Etiketlenen üyelerin listesi

https://www.youtube.com/watch?v=VpUHfBJ8rTA https://www.youtube.com/watch?v=eECLsyFZ7kg https://www.youtube.com/watch?v=tYvSepLH9_w https://www.youtube.com/watch?v=W_emu2bknv4 https://www.youtube.com/watch?v=iPqHuCwlf-U

Bu konu 2135 kez görüntülendi 69 yorum aldı ...
İbni Teymiye Kimdir Nedir Necidir ? ( Cübbeli Ahmet Hoca ) 2135 Reviews

    Konuyu değerlendir: İbni Teymiye Kimdir Nedir Necidir ? ( Cübbeli Ahmet Hoca )

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2135 kez incelendi.

Sayfa 1/5 12345 Son
  1. #1

    Üye
    Üyelik tarihi
    22-06-2016
    Mesajlar
    15
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @RssCip






  2. #2
    hikemiyat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    03-08-2014
    Mesajlar
    752
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hikemiyat
    Acaba cübbeli hoca şu bilgiye vakıfmıdır:



    İbn Teymiye Allah rahmet etsin , kusurlarını afuv etsin/, KADİRİ Tarikatından hırka giymiştir.Saniyen İbn Teymiye üzer,nden tarikatlara saldıran neo selefilere/çakma selefilere de bu husus küpe olsun.salisen cübbeli hocanın ibn teymiye külliyatına vakıf olduğunu düşünmüyorum..Bu husus ibn teymiyenin cumhuru ülemaya aykırı görüşlerini aklamaz.

  3. #3
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.045
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Ebubekir Sifil paylaşmıştı facebook hesabında bunu..Ne yazıyor tam olarak tercüme edecek var mı ?

  4. #4
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    12.684
    Adı geçen
    24 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    İbn Teymiyye'nin hirka giyinip giyinmedigini bilmiyorum ama bildigim birsey var ki o da kendi donemindeki sufilerle gunumuz sufilerin arasinda daglar kadar farkin oldugudur. O donemde kendi mecrasinda gayet mutedil bir sekilde seyreden zuht hareketi sonraki donemlerde rayindan cikmis icerisinde bir suru sirk unsuru barindiran bir yapiya donusmustur.

    Kimse selefi ekolun mimarlarindan olan İbn Teymiyye gibi birinin "aaa o da tasavvufa olumlu bakiyormus" deyip gunumuz tasavvufu mesru gostermeye calismasin. Teymiyye'nin eserlerini okuyan herkes, onun gunumuz tasavvufu toptan reddedigini hatta tekfir ettigini cok iyi bilir.

  5. #5
    hikemiyat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    03-08-2014
    Mesajlar
    752
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hikemiyat
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    İbn Teymiyye'nin hirka giyinip giyinmedigini bilmiyorum ama bildigim birsey var ki o da kendi donemindeki sufilerle gunumuz sufilerin arasinda daglar kadar farkin oldugudur. O donemde kendi mecrasinda gayet mutedil bir sekilde seyreden zuht hareketi sonraki donemlerde rayindan cikmis icerisinde bir suru sirk unsuru barindiran bir yapiya donusmustur.

    Kimse selefi ekolun mimarlarindan olan İbn Teymiyye gibi birinin "aaa o da tasavvufa olumlu bakiyormus" deyip gunumuz tasavvufu mesru gostermeye calismasin. Teymiyye'nin eserlerini okuyan herkes, onun gunumuz tasavvufu toptan reddedigini hatta tekfir ettigini cok iyi bilir.
    Üstad bediüzzamanında ifade ettiği gibi :''

    Ehl-i Sünnet ve Cemaatin bir kısım zâhirî uleması ve Ehl-i Sünnet ve Cemaate mensup bir kısım ehl-i siyaset gafil insanlar, ehl-i tarikatin içinde gördükleri bazı sûiistimâlâtı ve bir kısım hatîâtı bahane ederek, ohazine-i uzmâyı kapatmak, belki tahrip etmek ve bir nevi âb-ı hayatı dağıtan o kevser menbaını kurutmak için çalışıyorlar.

    Halbuki eşyada kusursuz ve her ciheti hayırlı şeyler, meşrepler, meslekler az bulunur. Alâküllihal bazı kusurlar ve sûiistimâlât olacak.

    Çünkü ehil olmayanlar bir işe girseler, elbette sûiistimal ederler. Fakat Cenâb-ı Hak, âhirette muhasebe-i a’mâl düsturuyla, adalet-i Rabbâniyesini, hasenat ve seyyiâtın muvazene
    siyle gösteriyor.''


    Günümüzde görülen bir takım suistiamatlar tasavvufu/tarikatları toptan inkar etmemizi asla gerektirmez..Şeyhulislam hafız Ahmed ibn Teymiye tasavvufu toptan reddeden biri değildi.Kendisi Abdulkadir Geylaniden sitayişle bahsetmekte ve kerametlerini kabul etmektedir.Bununla beraber hatalarını ulema kitablarında yazmıştır..

  6. #6
    ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-04-2015
    Yer
    Almanya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    7.471
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ALI25

  7. #7

    Üye
    Üyelik tarihi
    22-06-2016
    Mesajlar
    15
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @RssCip
    Mahmut Efendi Hz. lerinin İbni Teymiye hakkında söylediği her şeyi noktalar:

    Sohbeti bulamadım özet geçeyim.
    Cübbeli Hoca:
    Kitaplardan okuyoruz İbni Teymiye hakkında kimi kafir diyor kimi münafık diyor kimi evliya diyor bizde şaşırdık neye inanacağımızı.Efendi Hazretlerine sorduk. Efendi Hz.(Mahmut Ustaosmanoğlu) ''Rasulullahın(a.s.) kabrine gitmeyi yasaklayan sapıtmıştır.'' buyurdular. Bir mürşid gerek yoksa oku oku nereye kadar...
    der Cübbeli Hoca...

  8. #8
    alitufan2003 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    27-08-2013
    Yer
    Yalova
    Mesajlar
    1.373
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alitufan2003
    Alıntı RssCip Nickli Üyeden Alıntı
    Mahmut Efendi Hz. lerinin İbni Teymiye hakkında söylediği her şeyi noktalar:

    Sohbeti bulamadım özet geçeyim.
    Cübbeli Hoca:
    Kitaplardan okuyoruz İbni Teymiye hakkında kimi kafir diyor kimi münafık diyor kimi evliya diyor bizde şaşırdık neye inanacağımızı.Efendi Hazretlerine sorduk. Efendi Hz.(Mahmut Ustaosmanoğlu) ''Rasulullahın(a.s.) kabrine gitmeyi yasaklayan sapıtmıştır.'' buyurdular. Bir mürşid gerek yoksa oku oku nereye kadar...
    der Cübbeli Hoca...

    Kusura bakma kardeş,
    Mahmut Efendinin söylediği sözler nokta koymaz. Kendisi Gülen için İslam'a hizmet eden bir zatın aleyhinde olmamız düşünülemez." deyip, F.Gülen'e ismiyle hitap edenleri, ona "HOCAEFENDİ" deyin diye ikaz ettiği kendi mollalarınca aktarılmıştır.




    İbn-i Teymiyye'ye gelince;

    İbn-i Teymiyye (1263-1328):
    Vehhâbîlik dininin fikir olarak ortaya çıkması, Hicrî 661, Milâdî 1263 yılında Harranda doğan İbn-i Teymiyye ile başlamıştır. Asıl adı Ahmed bin Abdülhalim olup, İbn-i Teymiyye lâkabıyla şöhret bulmuştur.
    ...

    http://www.hakikat.com/dergi/102/bsyz10209.html
    http://www.hakikat.com/dergi/252/bsyz252.html

  9. #9

    Üye
    Üyelik tarihi
    22-06-2016
    Mesajlar
    15
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @RssCip
    Alıntı alitufan2003 Nickli Üyeden Alıntı
    Kusura bakma kardeş,
    Mahmut Efendinin söylediği sözler nokta koymaz. Kendisi Gülen için İslam'a hizmet eden bir zatın aleyhinde olmamız düşünülemez." deyip, F.Gülen'e ismiyle hitap edenleri, ona "HOCAEFENDİ" deyin diye ikaz ettiği kendi mollalarınca aktarılmıştır.




    İbn-i Teymiyye'ye gelince;

    İbn-i Teymiyye (1263-1328):
    Vehhâbîlik dininin fikir olarak ortaya çıkması, Hicrî 661, Milâdî 1263 yılında Harranda doğan İbn-i Teymiyye ile başlamıştır. Asıl adı Ahmed bin Abdülhalim olup, İbn-i Teymiyye lâkabıyla şöhret bulmuştur.
    ...

    http://www.hakikat.com/dergi/102/bsyz10209.html
    http://www.hakikat.com/dergi/252/bsyz252.html

    Sanıldığı gibi Mahmud Efendi o sözü Cübbeli Hoca'nın hapse girdiği döneme yakın bi dönemde söylemedi kim bilir kaç yıl önce söyledi;ki zahirde sapıklık vuku bulmadıkça bu adam sapıktır diyemezsin şeriat bunu emreder.Fetullah Gülen'in sapıklığı zahirde vuku bulduğunda gerekeni söylemiştir Efendi Hz.'leri



    Cübbeli hocamız hapis sürecinde ve sonrasında Fetönün örümcek ağından tam olarak kurtulamadığı için tekrar hapse düşmemek için ortamı yumuşatmak için v.s. v.s Efendi Hz.lerinin eski sözlerini dile getirmiştir.


    Detaylı izahlı bir yazı buldum: http://www.ihvanlar.net/2013/01/12/m...yin-buyurmasi/

  10. #10
    alitufan2003 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    27-08-2013
    Yer
    Yalova
    Mesajlar
    1.373
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alitufan2003
    Alıntı RssCip Nickli Üyeden Alıntı
    Sanıldığı gibi Mahmud Efendi o sözü Cübbeli Hoca'nın hapse girdiği döneme yakın bi dönemde söylemedi kim bilir kaç yıl önce söyledi;ki zahirde sapıklık vuku bulmadıkça bu adam sapıktır diyemezsin şeriat bunu emreder.Fetullah Gülen'in sapıklığı zahirde vuku bulduğunda gerekeni söylemiştir Efendi Hz.'leri



    Cübbeli hocamız hapis sürecinde ve sonrasında Fetönün örümcek ağından tam olarak kurtulamadığı için tekrar hapse düşmemek için ortamı yumuşatmak için v.s. v.s Efendi Hz.lerinin eski sözlerini dile getirmiştir.


    Detaylı izahlı bir yazı buldum: http://www.ihvanlar.net/2013/01/12/m...yin-buyurmasi/


    Bir müslüman için şu sözleri söyleyen;

    F.GÜLEN (1998 Yılı)
    Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik (Aksiyon, 167. sayı)

    F.GÜLEN (1995 Yılı)
    Kadınların başlarını örtmesi iman meselesi ölçüsünde önem arzetmez. Allaha karşı kulluk, umumi manada kulluk ölçüsünde önem arzetmez bunlar. Teferruata ait meseledir. ... Temel meseleler varken, teferruatla (furuatla) uğraşılmamalı. (Bkz. Hürriyet, 23-28 Ocak 1995; Sabah, 23-30 Ocak 1995 tarihli röportajlar)

    F.GÜLEN (1998 Yılı)
    Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir (Aksiyon, 167. sayı)

    F.GÜLEN (2003 Yılı)
    Herkes kelime-i tevhidi esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslâh etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümünü yani Muhammed Allahn resulüdür kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır.(Küresel Barışa Doğru: 131. sh)

    F.GÜLEN (2003 Yılı)

    Yahudi ve hıristiyanları kınayan ve azarlayan âyetler ya Muhammed A.S döneminde yaşayan ya da kendi peygamberleri döneminde yaşayan bazı yahudi ve hıristiyanlar hakkındadırKüresel Barışa Doğru: 45. sh)


    Zahirde SAPIKTIR!!!
    Gerçek İslam alimlerine düşen de bu zahirde sapıklığı teşhir etmek ve müslümanların dalalet fırkalarına bölünmesini engellemektir.

    http://www.hakikat.com/dergi/150/bsyz15002.html

  11. #11
    Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    2.231
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Murat Yazıcı

  12. #12
    hikemiyat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    03-08-2014
    Mesajlar
    752
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hikemiyat
    Ahaberde katıldığı bir proğramda Fetöyle üstad Bediüzzamanı bir tutacak kadar cehaletini ortaya koyan tarihçi şimşirgilin hafız İbn Teymiyeyi tartacak bir kantara sahib olmadığı bellidir.Kaldıki ehli sünnet ulema bu konuda bir çok şey söylemiştir.Şimşirgilden öğreneceğimiz bir şey yoktur.Meşrebinden devşirdiği bildik cümlelerle ibn Teymiye tenkidi olmaz.Tarihi olarak bile söylediği şeyler tartışmalıdır, kesin değildir.Mesela :

    ''Gazan müslüman olmasına rağmen Suriye'deki Müslüman toprakları ele geçirmeye çalışmıştır. Ortak düşmaları olan Araplara karşı Avrupalılarla bir Franko-Moğol ittifakı kuran, veya ittifak kurmaya çalışan Moğol liderlerden biri olmuştur. Kendisine sadakat ilan etmiş olan Kilikya Ermeni Krallığı ve Gürcistan'ın askerlerini zaten kullanabiliyordu. İttifakın planı, Gazan'ın birlikleri, Hıristiyan askerleri, ve Kıbrıs'a üstlenmiş şövalyelerin düzenlenip Memlûkler'i yenmesi, sonra da Kudüs'ün Hıristiyanlara verilmesiydi

    /
    The Trial of the Templars", Malcolm Barber, 2nd edition, page 22: "The aim was to link up with Ghazan, the Mongol Il-Khan of Persia, who had invited the Cypriots to participate in joint operations against the Mamluks"

    Şimşirgil bu iktibasa ne der acaba? Bekliyoruz..

  13. #13
    Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-01-2012
    Mesajlar
    12.684
    Adı geçen
    24 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kaptan
    Ahmed Simsirgil denen adamin nasil bir cehalet dehlizinde bocaladigin anlamak icin
    türkiye gazetesinde cikan "asrin fetö ihanetinin analazi" yazisini okumanizi tavsiye ederim.

    adam cikiyor, gülen üzerinden c.afgani, m.abduh ve seyyid kutup gibi öncülere saldiriyor.
    bre zir cahil, baglanti kuracaksan önce kendi camiandan baslayacaksin. batini kavramlari
    kullanan fetö'nün karsiligi o iftira attigin cihada ve kiyama gözünü kirpmadan gidenler degil senin gibi zivanadan
    cikmis fetö'nün ilham kaynagi bestami, hallac'i mansur ve ibn'i arabi'lerdir.

    simdi de cikmis ibn teymiyye'yi diline dolamis.

    kilavuzu h.hilmi isik (ihlascilar) olan adamdan da ancak bu beklenirdi zaten.
    emekli albaydan alim mi olurmus, olursa müritleri de iste ancak ahmed simsirgil gibi cahiller olur.
    hikemiyat'in dedigi gibi bu zattan ögrenecek hicbir seyimiz yoktur.

    ibn teymiyye, Allah'in dinini bidat ve hurafelerden temizlemeye gayret eden bir islahatcidir.
    mogollarla savastigi gibi islam disi bidatci ve hurafeci firkalarla da savasmistir.
    bidatci ve hurafecilerin ondan bu kadar rahatsiz olmalari bundandir.

    ha sunu da belirteyim belki bilmeyenler vardir.
    ibn teymiyye, islam dünyasinda istisnasiz bütün dönemlerde kabul görmüs
    "hadislerle kuran tefsiri"nin sahibi ibn kesir'in hocasidir da ayni zamanda
    yaaa sasirdiniz deel mi

    karalamadan veya birilerinin iddialarini arastirmadan sahipleneceginize gidin
    adamin eserlerini okuyun önce.

  14. #14
    Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    2.231
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Murat Yazıcı
    Alıntı Kaptan Nickli Üyeden Alıntı
    ha sunu da belirteyim belki bilmeyenler vardir.
    ibn teymiyye, islam dünyasinda istisnasiz bütün dönemlerde kabul görmüs
    "hadislerle kuran tefsiri"nin sahibi ibn kesir'in hocasidir da ayni zamanda
    yaaa sasirdiniz deel mi

    karalamadan veya birilerinin iddialarini arastirmadan sahipleneceginize gidin
    adamin eserlerini okuyun önce.
    Aaa ne kadar çok şaşırdık. Sen yazmasan bilmeyecektik.

    Hadi, biraz okuyalım.

    Aşağıdaki yazıyı 2006-2007 senelerinde bu forum dahil birçok forumda neşretmiştim.

    http://muratyazici.blogspot.com.tr/2...kzip-eden.html


    İsmâîl bin Ömer İbni Kesir, Şâfiî hadîs alimidir. İbni Teymiyye'nin öğrencisidir. 774 [m. 1372] de Şam'da vefat etdi. Vehhabîler İbni Kesir'i büyük alim olarak tanıtıyor, tefsirine sıkça atıfda bulunuyorlar. İbni Kesir'den naklettiğim aşağıdaki yazılar Vehhabîlerin bazı temel görüşlerini iptal etmektedir.

    Ebdâl

    Ebu Bekr İbn Merdûyeh diyor ki: «Bize Muhammed İbn Ahmed İbn İbrahim... Sevbân'dan merfû' olarak şu hadîs-i şerîfi haber verdi: «Allah'ın emri gelinceye kadar (kıyamete kadar) içinizde yedi sınıf insan bulunacak; onlarla zafer bulacaksınız, onlarla yağmura nail olacaksınız ve onlarla rızıklanacaksınız.»

    Yine İbn Merdûyeh diyor ki: Bize Muhammed İbn Ahmed... Ubâde İbn Sâmit'ten rivayet etti ki Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır : «Ümmetim içinde ebdâl otuz kişidir; onlar sayesinde rızıklanırsınız, onlar sayesinde size yağmur verilir ve onlar sayesinde zafere kavuşturulursunuz.» Katâde der ki: Hasan'ın onlardan olduğunu umarım.

    İbni Kesir, Bakara/252


    Peygamberimizden (aleyhisselam) Şefaat İstemek

    İçlerinde eş-Şâmil isimli eserin müellifi Şeyh Ebu Nasr îbn es-Sabbâğ'ın bulunduğu bir grup âlim Utbâ'dan şu meşhur hikâyeyi naklederler ; Utbâ şöyle anlatmıştır : Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) in kabri yanında oturuyordum. Bir bedevî gelerek: Selâm sana ey Allah'ın Rasûlü, AllahüTeâlâ'nın : «Onlar kendilerine yazık ettikleri zaman, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve peygamberleri de onlara mağfiret dileseydi elbette Allah'ı Tevvâb ve Rahîm olarak bulacaklardı.» buyurduğunu işittim. İşte günâhlarımdan mağfiret dileyerek ve Rabbıma benim hakkımda şefaatte bulunmanı isteyerek sana geldim, dedi ve şu şiiri söyledi:

    «Ey yeryüzündeki efendilerin en hayırlısı ve en büyüğü; onların güzel kokularıyla yeryüzünün alçak ve yüksek yerleri hep güzelleşmiştir.
    Senin bulunduğun kabre benim nefsim feda olsun. Orada iffet, orada cömertlik ve şeref vardır.»

    Sonra Bedevi ayrılıp gitti ve bana bir uyku hali geldi. Rü'yâmda Hz. Peygamberi (sallallahü aleyhi ve sellem) gördüm. Şöyle buyurdular: Ey Utbâ, Bedevi'ye var ve Allah'ın kendisini bağışladığını ona müjdele. (*)

    İbni Kesir, Nisa/64 tefsiri.


    Meyyitler İşitir

    52 Bunun için sen, ölülere kat'iyyen işittiremezsin. Dönüp giden sağırlara da daveti duyuramazsın.
    53 Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin. Sen âyetlerimizi ancak inananlara duyurabilirsin, işte onlar müslümanlardır.Ölülere Duyurabilir misin Hiç?

    Allahü Teâlâ bu âyet-i kerîme'lerde şöyle buyuruyor: Nasıl ki kabirlerindeki ölülere işittirmek, işitmeyen sağırlara sözünü ulaştırmak kudretine sâhib değilsin ve bununla beraber onlar sana arka çevirmektedirler; aynı şekilde hakka karşı kör olanları hidâyete erdirmeye ve onları sapıklıklarından çevirmeye de güç yetiremezsin. Bunlar ancak Allah'a aittir. Dilediği zaman dirilerin seslerini ölülere işittirmek, dilediğini hidâyete erdirmek ve dilediğini sapıttırmak O'nun kudreti dahilindedir. O'nun dışında hiç kimseye bu güç verilmemiştir. Bu sebepledir ki şöyle buyurur: «Sen, âyetlerimizi ancak inananlara duyurabilirsin. İşte onlar müslümanlardır. (Allah'a boyun eğen, O'na icabet eden ve O'na itaat edenlerdir. İşte hakkı işiten ve hakka tâbi olanlar da bunlardır.)» Bu, inananların durumudur. Birincisi ise kâfirlerin misâlidir. Nitekim başka bir âyet-i kerîme'de şöyle buyrulur: «Ancak dinleyenler icabet ederler. Ölülere gelince; onları Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler.» (En'âm, 36).Abdullah İbn Ömer'in rivayet etmiş olduğu bir hadîse göre; Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Bedir kuyusuna atılmış ölülerle üç gün sonra konuşmuş, onları azarlamıştı. Nihayet Hz. Ömer ona: Ey Allah'ın elçisi, kokuşmuş bir kavme ne diye hitâbedersin? demişti. Hz. Peygamber: Nefsim kudret elinde olan (Allah) a yemîn ederim ki siz benim söylemekte olduklarımı onlardan daha iyi işitir durumda değilsinizdir. Şu kadar var ki onlar cevab veremezler. Abdullah İbn Ömer'in bu hadîsi rivayetine karşı mü'minlerin annesi Hz. Âişe (r.a.) «Bunun için sen, ölülere kat'iyyen işittiremezsin.» âyetini delil getirerek Allah Rasûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) nün yukarıdaki sözünü şöyle te'vîl etmiştir: Şüphesiz ki onlar benim kendilerine söyleyegelmekte olduğum şeylerin gerçek olduğunu şu anda çok iyi bilmektedirler. Katâde der ki: Allahü Teâlâ onları peygamberi için diriltmiş de onlar bir azarlama, suçlama ve öç alma şeklinde onun sözünü işitmişlerdir. Alimler katında sahîh olan ise İbn Ömer'in rivayetidir. Zîrâ onun sahîh olduğuna birçok yönlerden şâhidler vardır. Bu cümleden olarak İbn Abdülberr'in İbn Abbâs'tan merfû' olarak rivayet ettiği ve sahihtir dediği bir hadîste şöyle buyrulur: Bir kimse dünyada iken tanımakta olduğu bir müslüman kardeşinin kabrine uğrar da ona selâm verirse Allahü Teâlâ onun ruhunu kendisine iade eder de selâm verenin selâmına karşılık verir.

    İbni Kesir, Rum 52-53. ayetlerin tefsiri


    Nitekim Ebu Dâvûd et-Tayâlisî der ki: Bize Salt İbn Dinar'ın Hasan'dan, onun Câbir İbn Abdullah'tan rivayetine göre; Allah Rasûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz akraba ve aşiretlerinize kabirlerinde arzedilir. Eğer amelleriniz hayır ise sevinirler. Aksi ise : Ey Allah'ım, Senin tâatını işlemesini ona ilham et, derler.

    İmâm Ahmed der ki: Bize Abdürrezzâk'ın... Enes'den rivayetine göre, Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz, ölü olan yakınlarınıza arzolunur. Eğer hayır ise sevinirler. Değilse : Ey Allah'ım, bize hidâyet verdiğin, gibi onları da hidâyete kavuşturmadıkça onları öldürme, derler.

    İbni Kesir, Tevbe/105 tefsiri

    (*) Not: İbni Kesir'in Nisa/64 tefsirinde naklettiği rivayet başka kaynaklarda da mevcuttur. Mesela, Recep Yıldız şunları yazmış:

    Huzur-u Nebide el-Utbinin tanık olup naklettiği şu manzaraya muvafık nice haller var... el- Utbi naklediyor: Kabr-i Şerifin yanında oturuyordum, bir bedevi geldi, kabre yönelip "Es-selamu aleyke ya Resulallah! İşittim ki Allahü Teala şöyle diyor: “Eğer müminler kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allahtan günahlarının bağışlanmasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allahı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı, [30] ben de huzuruna, günahına istiğfar eden, Rabbine karşı, şefaatini bekleyen bir halde geldim." diye yalvarır. Samimi duygularla Allah Resülünden (sallallahu aleyhi vesellem) şefaat talebinde bulunan bedevi şöyle bir şiir inşad eder: Ey kemikleri bu vadiye defnedilenlerin en hayırlısı olan Resul!Kemiklerinin kokusundan ova ve tepeler güzel olmuştur.İçinde bulunduğun kabre canım fedadır. İffet, cûd ve kerem o kabrin içinde metfundur. Bedevinin haline tanıklık eden el-Utbi hemen orada uykuya dalar. Rüyada Allah Resulünü (sallallahü aleyhi ve sellem) görür. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyururlar ki; Utbi! Bedeviye yetiş ve ona, Allahın kendisini affettiğini müjdele.[31]

    [30] Nisa(5): 64. [31] İbn Kudame, el-Muğni, Beyrut, 1994, III, 394.

    Kaynak: Recep Yıldız, Harameyn Notları, İnkişaf Dergisi, No: 7.

    Prof. Dr. Zekeriya Güler ise İmam-ı Nevevî'nin sözlerini şöyle nakletmiş:

    Nevevî (v. 676/1277), Ziyaretçi kerem sahibi olan kabre/ravza-i mutahhereye gelir; sırtını kıbleye, yüzünü de kabrin duvarına çevirir... Kendisi hakkında Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile tevessülde bulunur ve onunla Allah Teâlâdan istişfâ eder dedikten sonra şunu kaydetmektedir: Bu konuda Mâverdî, el-Kâdî Ebut-Tayyib ve diğer ashabımızın müstahsen görerek el-Utbîden naklettikleri en güzel söz şudur: Ey şu kutlu toprakta yatanların en hayırlısı! Bu kabrin varlığından dolayı, yeryüzünün tüm dağları ve ovaları ne kadar da hoştur. (Peygamberim!) Senin sâkini bulunduğun bir kabre canım feda olsun! İffet ve nezâhet, kerem ve sehâvet hep bu kabrin içindedir.

    Kaynak: Prof. Dr. Zekeriya Güler (Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi), Vesîle ve Tevessül Hadislerinin Kaynak Değeri (Tahric ve Değerlendirme), İlam Araştırma Dergisi, c. II, sy. 1, Ocak-Haziran 1997.

    Huccet-ül İslâm İmâm-ı Muhammed Gazâlî İhya kitabında, "Ravza-i Mutahharanın Karşısında Duruş Keyfiyeti" kısmında diyor ki:

    "Sonra Resûlullahın sallallahü aleyhi ve sellem kabrine gider ve yüzünün karşısında arkasını Kıbleye, yönünü türbenin duvarına çevirerek dört adım uzakta durur... Makbul olan ve Peygambere hürmeti ifade eden, hürmet ile karşısında bulunmaktır [İmâm-ı Gazâlî burada okunacak salevat ve duaları yazdıktan sonra devam ediyor ve diyor ki:] Bundan sonra şöyle der: Ya Resûlallah!...Sen, seni ziyaret edenlere şefaat edeceğini vaadettin. Ben aciz bir ümmetin olarak şefaatini dilemek üzere huzuruna geldim. Bana Kıyametin dehşetinde şefaatçi ol. Ya Rab! Kıyamet gününde Habibini bana şefaatçi kıl ve şefaatini kabul eyle!..." (İhya, Bedir Yay., c. 1, s. 740)

    Bütün bunlar gösteriyor ki, Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem kabrini ziyaret etmek ve kendisinden şefaat istemek güzel ve makbul bir işdir.

    İmam-ı Kurtubi'nin tefsirindeki şu rivayet de konuyla alakalıdır:

    Ebû Sadık, Hz. Ali'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasûlullah'u (sallallahü aleyhi ve sellem) defnettiğimizden üç gün sonra bir bedevi Arap yanımıza çıkıp geldi. Kendisini Rasûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kabri üzerine attı. Toprağından başının üzerine saçmaya koyuldu. Şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü, sen söyledin biz de senin söylediğini dinledik. Sen Allah'tan belledin biz de senden belledik. Allah'ın sana indirdiği buyruklar arasında da: ''Şayet kendilerine zulmettiklerinde..." âyeti de vardır. Ben kendime zulmettim. İşte sana, bana mağfiret dilemen için gelmiş bulunuyorum. Kabirden ona: Sana mağfiret olundu, diye seslenildi.

    Kaynak: Kurtubi Tefsiri, Nisa/64.

    İbni Kesir'in tefsirinden naklettiğim yukarıdaki rivayeti ve İmam-ı Kurtubi'nin yazdığı bu rivayeti bir sene kadar önce bir forumda yazmıştım. Bundan birkaç ay önce de, Mefahim isimli eser elime geçti. Hoş bir sürpriz olarak gördüm ki, bu rivayetler orada da yazılıdır. Müellif Muhammed bin Alevi el-Maliki el-Haseni şu bilgileri eklemiş:

    İbni Kesir'in yazdığı rivayeti aynı zamanda İmam-ı Nevevi el-İzah adlı eserinin 498. sayfasında, Şeyh Muhammed İbni Kudame Mugni isimli meşhur eserinde (el-Mugni, 3/556), Şeyh Ebu'l Ferec Şerhü'l-Kebir adlı eserinde (Şerhü'l-Kebir, 3/495), Şeyh Mansur bin Yunus el-Buhuti de Hanbeli mezhebinin en meşhur kitaplarından biri olan Keşşafu'l-Kına adlı eserinde (Keşşafu'l-Kına, 5/30) nakletmişlerdir...

    Bize göre, bu büyük alimlerin naklettiği bu kıssanın zayıf ya da sahih kabul edilip edilmemesi herhangi bir önem arz etmemektedir. Zira önemli olan şudur ki, bu alimlerin hiç birisi bu kıssayı şirk, sapkınlık, kabirlere tapmak ve putperestlik olarak görmemişlerdir. Rivayette geçenleri onayladıkları içindir ki kıssayı aynen nakletmişlerdir.

    Buna rağmen onların sözlerine güvenmeyecek ve delil kabul etmeyecekler varsa şundan başka diyecek bir şeyimiz kalmıyor: "Allah'ım bu ne büyük bir iftiradır."

    Utbi'nin kabr-i şerif başında okuduğu şiiri, şu anda Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hücreyi seadetlerinin karşısındaki sütunların üstünde yazılıdır. Yüzyıllardır onu herkes görmektedir. Hatta Kral Abdülaziz, Kral Suud, Kral Faysal ve Kral Halid zamanında da oradaydı. Şimdi de Kral Fahd zamanındayız [şimdi de Kral Abdullah var- mütercim] ve bu şiir orada muhafaza edilmektedir.

    Kaynak: Mefahim tercümesi, Baskı: Ege Basım, İstanbul, 2007; s.158-159.

    Bütün bunlara iki mühim kaynak daha ekleyelim:

    Şâfiî fıkh ve tefsîr âlimi, meşhur fıkıh kitabı Hâvî'nin müellifi İmâm-ı Mâverdî de (rahmetullahi teâlâ aleyh) el-Utbînin kıssasını tasvib ederek nakleden alimlerden biridir. Bkz. Ahkâm-üs-sultâniyye, 10. Bölüm: Hacc Emirleri ve Haccı İdare; Bedir Yayınevi, İstanbul, 1976, s. 120.

    İmâm-ı Kastalânî de (rahmetullahi teâlâ aleyh) benzer bir rivayeti ("Muhammed İbn-i Harb el-Hilâlî anlatmıştır:..." diyerek) nakletmektedir. Bkz. Mevahibü Ledünniye, Hisar Yayınevi, İstanbul, c. 2, s. 478.

    Hazırlayan: Murat Yazıcı

  15. #15
    Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    2.231
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Murat Yazıcı
    Alıntı hikemiyat Nickli Üyeden Alıntı
    Ahaberde katıldığı bir proğramda Fetöyle üstad Bediüzzamanı bir tutacak kadar cehaletini ortaya koyan tarihçi şimşirgilin hafız İbn Teymiyeyi tartacak bir kantara sahib olmadığı bellidir.Kaldıki ehli sünnet ulema bu konuda bir çok şey söylemiştir.Şimşirgilden öğreneceğimiz bir şey yoktur.Meşrebinden devşirdiği bildik cümlelerle ibn Teymiye tenkidi olmaz.Tarihi olarak bile söylediği şeyler tartışmalıdır, kesin değildir.Mesela :

    ''Gazan müslüman olmasına rağmen Suriye'deki Müslüman toprakları ele geçirmeye çalışmıştır. Ortak düşmaları olan Araplara karşı Avrupalılarla bir Franko-Moğol ittifakı kuran, veya ittifak kurmaya çalışan Moğol liderlerden biri olmuştur. Kendisine sadakat ilan etmiş olan Kilikya Ermeni Krallığı ve Gürcistan'ın askerlerini zaten kullanabiliyordu. İttifakın planı, Gazan'ın birlikleri, Hıristiyan askerleri, ve Kıbrıs'a üstlenmiş şövalyelerin düzenlenip Memlûkler'i yenmesi, sonra da Kudüs'ün Hıristiyanlara verilmesiydi

    /
    The Trial of the Templars", Malcolm Barber, 2nd edition, page 22: "The aim was to link up with Ghazan, the Mongol Il-Khan of Persia, who had invited the Cypriots to participate in joint operations against the Mamluks"

    Şimşirgil bu iktibasa ne der acaba? Bekliyoruz..
    Yanlış yerde bekliyorsun. Şimşirgil'in bu forumu takip ettiğini sanmıyorum.

    Söylediklerinin arkasındaysan, iddialarını gerçek adın ve soyadınla A. Şimşirgil'e yazarsın veya web sitesine yorum olarak eklersin. Belki görüp cevap verir.

  16. #16
    Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    2.231
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Murat Yazıcı
    Abduh'un Efgani'ye gönderdiği 5 Cemazilevvel 1300 (15 Mart 1883) tarihli mektubdan:

    "Azametli Mevlâm, Allah'ın kendini hıfzettiği ve onun maksadında ikinci kıldığı [zât], keşke size ne yazacağımı bileydim. Siz nefsimizde olan ve nefsinizde olanların [cümlesine] âlimsiniz. Bizi ellerinle yoğurdun, [sana'tenâ] kâmil bir suret üzere giydirdin [şekil verdin, techiz ettin] ve bizi en güzel bir şekilde yaratdın [inşâina fî hüsn-i takvîm]... Ve öyle kanaat hasıl oldu ki kudretim kudretinle (kudretin sayesinde) gayrımahdutdur, [kudretî bikudretike gayrımahdûdet] ve müktesebâtım nihayetsizdir... [Şeyhinin üç ruhundan bahsederken, üçüncüsüne geliyor]... Ve fotoğraf resminiz ki yeri, kıble-i sâlatımızdır [fî kıbletisSalâti]..."

    Kaynak: Dr. Muhammed Reşad, Cemâleddin Efganî'nin Gerçek Yüzü, Bedir Yayınevi, İstanbul, 1997, s. 40.



    Reşid Rıza'nın 1310'da (m. 1892) Efganî'ye gönderdiği ve "Tarih..."ine de aldığı kendi mektubundan bir pasaj:

    "O'nu gönderdiği için Allah'a hamd olsun. Efendimiz Muhammed'e, Âline, Efendime, mutlak efendi... İrfan ağacının, iyilikler ve lutf Cennetinin Efendisi, her alınan nefeste ecri bulunan büyük imam, tek akıl... Kendisinde en mükemmel bir biçimde güzellik sırrı tecelli edene...Salatü selam olsun" (Reşid Rıza, Tarihül Üstaz..., 1. c, 85. sh.)


    Kaynak: Dr. Muhammed Reşad, a.g.e., s. 41.

    Bunu nakleden Dr. Reşad şöyle hayret ediyor: "İşin garib tarafı bu ifadelerin sahibi, olur olmaz şeye şirk yaftası vuran "Selefiyye"den geçinir..."

Sayfa 1/5 12345 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İbni Teymiye Kimdir Nedir Necidir ?
    By RssCip in forum VİDEOLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-07-2016, 01:30
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 17-09-2012, 00:01
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21-12-2011, 22:20
  4. Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 25-04-2010, 23:47
  5. İbni Teymiye'nin Fetvası ve Mardin Toplantısı
    By Hikem in forum İSLAM DÜNYASI
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28-03-2010, 20:43

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş