Etiketlenen üyelerin listesi

RESİM YAPMANIN /BULUNDURMANIN HÜKMÜ A. KONUNUN HADİSLERDE ELE ALINMA ŞEKLİ İslam dini Allah (c.c.) dışında herhangi bir varlığa tapınılmasını şirk olarak görüp şiddetle yasaklamıştır. Şirk, Allah dışında canlı ya da cansız bir varlığa doğrudan tapınma şeklinde olabileceği gibi sırf Allah’a yönelik gösterilmesi gereken tazim türü davranışları Allah dışında bir varlığa göstermek şeklinde de olabilir. İnsanlık tarihi boyunca görülen en yaygın şirk çeşitlerinden biri de Allah dışında

Bu konu 232 kez görüntülendi 2 yorum aldı ...
Resim yapmanın/bulundurmanın hükmü 232 Reviews

    Konuyu değerlendir: Resim yapmanın/bulundurmanın hükmü

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 232 kez incelendi.

  1. #1
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.041
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet

    RESİM YAPMANIN /BULUNDURMANIN HÜKMÜ

    A. KONUNUN HADİSLERDE ELE ALINMA ŞEKLİ

    İslam dini Allah (c.c.) dışında herhangi bir varlığa tapınılmasını şirk olarak görüp şiddetle yasaklamıştır. Şirk, Allah dışında canlı ya da cansız bir varlığa doğrudan tapınma şeklinde olabileceği gibi sırf Allah’a yönelik gösterilmesi gereken tazim türü davranışları Allah dışında bir varlığa göstermek şeklinde de olabilir. İnsanlık tarihi boyunca görülen en yaygın şirk çeşitlerinden biri de Allah dışında çeşitli varlıkların heykel ya da resimlerini yaparak tazimde bulunmaktır. Tazimde bulunmak ifadesi bu varlıklara dua etmek, yalvarıp yakarmak, zor zamanlarda bu resim ve heykellerden medet ummak vb. yollarla olabilmektedir.

    Hz. Peygamber’in içinde doğduğu Arap toplumunun en büyük özelliği putperest bir toplum olmalarıydı. Câhiliye döneminde putların resim ve heykellerine tazimde bulunulması dönemin en yaygın özelliğiydi. İslam, en baştan itibaren şirke ve bunun tezahürlerine şiddetle karşı çıkmıştı. Bu kapsamda resim ve heykel yapma ve kullanımına da şiddetle karşı çıkılmıştır.

    Kur'an'da başta Hz. İbrahim'in yaşadığı toplum olmak üzere heykellere tapınan kimi toplumlardan ve tapındıkları heykel isimlerinden söz edildiği gibi diğer yandan Hz.Süleyman'ın mabed yapımında cinleri kendi emrinde kullandığı ve bu cinlere bir takım heykeller yaptırdığı da belirtilir (Sebe, 13) Kur'an'da tazim edilme amacı dışında resim ve heykel yapılmasınının hükmüne ilişkin doğrudan herhangi bir hüküm yoktur. Konu bu yönüyle hadislerde ve sahabî sözlerinde yer almaktadır.

    Hz. Peygamber’in tasvir [resim ve heykel] yapımını ve kullanımını kesin bir dille yasaklayan pek çok hadisinden bir kısmı şöyledir:

    1. “Bu tasvirleri yapanlara kıyamet gününde azap edilecek ve onlara: Yarattığınız bu suretlere can verin bakalım, denilecek.” (Buhârî, Müslim)

    2. Hz. Âişe anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) bir yolculuktan dönmüştü. Bir duvardaki pencereye üzerinde resimler bulunan bir perde örtmüştüm. Allah Resûlü bu perdeyi görünce yüzünün rengi attı ve şöyle buyurdu: “Kıyamet gününde Allah katında en şiddetli azaba uğratılacak olanlar Allah’ın yarattığına benzetmeye çalışanlardır.” Biz de bunun üzerine resimleri kesip yere bir veya iki tane minder yaptık. (Buharî, Müslim)

    3. Bir adam İbn Abbas’a gelerek resim çizdiğini ve bunun bir sakıncasının olup olmadığını söyledi. İbn Abbas, Peygamberimizin şu sözünü aktardı: “Tasvir [resim ve heykel] yapan herkes ateştedir. Yaptıkları her bir tasvir için bir canlı yaratılacak ve o canlı kendisine cehennemde azap edecek.” İbn Abbas daha sonra adama şöyle dedi: İlle de resim yapacaksan ağaç resmi ve ruh sahibi olmayanların resmini yap. (Buhârî, Müsllim)

    4. “Melekler, içinde köpek veya suret [resim – heykel] bulunan eve girmezler. (Buharî, Müslim)

    5. Bir defasında Cibril, Allah Resûlü (s.a.v.) ile belirli bir vakitte buluşacağı konusunda sözleşti. Cibril’in gelmesi gecikince bu durum Allah Resûlü’nün zoruna gitti. Evden dışarı çıktığında Cebrail ile buluştu ve kendisine bu durumu bildirdi. Bunun üzerine Cebrâil şöyle dedi: “Biz [melekler] içinde köpek ve suret bulunan eve girmeyiz.” (Buhârî) (Hadisin bir rivayetinde, Allah Resûlü’nün evine bir köpek yavrusunun girdiği belirtilmiştir.)

    6. Hz. Ali, Peygamberimizin kendisini, gördüğü bütün suretleri dümdüz etmek üzere görevlendirdiğini belirtmiştir. (Müslim)

    B. KONUNUN FIKIH LİTERATÜRÜNDE ELE ALINIŞI

    Fakihler, bu hadisler ve sahabî görüşleri üzerinde yorumlar yapmak suretiyle resim ve heykel konusunda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Âlimlerin ittifakla benimsedikleri görüşler olduğu gibi ihtilaf ettikleri görüşler de bulunmaktadır.

    1. ÜZERİNDE İTTİFAK EDİLEN HUSUSLAR

    a. Tazim amacıyla her türlü tasvir [resim ve heykel yapımı] haramdır. Burada yapılan şeyin canlı olup olmaması fark etmez.

    b. Tazim amacıyla olmamak kaydıyla;

    ba) İnsanlar tarafından üretilen şeylerin resmini yapmak caizdir. Mesela apartman, televizyon, masa, araba vb. nesnelerin resmini yapmak caizdir. Zira bunların kendisini üretmek caiz ise resmini yapmak da caizdir.

    bb) Allah’ın yarattığı dağ, deniz, ay, güneş, yıldızlar vb. cansızların resmini çizmek caizdir.

    bc) Âlimlerin çoğunluğuna göre ağaç, çiçek, sebzeler, meyveler gibi bitkilerin resimlerini yapmak caizdir.

    2. ÜZERİNDE İHTİLAF EDİLEN HUSUSLAR

    a. Tazim amacıyla olmamak kaydıyla hayvan ve insan resimleri yapılması.

    b. Üzerinde hayvan ve insan resimleri bulunan eşyanın kullanılması.

    c. Üzerinde canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmanın hükmü.

    d. Üzerinde resim bulunan elbise, eşya vb. şeyleri üretmenin, satmanın, pazarlamanın, satın almanın hükmü

    İlerleyen zaman dilimlerinde inşallah üzerinde ihtilaf edilen bu hususları da ele almaya çalışacağım.

    (Soner Duman /17.Nisan.2017/Pazartesi)

  2. #2
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    3.041
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    İNSAN VE HAYVANLARIN RESİM VE HEYKELLERİNİ YAPMANIN HÜKMÜ

    (Daha önce cansızların ve manzara vb. resimlerin yapmanın hükmünü ele almıştım. Bu yazıda insan ve hayvanların resim ve heykellerini yapmanın hükmünü ele alacağım.)

    Bu konuda üç görüşten söz etmek mümkündür:

    BİRİNCİ GÖRÜŞ: RESİM VE HEYKEL YAPMAK HARAM DEĞİLDİR.

    Bu görüşü Âlûsî tefsirinde zikrederek adını vermediği bazılarına nispet etmiştir. Modern dönemde bu görüş bir hayli revaçtadır.

    Bu görüşte olanlara göre tapma ve tazim gibi amaçlar olmaksızın resim ve heykel yapmak haram değildir. Nitekim Hz. Süleyman, emrinde çalıştırdığı cinlere heykeller yaptırarak bunları mabede koymuştur. (Sebe, 13)

    Hz. Peygamber’in hadislerinde resim ve heykel ile ilgili yasağın gerekçesi “yaratıcılık konusunda Allah’a benzemeye çalışmak, Allah ile –hâşâ- yarışa girmek” şeklinde zikredilmiş olmakla birlikte bu ifadeler mutlak olarak alınamaz. Çünkü öyle yapılırsa o zaman insan ve hayvan dışında cansız varlıkları, manzara resimlerini çizmek de haram olur. Oysa bunun haram olduğunu kimse söylememiştir. Öyleyse bu hadislerdeki haramlık “tapınma amacıyla” veya “kendisinde yaratıcı bir güç vehmederek” resim yapmakla ilgilidir.

    Ayrıca Hz. Peygamber’in evinde halı ve minder üzerinde resimlerin bulunduğuna dair sağlam rivayetler mevcuttur. Yine asr-ı saadette kullanılan dinar ve dirhem gibi paraların üzerinde de resimler mevcuttu. Buna dair herhangi bir yasaktan söz edilmemiştir.

    İKİNCİ GÖRÜŞ: HEYKEL YAPMAK HARAM, RESİM YAPMAK MEKRUHTUR

    Mâlikîlere ve seleften bazı âlimlere göre heykel yapmak haram olmakla birlikte azaları tam olmayacak şekilde yani bir canlının onsuz yaşayamayacağı bir organı olmaksızın çizilmesi halinde haram olmaz. Mesela insan veya hayvanın sadece başı, sadece karnı vb. yerlerini çizmek haram olmaz, mekruh olur.

    ÜÇÜNCÜ GÖRÜŞ: RESİM VE HEYKEL YAPMAK HARAMDIR

    Canlı resim ve heykellerini yapmak mutlak olarak haramdır. Hanefîler, Şâfiîler ve Hanbelîler bu görüştedir.

    Resim yapmanın haram veya mekruh olduğunu savunanların görüşlerine gerekçe olarak zikrettikleri naklî delilleri bir önceki yazımda belirtmiştim. Bu görüşte olanlar bu yasaklığın aklî gerekçesi olarak farklı hususlar zikretmişlerdir. Bunlar arasında şu noktalar göze çarpmaktadır:

    a) Resim ve heykel yapan kimse, böyle yaparak kendi fiilini Allah’ın yaratmasına benzetmeye çalışmaktadır. Nitekim hadislerde bu husus açık olarak zikredilmiştir.

    b) Resim ve heykel yapmak, zaman içinde aşırılıklara yol açar. Resim ve heykeli yapılan varlıkların tazim edilmesine yol açar. Nitekim tarihte resim ve heykellerin ortaya çıkması hep tapınma amaçlı olmuştur. Bu sebeple, kötülüğe giden yolu baştan tıkamak amacıyla [sedd-i zerîa gerekçesiyle] canlıların resim ve heykellerini yapmak haram kabul edilmiştir.

    c) Resim ve heykel yapmak, müşriklerin fiillerine benzemek sebebiyle yasaklanmıştır. Çünkü müşrikler resim ve heykelleri tapınmak amacıyla yaparlardı.

    d) Bir yerde resim ve heykel bulunması oraya meleklerin girmesine engel olduğundan resim ve heykel yasaklanmıştır.

    Bu görüşte olanlar, bazı resim ve heykellerin yapılmasını veya kullanılmasını haramlık hükmünden istisna etmişlerdir. Bu kapsamda şunları saymak mümkündür:

    a) Alçaltıcı konumda olmak üzere yapılan ve kullanılan resimler haram değildir. Mesela halılar, yer minderleri vb. cisimler üzerinde bulunan ve üzerine basılan resimlerin yapılması ve bulundurulması haram olmaz. Nitekim Peygamberimizin evinde de bu şekilde olan minderler vardı.

    b) Çocuklarının oynaması için üretilen oyuncaklar.

    DEĞERLENDİRME

    1. Gerek insan gerekse hayvan resim ve heykellerinin tarih boyunca ve günümüzde kimi toplumlarda tapınma ve tazim amaçlı olarak yapıldığı ve bulundurulduğu bilinen bir gerçektir. Modern zamanları bundan istisna ederek sanki artık resim ve heykellere tapınma tehlikesi kalmamış gibi düşünmek doğru değildir. Bu sebeple resim ve heykel yapımına mutlak olarak cevaz veren yaklaşımı isabetli bulmuyorum.

    2. Çocuk oyuncakları, giyim mağazalarında giysi sergilemede kullanılan cansız mankenler, ilk yardım uygulaması öğretimi, tıp öğretimi gibi eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılan cansız mankenlerin üretimi ve kullanımı caizdir. Çünkü bunların tapınılma ve tazim amaçlı olmadığı, meşru bir maslahata mebni üretilip kullanıldığı kesindir.

    3. Suçluların yakalanması için çizilen robot resimler meşru bir maslahata binaen çizildiği ve tapınma ya da tazim amaçlı olmadığından çizilmesinde bir sakınca yoktur.

    4. Tazim amaçlı olarak kullanılmadığı sürece fotoğraf çekmeyi resim ve heykel yapmakla bir tutmak mümkün değildir. Çünkü fotoğraf, makine tarafından çekilen bir resimdir. Bunda, resmin haram ya da mekruh olduğunu savunanların ileri sürdüğü gerekçeler bulunmamaktadır.

    Bu konuda –inşaallah- yazacağım son bir yazı evlerde resim, heykel, biblo vb. bulundurmaya dair olacak.

    Kaynaklar:
    1. İbn Abidîn, Reddü'l-muhtar, (Dâru'l-fikr) I, 647.
    2. Âlûsî, Rûhu'l-meânî, (Dâru'l-kütübi'l-ilmiyye), XI, 294.
    3. Nevevî, el-Mecmu', (Dâru'l-fikr, XVI, 403)
    4. Dusukî, Hâşiyetü'd-Dusukî ale'ş-Şerhi'l-Kebîr li'd-Derdîr, (Dâru'l-fikr), II, 337-338)
    5. el-Mevsûatü'l-fıkhiyyetü'l-Kuveytiyye, XII, 100 vd.

    (Soner Duman /22.Nisan.2017/Cumartesi)

  3. #3
    DostunDostu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    30-09-2013
    Mesajlar
    5.720
    Adı geçen
    15 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @DostunDostu
    Allahu Teâla Kur'an-ı Kerim'de putlara karşı indirdiği ayetlerin hepisinde istisnasız olarak akla hitap eder. Aklın haddinden fazla ön plana çıktığı aydınlanma çağında resim ve heykellere tapınma tehlikesi kalmamıştır. Bazı toplumlar modern yaşantılarına rağmen kadim resim ve heykellere eskiden aldıkları duygularla tapınmaya devam etselerde (örn. Budha heyekkleri vs.) aydınlanma çağında yapılan resim ve heykeller için böyle bir durum söz konusu değildir. Bunun istisnası Komünizm ve Kemalizmdir. Akılcılık iddiasıyla yola çıkıp işi putperestliğe çeviren bu fikirler zaten genel tarafından kabul görmemiştir. Gücü elinde tutanların zorlamaları olarak kalmış ve bu işten menfaatlenenlerin elinde cılız bir şekilde devam ede gelmiştir. O da belli bir dönem sonra müzelik olacaktır. Akıl putperest olmaz olamaz ancak kendine tapınma tehlikesi vardır. Başka bir deyişle akla gelecek sinsi tehdit kendi ontolojisinde gizli (mesela modernizmi tartışmaya cesaret edemez).

    İslâm ulemâsının içine düştüğü dalâlet aklın kendine tapınma dalâletine benzer bir şey. Şöyle ki, dışarıda put arayıp bu putları yok edelim derken işin özünde gizli olan tehlikeye kör kalıp putları kırdıkları baltayı kendi boyunlarına asıp kendileri putlaşmışlardır. Bugün herhangi bir alime tutarlı bir eleştiri getirdiğiniz anda damgalanıyorsunuz. Niye? Çünkü tapılan putları yok ede ede duracakları yeri bilememişler başlamışlar put olma ihtimali olan şeyleri yok etmeye. Mesela ''akıl'' bunlardan birisidir. Ellerinden gelse Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları da zamanında bunlara tapılmış diye yok ederlerdi ama güçleri yetmiyor. Öyle bi savaş açıyorlar ki kendi putluklarına karşı rakip putları yok etme savaşına benziyor bu.

    Bunun sebebi ''put'' kavramı üzerinde tefekkür etmeyişleridir. Evet, put nedir? Bu tip soru ve sorgulamaların usülünü felsefe yapar. Felsefe ise akılla üretilir. Başka bir deyişle akılsız felsefe yapılmaz.

    Soralım o halde, PUT NEDİR NE DEĞİLDİR?

    Madem ''put'' kendine tapılan bir şey, o halde kendinden menfaatlenilen bir şey olsa gerek. Peki, bir şeyin ''put'' olmasına ondan menfaatleniyor olmak yeterli midir? Mesela bir doktora gitmekle o doktoru put edinmiş olur muyuz? Elbette değil. O halde bir şeyin put olmasını belirleyen ana sebep nedir? Bu kavramın içini nasıl dolduracağız? Şöyle bir ip ucu vermek istiyorum: Bir şeyi sembolleştirip ona yüklenen anlam üzerinden seçkin bir zümrenin diğer insanları o sembol üzerinden sömürmesi o sembolü put yapar mı? Bence bu sorunun cevabını bulursak neyin put olup olmadığını anlarız. Mesela buradan gidersek ''Kur'an'' bile belli bir zümrenin bu kitaba yüklediği mâna üzerinden diğer insanları sömürmesinden ötürü put olabilir. Peki, bu sebepten ötürü Kur'an'ı yok etmek caiz midir? Yani bir şeyin niceliğinin put olması o şeyin niteliğini kirletir mi?

    Bu akıl yürütmeleri niçin yapıyorum? Arkadaşlar bakın bu sorular sorulmadığı ve cavaplanmadığı sürece eldeki külliyatla ileri yürüyemeyiz. Elimizdeki külliyata hürmet edeceğiz sahip çıkacağız o belli bir şey, ben onu tartışmıyorum, zira bu külliyat bizi bir yere kadar getirdi ve rüştünü fazlasıyla ıspatladı. Lakin bilinmelidir ki bu külliyatın oluşumu bir evveline saplı kalarak olmadı. Bizden öncekilerin kendilerinden öncekilerden aldıklarının üzerine koyarak bugüne getirdiler. O halde bize düşen onların usülünü takip etmektir. Ne idi onların usülü? Bir İmamı Azam bir Gazali nasıl çıktı ve şimdi yenileri niye çıkmıyor? Çıkmaz çünkü kendini yeni sananların alayının niyeti samimi değil. Yani yüreklerinde dert yok, ÜMMET DERDİ YOK. Bu dertle dertlenmedikleri için külliyata savaş açıyorlar. Çünkü niyetleri yol açmak değil bilakis popüler olmak, başka bir deyişler PUT OLMAK..

    Vesselam
    Konu DostunDostu tarafından (23-04-2017 Saat 00:19 ) değiştirilmiştir.
    Bir toplum nefslerinde olanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Rad, 11
    «Sen değişmeden hiçbir şey değişmeyecek»

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Az zaman da çok iş yapmanın yolları!
    By nekwa in forum SAĞLIKLI HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-08-2009, 15:53
  2. Heykel , Resim Ve Fotoğrafın Dini Hükmü Nedir ?
    By DaLokay in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23-01-2008, 20:58
  3. Rabıta Yapmanın Faydaları
    By HaNNaNe in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 22-07-2007, 17:00
  4. Evde Su Tasarrufu Yapmanın Yolları!!!
    By DJ MESNEVI in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 22-05-2007, 12:30
  5. Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 17-05-2007, 21:00

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş