Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandum sonuçlarına ilişkin, 'Araştırma gruplarından bize gelenler, hepsi de hemen hemen olumsuzu hiç yok, hepsi 'evet' istikametinde. Öyle zannediyorum ki, çok çok farklı bir netice de 'evet' lehinde gelebilir.' dedi...






TRT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa Değişikliği Halkoylaması sonuçlarına ilişkin, "Şu an itibarıyla tüm araştırma gruplarından bize gelenler, hepsi de hemen hemen olumsuzu hiç yok, hepsi 'evet' istikametinde. Pazar günü öyle zannediyorum ki, çok çok farklı bir netice de 'evet' lehinde gelebilir." dedi.

"Bize gelen anketler 'evet' istikametinde"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halk oylaması anketlerine ilişkin, "Şu an itibarıyla tüm araştırma gruplarından bize gelenler, hepsi de hemen hemen olumsuzu hiç yok, hepsi 'evet' istikametinde. Ama bakıyorsunuz aralarında birer, ikişer, üçer puan var. Bunların içerisinde açık ara olanlar da var. Pazar günü öyle zannediyorum ki, çok çok farklı bir netice de 'evet' lehinde gelebilir. Oran, 55'in altında gösterenler de var, 55-60 aralığında gösterenler de var." dedi.


AGİT heyetinin raporu
AGİT'in halk oylaması kampanyası raporunda tarafgir davrandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AGİT'in sadece kampanyanın nasıl sürdüğünü rapor etmesi gerektiğini belirterek, "Kalkıp, 'Evet çıkarsa şöyle olur, böyle olur' diyemez kuruluş gayesi o. Biz de AGİT'in bir üyesiyiz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AGİT İnsan Hakları Ofisi Direktörü Michael Link'in Die Welt Gazetesi'ne yaptığı açıklamaları aktararak, "Sen bir defa HDP'nin üyesi misin?
"Hayır bloğunun başında terör koordinatörleri var"
"Kampanyayı sürdüren yerler belli" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kandil'in, İmralı'nın sesi nasıl çıktı? 'Hayır' dedi. Pensilvenya, FETÖ 'hayır' dedi. Hayır bloğunun başını kimlerin çektiği de ortada. 'Hayır' bloğunun başında teröristler var, terör koordinatörleri var, Kandil var, İmralı var, FETÖ'nün başı var. Onun için verilecek oyların önemi çok büyük." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaptığınız konuşmalarda 'evet' kampanyasını engelleyenlerin başında Almanya'nın olduğunu işaret ettiniz. Neden Almanya? Oradaki kaygı referandumdan çıkacak sonuç mu yoksa Recep Tayyip Erdoğan mı?" sorusunu, "Referandumdan çıkacak sonuç, bunları ciddi manada rahatsız ediyor. Çünkü bu yönetim sisteminin Türkiye'ye ne denli bir güç katacağını bunlar iyi biliyorlar. Muhafazakâr kesimin Türkiye'de böyle bir güç kazanmış olması onları rahatsız ediyor." şeklinde cevapladı.


"Türkiye ekonomide de tavan yapacak"
AB'nin büyüme ortalamasının yüzde 1,8-1,9 iken Türkiye'de bunun yüzde 2,9 düzeyinde olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu, tabii bunları 'Biz nereye gidiyoruz?' diye ister istemez düşündürüyor. Çünkü Türkiye burada kalmayacak, Türkiye daha ileri gidecek. Türkiye ekonomide de tavan yapacak, daha iyi bir yere geleceğiz. Biz yatırımlarımızı durdurmayacağız, aynı kararlılıkla yatırımlarımız devam edecek." diye konuştu.


"Amerika artık bu şarlatanı başına bela etmemeli"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fethullah Gülen'in iadesine ilişkin bir soruya, şu karşılığı verdi: "Ümidimi kaybetmek istemiyorum, yani hâlâ ben bu ümidimi koruyorum. Ve bizim elimizden gelen nedir? Onlara sürekli olarak tüm bakanlarımızla, başbakanımız, şahsım, muhataplarımızla bunları hep kendilerine iletiyoruz. Temennim odur ki, Amerika bu yanlışı görmüştür. Dolayısıyla artık bu şarlatanı ülkesinde barındırıp, başına bela etmemeli. Tabii bu şarlatanla beraber, bu şarlatanın bütün yavruları da orada. Tablo böyle olunca ister istemez bu bizim NATO'da 2 önemli üye, ben senin stratejik ortağınım, burada bizim bir adım atmamız lazım. Biz tabii Sayın Obama'dan bunu göremedik. Temennimiz Sayın Trump'tan bunu görmemizdir. Onun için de CIA Başkanıyla, Dışişleri Bakanıyla bunların hepsini açık açık konuştuk. Telefon görüşmelerimizde de Sayın Trump'a bunları ilettim."


"Avrupa Birliği'nin 54 senedir bize çektirdiği çile yeter"
Avrupa Birliği ile ilişkilerin 16 Nisan sonrası çıkacak sonuca göre yeniden revize edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar gününden sonra Başbakan Binali Yıldırım ve hükûmet ile bu konuyu konuşacaklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü Avrupa Birliği'nin 54 senedir bize çektirdiği çile yeter. Böyle bir ülke yok. Hiçbir ülkeye bunlar böyle çile çektirmediler. Türkiye herhalde bunların şamar oğlanı değil. Herkes haddini bilecek."
Suriyelilerin Türk vatandaşlığına alınması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilere maaş bağlanacağı, iş yeri açarlarsa vergiden muaf tutulacakları, Türkiye vatandaşlığına geçirileceklerine ilişkin iddialara, şu yanıtı verdi: "Bu insanların içinde bir çadır kentlerde, konteyner kentlerde kalanlar var ama bir de şehirlerde olanlar var. Bunların içinde ciddi meslek sahibi olanlar, doktor, öğretmen, avukat, eczacı olanlar var. Birinci derecede bu insanlardan niye istifade etmeyelim? Bombalardan kaçıp gelen kim olursa olsun hepsini aldık. Şimdi diyorum bir sınıflandırmaya gidelim. Birçoğu dillerini de ilerlettiler. Vatanımızda, vatandaşlık imkânını alabilirler. Kalifiye olanlar iş de bulabilirler."


"Biz faniler üzerinde inşa edilen bir sistem kurmuyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çelik'in, "Hayır cephesinin argümanlarından birisi de 'Recep Tayyip Erdoğan sonrası ne olacak?' Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu, "Ben maşallah, elhamdülillah diyorum. Allah'a hamd ediyorum. Demek ki bayağı sevenim varmış. Ama ben bir de şuna inanıyorum. Ben faniyim. Benim kalkıp da 2019'a kadar ömrümün olacağını bana kimse garanti edemez. Böyle bir şey söz konusu değil. Kaldı ki biz faniler üzerinde inşa edilen bir sistem kurmuyoruz. Biz, herhangi bir faninin samimiyetle, başarılı bir şekilde yürütebileceği, millî iradenin tecellisiyle ortaya çıkmış bir sistem inşa ediyoruz." diye yanıtladı.

"Türkiye'nin eyalet sistemi gibi bir derdi yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "rejim değişikliği" iddialarının sorulması üzerine, şunları kaydetti: "Bu, çok üzücü bir şey. Yıllardır, 40 yıllık siyasi hayatımda benim böyle bir iddiam; 'rejim değişecek.' diye olmamıştır. Rejim, 1923'te bitmiştir ve bu Cumhuriyet'tir. Şu anda bizler Cumhuriyet'in özellikle içindeki aktörler olarak bugüne kadar bu sistemi öyle veya böyle aldık geldik. Ama bu sistem ihtiyaçlara cevap vermiyor. Bu vücuda bu sistem dar geliyor. Tabii burada dert başka. Şimdi işte son zamanlarda ortaya çıkardıkları bu eyalet falan vesaire gibi şeyler; hepsi buralardan neşet ediyor. Bakın bir defa Türkiye'nin eyalet sistemi vesaire gibi problemi, derdi yok. Gündemde böyle bir şey yok. Şimdi bu 18 madde, bunun içinde böyle bir şey var mı? Yok. Nereden çıkıyor bu, kim uyduruyor bunu? Bozukluk burada. Böyle bir şey olmadığına göre bunu söyleyecek birisi varsa meydanlarda ya ben söyleyeceğim ya da AK Parti'nin genel başkanı, başbakan söyleyecek. Böyle bir şey bizden çıktı mı? Yok. Efendim şu söylemiş, bu söylemiş, bırakın bu işleri. Kimden söz sadır oluyor, onun bir kıymeti harbiyesi var mı yok mu? Buna bakılacak. 14 senedir bu işi yapıyoruz. Hiçbir zaman böyle bir şeye teşebbüsümüz olmamıştır. Biz ülkemiz için böyle bir şeyi gündeme getirmedik. Biz hep neyi savunduk? Üniter yapıyı savunduk." (İLKHA)