Hayaller Malkoçoğlu, gerçekler Kılıçdaroğlu!

"Darbe yapılırsa, karşısında ilk duran ben olurum" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, tankı gördüğünde ilk kaçan isim olmuş meğer.

Günlerdir ekranlarda dönen görüntüyü izliyorsunuzdur. Havaalanına iniş, VIP salonundan çıkış, tankı görünce geri dönüş, sonra tanktakilerle pazarlık ve sonrasında tabana kuvvet vınnn!

Bazıları merak içinde, "Bu kaçış görüntüleri neden halk oylamasına sayılı günler kala ortaya çıktı?" diye soruyor.

E bu işler böyledir gülüm!

Sen halk oylamasına sayılı günler kala, "Darbe kontrollüydü" dersen, birileri de "Bunu söyleyen adam darbe gecesi ne yapmış acaba?" diye araştırır ve açığını bulunca suratına çarpar elbette!

Görüntüler herşeyi anlatıyor!

Çok kontrollü ve süper bir kaçış olmuş!

Demek ki neymiş?

Öle bol keseden atıp ''Tankın önüne önce ben çıkarım'' diye atıp tutmakla olmuyormuş.

Demekki neymiş?


Öyle "Bu vatanı biz kurduk" demek yetmiyormuş. Kurduğunu iddia ettiğin vatanı bir de korumak gerekiyormuş! Vatanı canından aziz bilmek gerekiyormuş. Tankların karşısına dikilmek için yürek gerekiyormuş.

CHP'liler şimdi oturmuş, bu zillet görüntülerini önemsizleştirmek için dünyanın en zor savunmasını yapmaya çalışıyor.

Zor!..

Dünyanın bütün örtüleri bu ayıbın üstünü örtemez!

O gece eşini, kızını, damadını ve dahi torununu yanına alıp darbecilerin önüne dikilmek için yola çıkan bir yiğide saldırmakla bu korkaklığı perdelenemez!

Millet o gece bebeklerini kundakta bırakıp çıktı. Kundaktaki çocuklarına tertemiz bir vatan bırakabilmek için ölüme yürüdü bu millet.

Darbecilerle pazarlık yapanları, kaçıp saklandıktan sonra "Gelişmeleri izliyoruz" demekle yetinenleri bu millet asla ve kat'a unutmaz.

CHP'lilerin, "Ama o gece Binali Yıldırım tüneldeydi. Melih Gökçek bir gecekondudaydı. Onlar neden tankların üzerine çıkmadı?" savunması yapmaları, kendilerini iyiden iyiye dezil etmekten başka bir işe yaramaz.

Binali Yıldırım'ın konvoyu o gece helikopterlerin silahlı saldırısına maruz kaldığı için tünele girip korundu ama Binali Yıldırım saklanıp kaçanlardan olmadı.Televizyonlara bağlanıp, "Gelişmeleri tünelden izliyoruz" demedi.

"Biz bu darbeyi bastıracağız ve darbecilerin üzerine azap olup yağacağız" dedi ve gereğini yaptı.

O gece Ankara'da darbecileri hüsrana uğratan adamdı Melih Gökçek! Televizyonlara bağlandı, hafriyat kamyonlarını ve belediye otobüslerini yollara döktü, onbinlerce insanı sosyal medya üzerinden koordine etti.

Kemal Kılıçdaroğlu sıvışmanın yollarını ararken, Süleyman Soylu TRT'de bildiri okuyan darbecilerle çatışıyordu sıvışmanın yollarını ararken!

CHP'nin pek çok milletvekili o gece ölümün arasından geçip Meclis'e ulaştı. Hiçbiri, "Bırakın ben kaçayım, siz sonra ne isterseniz yapın" diye darbecilerle pazarlık yapmadı.

Onlara sözümüz yok!

Ama onların lideri olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu bu yürekliliği gösteremedi!.

Çünkü onun Fetö tarafından verilen hayat sigortası poliçesinde "Tankın üzerine çıkarsa, şu avantajlardan yararlanır" şeklinde bir madde yoktu. Çünkü Fetö, tankın yanından kaçıp gitmesi karşılığında avantaj sağlayacağına dair garanti vermişti çünkü!

Neticede sigorta işlerini iyi bilir Kemal Kılıçdaroğlu!

CHP'ye oy verenlerin hali gerçekten çok acı verici. Sırf Erdoğan nefreti yüzünden Kılıçdaroğlu'na oy vermek zorunda olmaları çok can sıkıcı olmalı..

"Yiğidim aslanım burada yatıyor" out, "Yiğidim aslanım buradan kaçıyor" in! "Çıktık açık alınla" out, "Kaçtık havaalanından dörtnala" in!

Bir başka deyişle...

Hayallerindeki lider Malkoçoğlu ama elde var Kılıçdaroğlu!

ÖNEMLİ: Bir polis memuru kardeşim yazmış. "Benimle beraber mesleğe başlayan yaklaşık 10 bin polis memuru var. 16 nisanda oy kullanamayacağız. Seçmen kağıtlarımız kendi memleketimizde çıktı, biz ise19 Mart'ta mezun olduk ve başka yerlere tayin olduk. Eğer birileri bu sıkıntıyla ilgilenmezse 10 bin oya yazık olacak" diyor.

İlgililere duyurulur!


Süleyman ÖZIŞIK