Etiketlenen üyelerin listesi

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda

Bu konu 746 kez görüntülendi 18 yorum aldı ...
Hadisin rivayet ve tedvin mantığı 746 Reviews

    Konuyu değerlendir: Hadisin rivayet ve tedvin mantığı

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 746 kez incelendi.

Sayfa 1/2 12 Son
Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni

Konu: Hadisin rivayet ve tedvin mantığı

  1. #1
    grozny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    27-09-2007
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @grozny

    Albay, binbaşıya:
    -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.

    Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.

    Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.

    Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.

    Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.

    Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.

  2. #2
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı grozny Nickli Üyeden Alıntı
    Albay, binbaşıya:
    -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.

    Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.

    Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.

    Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.

    Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.

    Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.
    bu örnekteki silsilede herkesin yanlış anladığı yerde Albayın güneş tutulacak demesinin de doğru olması beklenemez..
    ayrıca albayın ilk doğru sözünü nakleden kimdir ?

    albayın ilk doğru sözünü örnekte nakleden ve diğerlerinin hatalı olduğunu ortaya çıkaran hadis ilmidir işte..


  3. #3
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.083
    Adı geçen
    40 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    bu örnekteki silsilede herkesin yanlış anladığı yerde Albayın güneş tutulacak demesinin de doğru olması beklenemez..
    ayrıca albayın ilk doğru sözünü nakleden kimdir ?

    albayın ilk doğru sözünü örnekte nakleden ve diğerlerinin hatalı olduğunu ortaya çıkaran hadis ilmidir işte..

    O halde birine sahih olan bir başkasına nasıl mevzu olabiliyor? Demek ki Hadis ilmi kesinlik ortaya koymayan göreceli bir ilim dalıdır. Aksi halde birinin kabul ettiğini bir başkası reddedememeliydi.

  4. #4
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    O halde birine sahih olan bir başkasına nasıl mevzu olabiliyor? Demek ki Hadis ilmi kesinlik ortaya koymayan göreceli bir ilim dalıdır. Aksi halde birinin kabul ettiğini bir başkası reddedememeliydi.
    birine sahih diğerine mevzu olan hadisler teferruata ait konulardır genelde ve sahih olanın delilleri de geçerlidir..mevzu diyenin hükmü de kendi kriterleri ölçüsündedir.
    senin mantığınla edip yüksel tevbe suresindeki ayeti reddetti diye Kuran göreceli bir kitap mı oluyor ?
    ayrıca eğer verilen albay-binbaşı örneğini kabul edersen, bu askerler basit bir emri böyle naklediyorlarsa yazıyla da böyle naklederlerdi, yazılarına da güvenilmez, hepsi uydurma uzmanı örnekte.
    Ve bu örnekten çıkarılan sonuca göre Kurana da güvenilemez sonucu çıkabilir.
    ayrıca örnek kendisiyle çelişiyor, ve o komutanların yanlış söylediğini belirleyen ortaya çıkaran nedir ?

  5. #5
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.083
    Adı geçen
    40 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    birine sahih diğerine mevzu olan hadisler teferruata ait konulardır genelde ve sahih olanın delilleri de geçerlidir..mevzu diyenin hükmü de kendi kriterleri ölçüsündedir.
    senin mantığınla edip yüksel tevbe suresindeki ayeti reddetti diye Kuran göreceli bir kitap mı oluyor ?
    ayrıca eğer verilen albay-binbaşı örneğini kabul edersen, bu askerler basit bir emri böyle naklediyorlarsa yazıyla da böyle naklederlerdi, yazılarına da güvenilmez, hepsi uydurma uzmanı örnekte.
    Ve bu örnekten çıkarılan sonuca göre Kurana da güvenilemez sonucu çıkabilir.
    ayrıca örnek kendisiyle çelişiyor, ve o komutanların yanlış söylediğini belirleyen ortaya çıkaran nedir ?
    Sahih olması muhtemel bir hadisin kişilerin kriterlerine uymadı diye reddedilmesi nasıl teferruat oluyor alanyali.

    Edip örneğinin konumuzla alakası nedir.

    Bir hadise sahih veya mevzu hükmü vermenin kriterleri muhaddislere göre değişiklik arz eden göreceli bir konudur. Falancıya göre Sika/güvenilir olan bir ravi bir başkasına göre tam tersi yalancının biri olabiliyorsa ki daha önce örneklerini verdik, kesin bir bilgiden burada söz edemiyoruz demektir. İşte onun içindir ki, bir hadisin kesin bilgi ifade etmesinin yolu Kur'an'a ve Kur'an'ın genel ruhunu aykırı olmaması ilkesi esas alınmalıdır.

    Hem hadislerin tasnifleme dönemini iyi analiz etmek gerekir. Hangi saliklerle böyle bir beşeri (buranın altını ciziyrorum) inisiyatif ortaya konmuş ve muhaddisler kendi dönemlerinin sorunlarından (itikadı mezheplerin çoğalması ve tarafların kavgaları ve birbirlerine husumetleri) ne derece etkilenmeden sahihlerini meydana getirebilmişlerdir. Bu anlamda ibn hacer'in çok çarpıcı tespitleri vardır, özellikle Buhari'nin konu bablarını kendisi gibi düşünmeyenlere karşı bir reddiye şeklindeki İbn Hacer'in sözleri meseleyi cok net bir şekilde ortaya koymasına koyuyor da burada bunu konuşmayı çok gereksiz görüyorum. Malum daha önce çok konuştuk ve bir gram yol alamadık

  6. #6
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.083
    Adı geçen
    40 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    birine sahih diğerine mevzu olan hadisler teferruata ait konulardır genelde ve sahih olanın delilleri de geçerlidir..mevzu diyenin hükmü de kendi kriterleri ölçüsündedir.
    senin mantığınla edip yüksel tevbe suresindeki ayeti reddetti diye Kuran göreceli bir kitap mı oluyor ?
    ayrıca eğer verilen albay-binbaşı örneğini kabul edersen, bu askerler basit bir emri böyle naklediyorlarsa yazıyla da böyle naklederlerdi, yazılarına da güvenilmez, hepsi uydurma uzmanı örnekte.
    Ve bu örnekten çıkarılan sonuca göre Kurana da güvenilemez sonucu çıkabilir.
    ayrıca örnek kendisiyle çelişiyor, ve o komutanların yanlış söylediğini belirleyen ortaya çıkaran nedir ?
    Sahih olması muhtemel bir hadisin kişilerin kriterlerine uymadı diye reddedilmesi nasıl teferruat oluyor alanyali.

    Edip örneğinin konumuzla alakası nedir.

    Bir hadise sahih veya mevzu hükmü vermenin kriterleri muhaddislere göre değişiklik arz eden göreceli bir konudur. Falancıya göre Sika/güvenilir olan bir ravi bir başkasına göre tam tersi yalancının biri olabiliyorsa ki daha önce örneklerini verdik, burada kesin bir bilgiden söz edemiyoruz demektir. İşte onun içindir ki, bir hadisin kesin bilgi ifade etmesinin yolu Kur'an'a ve Kur'an'ın genel ruhunu aykırı olmaması ilkesi esas alınmalıdır.

    Hem hadislerin tasnifleme dönemini iyi analiz etmek gerekir. Hangi saliklerle böyle bir beşeri (buranın altını ciziyrorum) inisiyatif ortaya konmuş ve muhaddisler kendi dönemlerinin sorunlarından (itikadı mezheplerin çoğalması ve tarafların kavgaları ve birbirlerine husumetleri) ne derece etkilenmeden sahihlerini meydana getirebilmişlerdir. Bu anlamda ibn hacer'in çok çarpıcı tespitleri vardır, özellikle Buhari'nin konu bablarını kendisi gibi düşünmeyenlere karşı bir reddiye şeklindeki İbn Hacer'in sözleri meseleyi cok net bir şekilde ortaya koymasına koyuyor da burada bunu konuşmayı çok gereksiz görüyorum. Malum daha önce çok konuştuk ve bir gram yol alamadık

  7. #7
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    Sahih olması muhtemel bir hadisin kişilerin kriterlerine uymadı diye reddedilmesi nasıl teferruat oluyor alanyali.

    Edip örneğinin konumuzla alakası nedir.

    Bir hadise sahih veya mevzu hükmü vermenin kriterleri muhaddislere göre değişiklik arz eden göreceli bir konudur. Falancıya göre Sika/güvenilir olan bir ravi bir başkasına göre tam tersi yalancının biri olabiliyorsa ki daha önce örneklerini verdik, burada kesin bir bilgiden söz edemiyoruz demektir. İşte onun içindir ki, bir hadisin kesin bilgi ifade etmesinin yolu Kur'an'a ve Kur'an'ın genel ruhunu aykırı olmaması ilkesi esas alınmalıdır.

    Hem hadislerin tasnifleme dönemini iyi analiz etmek gerekir. Hangi saliklerle böyle bir beşeri (buranın altını ciziyrorum) inisiyatif ortaya konmuş ve muhaddisler kendi dönemlerinin sorunlarından (itikadı mezheplerin çoğalması ve tarafların kavgaları ve birbirlerine husumetleri) ne derece etkilenmeden sahihlerini meydana getirebilmişlerdir. Bu anlamda ibn hacer'in çok çarpıcı tespitleri vardır, özellikle Buhari'nin konu bablarını kendisi gibi düşünmeyenlere karşı bir reddiye şeklindeki İbn Hacer'in sözleri meseleyi cok net bir şekilde ortaya koymasına koyuyor da burada bunu konuşmayı çok gereksiz görüyorum. Malum daha önce çok konuştuk ve bir gram yol alamadık
    bir hadisin kesin bilgi ifade etmesinin yolunu, Kurana aykırı olmaması denilerek aradan sünneti ve icmaı çıkarmaya yönelik bir sonuca götürüyorsa
    bu batıl bir yoldur.
    zira aykırı olup olmadığna kim karar verecek ?
    sana göre aykırı bana göre değil..hadisleri göreceli diyerek inkar edip, yine daha göreceli bir yola tevessül etmek akıl karı olmasa gerek..
    Bir kişinin Kurana arzının kesin hüküm olduğuna kim karar verecek ?
    burada el mecbur sünnetin ,hadislerin ve icmaın hakemliğine gelecek iş..
    diyelim şefaat hadislerini bir kişi hadi Kurana vuralım dedi..
    o kişi aykırı dedi..ben aykırı değil dedim..
    ee sonuç ? göreceli bir sonuç çıktı..
    hadisleri reddederek güya göreceli bir durumdan çıkmak isterken daha beter bir duruma girilir..

    İbn Hacerin sünnet hadis hakkındaki tespitleri ve kabulleri ortadayken İbn Hacer'i sanki hadisleri yok sayalım demiş gibi gösterme algın da pek olmamış Kaptannnn.

  8. #8
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    13.083
    Adı geçen
    40 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Bu mesele uzar gider alanyali
    Zira konuya yaklaşımımız farklı.

    Evet hadislerin Kur'an'a arzı sonucunda farklı görüşlerin ortaya çıkması mümkündür bu da meseleyi dediğin gibi göreceli kılar ancak dediğim gibi hadislere yaklaşımımız aynı olmadığından böyle düşünmem normaldir.

    Söyle söyleyeyim söz gelimi namaz; kuran namazı ifade eder ama detaylara girmez nasıl, ne şekilde ve kac rekat kilinacagini peygambere havale eder. Aynen bunun gibi bir meselede kuran genel konsepti oluşturur ve fakat detaylara girmez. Kur'an'ın ortaya koymadığı hiçbir hususu hadisler koyamaz. Böyle olunca da farklı yorumlara kapı aralanmaz. Ha fıkhı bir takım ihtilaflar olur ki bunun da olması çok doğaldır.

    İbn Hacer'le ile ilgi öyle bir algı oluşturmadım. Alimlerin, hadislerdeki birçok celiskilere rağmen ahbarci olmaları meselesi oldukça detaylı bir konudur. İmam Şafinin recm çelişkisi ve İmam Taberinin ayetle çelişen hadis itirafina rağmen hadisi ayete tercih etmesi, imam Buhari'nin gulat'ı şiirlerden hadis nakletmesi ve "imam Buhari gibi biri bunu nasıl yapar" serzenislere rağmen yine de kabul cihetine gidilmesi ve İbn Salah'in "artık söylenecek söz kalmamıştır eskiler herşeyi söylemişlerdir" şeklindeki sözlerinin alimler üzerindeki etkisi vs. gibi.

    Dediğim gibi konu oldukça uzun ve detaylı.

  9. #9
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.036
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    Deli saçması bir yazı...

  10. #10
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Kaptan zaten benzer şeyleri söylüyoruz. son mesajında yine Peygamberimizin uygulama ve açıklama vazifesinden bahsetmişsin.
    Hadis ve sünnet zaten bunu ortaya koymak için var.
    "bir takım fıkhi ihtilaflar olabilir doğal" demişsin, işte benim ilk başta bahsettiğim teferruata dair mevzular bunlar.
    İbn Hacer olsun Buhari olsun hangi alim olursa olsun hadis ve sünnetin gerekliliğinden bahseder.
    İmamı şafii recm çelişkisi ifadeni anlamadım.
    Recm zaten tüm ehli sünnet alimlerce kabul edilmiştir.

    Baştaki asker komutan örneği de hadislerisünneti tümden reddetmek amaçlı kullanıldığı için sen de o örneği savunma konumuna girdiğin için hadisleri/sünneti tümden reddediyor konumuna düşebilirsin dikkat.

  11. #11
    grozny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    27-09-2007
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @grozny
    Bize ulaşan en son rivayet :"-Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış." cümlesidir.Bu rivayete bakarak albayın söylediğini çıkarabilirimiyiz?

    Enson rivayetten yani "
    -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış." cümlesinden albayın söylediğini anlıyabiliyorsak o zaman hadislerden de bir hüküm çıkarabiliriz.

    Yok anlaşılmaz diyorsanız hem de 200 yıl sonra derlenen rivayetlerden de bir şey anlaşılmaz yani o rivayetlere hadis diyemeyiz.



  12. #12
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    başçavuş'un söylediğine itibar edilmeyecekse niye başçavuş. ??
    o kadar yanlış anlayan komutanların olduğu bir ordu zaten 1 gün ayakta duramaz.
    ayrıca örnekte ilk albayın söylediği naklediliyor. o ilk nakli doğru nakleden işte hadis ilmidir.


    Albay, binbaşıya:
    -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.

  13. #13
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.036
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    Konu tam uygun kategoriye açılmış "MİZAH"

  14. #14
    grozny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    27-09-2007
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @grozny
    Alıntı Ehl-i Sünnet Nickli Üyeden Alıntı
    Konu tam uygun kategoriye açılmış "MİZAH"
    Aynen öyle,hadis diye bir bilim olamaz.Hikayede olay 1 gün içerisinde cereyan ediyor.Hadis ise en erkeni 73 000 gün önce söylenmiş bir sözün naklidir.Uydurmaları zaten saymıyorum.

    Hristiyanların incilleri havariler tarafından yazılmıştır,yani birinci elden, Hz.İsanın sahabesi tarafından,buna rağmen ne kadar farklı inciler olduğu ortada,bizim hadisler ise 200 yıl sonra derlenmiş rivayetlerdir.Ne kadar saptırılmış olabileceğinin hesabını siz yapın.

  15. #15
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.619
    Adı geçen
    24 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Alıntı grozny Nickli Üyeden Alıntı

    Hristiyanların incilleri havariler tarafından yazılmıştır,yani birinci elden,
    İncil'i oluşturan Matta, Luka, Markos ve Yuhanna adına yapılan aktarımların birinci elden yapıldığını kim söylemiş?
    Bu havariler Hz.İsa'nın çarmıha gerilişinden sonra Anadolu'ya Mısır'a uzak diyarlara göç ettiler.
    İncil'de matta luka markos ve yuhanna'nın anlatımları da -çoğu konuda aşırı olmak üzere- birbirleriyle çelişkili.
    Bu 4 havariden biri olan yuhanna'nın Hz.İsa'yı ilk başlarda peygamber olarak kabul etmediğini, çok uzun süre sonra kendisini de peygamber sıfatıyla Hz.İsa'dan sonra ki son peygamber olarak tanıttığı bilgisi bazı kitaplarda yer alıyor.

    Velev ki incil birinci elden yazılmış olsun, M.S 325 yılında İznik konsulu toplantısında incil yeniden gözden geçirildi.
    Tanrı baba, Rab isa ve kutsal ruh üçlü teslis inancı iznik konsulunde incile yerleştirildi.

    İznik coğrafik konumu itibarıyla antik çağ yunan (dini) inancının hala güçlü olduğu bir bölgede bulunuyor idi. Baba tanrı zeus ve oğulları kültü az değişikliklerle incilin temel dayanağı haline getirildi.

    Hadisler öyle midir? Sahih ve sahih olmayan hadisler denilerek önüne seçenekler sunuluyor.
    Hadisler toplanırken de çok dikkatlice hassasiyet gösterilmiştir.

    Örneğin, bir sahabenin tanıklığına başvurulurken tesadüfen o anda elinde boş tabağıyla kedisini çağırdığı görülmüş, kedisini boş tabakla (aldatarak) çağırdığı için bu zat kedisini aldatıyorsa hadis hakkında yanıltıcı bilgi verebilir zannıyla şahitliğinden vazgeçilmiştir.

  16. #16
    grozny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    27-09-2007
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @grozny
    Al sana rivayet zinciri...


Sayfa 1/2 12 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Ayıkla Hadisin Taşını
    By adams77 in forum KUR'ÂN-I KERİM
    Cevaplar: 244
    Son Mesaj: 24-10-2017, 12:27
  2. Ateizmin Tanrı Tasavvuru Ve İnkâr Mantığı
    By Türkay in forum HASBİHÂL
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-01-2010, 10:00
  3. GK Başkanı'nın tuhaf mantığı
    By Dergaz in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-12-2009, 17:01
  4. bu hadisin kaynağı nedir??
    By irfannet in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 09-09-2007, 04:17
  5. bir hadisin düşündürdükleri
    By Erhan in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-12-2006, 21:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş