KÜSMEK / DARILMAK VE ALAKAYI KESMENİN HÜKMÜ


Yüce dinimiz, Müslümanların kardeş olduğunu ilan etmiş, bu kardeşliği zedeleyen her türlü fiil ve davranışı yasaklamış, Müslümanların birbirine küsmesini, sırt çevirmesini, birbiriyle ilgi ve alakayı koparmasını kesin bir biçimde yasaklamıştır. Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Bir Müslümanın, Müslüman kardeşiyle birbiriyle karşılaştıklarında birisi bir tarafa diğeri bir tarafa dönecek şekilde ilgi ve alakasını üç günden uzun süreli olarak koparması helal olmaz. Onların en hayırlısı ilk olarak selam verendir.” (Buhârî, edeb, 57; Müslim, el-Birr ve’s-sıla ve’l-âdâb, 23)


Konuyla ilgili nassları bir arada değerlendiren İslam âlimlerinin Müslümanlar arası küslük, dargınlık konusu ile ilgili tespitlerini şu şekilde belirtmek mümkündür:


1. Bir Müslümanın, şahsî bir meseledeki anlaşmazlık sebebiyle din kardeşinden üç günden uzun süreyle ilişkiyi koparması haramdır.


2.Mefhum-i muhalifi hüccet kabul eden, Hanefîler dışındaki âlimlerin çoğunluğu üç günden az süre ile ilişkiyi koparmayı haram saymamışlardır. Çünkü insanlar duygularına yenik düşerek öfkelenebilir. Öfkenin yatışması belirli bir süre alabilir. Din, üç günlük süreyi pek çok konuda dikkate almış, burada da böyle bir sınırlama yapmıştır. Bu sebeple kişisel bir dargınlık sebebiyle üç güne kadar ilgi ve alakayı koparmak normal karşılanacak bir durumdur. (Nevevî, el-Minhac Şerhu Sahihi Müslim İbni’l-Haccâc, XVI, 117)


3. Bazı âlimler “ilişkiyi koparma” durumunda haramlığın söz konusu olabilmesi için ilişkiyi koparma ile birlikte kin, nefret ve düşmanlığın da bulunması gerektiğini, böyle olmaksızın ilişkiyi koparmanın haram sayılmayacağını belirtmişlerse de çoğunluk böyle bir ayrım yapmamıştır.


4. Hadiste belirtilen küsme / darılma / ilişkiyi kesme yasağı kişisel kızgınlık, kavga ve anlaşmazlıklarla ilgilidir. Dine ilişkin konularda ise günahlara dadanmış fâsıkların ve bid’at ehlinin tövbe edip de kendilerini ıslah etmedikleri sürece onlarla ilişkiyi koparmak caiz ve hatta gereklidir. Sahabe içinden Tebük savaşına katılmayan üç kişiye elli gün süreyle boykot uygulanması emredilmiş, bu süre zarfında onlarla her türlü ilişki askıya alınmıştır. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) eşlerini bir ay süreyle terk etmiştir. Buna dair başka örnekler de mevcuttur. (Nevevî, Şerhu Müslim, XIII, 106; Aliyyü’l-Kari, Mirkâtü’l-mefâtîh, VIII, 3147)


4. Burada ölçüyü şu şekilde ortaya koymak mümkündür:


a) Bir kimse ile ilişkiyi sürdürmek kişinin dinine (inanç, ibadet, ahlak) zarar veriyorsa o kişi ile ilişkiyi koparması gerekir; çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse sizden biri kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin.”


b) Bir kimse günahı âşikâre işliyor, bu konuda uyarıldığı halde davranışlarına çeki düzen vermiyor, ıslah olma yönünde bir ümit vaad etmiyorsa onunla ilişkiler askıya alınabilir.


5. Âlimlerin çoğunluğuna göre “ilişkiyi koparma” durumu sadece selam alıp vermekle ortadan kalkar. Bunun ötesinde oturup konuşmaya, dostluğu eski durumuna döndürmeye gerek yoktur. Ahmed bin Hanbel ise haramlığın ortadan kalkması için yalnızca selam alıp vermenin yeterli olmadığını, ikili ilişkilerin eski durumuna döndürülmesi gerektiğini belirtmiştir. (Umdetü’l-Kari, XXII, 136; Nevevî, Şerhu Müslim, XVI, 117)


6. Dargın / küs olanlardan birisi diğeri ile barışmak adına bir adım atıp selam verdiği halde diğer şahıs selam almıyorsa artık selam veren kişinin sorumluluğu ortadan kalkmıştır. Bundan böyle onun karşı taraf ile ilişkiyi sağlamak adına herhangi bir hamle yapmasına gerek yoktur. Diğer tarafın sorumluluktan kurtulmak için buna selam vermesi ve konuşması gerekir. (Aliyyü’l-Kari, VIII, 3147)


7. İslam, birbiriyle araları bozulan müslümanların aralarını düzeltmeyi diğer müslümanlara yüklemiş hatta bu konuda gerçeğe uymayan sözler söylemeyi yalan olarak kabul etmemek suretiyle dargınların barıştırılmasına ne büyük bir önem verdiğini göstermiştir.
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz." (Hucurat, 10)
Sonuç:


"Şahsî meseleler sebebiyle küslük ve dargınlığı terk etmek, dinî maslahatlar sebebiyle kötülüğü âdet edinmiş kimselerden uzak durmak gerekir." Vallahu a'lem.


(Soner Duman /09.Nisan.2017/Pazar)