Etiketlenen üyelerin listesi

Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter. (Mülk-1) ________________________________________________________________________ İSKİLİPLİ ATIF HOCA "Şapka için idam edilen kahraman" 1876 tarihinde İskilip’in Tophane köyünde dünyaya geldi. Babası Akkoyunlu aşiretinden

Bu konu 19050 kez görüntülendi 103 yorum aldı ...
Şapka için İdam edilen kahraman "İskilipli Atıf Hoca" 19050 Reviews

    Konuyu değerlendir: Şapka için İdam edilen kahraman "İskilipli Atıf Hoca"

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 19050 kez incelendi.

Sayfa 1/7 123456 ... Son
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni

Konu: Şapka için İdam edilen kahraman "İskilipli Atıf Hoca"

  1. #1
    AdigeBatur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    19-09-2006
    Yer
    Ayıntab
    Yaş
    37
    Mesajlar
    839
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @AdigeBatur

    Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter. (Mülk-1)
    __________________________________________________ ______________________



    İSKİLİPLİ ATIF HOCA
    "Şapka için idam edilen kahraman"


    1876 tarihinde İskilip’in Tophane köyünde
    dünyaya geldi. Babası Akkoyunlu aşiretinden
    Mehmet Ali Ağa’dır. Henüz altı aylık iken annesi
    Nazlı Hanım’ın vefatıyla öksüz kalan Atıf Efendi,
    büyükbabasının gayretleriyle köyünde ilk
    öğrenimini yapmış, daha sonra İskilip’e giderek
    burada Abdullah Efendi adlı hocadan ders almış ve
    tahsilini tamamlamak için ağabeyi ile birlikte
    İstanbul’a gelmiş ve medrese eğitimine başlamış,
    çalışma azmi ve zekası diğer öğrenciler arasından
    sıyrılmasına yetmiş ve 1902 yılında en iyi derece
    ile mezun olmuştur.
    Aynı yıl yeni açılan Darülfünün’un İlâhiyat
    şubesine kaydolmuş, mezuniyetini takiben bir ara
    köyüne giden Atıf Efendi sonra yine İstanbul’a
    dönerek, Fatih Camiindeki Dersiâmlık ile beraber
    Kabataş Lisesi Arapça muallimliğine tayin olmuş
    ve aynı yıl Fatma Zahide hanım ile evlenmiştir.
    Bu sıralarda hakkında verilen jurnal sebebiyle
    üzerindeki baskıların arttığını hissedince bir
    arkadaşının pasaportu ile Kırım’a gitmiş oradan da
    Varşovaya geçerek meşrutiyetin ilanı sıralarında da
    İstanbul’a geri dönmüştür. Bu sıralarda yanlışlıkla
    tutuklanmış ise de bilahare serbest bırakılmıştır.
    Bir yandan müderrislik yaparken bir yandan da
    Sebilürreşad mecmuasında yazılar yazmaya
    başlamış ve İslâm âleminin dikkatini çekmiş,
    Balkan Harbi’ni müteakip donanmaya duyulan
    ihtiyaç ile bu alanda yazılar yazıp milleti
    donanmaya yardım etmeye teşvik etmiş, fakat,
    Mahmut Şevket Paşa suikastını fırsat bilip bütün
    muhaliflerini toplayan zihniyet, Atıf Efendi’yi de
    bu gruba dahil ederek Sinop’a sürgüne
    göndermiştir. Buradan Çorum’a ve Sungurlu’ya
    havale edilmiş ve yine bir yanlışlık yapıldığı
    söylenerek özür dilenmiş ve İstanbul’a gitmesine
    izin verilmiştir.
    Kendisinde, o zamanlarda çok fazla ihmal edilmiş
    olan ibtidai dahil medreselerinin umum müdürlüğü
    verilmiş ve getirildiği bu mevkide insanüstü
    gayretlerle çalışarak kurumun işleyişini yoluna
    koymuş ve takdir toplamıştır. Bu sıralarda bir
    Amerikan heyeti, medreseleri ziyareti sırasında
    Atıf Hoca ile karşılaşmış, İslâmiyet ile ilgili olarak
    sorular sormuş ve görüşme tamamlandığında
    hayranlıklarını gizlemiyerek, Hoca’nın ilminden
    faydalanmak üzere kendisini Amerika’ya davet
    etmişlerdir.
    Yine bir İtalyan müsteşriki bazı sorunlarını
    Hoca’ya danışmış ve daha önce duymuş olduğu
    şöhretinin haksız olmadığını ifade etmiştir. Bir defa
    da Kral Faysal kendisini Bağdat’a davet etmiş,
    fakat o gitmemiştir.
    “Mahfil” mecmuasında da yazıları yayınlandığı
    için bazı ilginç mektuplar ve davetler almıştı. Bazı
    müsteşrik mecmuaları da kendisine yüksek ücretler
    teklif ederek dergilerine yazı göndermesini
    istemişlerdi.
    1 920’de ulema ve müderrislerin haklarını korumak
    üzere, üyeleri arasında Mustafa Sabri Efendi,
    Mustafa Saffet Efendi ve Said-i Nursi’nin de
    bulunduğu “Müderrisler Cemiyeti”ni kurdu.
    Atıf Efendi kütüphanesi neşriyatı olarak çeşitli
    eserler kaleme almıştı. Bunlardan bazıları İslâm
    Çığırı”, “İslâm Yolu”, “Mir’at-ül İslâm”, “Din-i
    İslâmda Men’i Müskirat”, “Nazar-ı Şeriatte Kuvvei
    Berriyye ve Bahriyye”, „Tesettür-ü Şer’i”, „Muinlittalebe“
    adlı eserlerdir.
    1924 yılında, Batı taklitçilerinin, toplumun örfüne
    aleni olarak uymayanların, halk ve emniyet
    mensupları tarafından hoş görülmedikleri bir
    dönemde “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı eserini
    neşretmiş ve dönemin düşünüş ve yaşayışına uygun
    olan fikirlerini açıklamış idi.
    1925 yılı sonlarında çıkan “Şapka Giyilmesi
    Hakkında Kanun’a muhalefetten tutuklandı.
    Giresun’a gönderilerek İstiklâl Mahkemesince
    sorgulandı ve eserinin kanunun çıkmasından önce
    kaleme alındığı ve iddia edilenin aksine bir suç
    unsuru bulunmadığına hükmedilerek İstanbul’a
    getirildi. Serbest bırakılması beklenirken 1926
    yılında Ankara’ya İstiklâl Mahkemesince tekrar
    yargılanmak üzere gönderildi.
    İstiklal Mahkemesi; Erzurum, Rize, Giresun ve
    Sivas’ta meydana gelen şapkaya karşı hareketlerde
    Atıf Hoca’nın rolü olduğuna inanarak ithamlarına
    başlamıştı. Uzun süren soruşturmalar sonucu, savcı
    şüphe ve zan dolu bir iddianame okumuş ve
    “Falanca bunu şurada görmüş, falan şunu şöyle
    demiş” gibi gülünç ifadelerle okunan bu iddianame
    sonucunda, diğer arkadaşları çeşitli cezalara
    çarptırılan Atıf Hoca’nın da on yıl ile onbeş yıl
    arası bir süre kürek cezasına çarptırılması
    istenmişti. Daha sonra mahkeme reisi,
    müdafaaların ertesi gün dinlenmesini
    kararlaştırarak duruşmayı ertesi güne ertelemişti.
    1926 yılının Şubat ayının üçüncü çarşamba günü
    müdafaaların dinlenmesinden sonra mahkeme Atıf
    Hoca’nın idamına karar vermiş ve Hüküm
    perşembe günü sabaha karşı infaz edilmiştir.

    Not:Atıf Hoca karırın verileceği günden önceki gece
    müdafasını hazırlarken bir ara dalıp gider.
    Rüyasında Efendimiz :Atıf, yanımıza gelmek için daha ne oyalanıyorsun,der. Uyanan Atıf Hoca hazırladığı müdafayı yırtar.
    Ertesi gün hiçbir haklı gerekçe olmaksızın asılarak şehid edilir.
    Allah mekanını cennet eylesin.

  2. #2
    MUSAB21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-11-2006
    Yaş
    30
    Mesajlar
    157
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MUSAB21
    o şapka için idam edilmedi.. yapılan haksızlığın karşında durduğu için idam edildi.. ALLAH şehadetini kabul etsin(inş etmiştir)..

    nitekim çıkartanlarda asıldı... ALLAH alimlerimizi asanları kahr eylesin inş. onları cayır cayır yaksın

  3. #3
    temurmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    29-10-2006
    Yer
    izmit/istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    75
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @temurmelik
    Allah şefaatlerine nail eylesin..

  4. #4
    yenibeyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    356
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @yenibeyin
    kardeş onu alim diye biliyorum ben ve allah şehadetini kabul etsin

    kahraman demek biraz basit kalıyor

  5. #5
    ÇiLe-i AşK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    22-10-2006
    Yaş
    30
    Mesajlar
    271
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ÇiLe-i AşK
    anlatıldı hep bize inkılabın güzelikleri küçücük yaşımızda kabul etmiştik daha, ama bunları neden göstermediler bize
    neden demediler "bizler inkılab yaptık ama gelen yeniliğin kabullenilmesi içinde birkaç başa ihtiyacımız vardı diye..":angry[1]:

    İskikilpli Atıf Hocanın hayatını öğrendiğimde herşey gün yüzüne çıktı...
    Atıf Hocalar haksızlıklar karşısında gerektiğinde canlarını Allah yoluna Rasullullah yoluna feda ettiler sözlerini yerine getirdiler...

    kendimize çok ders çıkarmammız lazım olanlardan geçmiş her zaman tekerrür eder farklı olaylarla...
    bize düşense tefekkür etmek inşAllah..paylaşım için Allah razı olsun :shake2[1]:

  6. #6
    &Ta-Ha& - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    18-08-2006
    Yaş
    32
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @&Ta-Ha&
    evet bize öğretilenler hep farklıydı meğer gerçekler çok farklıymış...
    Allah makamını cennet eylesin...

  7. #7
    AdigeBatur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    19-09-2006
    Yer
    Ayıntab
    Yaş
    37
    Mesajlar
    839
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @AdigeBatur
    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (Mülk-2)
    __________________________________________________ ___________________________
    Dostlar, yazımın amacı İskilipli Atıp Hoca'yı ve verdiği mücadeleyi anlatmaktı. Manevi derecesi büyük bir insandır. Bunu söyleyeme lüzum bile yok. Kahramandan kastım, hakkı söylemekten ölüm pahasına vazgeçmemiş Üstün bir şahsiyet olması... Şimdi böyle kahramanlar nerde...
    Şapka için asılmış, Koca Alim... ne komik değil mi? Başlığı bu şekilde yazmamın nedeni de bu... Düşünün şapka takmadığı için bir Alimi asmışlar :confused1[1]:

    Atıf Hoca İle ilgili başka bir hadise:
    Mahkeme hayeti başkanı Atıf Hoca'ya sorar:
    -Neden şapka giymeyi reddediyorsun? Baka başındaki sarıkta bez parçasıdır, bu şapkada, onu çıkarıp bunu taksan ne olur sanki?

    Atıf Hoca cevap verir:
    -Hakim Bey şu arkanızda asılı duran Türk bayrağıda bez parçasıdır, Fransız bayrağıda bez parçasıdır. Onu indirip Fıransız bayrağını asar mısınız?

    Hakim Atıf Hocaya cevap veremiyor ama bir sonraki gün idam kararını veriyor.
    .

  8. #8
    ÇiLe-i AşK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    22-10-2006
    Yaş
    30
    Mesajlar
    271
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ÇiLe-i AşK
    Alıntı AdigeBatur Nickli Üyeden Alıntı
    Atıf Hoca karırın verileceği günden önceki gece
    müdafasını hazırlarken bir ara dalıp gider.
    Rüyasında Efendimiz :Atıf, yanımıza gelmek için daha ne oyalanıyorsun,der. Uyanan Atıf Hoca hazırladığı müdafayı yırtar
    Peygamber Efendimiz (benim bildiğim) Hz. Osman'ı da çağırıyordu "biz oruçluyuz bize iftara gel" diye

    birde Atıf hocayı "bize kavuşmayı bu kadarmı istemiyorsun diyerek..."

    ne büyük şeref ya Rabbim

  9. #9
    Nevfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    28-09-2006
    Mesajlar
    51
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Nevfal
    Allahu Teala zulme göz yumanlardan değil de, onunla mücadele edenlerden eylesin cümlemizi. Amin.

  10. #10
    arşivist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    17-01-2007
    Mesajlar
    1.361
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @arşivist
    Alıntı AdigeBatur Nickli Üyeden Alıntı

    İstiklal Mahkemesi; Erzurum, Rize, Giresun ve
    Sivas’ta meydana gelen şapkaya karşı hareketlerde
    Atıf Hoca’nın rolü olduğuna inanarak ithamlarına
    başlamıştı. Uzun süren soruşturmalar sonucu, savcı
    şüphe ve zan dolu bir iddianame okumuş ve
    “Falanca bunu şurada görmüş, falan şunu şöyle
    demiş” gibi gülünç ifadelerle okunan bu iddianame
    sonucunda, diğer arkadaşları çeşitli cezalara
    çarptırılan Atıf Hoca’nın da on yıl ile onbeş yıl
    arası bir süre kürek cezasına çarptırılması
    istenmişti. Daha sonra mahkeme reisi,
    müdafaaların ertesi gün dinlenmesini
    kararlaştırarak duruşmayı ertesi güne ertelemişti.
    1926 yılının Şubat ayının üçüncü çarşamba günü
    müdafaaların dinlenmesinden sonra mahkeme Atıf
    Hoca’nın idamına karar vermiş ve Hüküm
    perşembe günü sabaha karşı infaz edilmiştir.

    Not:Atıf Hoca karırın verileceği günden önceki gece
    müdafasını hazırlarken bir ara dalıp gider.
    Rüyasında Efendimiz :Atıf, yanımıza gelmek için daha ne oyalanıyorsun,der. Uyanan Atıf Hoca hazırladığı müdafayı yırtar.
    Ertesi gün hiçbir haklı gerekçe olmaksızın asılarak şehid edilir.
    Allah mekanını cennet eylesin.
    kardeşim güzel bir yazı lakin eksik hocamız sadece ve sadece müdafasını yapmadığı için asıldı. tıpkı izmirdeki suikast mahkemesinde olduğu gibi orada iki paşa (general) mahkemenin müebbet hapis kararına itiraz ettikleri için idamlarına karar verilmeleri gibidir.

    bir de örnek vermek istiyorum.

    yasa çıktıktan sonra Mustafa Kemal Paşa'ya bir grup Libya asıllı gazi arkadaşları gelmiş

    - bizim töremizde var biz şapka takmayız ya izin ver şapka takmayalım ya da yurdumuza dönmemize izin ver diyince.

    paşa:
    - artık kanun çıktı ben birşey yapamam. size zarar gelmesini istemem en iyisi ortalıkta dolaşmayın.

    mealinde birşeyler söylemiş ayrıtılı bilgi için zaman gazetesine müracat edebilirsiniz.

    ve o grubu adana'nın bir ilçesine yerleştirmiş.

  11. #11
    SeNoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Teknik Admin
    Üyelik tarihi
    16-11-2006
    Yer
    Kocaeli
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.445
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @SeNoL
    Maide - 116 - Ve Allah şöyle buyurduğu zaman: "Ey Meryem oğlu İsa, sen misin o insanlara "Beni ve o anamı Allah yanında iki tanrı edinin." diyen?" "Haşa, dedi, sen her türlü eksikliklerden münezzehsin ya Rab! Benim için gerçek olmayan bir sözü söylemem bana yakışmaz. Eğer söylemiş olsaydım elbette Sen bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ben ise Senin zatında olanı bilmem! Şüphesiz Sen, gizlilikleri çok iyi bilensin.
    _______________________________

    Bir yerde okumuştum neresiydi tam hatırlamıyorum .... Şapka reform`u olduğu zaman..Almanya`da bir şirkete kadın ve erkek şapkaları olmak üzere bir sürü sipariş veriliyor..Ama şapkaların teslim edileceği sırada nasıl olmuşsa erkek şapkası çokaz gelmiş..Kadın şapkaları fazla olduğu için mecburen dağıtmışlar hepsini...Yani kadın erkek fark etmeden herkes bir şapka kapmış...Bu olayı bir belgeselde bir alman`ın anlattığını okumuştum..

    Daha şapkanın nasıl olduğunu bile bilmeyen insanlara böyle oyunlar bile yapılmış..Nasıl olsa kimse kadın erkek şapkasının farkını bilmiyor...


    İskilipli atıf hoca (ALLAH şefaatine nail etsin ) ile Ali haydar efendi (k.s) aynı koğuşta kalmışlar...Ali haydar efendi rüyasında hocasını görüyor ve hocası ona 33 defa hangi sureydi hatırlayamıyorum ama onu okumasını kurtulacağını söylüyor..Ali haydar efendi uyanınca okumaya başlıyor ve her okuduğu için ranzaya bir işaret koyuyor...Bunu gören ATIF hoca soruyor ne yapıyorsun diye..Ali haydar efendi olayı anlatıyor ve sende oku inş. sende kurtulursun diyor...O da benimde rüyama peygamber efendimiz geldi ve bana...
    ATIF biz seni yanımıza bekliyoruz sen hala savunmanla uğraşıyorsun dedi...Bende savunmamı yırttım...
    Ve inş. sevgililer sevgilisine kavuştu..Hakk`a yürüdü....

  12. #12
    Edibe Ziyâi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    13-11-2006
    Mesajlar
    1.275
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Edibe Ziyâi
    bir rivayete göre:
    galiba asıldığı sırada alnında sadece müminlerin gördüğü nurdan bir la ilahe illaallah yazısı varmış

  13. #13
    Ahmedihsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    23-11-2006
    Yer
    konya
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahmedihsan
    4 şubatta asıldı.el fatiha

  14. #14
    dostluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-06-2007
    Yer
    istanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    5.729
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @dostluk
    İskilipli Atıf Hoca’nın başına şapka geçirip “Giy domuz!” diyen İstiklal Mahkemelerinin Celladı Kılıç Ali..

    14 ciltlik Türk Tarihi’ni yazan, ilk Milli Eğitim Bakanı ve aynı zamanda Sağlık Bakanlığı yapmış olan Dr. Rıza Nur bu olayı şöyle anlatıyor:

    “Bu iş aksülâmallerde kalmadı. Sivas’ta, Erzurum’da ötede beride halk şapka aleyhine kıyam etti. M. Kemal derhal Kel Ali’nin riyaseti altında bir Istiklal Mahkemesi dolaştırıldı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı, iş bitti.


    Asılan bir Hoca’ya pek acırım. Adını hatırlayamıyorum (Iskilipli Atıf Hoca’dan bahsediyor.)

    Zavallı kanundan evvel şapka aleyhine bir risale neşretmiş, hem de bunu Maarif Vekaleti’nin izniyle neşretmiş. Adamcağızı Ankara Istiklal Mahkemnesi’ne çektiler.

    “Ben bunu kanundan bir yıl evvel neşrettim. Maarif Vekaleti’de resmen izin verdi.” dedi.

    Dinlemediler. Astılar. Yahu!… Mademki asılıyor, ona izin veren Maarif Vekilini de assanız ya!…

    Hem de mes’ele şapka kanunundan evvel. Kanunların makabline (öncesine) şumulü olmaz ve bu en mühim huhuki bir esastır. Burda daha feci bir şey olmuş.

    Kel Ali bu esnada M. Kemal’in baş celladı. Muavini de Kılıç Ali. Kel Ali fena adam değildir. Cidden vatanperverdir. Fakat cahil ve safderun. M. Kemal onu istediği gibi bu cinayetlerde kullandı. “Şunu as!” diyor, o da asıyordu. Kılıç Ali ise mel’un, habis bir şey. Onun bir merakı vardı, mahkum ettiği adamların asılmasında da bulunurdu. Bu kanlı hünerini seyretmek ona zevk veriyordu. Herif mühim çingene imiş…

    Bu hocanın asılmasında Hoca’nın boynuna ip geçirilirken, Kılıç Ali de başına bir şapka geçirmiş. “Giy domuz!” demiş ve küfürler etmiş.

    Zavallı böyle ölmüş ve böyle saatlerce teşhir edilmiş. Şu Kanlı Kılıç ne bayağı bir mahluktur… Insan asılan adama hakaret etmekten hayâ eder. Zavallı eli bağlıdır… Ilmik gözünün önündedir.”

    KAYNAK:

    Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım (Paris 1929), Altındağ Yayınları, Istanbul 1967, cild 4, sayfa 1317.









  15. #15

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    15-12-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.295
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @CENGİZHAN

    1789 da Fransada ihtilal oldu ve KRALLIK DEVRİLDİ..
    Kral ve kraliçenin başları giyotinle kesildi..

    Ve bu ihtilal sonrasında 100.000 den fazla Kral taraftarı
    fransızlar sorgusuz sualsiz, muhakeme edilmeden KATLEDİLDİ..

    1905 yılıda Rusyada ihtilal oldu ve Rus Çarı (kralı) ve tüm sülalesi kılıçtan geçirildi.. Çar ailesinden tek kişi sağ bırakılmadı..
    Ve bu ihtilal sonrası Çar taraftarı 10 MİLYON rus vatandaşı
    sorgusuz sualsiz ve muhakemesiz katledildi....

    1923 te Türkiyede bir ihtilal oldu ve Osmanlı Padişahı (Kralı)
    tahttan indirildi ve tüm Padişah hanedanı katledilmedi yurt dışına sürgün edildi...

    Yeni Türkiye devletinin kuruluşunda Hiçbir padişah yanlısı KATLEDİLMEDİ...

    YENİ DEVLETİN KANUNLARINA UYMAYANLAR MAHKEMELERE
    SEVKEDİLDİ VE CEZALARI MAHKEMELERCE VERİLDİ....

    ŞAPKA KANUNU ÇIKMASI NETİCESİNDE SARIK VE FES GİYİMİ KALDIRILDI VE BU GÜNKÜ MODERN TÜRKİYE YARATILDI...

    Haaa... Hala ben kafama FES geçirip sokağa çıkmak istiyorum diyenler varsa....
    BUYURSUNLAR....!!!!!!

  16. #16

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-03-2013
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    10.065
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdullah birisi
    İskilipli atıf hocayada, Osmanlı padişahlarına kurban ol.....anlaşıldı sen çift kimliklisin...

Sayfa 1/7 123456 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13-03-2014, 14:50
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-06-2013, 19:10
  3. İskilipli hoca şapka takmadığı için asılmamış
    By gulibikcin in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-05-2012, 20:44
  4. İskilipli Atıf Hoca Şapka İçin İdam Edilmedi mi?
    By İsmail in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-02-2011, 09:28
  5. Şubat'ta Bir Kardelen:"İskilipli Atıf Hoca"
    By çeçenfedai in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 08-02-2008, 13:53

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş