Etiketlenen üyelerin listesi

-Hallâc’ın inandığı ve bu sebeple öldürüldüğü sözlere kim inanırsa o kimse müslümanların ittifakıyla mürteddir, kâfirdir -«Ben Allah'ım, gökte bir ilâh var, yerde bir ilâh", gibi sözleri böyledir. -Ayrıca, -Allah Hallâc'ın diliyle konuşmuştur, Hallâc'tan işitilen sözler Allah kelâmı idi, ben Allah'ım diyen, onun dilinden söz söyleyen Allah idi», diyen kimse de yine müslümanların ittifakıyla kâfirdir -Çünkü Allah, beşere hulul etmez, beşerin dilinden konuşmazSadece elçilerini

Bu konu 1575 kez görüntülendi 84 yorum aldı ...
Hallac Şeriat kılıcıyla mı öldürüldü? 1575 Reviews

    Konuyu değerlendir: Hallac Şeriat kılıcıyla mı öldürüldü?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1575 kez incelendi.

Sayfa 6/6 İlk 123456
Ağaç Şeklinde Aç16Beğeni

Konu: Hallac Şeriat kılıcıyla mı öldürüldü?

  1. #81
    müttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    21-11-2006
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.351
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @müttaki
    @ehibba

    sayın ehibba. yazdıklarınıza itirazımız olamaz
    bizler aciz ve muhtacız.

    bunlar görüp geçilecek ayatlar. her birini görüp geçti öte ulaştı ol ulu hazrete.

    fakat dediğiniz gibi hak olmak bir oluşum süreci ise ki buna hakkel yakin (kün/ol) denir. gene bizim yaşayacağımız bir oluşum sürecidir.

    selam ile

  2. #82
    cemaliii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    24-08-2009
    Mesajlar
    3.620
    Adı geçen
    8 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @cemaliii
    konu basligina cevap. Evet seriat kılıcıyla öldürüldü.

  3. #83
    ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-04-2015
    Yer
    Almanya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    7.519
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ALI25
    @cemaliii
    konu basligina cevap.Evet seriat kılıcıyla öldürüldü.
    __________________________________________
    Konuyu acanda ve bu yaziyi yazan cemali de ve sizler bir aciklama yapin bu nasil seriatin kilinci olur.
    Bu sözden alip anlayacagim seyi o tamam olarak anlamiyorum ve daha dogrusu ne denilmek isteniyor o söz ile.

  4. #84
    ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-04-2015
    Yer
    Almanya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    7.519
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ALI25
    Sizler söylediginiz sözün aciklamasini yapabiliyormusunuz veya onun hangi sebebe binaen de öyle oldugunu da biliyormusunuz.

    Ve sizler gibi kimselere diyecegim tek bir sözüm var ve ne deniliyor Cahil/bilgisiz cesur olur diye

  5. #85

    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2013
    Mesajlar
    1.711
    Adı geçen
    10 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Fakr
    Selam @ehibba

    Bu mesajımızda kısa kısa değineceğim.Duruma göre daha da genişletebiliriz/açabiliriz.

    Konu başlığındaki söz ile başlayalım.

    Hayır.Olayın arka planındaki asıl durum siyasidir.Ve siyasi bir hamlenin sonucunda çıkan bir sahnedir.

    Diğer açıdan sözün iki değerlendirilişi söz konusudur.Bildiğiniz üzere bir söz bir çok mana barındırabilir.Kişinin idrakine/kesin bilgisine göre bunların ya hepsini ya da bir kısmını ya da idrak söz konusu değilse hakikatin üstünü örterek sağır,dilsiz olabilir.Yani idrak edemeyebilir.

    Biz bu sözün kişinin hayatını da göz önüne alarak iki anlama geldiğini ifade ediyoruz.

    1)Verilen siyasi kararın doğru olmadığı doğru olanın kendisi/kendi tarafı ol'duğunu ifade etmesi,
    2)Hakikat yönünden ;Hakk esmasının tecellisi ve buna işareti.Hakeza Her şey O'dur/O değildir-Tenzih,Teşbih inancı idrak etmiş birisi ol'arak bunu haykırması.

    Konuda tartışılan ikinci şıktaki durumdur ki biz bu sözün bir idrak sonucu tecrübe edileceğini ve söylenilmesinde sakınca olmadığı gibi doğru ol'duğunu ifade ediyoruz.

    Bu tür sözler söylenişteki mana tecrübe edilmediğinde en azından bilgi olarak ne anlatıldığına odaklanılmadan bil(in)meden eleştiren kişi kendi algısı üzerinden giderek "eleştiri" yap(ıl)masıyla olay farklı duruma gitmekte ve bazen "tekfire" varan sonuçlar çıkmaktadır.Bize göre bu sözlerin tekfiri gerektirecek bir yönü ol'madığı gibi bir gerçeğin dile dökülüşüdür.

    Bu tür sözlerdeki mananın daha iyi anlaşılması adına başka sözle anlatmaya çalışayım.Burada da paylaşılıp eleştirilmesi nedeniyle şu sözü konuşmak uygun olacaktır.

    "Cübbemin altında/içinde Allah'tan başkası yoktur".

    Bu sözdeki anlatılan mana mushafdaki bilgiler ile paralel olup anlamı;

    Cübbe dış elbisedir bildiğiniz üzere bizim dış elbisemiz mushafta "beşer" ile ifade edilmektedir.

    Altında/içinde tabiri ise bu dış elbisesi görüntüsünün içindeki katmana işaret vardır. Bu da mushafta Âdem kelimesi ile ifade edilmektedir ki bu edim'den gelen iç katmandır.Âdem mushafta bildirildigi üzere bütün isimlerin öğretildiğidir.Bütün isimlerin cemi bildiğiniz üzere "Allah" ismidir.

    Bu söz Âdem ol'an bir kişinin bu gerçeği dile dökdüğü bir eylemdir.

    Bu söz gibi her sözün bağlamından tutunda söyleniş ortamına söylenilen zamandaki edebiyat diline bakmak bizlerin sözleri doğru anlamamıza neden olacaktır.Aksi takdirde çok farklı sahneler çıkabilir.

    Evet sözdeki mana bu olmasına rağmen bu sözün anlaşılmaması sonucu "tekfir" bile gündeme gelmiştir.

    "Şatahat" konusu hususunda ise; birileri gibi ne "eleştiriyor" ne de "bu durum sadece bir hal'de iken gerçekleşti maruz görülür sonrasında bu söz söylenmez" diyoruz.Biz sözü idrak ettiği sürece söylemesinde bir sakınca görmüyoruz.Çünkü doğru ol'an bir sözün hangi halde söylenir ise söylensin doğruluğundan bir şey kaybetmez.Bu 'zevk' yani iliklere kadar hissetme,idrak etme,yaşamak ile alakalıdır.

    Bu konuda ayat ol'arak Zümer sûresi ayat 10 ve 53 ,Enfal 17; hadis olarak Buhari ve Tirmizi'de geçen rivayette içerik olarak bir kişinin hayvanını kaybedip bulma sürecinden bahseder ve sonrasında kişi sevincinden "Ey Allah'ım sen benim kulumsun bende senin Rabb'inim" der buna rağmen sözün bitiminde Allah Resulu'nun bu konuda uyarmaması ve tevbeye vurgu yapmaması bu konunun delillerinden birisidir.(Bu hadis "zahir ehli"nin verdiği ölüm fetvasına karşı delil niteliğide taşır)Örnekleri çoğaltabiliriz.Bu durumları idrak edenler zaten Fail kim;sıfatlar,isimler kimin;'vucud' kim bil'mekte ve gör'mektedir.

    Yaratma konusu hakkında ise;

    Biz mushafta "yoktan var edildiğimize/yaratıldığımıza" dair bir bilgi bulamıyoruz.Aksine vardan var edildiğimize dair bilgiler ile karşılaşıyor/oku'yoruz.Yaratma kelimesi de eğer Arap dili biliyor iseniz olan bir şeyden bir şey oluşturmak/yapmak anlamına geldigini görebilirsiniz.Mesela bir kumaştan elbise yapılması gibi.Dilerseniz mushaftaki diğer kullanımlarını da zikredebiliriz.

    Burada bir hatırlatma yapmak yerinde olacaktır.Emsalsiz yaratma ile yoktan yaratılma birbirine karıştırılmaktadır.Bunlar birbirinden ayrıdır.

    Ayrıca "yoktan yaratıldığını"ifade eden arkadaşlara şu soruyu da yöneltmek isteriz. "Yok" ne'den yaratılmıştır? "En noktası"ne'dir?

    Âdem bütün isimlerin öğrenildiği(ki Arap dilinde 'öğrenmek' kelimesinin 'yaşamak' anlamına geldiğinin örnekleri için Arap dili edebiyatındaki kullanımlarına bakabilir/araştırabilirsiniz)dir.Bu konuda bir itiraza da burada değinerek diğer konuya geçmek isterim.

    "Allah bir insana tecelli eder mi?Bakın Musa(as) Allah'ı görmek istedi.Ama ne oldu? Dağ paramparça oldu.Görüyorsunuz ya işte dağ paramparça oluyor insana tecelli olabilir mi?Olmaz." Biz bu durumu açığa kavuşturacak şu sözleri zikretmemiz yeterli olur diye düşünüyoruz.Kur'an Resul'un kalbine ilka edilir iken Haşr ayat 21 de bu durumun yani Kur'an dağa indirilseydi paramparça olurdu buyrulmaktadır.Yani dağın kaldıramadığını 'insan' Resul'ün kaldırabilmesi, tecellisi kaldıramayan dağın tecelliyi kaldıran 'âdem'.

    "Vahdeti Vucud"u kabul eden birisiyim.Sizinde paylaştığınız İhlas sûresinde ve başka sûreler/ayatlarda buna işaretler vardır.Samed ismi sizinde bahsettiğiniz üzere anlamlarından birisi 'parçalanamaz,bütün' dür.Bu anlamda Hu/O.parçalanamaz,ayrışmaz.Bu inanış bu 'mertebe' parçalanmayı kabul etmez.

    Bizim inanışımız ne sadece tenzih ve ya teşbih değil yerinde tenzih yerinde teşbih şeklindedir.

    Rahman Rahiym ;

    Âdem'in Rahman suretinde yaratılması.Bütün manaların Âdem'de ol'ması ve bu manaların Rahiym'den açığa çıkması...

    Selametle

Sayfa 6/6 İlk 123456

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hallâc-ı Mansûr ..
    By dostluk in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 65
    Son Mesaj: 21-01-2017, 18:19
  2. 39 terörist öldürüldü
    By Leylifer in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 01-08-2012, 01:36
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-07-2012, 02:20
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17-10-2009, 13:57
  5. Hallac-ı Mansur ve gerçek AŞK
    By Zeynep Özmen in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 59
    Son Mesaj: 11-06-2008, 22:15

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş