Etiketlenen üyelerin listesi

Selamun aleyküm. Kaynak olarak faydalanacağım eser: Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler / Aliyyü'l-Kari / İnkılab Yayınları, İstanbul. Kasım 2015, 6. Baskı. Tahkik: Abdülfettah Ebu Gudde Tercüme: Dr. Halil İbrahim Kutlay http://i.idefix.com/cache/500x400-0/originals/0000000508609-1.jpg

Bu konu 1619 kez görüntülendi 64 yorum aldı ...
Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler 1619 Reviews

    Konuyu değerlendir: Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1619 kez incelendi.

Sayfa 1/5 12345 Son

Konu: Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler

  1. #1
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet

    Selamun aleyküm. Kaynak olarak faydalanacağım eser:

    Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler / Aliyyü'l-Kari / İnkılab Yayınları, İstanbul. Kasım 2015, 6. Baskı.

    Tahkik: Abdülfettah Ebu Gudde

    Tercüme: Dr. Halil İbrahim Kutlay

    Verda ve nesil bunu beğendiler.

  2. #2
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    1. HADİS: "iyilik yaptığın kimsenin kötülüğünden sakın." [72] Sehavî: Bunu-hadis olarak-bilmiyorum, demiştir.[73]


    [72] bkz. Sehavî, Makasıd: s.46; Îbnü'd-Deyba': Temyiz: s.14; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s. 105; Aclunî, Keşf: 1/44. Sehavî'nin sözünün devamı şöyledir: "Bu söz, selef âlimlerinden birinin sözü olabilir. Herkes için geçerli bir ifade değildir. Değerli kimseler hakında değil, seviyesiz kimseler hakkında söylenmiş olmalıdır” (Çev.)

    [73] Lâ a'rifuhu/Bunu bilmiyorum) ifadesi veya benzeri bir ifade, hadis hafızlarından biri tarafından kullanılmışsa ve ciddî bir tenkide uğramamışsa; o hadisin uydurma olduğuna hükme-dilmesi için yeterlidir.

    Ibn Arrak, Tenzihü'ş-Şerîati'l Merfûa'da (1/7-8) şöyle diyor: "Uydurma hadisin bazı alâmetleri vardır: Bunlardan biri, İmam Fahreddin Razî'nin zikrettiği gibi; hadisin, hadislerin istikrar bulup derlenip toplandığı bir zamanda rivayet edilmiş olup araştırıldığı halde ne ravilerin hafızalarında ne de kitapların derinliklerinde bulunamamasıdır. Sahabe asrı ile ona yakın dönemde henüz hadisler istikrar bulup derlenmemişti. O dönemde râvilerden biri başkalarının bilmediği bir hadisi rivayet edebilirdi."

    Hafız Alâî diyor ki: "Böyle bir araştırmayı ancak; İmam Ahmed, Ali b. Medînî, Yahya b. Maîn ve bunlardan sonra yaşayan Buharı, Ebu Hatim, Ebu Zür’a ile sonrakilerden Nesaî, Darakutni gibi bütün hadisler hakkında ya da hadislerin büyük çoğunluğu hakkında bilgi sahibi olan büyük hadis hafızı yapabilir. Zira bir hadisin uydurma olduğuna hükmedebilmek, genellikle hadisin bütün tariklerim toplamak ve uzak beldelerde rivayet edilen hadislerin tamamı veya büyük bir kısmı hakkında bilgi sahibi olmakla mümkündür. Râvilerin rivayet ettikleri hadislerle rivayet etmedikleri hadisler ancak bu şekilde ayırd edilebilir. Bu mertebeye ulaşmayanlar, bulamadığı bir hadis için nasıl uydurmadır diye hükmedebilirler?"

    İbn Arrak devamla diyor ki: ''Bundan anlıyoruz ki, Hafız Alâi'-nin zikrettiği hadis hafızlarından biri veya onların emsali (Meselâ: Hafız Ziyaeddin Makdisî, İbn Salâh, Münzirî, Nevevı, İbn DakikıTIyd, ibn Teymiyye, Mizzî, Zehebi, Sübkî, Zeylaî, İbn Kesir, İbn Receb, Irakî, Heysemî, İbn Hacer, Sehavî, Süyûtî gibi son dönem, hadis hafızları da bu listeye ilave edilebilir, diyorum. Abdülfettah Ebu Gudde) böyle bir zat bir hadis hakkında; 'Ben bunu hadis olarak bilmiyorum", ya da "Bunun aslı yoktur", derse bu ifade, o hadisin uydurma olduğuna hükme-dilmesi için yeterlidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah dır!.." İbn Arrak'm ifadesi, parantez arası ilavesiyle birlikte burada sona ermektedir. Bu konunun geniş açıklaması mukaddimede (s.28" 39 arası) geçmişti. Oraya bakınız.

  3. #3
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    2. HADİS: "Soğuktan sakınınız. Zira o kardeşiniz Ebu'd-Derdâ'ya soğuk öldürmüştür." [74] Sehavî: Bunu hadis olarak bilmiyorum, demiştir. [75]

    [74] bkz. Sehavî, Makasıd: s.17; Aliyyü’l Karî, Kübra: s. 104; Aclunî, Keşf: 1/39; Hut, Esne'l Metaiib s.29.
    [75] Ebu'd-Derdâ (r.a) sahabî olup, Allah Rasûlü (s.a.v)'nden sonra da uzun bir müddet yaşamış, Hz. Osman'ın halifeliği es nasında hicrî 32 yılında vefat etmiştir. Soğuktan öldüğü sabit değildir.

  4. #4
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    3. HADİS: "Bulaşıcı hastalığa yakalananlardan sakının." [76] Sehavî: Bunu -hadis olarak- görmedim, demiştir.[77]


    [76] bkz. Sehavî, Makasıd: s.18; İbnü'd-Deyba': Temyiz: s.13; Alıyyü'1-Karî, Kübra: s. 104; Aclunî, Keşf: 1/40; Hut, Esne'l Metalib s.29.

    [77] Sehavî'nin el-Makasıdü'1-Hasene (s.l8)'deki ifadesinin devamı şöyledir: Bulaşıcı hastalığa yakalananlardan sakınma emri, halkın zannettiği gibi - bulaşıcı hastalığa yakalananlardan uzaklaşma anlamında-olmayıp hastalığın bulaşmasından korkarak kaçınma anlamında olabilir. Buharî'nin Sahihinde (Tıb 19 Fethu'l Barî: 10/158 Hadis No: 5707) ve Müslim'in Sahih'iade (Selâm Bab 33 Şerhu'n-Nevevî: 14/213 Hadis No: 2220) Ebu Hureyre (r.a)'den rivayetine göre Allah Rasûlü (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: "Bulaşma, kuşların uğursuzluğu, baykuş uğursuzluğu, Safer ayı uğursuzluğu yoktur. Cüzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç." Hadisin lafzı Buharî'ye aittir. Sehavî'nin ifadesi basit tasarrufla birlikte burada sona ermektedir.

    Abdülfettah -Ebu Gudde- diyor ki: Bana göre bu hadisin manası şu şekildedir: (Lâ advâ) "Bulaşma yoktur" demek, birbirinize hastalık bulaştırmayın demektir. Yani bulaşıcı hastalığa yakalanan kişi, Allah'ın takdiriyle hastalığı bulaştırmaktan kaçınarak sağlıklı kişilerle beraber olmaktan sakınsın. Buradaki (lâ advâ) kelimesindeki (lâ); "Kime bu aylarda hac farz olursa, hacda cinsel davranışlarda bulunmak, günaha yönelmek ve tartışmak yoktur. "(Bakara: 197) mealindeki ayetinde geçen (lâ rafese) kelimesindeki (lâ) gibi nehiy (yasaklama ve sakındırma) anlamındadır: Yani hac görevlerini yerine getirme esnasında ihramlı iken cinsel davranışta bulunmasın, günaha yönelmesin, tartışmasın, demektir.

    Bu sahih hadisin devamındaki (velâ tıyerate) kelimesindeki (lâ) da aynı şekilde nehiy (yasaklama ve sakındırma) anlamındadır. "Kuşların uğursuzluğu yoktur", demek kuşların uçuşunu uğursuz saymayın, demektir. Zira araplar Cahiliyet döneminde kuşların uçuşundan uğursuzluk anlamı çıkarırlar, onları gidecekleri yerden engellemeye çalışırlardı.
    "Baykuş uğursuzluğu yoktur" (ve-lâ hâmete), demek, baykuşu uğursuz saymayın, demektir. Cahiliyette Araplar, öldürülen kişinin intikamı alınmazsa, onun ruhunun baykuş olacağına, bu baykuşun onun intikamı alınıncaya kadar "beni kanla sulayın", dediğine inanırlardı. İslâm, bu çeşit bütün batıl inançları yasaklamıştır.

    Safer ayı uğursuzluğu yoktur"'(velâ safera), demek Safer ayını uğursuz saymayın, demektir. Araplar, savaşın, baskınların, intikamın yasaklandığı mübarek harara aylarından çıkıp da Ölümün, savaşın, soygun ve baskınların yapıldığı Safer ayma girdiklerinde bu durum onlara çok ağır geliyordu. Bu da, Cahiliyette arapların Safer ayını uğursuz saymalarına sebep olmuştu. İslâm ise bu inancı yasaklamıştır. Zira vakit; mücerret vakit olması açısından uğursuzluk veya zarar getirmez. Uğursuzluk veya zarar, insanın bu vakitte yaptığı kötülükten doğmaktadır. Kötü kişi kötülüğü işlemek suretiyle, zamana da zemine de uğursuzluk getirmektedir, aksi ise doğru değildir.

    Peygamberimiz (s.a.v)'in "Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç", ifadesi; aynı hadisin devamı olup bazı âlimlerin zannettiği gibi ayrı bir hadis değildir. Böylece hadisin başı ile sonu arasında tam olarak irtibat kurulmaktadır. Hikmet deryası Rasul-i Ekrem (s.a.v), sağlıklı insanın Allah Teâlâ'mn takdiriyle kendisini koruması için, hastalığa sebep olan şeylerden kaçınmasını emrettiği gibi; bulaşıcı hastalığa yakalanan hastanın da. yine Allah Teâlâ'nın takdiriyle başkalarına hastalığı bulaştırıp onları da hasta etmemesi için, sağlıklı insanlarla birlikte olma' sini yasaklamaktadır.

    Bu mana, Buharî'nin Sahih inde (Tıb 54 FethuTBarî: 10/243 Hadis No: 5774) ve Müslim'in Sahihinde (Selâm Bab 33 Şerhu'rrNevevî: 14/215 Hadis No: 2221) Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet ettiği şu hadise tam olarak uygunluk arz etmektedir: Allah Rasûlü (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: "Hastalıklı olan, sakın sağlıklı olanla beraber olmasın. "Hadisin lafzı Buhari'ye aittir. Bu hadiste Rasûlullah (s.a.v), hastalıklı develerin sahibine, bu develeri sağlıklı develerin yanma koymayı yasaklamaktadır. Bunun sebebi, Allah Teâlâ'nın takdiriyle meydana gelecek olan bulaşma olayıdır.

    Dolayısıyla İslâm, maddî varlıklarda bulaşma olayım kabul etmektedir. Hatta manevî konularda bile bulaşma olayı kabul edilmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyorlar ki: "Kişi, arkadaşının dini üzerinedir. Sizden biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına iyi baksın. "Bu hadisi Ebu Davud (4/259) ve Tirmizî (9/223 Zühd 45); Ebu Hureyre'den rivayet etmişlerdir. Yine Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: "Sadece mü'minle arkadaşlık yap. Yemeğini de sadece takva sahipleri yesin."Bn hadisi Ahmed (3/38), Ebu Davud (4/259 Edeb 16), Tirinizî (9/242 Zühd 56), İbn Hıbban (1/383) ve Hakim (4/128); Ebu Sa-id el-Hudrî'den rivayet etmişlerdir.

    Yine Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Sadece mü’minle arkadaşlık yap. Yemeğini de sadece takva sahipleri yesin.” Bu hadisi Ahmed (3/28), Ebu Davud (4/259, Edeb, 16), Tirmizi (9/242, Zühd, 56), İbn Hibban (1/383) ve Hakim (4/128); Ebu Said el-Hudri’den rivayet etmiştir.

    Yine Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: "Her doğan çocuk, fıtrat üzerine doğar. Onu yahudi, nıecusı veya nasranî yapan ana-babasıdır."Bu hadisi Buharı (3/197 Cenaiz 80) ve Müslim (16/207 Kader 35) rivayet etmiştir. Bu lafız, Buhari’ye aittir. Yani ana-baba, çocuğunun Yahudi, Nasranî ve Mecusilerle birlikte olması sebebiyle onun Yahudi, Nasranî ve Mecusi olmasına sebep olmaktadır.

  5. #5
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    4. HADİS: "Hızır ve İlyas (a.s)'ın her yıl hac mevsiminde Mina'da buluşması hakkındaki hadis: [78] İbni Hacer el-Askalânî diyor ki: Bu konuda hiçbir şey sabit olmamıştır.


    [78] bkz. İbn Hacer el-Askalânî, îsabe: 2/118; Sehavî. Makasıd: s.22; İbnü'd-Deyba': Temyiz: s. 14. Aliyyü'l- Kari, Kübra: s. 106; Aclunî, Keşf: 1/49.

  6. #6
    Verda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    09-04-2010
    Mesajlar
    10.269
    Adı geçen
    22 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Verda
    Güzel bir konu, teşekkürler.
    وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
    19/4

  7. #7
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    5. HADİS: "Toplanın ve ellerinizi kaldırın," dedi. Toplandık ve ellerimizi kaldırdık. Sonra -üç defa- şöyle buyurdu: "Allahım!.. Kur'ân'm kaybolmaması için Öğretmenleri bağışla. Dinîn kaybolmaması için âlimleri aziz eyle." [79] Uydurmadır. Aynı şekilde: "Allahım!.. öğretmenleri bağışla, ömürlerini uzun eyle ve kazançlarını bereketli eyle." [80] hadisi de uydurulmuştur. Leâlî'de böyle denilmiştir. [81]


    6. HADİS: "Allahım!..Kur'ânın kaybolmaması için öğretmenleri bağışla. Dinin kaybolmaması için âlimleri aziz eyle." [82] Uydurmadır. Leâlî'de böyle denilmiştir. [83]


    7. HADİS: "Allahım!..Öğretmenleri bağışla. Ömürlerini uzun eyle ve kazançlarını bereketli eyle." [84] Uydurmadır. Leâlî'de böyle denilmiştir. [85]



    [79] bkz. Süyûtî, Leâlî: 1/198; Aliyyü'l Karî, Kübra: s. 107; Aclunî, Keşf: 1/49.
    [80] bkz. Süyûtî, Leâlî: 1/198; Aliyyü'l Karî, Kübra: s. 107; Aclunî, Keşf: 1/49.
    [81] bkz. Süyûtî, Leâlî: 1/198-9;
    [82] bkz. Süyûtî, Leâlî: 1/198; Aliyyü'l-Karî, Kühra: s.107; Aclunî, Keşf 1/49.
    [83] Süyûtî, Leâlî: 1/199. Müellif Aliyyü'l-Karî, bu ve bundan sonraki hadisi 5. hadisle birlikte zikretmiştir. Ben de bu iki hadisi dikkat çekmek için iki ayrı rakamla bağımsız iki hadis olarak zikrettim.
    [84] bkz. Süyûtî, Leâlî: 1/198; Aliyyü'l-Karî, Kübra: s.107; Aclunî, Keşf 1/49.
    [85] Süyûtî, Leâlî: 1/198

  8. #8
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    8. HADİS: "Allahım!.. Din hakkında bilgisizce konuşmaktan sana sığınırım." Hadis olarak bulunamamıştır.

  9. #9
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    9. HADİS: "Allahım!.. İslâm'ı iki Ömer'den biriyle destekle." [86] Bu lafızla aslı yoktur.[87]


    [86] bkz. Sehavî, Makasıd: s.87; İbnü'd-Deyba': Temyiz: s.38; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s.132; Aclunî, Keşf: 1/210;
    Hut, Esne'l Metalib: s.72,

    [87] Bunun yerine aynı manadaki şu -hasen-hadis yeterlidir: "Allahım/.. Şu iki adamdan: Ebu Cehil veya Ömer b Hattab'dan hangisi sana daha sevgili ise onunla islâm'ı aziz eyle." Bu hadisi Ahmed Müsned'inde (2/25), Tirmizî Cami' inde (Menakıb 17), İbn Sa'd Tahakat'ta, Beyhakî Delâil'de; Harice b. Abdillah b. Süleyman b. Zeyd b. Sabit'ten; o Nafi'den; o da Ibn Ömer'den bu lafızla merfû olarak rivayet etmiştir. (Sehavî, el- Makasıdü’l Hasene: s.87)

  10. #10
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    10.HADİS: "Dağlama ile tedavi, en son tedavidir." [88] İbnü'd-Deyba'ın dediği gibi; bu, hadis değil, (halk arasında yaygın) bir sözdür.

    [88] bkz. Sehavî, Makasıd: s.5; İbnü'd-Deyba', Temyiz: s.11; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s. 100; Aclunî, Keşf: 1/14.

  11. #11
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    11. HADİS: "Allah'ın kitabından bir âyet, Muhammed ve ehl"i beytinden daha hayırlıdır." [89] Askalânî: Bunu —hadis olarak— görmedim, demiştir.

    [89] bkz. Sehavî, Makasıd: s.6; İbnü'd-Deyba': Temyiz: s.11; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s.100; Aclunî, Keşf 1/20; Hut, Esne'b Metalib: s.23. Sehavî, diyor ki: "Bunu -hadis olarak- görmedim. Benden önce hocam İbn Hacer el-Askaîânî de aynı ifadeyi kullanmıştır."

  12. #12
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    12. HADİS: "Allah, Kitabından başkasının sahih olmasını murad etmemiştir." [90] Sehavî: Bunu -hadis olarak— bilmiyorum, demiştir. [91]

    [90] bkz. Sehavî, Makasıd: s. 15; Îbnü'd-Deyba', Temyiz: s. 12 Alıyyul-Karî, Kübra: s.101; Aclunî, Keşf: 1/35.

    [91] Bu, İmam Şafii (r.a)'nin sözüdür. Şafiî'nin talebesi Müzcnî diyor ki: Şafiî'ye Risale kitabını seksen defa okudum. Her defasında yeni bir hata burur, "Getir, dur bakalım. Bunu düzeltelim. Allah, kendi kitabından başka bir kitabın sahih olmasını murad etmedi", derdi. Bunu İmam Abdülaziz el-Buharî, İmam Pezdevî'nin. UsulMne yazdığı Keşfü'l-Esrar adındaki şerhinin başlarında (1/4) zikretmiş, İbn Abidin de Reddiil'Muhtar haşiyesinde (1/19) nakletmiştir.

    Hatib Bağdadî, Mûdıhu Evhâmil-Cem' ve't-Tefrik kitabında (1/6) Müzeni'nin şu sözünü nakletmiştir: "Bir kitap aslıyla yetmiş defa karşılaştırılsa bile, yine o kitapta hata bulunur. Allah, kendi kitabından başka bir kitabın sahih olmasını murad etmemiştir."

  13. #13
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    13. HADİS: "Çocukların sünnetini gizli tutun. Nikâhı duyurun." [92] Sehavî diyor ki: Birinci cümlenin aslı yoktur.

    [92] bkz. Sehavî, Makasıd: s.28; İbnü'd-Deyba': Temyiz: s. 16; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s.111; Aclunî, Keşf: 1/70; Hut, Esne'l Metaiib: s.37.

  14. #14
    DostunDostu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    30-09-2013
    Mesajlar
    5.687
    Adı geçen
    14 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @DostunDostu
    ''Dağlama yoluyla tedaviyi bir türlü sevemiyorum'' diye bilinen bir hadis var. Bu hadise çoğu ilahiyatçılar uydurma diyorlar. Bana öyle geliyor ki filmlerde gördükleri dağlama sahnelerinin etkisi altında kalarak karar veriyorlar. Ne tıp bilirler ne de bilim. İşte ben bu dünyadan habersiz kasaba zihniyetine bıçak çekiyorum. Kızdığım zaman adım kızdı oluyor..

    Tıbben bilinen şudur ki hiçbir yara dağlanmaz, dağlandığı zaman daha da azar. Hatta sünnet ederken yakarak kesmek bile tartışmalı bir konu.. Eskiden bunu yaparlarmış, lakin modern tıp bunu artık reddediyor.

    Hz. Peygambere ait bu mucizevi hadiste hikmet aramak yerine dangozların yaptığına bakın! İnkâr et gitsin! E sebep ne? İnkâr et canım baksana onca isim tartışmış.

    Buna ek olarak son zamanlarda ''şu şunu demiş bu bunu demiş'' şeklinde bir moda başladı. Tek satırlık hadisin altına 70 çeşit isim, karşı gelenin ismi, destekleyenin ismi, her bir ismin yazdığı kitap ve bunların sayfaları falan falan.. Peki amaç ne? Sulandırmak.. Başka da hiçbir amaca hizmet etmiyor.. Anlaşılan fitneciler yeni bir strateji buldular! Maksatları müslümanları hadisi şeriflerin mânâsından uzaklaştırmak. Benim gözümde kimin ne dediği falan hepisi işin ucuz dedikodusu... Metinlerin asılları derya gibi derin. Dalış noktanı belirleyip oradan dalacaksın ve çeşit çeşit inciler çıkartacaksın. Falanın fişmanın dediğinden bana ne. Evet şuda var; bazı metinler dalışa müsait değil. O zaman onu incitmeden olduğu gibi bırakırsın. Hele üzerine tükürmek gibi bir edepsizlik yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Ellemezsin muhafaza edersin, o hadis sahibini bekler. İslâm sen ve senin yaşadığın dönemden ibaret değil dangoz herif..!
    Konu DostunDostu tarafından (19-02-2017 Saat 08:39 ) değiştirilmiştir.
    Bir toplum nefslerinde olanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Rad, 11
    «Sen değişmeden hiçbir şey değişmeyecek»

  15. #15
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    14. HADİS: "Allah dünya semasına inmeyi murad edince, arşından bizzat iner." [93] Bunu hadis olarak rivayet eden deccaldir. [94]



    [93] bkz. Süyûtî, Zeylü'l-Mevzûat s.2; Sehavî, Makasıd: s. 15; İbnü'd-Deyba', Temyiz: s. 12; Aliyyü'1-Karî, Kübra: s.112; Aclunî, Keşf, 1/80.

    [94] Süyûtî'nin ZeylüTMevzûat (s.2'3)'ında ifade edildiği gibi: Bu sözü hadis olarak rivayet eden kişi, Ebubekir Muhammed b. Isa et-Tarasûsî'dir. Tarasûsî diyor ki: Bize Nuaym b. Hammad rivayet etti. O da şöyle dedi: Bize Cerîr rivayet etti. O Leys'den, o da Bişr'den, o da Enes'den Allah Rasûlü'nün şöyle buyurduğunu rivayet etti..." Süyûtî, bunu naklettikten sonra bu rivayete şu tenkidi yöneltmiştir: "Nuaym b. Hammad, belâlı pek çok haberleriyle bizi yordu. Onun rivayetlerini ne kadar savunabiliriz ki!.. Bu hadisi Nuaym'den rivayet eden Tarasûsî hakkında İbn Adiyy şöyle demiştir: Rivayet ettiği hadislerin çoğunun mütabii (destekleyicisi) yoktur. O, hadiste hrrsızkk yapan kimseler arasındadır. Başkası ise şöyle demiştir: O, deccal bir muhaddistir. Bu hadiste belâ; ondan mı, yoksa üstadı Nuaym'den mi, bilmiyorum."

  16. #16
    Ehl-i Sünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    05-02-2011
    Mesajlar
    2.855
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ehl-i Sünnet
    15. HADİS: "Allah Teâlâ buyurdu ki: Dünyayı tahrip etmek istediğimde önce Beyt'imi tahrip ederim. Sonra dünyayı tahrip ederim." [95] Irakî diyor ki: Bunun aslı yoktur. [96]


    [95] bkz. Gazzali, İhya: 1/243. Dipnot 1; Aliyyü'1-Karî, Kübra: S-112; Aclunî, Keşf 1/81.

    [96] Hafız Zeyneddin eHrakî, Tahrîc Ehâdisi'l-İhyâ, Kitabü'l Hacc, Beytullah'ın ve Mekke-ı Müşerrefe'nin Fazileti Babı «Gazzali, İhya: 1/243. Dipnot 1)

Sayfa 1/5 12345 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-01-2017, 00:30
  2. Uydurma Hadisler...
    By manifesto in forum MÜNAZARALAR
    Cevaplar: 137
    Son Mesaj: 02-01-2013, 00:38
  3. Ay tutulması ve Zelzele olduğunda..?
    By hıfz-ı lisan in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20-02-2008, 23:17
  4. Harun Ünal - Uydurma Hadisler
    By DaLokay in forum KİTAP
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22-01-2008, 21:04
  5. Duâ kabul olduğunda yapılacak hamd
    By zühd in forum DUÂLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-03-2007, 13:59

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş