyledi.’’ (24).

    Sonuç olarak: Şaban'ın ortasının gecesi hakkında rivayet edilmiş hadisler vardır; ancak bu hadislerin sıhhati tartışmalı olduğu gibi sağlamca olanların içlerinde "berat" kelimesi de geçmemektedir. Hz. Peygamber ve sahabe devirlerinden sonra bazı âlimler ve halk bu geceyi ibadetle geçirme şeklinde bir davranış içine girmişlerdir. Bunlara göre de o geceye mahsus belli bir ibadet yoktur.

    Bir kimse, Berat gecesinde şu kadar namaz kılmak gerekir, bu geceye mahsus şöyle bir ibadet vardır" derse ve bunu yaparsa bid'at gerçekleşmiş olur. "Bid'at'ın ne zararı var, yapılan meşru ve faydalı bir şey ise varsın yapılsın!" denemez. Çünkü din, Allah tarafından tamamlanmış, Peygamberimiz tarafından da tam olarak tebliğ edilmiş, insanlara bildirilmiştir. Onda olmayan bir inanç, ibadet veya kuralı ona eklemek dini bozmak ve değiştirmek demektir ve bu caiz olmaz. Bir kimse Allah rızası için -yasaklanan yerler ve zamanlar dışında- istediği kadar namaz kılabilir, oruç tutabilir, zikir yapabilir, sadaka verebilir... ama bunlardan birini "Şu yerde, şu zamanda, şu tertipte, şunu yapmak farzdır, vacibdir, sünnettir, sevaptır, gereklidir..." diyerek, bilerek, bildirerek yaparsa bid'at işlemiş, dinde olmayanı ona eklemiş olur ve bu caiz değildir (25).

    Şu halde Berat, Reğâib, Mi'rac, Kadir gecelerine mahsus belli bir namaz yoktur. Ancak bu durum ne bu gecelerin faziletini inkârı ne de bu gece ibadet etmenin hiçbir fayda sağlamayacağını meşrû kılar! Dolayısıyla bu gece kaza namazı ve/veya (nâfile) namaz da kılınır, Kur’an da okunur, zikr-u tesbihat ta yapılır. Mahzurlu olan bu gecelere mahsus ibadet(ler) bulunduğunu söylemek ve bunları yapmayanları kınamaya kalkışmaktır (25-27).

    Son söz olarak; kitaplarda ne bulduysa “hadis” diye nakledenler, tutumlarını garantiye alabilmek için tehlikeli bir söyleme başvuruyor ve “Bakın hadisin kaynağını verdik işte. Sen buna “uydurma” dersen onu yalancılıkla itham etmiş olursun. Ahirette falanca bir veliyle hasımlaşmak ne büyük felakettir!..” türünden tehditler savuruyor.

    Bundan daha tehlikelisi de, bir kısım kitaplarda “Kime Allah’tan bir (amelin) fazilet(iyle ilgili bir haber) ulaşır, o da kendisine ulaşan o faziletle amel ederse, o fazileti ona nakleden kişi yalancı bile olsa Allah ona o amelin sevabını verir” (28) tarzında nakledilen (yine uydurma) bir rivayeti delil getirerek insanları sahih-uydurma demeden ellerine geçen her rivayetle amel etmeye teşvik edenlerin aymazlığı.

    Bir yanda Efendimiz (s.a.v)’in, Kim benim üzerimden bilerek yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın” (29) tarzındaki tüyler ürperten tehdidi ve “Kim bizim emrimize (hükmümüze) dayanmayan bir amel işlerse, o amel merduttur” (30) tarzında sahih hadisler, diğer yanda uydurmaya uydurmayla getirilen deliller!

    Hadis âlimleri bir hadise “uydurma” dediğinde, onu eserine almış kimseyi değil, uyduranı itham etmiş olurlar. Onu eserine alan kişi bunu çeşitli sebeplerle yapmış olabilir, hatta bundan mazur da görülebilir. Ama o rivayetin uydurma olduğu ortaya çıktıktan sonra sırf bu âlim bunu eserine almıştır diye rivayetin üstüne kapanmaya devam etmek, Efendimiz (s.a.v)’in tehdidine muhatap olmayı da beriberinde getirecektir. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.

    İnsanları uydurma hadisten sakındırmak yerine, uydurma hadisle amele teşvik etmek, ancak ahir zamanda görülebilecek bir garabet olsa gerek. Bunu yapanlar, “ben kaynağını veriyorum” diyerek bu işin sorumluluğundan kurtulabileceklerini sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar (31).

    * Bu hadîslerde geçen «Allah Teâlâ en yakın olan semâya iner.» cümlesindeki mekândan münezzeh olan Allah Teâlâ'nın inişinden maksadın ne olduğu hususunda âlimler arasında ihtilâf vardır. El-Menhel yazarı (Mahmud Muhammed Hattâb es-Sufikî (1352/1933)) bu hususta geniş izahat vermiş olup, özetle şöyle demiştir: “Selef âlimleri bu tür hadîsleri zahirine göre bırakıp icmâlen buna inanmak ve Allah Teâlâ'yı benzetmekten ve keyfiyetten tenzih etmek gerekir derken Halefin cumhuruna göre de; bu tür müteşâbih ayet ve hadisleri Allah Teâlâ'nın şanına lâyık bir takım yorumlarla yorumlamışlardır. Çünkü Allah Teâlâ'nın cisim olmak, hareket etmek, durmak, yön taşımak, inmek, bir yerde durmak ve benzeri durumlardan münezzeh ve pâk olduğu kafi delillerle sabittir. Bunlar bu hadisteki inişi Allah'ın bizzat inişi değil, görevli meleğinin inişi, rahmetinin inişi ve Allah (cc) lütfunu esirgemeyip tenezzülen kullarına iyilik etmek olarak yorumlarlar.

    ** Koyunculukla meşhur olan Beni Kelb kabilesinin koyunlarının kıl sayısından daha çok günahların bağışlandığı veya kıl sayısı kadar günahkâr insanların bağışlandığı bildirilmiştir. Tuhfe yazarının el-Ebheri' den naklen beyan ettiği yoruma göre maksat, mezkûr koyunların üzerindeki kıllar sayısından daha çok günahların o gece bağışlanmasıdır. Kıllar kadar günahkâr insanların bağışlanması değildir. Aliyyü-l'Kaari’nin dediğine göre Beyhaki de böyle rivayet etmiştir. El Mirkât’ta beyân edildiğine göre râvi Rezin bu hadisin bitiminde: «Cehennem ateşine müstahak olanlardan* ilâvesini rivayet etmiştir. Bu rivayete göre ise kastedilen mânâ, anılan koyunların kıllarından daha çok cehennemlik olan mü'minlerin bağışlanmasıdır.


    Şüphesiz Allah (cc) en doğruyu bilendir.


    Ebu Taha bin Mahmud
    14 Şaban 1438
    (m. 10 Mayıs 2017)






    Kaynaklar:

    1. Halit Ünal, “Berat Gecesi”, DİA, İstanbul, 1992, c: 5, s: 475.

    2. Tirmizî, Savm, 39; İbn Mâce, İkâmet, 191.

    3. Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları, 1982: c. 4 s. 193-5. 1389 no’lu hadis ve şerhi.

    4. İbn Mâce, İkâmet, 191.

    5. Haydar Hatipoğlu, a.g.e. aynı yer. 1388 no’lu hadis ve şerhi.

    6. Haydar Hatipoğlu, a.g.e. s.197-8. 1388 no’lu hadis ve şerhi.

    7. İbn Mâce, İkâmet, 191.

    8. Haydar Hatipoğlu, a.g.e. s. 195-7. 1390 no’lu hadis ve şerhi.

    9. Taberani, Mucemü’l Kebir, 20/108.

    10. İmam Beyhaki, Fezail-i Evkat, Tercüme: Fikret Şen, Ravza Yayınları, İstanbul 2008, sh. 24-32.

    11. İmam Hafız El-Münziri, Tergib ve Terhib, Tercüme: A. Muhtar Büyükçınar vd. , Huzur Yayınevi, İstanbul 2003, c. 2, sh. 471-3.

    12. Beyhaki Davud’ul-Kebir, Ebu Şame el-Baisu Ala İnkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi 35.

    13. İbni Mace 1388, Beyhaki Şuabu’l-İman 3542, İbnu’l-Cevzi El-İlelu’l-Mutenahiye 2/71, Busiri 2/10.

    14. İmam Gazali, İhya, c. 1, s. 361, 555 vd; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul, 1986, s: 188.

    15. Tartuşi El-Havadisu ve’l-Bida’i 132.

    16. Şukayri Es-Sünenü ve’l-Mubtede’at 144; İmam Nevevi, el-Mecmû’, c.3, s.456, 549, Mektebetul İrşad, 2008.

    17. Aliyyü'l-Kari, Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler. İnkılab Yayınları, İstanbul 2015, 6. Baskı. Tahkik: Abdülfettah Ebu Gudde, Tercüme: Dr. Halil İbrahim Kutlay. 180 no’lu hadisin 387 no’lu dipnotu ve 464 no’lu hadis.

    18. İhyâ, el-Mecmû ve el-Esrâru’l-Merfûa gibi kaynaklardan naklen: Ünal, “Berat Gecesi”, DİA, c: 5, s: 475.

    19. Muhammed Tahir bin Ali el-Hindi Tezkiraiu’l-Mevdua 45.

    20. İbnu’l-Cevzi el-Mevdu’at 2/127.

    21. İktidau’s-Sıtatu’l-Mustakim 2/632, 639.

    22. Şevkani, Fevaidu Mecmua, s.63,Mektebetül islami,3.b,1987.

    23. Mübarekfuri,Tuhfetul ehvezi – Tirmizi şerhi – c.3 ,s.443 ,Darul Fikr.

    24. Leknevi,Asarul merfua,s.83,Daru kutubil ilmiyye,Beyrut.

    25. Hayrettin Karaman, Mübarek Günler ve Geceler.(http://www.hayrettinkaraman.net/yazi...zen/4/0041.htm erişim: 06.05.2017).

    26. Ebubekir Sifil, 30 mart 2017 tarihli kandil tebriği mesajı. (https://m.facebook.com/story.php?sto...67117143377745 erişim: 06.05.2017).

    27. İhsan Şenocak, Berat Kandili (https://youtu.be/eAeIlWWoKow erişim: 06.05.2017).

    28. Bkz. İbn Abdilberr, Câmi’u Beyâni’l-İlm, I, 103. Bu rivayetin senedinde bulunan Ebû Ma’mer Abbâd b. Abdissamed el-Basrî hakkında İmam el-Buhârî “münkeru’l-hadis’tir” demiştir. Ehlince malumdur ki İmam el-Buhârî, “Kimin hakkında münkeru’l-hadis’tir” demişsem, ondan rivayette bulunmak helal değildir” demiştir (bkz. es-Süyûtî, Tedrîbu’r-Râvî, I, 582). Yine bu rivayetin senedinde bulunan Muhammed b. el-Kasım el-Muhâribî, Eb.u’l-Hasen b. Hammâd, el-Hâris b. el-Haccâc isimli raviler de muhtelif açılardan cerh edilmiş kimselerdir (bkz. İbn Abdilberr, a.g.e., a.y. (muhakkikin notları)).

    29. Buhârî, İlim, 38.

    30. Buhari, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17, 18. İbni Mace, Mukaddime 2.

    31. Ebubekir Sifil, İfrat-Tefrit Tutumlar Arasında Hadis (http://sahniseman.org/ifrat-tefrit-t...rasinda-hadis/ erişim: 30.04.2017).

  2. #2
    Son.Fedai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-02-2007
    Yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    6.312
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Son.Fedai
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    Ebu Taha bin Mahmud
    14 Şaban 1438
    Şu ismi görünce insan önce bir irkiliyor. Sanıyor ki çooook bilgili birisi.

    Kimdir bu namazı orucu bidat eden arkadaş...


    245258

  3. #3

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-01-2012
    Mesajlar
    6.678
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ömerusta
    her herzeyi ye bir gece de berat et nasıl olsa senede bir geliyor değil mi? pışık
    soyunda boyun bir şehit verse adam şefatına mahzar olup yine yırtıyor len pışık
    nasıl olsa islamın şatı beş imanın şartı altı geri kalan ayetler onu ilgilendirmiyor len pışık
    hele birde şıhı varsa yırtı bunlar
    acıyan ALLAH c.c. hu benimgibi islamın şartı bir imanın şartı bir sahadet getiren islama girer
    tüm kurana iman etmesi de şartdır diyen meshepler tarikatlar bölücülüktür bie gece berat gecesi olmaz heran af dilenmek tövbe etmek vede her an berat etmek var diyen
    şefaat yalnız ALLAH c.c. ayittir ondan başka kim şefaat edebilirki ancak onun izin verdiklerine diyen bizim gibilere
    ALLAH c.c. yardım etsin merhamet etsin diyorum yoksa böyle inanmayanlar bu gece berat ettiler biz kaldık
    yazık

  4. #4
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.880
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    Alıntı Son.Fedai Nickli Üyeden Alıntı
    Şu ismi görünce insan önce bir irkiliyor. Sanıyor ki çooook bilgili birisi.

    Kimdir bu namazı orucu bidat eden arkadaş...


    245258
    Yazıyı ya okumamışsınız ya da anlayamamışsınız. Oruca bidat demiyor, tutulabilir diyor.

    Şa'ban ayının çoğunun Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) tarafından oruçla geçirildiği vârid olmuştur. Hattâ bazen tamamının oruçla geçirildiği rivayeti vardır. Bu sebeple Şa'ban'in onbeşinci gününün oruçla geçirilmesine âit Ali (Radıyallâhü anh)'in hadîsi zayıf ise de bununla amel etmekte bir mahzur yoktur
    Namaza ise bidat demiyor. Berat namazı denen uydurma namaza bidat diyor ve bu namazdan sakındırıyor BU ARKADAŞ...

  5. #5
    Son.Fedai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-02-2007
    Yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    6.312
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Son.Fedai
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    Berat namazı denen uydurma namaza bidat diyor ve
    Herhangi bir namaz nasıl uydurma olabilir??

    Hiç olmazsa nafile namaz sayarsın geçer gidersin

    Nafile namaz da bidat olacak değil herhalde
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    bu namazdan sakındırıyor
    Alimler namaza yaklaştırmaya sevdirmeye çalışıtrken bu arkadaş namazdan sakındırıyor

    Üstelik sıkılmadan da ihya-u ulumuddin ve İmam Gazali KS ya dil uzatıyor
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    BU ARKADAŞ...
    Kimdir bu arkadaş??

    (Zannımca imanın selemeti açısından bu tür ARKADAŞ lardan uzak durmak gerek. Çünkü kişi arkadaşının dini üzerinedir)

    4

  6. #6
    Son.Fedai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-02-2007
    Yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    6.312
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Son.Fedai
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    BU ARKADAŞ...
    Arkadaş maalesef EBubekir Sİfil miş

    Konu da https://ihvanforum.org/146041-her-te...ml#post1591237 linkinde tartışılmış

    Yazık...


    128

  7. #7
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.880
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    Alıntı Son.Fedai Nickli Üyeden Alıntı
    Herhangi bir namaz nasıl uydurma olabilir??

    Hiç olmazsa nafile namaz sayarsın geçer gidersin

    Nafile namaz da bidat olacak değil herhalde

    Alimler namaza yaklaştırmaya sevdirmeye çalışıtrken bu arkadaş namazdan sakındırıyor

    Üstelik sıkılmadan da ihya-u ulumuddin ve İmam Gazali KS ya dil uzatıyor

    Kimdir bu arkadaş??

    (Zannımca imanın selemeti açısından bu tür ARKADAŞ lardan uzak durmak gerek. Çünkü kişi arkadaşının dini üzerinedir)

    4
    Adam niyet ettim Allah rızası için iki rekat namaz kılmaya deyip nafile namaz kılmıyor ki "nafile namaz" denilip geçilsin.

    Peygamberimizin ağzından çıkmayan uydurma bir rivayetten namaz tertipleniyor. Tabiki bidatın âlâsıdır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Miraç gecesi ile alakalı namaz rivayetleri sahih midir?
    By Ehl-i Sünnet in forum 3 Aylar / Ramazan / Mübarek Günler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-04-2017, 14:58
  2. Cübbeli Hoca (Berat Kandili Gecesi)
    By mücahit in forum Sohbet Videoları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-08-2007, 14:51
  3. Cübbeli Hoca (Berat gecesi Dua etmek çok Önemlidir.)
    By mücahit in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-08-2007, 14:47
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-08-2007, 14:46
  5. Yıllık kader programı (Berat Gecesi)
    By Vuslat Rana in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 07-09-2006, 17:17

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş