Etiketlenen üyelerin listesi

Anket: Din ve bilim çelişir mi?

Uyarı: Bu bir açık Ankettir, bu Anketi bütün Üyelerimiz görebilir ve oy kullanabilirler.

Fizikçi Stephen Hawking, benim fizik konusunda çok güvendiğim bir insan. Bir zamanlar bilimin, inancı yendiğini savunuyordu. O zamanlar bile kendisinin çok yararlı bulduğum fikirleri vardı. Tanrı parçacığının bulunması olaylarından sonra o da artık bir yaratıcının varlığına inandığını ifade etti. Soruya gelirsek, bence bilimle din hiçbir şekilde karşı karşıya gelmediler, gelmeyecekler. Zamanın hiçbir döneminde, hiçbir anında hem de. Bilimi yaratan Allah çünkü, başka türlüsünü düşünmek saçma

Bu konu 3206 kez görüntülendi 67 yorum aldı ...
Din ve bilim çelişir mi? 3206 Reviews

    Konuyu değerlendir: Din ve bilim çelişir mi?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3206 kez incelendi.

Sayfa 2/5 İlk 12345 Son
  1. #17
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı Meryem Nickli Üyeden Alıntı
    Evrime getirmeniz de iyi oldu aslında konuyu. İnsan yüzyıllardır evriliyor ama bu maymunken insan olmak manasında bir evrilme değil. Daha duygusal, daha soyut bir evrilme. Daha çok fikirlerimiz, tepkilerimiz, kabullerimiz, doğrularımız ve yanlışlarımız evriliyor. İnsanın zihni evriliyor yani. Darwin'in bunu anlamasına imkan yok. Onun savunduğu, sırf kafatası benziyor diye maymunu bir ata olarak sahiplenmek. Oysa somut delillerden daha büyük bir durum söz konusu, elle tutamadığımız bir şeyler evriliyor on binlerce yıldır. Bunda da teknoloji ve bilimin etkisi var. Bilimin esprisi de bu zaten. Bilim; teze, hipoteze ve bunların sonucunda kanıta dayanır. Ama somut delillerden çok, soyut olanların ispatı söz konusu. Bilim dünyası şuan maymun-insan bağlantısıyla evrimleşmeye inanmanın ötesinde. En azından ötesine geçmeye başlıyor. Bence en fazla bir 50-100 içinde evrimin aslında insanın beyninin içinde, düşüncelerinde gerçekleştiğine inanmaya başlayacak herkes. Çünkü dünya, zamanın her döneminde bizi buna hazirlamak için vardı. Toplumsal yaşamın rastgele oluştuğuna inanmak zor, dünya insana ilk hizmet etmeye başladığından beri toplum bilinci oluşmaya başladı. Zaman geçtikçe toplumsal normlar değişmeye başladı. Evlilikler, gelenekler, komşuluk her şey değişti. Çünkü aslında değişen insanın düşünceleriydi. Dünya da buna ayak uydurdu.

    Kafamdakileri epey karışık anlattığımın farkındayım. Ama başka nasıl anlatsam bilemiyorum.
    Anlıyorum sizi ama öncelikle Evrim maymunla insanın benzerliğini anlatmaya adanmış bir bilim değil.
    Bizim maymundan geldiğimizi de anlatmıyor.
    Canlıların bizim kısacık ömrümüz ile idrak edemeyeceğimiz yavaşlıkta yaşadığı çevreden, beslenme alışkanlıklarından vs dolayı fizyolojik olarak da adapte olduğunu, bu adaptasyonun fiziken de o canlıyı daha kendinden daha önce yaşamış olandan daha komplike hale getirdiğini söylüyor.
    Yani sadece zihinsel bir şey değil,fiziksel adaptasyon da söz konusudur.

    Bunun en basit örneğini kendi vucudunuzda taşıyorsunuz, artık daha az çiğnediğimiz ve daha rafine ürünler tükettiğimiz için küçülen çenemize sığmayan 20lik dişleriniz bunun en bariz örneği. 20lik dişin ne olduğunu kem küm etmekten başka açıklayan yok, bellki ki bu diş bu çeneye sığmıyor sağdan soldan patlayıp efeksiyona neden oluyor, insanların yüzde 90'ı aldırıyor bu dişlerini, bazı ırklarda ise artık hiç çıkmadığı görülüyor.

    Toplulukla yaşama hukuku geliştirmiş tek yaratık insan değil ki, fillerden maymunlara, karıncalardan arıya bir çok hayvan sürü ya da koloni olarak yaşıyor, bir sürü kuralları var kendilerine göre.
    Bizim bahsettiğimiz fiziki adaptasyon, fiziki evrim. Beynin büyümesi ile tabiki düşünsel tekamül de söz konusu oluyor ama olayın özü fizyolojik değişim.
    Bilimin üzerinde çalıştığı da fizyolojik, biyolojik evrimleşmedir.

    Tüm canlılık püff diye bir üfleme ile şuanki halini aldı diyorsak bilimle çelişiyoruz işte. Bunun nasıl çelişkili bir ifade olduğunu anlamak için, şuan varlığını sürdüremeyen dinozorların dünyayı kullanma süreleri ile insan nesli olarak bizim kullanma süremiz arasında o kadar fark var ki, onlar bir ömür yaşadılarsa biz bir göz kırpma süresi kadar dünyadayı henüz, o kadar fark var.
    Bu bile birşey anlatıyor olmalı.

  2. #18
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Dinle bilim çelişmez..ama hangi bilim?..
    Kesin ispatlanmış olanlar..

    Dün bilim adına söylenen ve savunulanlar bugün yanlışlanabiliyor..
    Dün yumurta tereyağı zararlı denilirken, bugünki araştırmalar faydalı diyor..Demekki değişiyor..

    Ama dünyanın geoid şeklinde olduğu da kesinleşmiş bir bilgidir..

    Yani tahmine dayalı bilimsel araştırmalar zamanla değişkendir..ama tahmin olmayıp heran kontrollü şekilde gözlemlenebilen doğrulanabilen ya da fiziki,kimyasal formüllerle ifade edilebilen kanunlar kesindir.

    Evrim konusu zaten varsayımlara dayalı bir teoridir.

    Önce ispatlanmalıki dinle çelişip çelişmediği konuşulsun..
    Ama zaten ispatlanmaktan çok uzak..
    sadece olabiliritesi üzerinden konuşuluyor,böyle olabilir,şöyle olabilir..hayalde olabilir'lerin sınırı yok zaten..

    Bugünkü bilimdünyasındaki evrim,zaten yaratıcıyı kabul etmeyen ve ihtiyaç duymayan bir anlayış üzerine kuruludur.O sebepten çok fanteziler kurgular içeren hayal ürünü bir teoridir..

    Bazı "dindar"ların, evrimi kabul edip çelişmediğini göstermek istemeleri, kendi bilimsel yetersizliklerini evrimi kabul ederek kapatmak istemelerinden kaynaklanmaktadır..
    Bu aslında eziklik psikolojisinden geldiğini düşünüyorum..
    Çünkü zaten onun kabul ettiği türden "yaratıcı modelli bir evrim", bilimdünyasında mevcut değil ki ..boşa yaranma çabası sadece..

  3. #19
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı
    Sen hiç konuşan maymun gordun mü
    Yada konuşamayip kültür medeniyet kuran maymun gordun mü
    Yada kanatlı insan
    Yada balık insan
    Yada kürklü insan

    İnsan tastamam kendine özgüdür tüm canlilar da oyle
    Benzerlikler aynı evren sistemini paylaşıyor olmamizdan kaynaklıdır, beslenme tipi vs den kaynaklıdır.

    Materyalist felsefe müstakil mekansal bir evren üzerine kurguludur ki bu Allahı uzak tanrıya dönüştürür; Halbuki Allah bize şah damarimizdan yakındır. Senin düşüncene Gore Tanri mikro dalga falan olmalı haşa ve biz Allahtan daha gerçek olmalıyız haşa. Duvarın ardından seyreden tanrı anlayışından kurtul; emin ol ki senin araya insandan aracı koyandan farkın yok. Ha maddeyi araci yaptınız ha insanı ne fark var.

    :::mobil ileti:::
    Konuşan hayvan depil, iletişim kuran hayvan vardır, hatta hayvanların büyük çoğunluğu birbirleri ile iletişim kurarlar, balinalardan fillere kadar, hatta maymunlardan bazı türlerin ortak iletişim sesleri vardır.
    Zaten seni insan yapan gelişiminin konuşacak dil üretecek kadar ileri gitmesi, en ileri seviyede tekamül etmiş canlı olman, onun için adın insan.

    Kanatlı insan, kanatlı balık falan bunlar komik şeyler.
    Bir düşünsen kendin de hak verceksin halbuki.
    Bak solumak için yüzeye çıkmak zorunda olan balıklar var, olmayan balıklar var.
    Yunuslar, balinalar solumak için yüzeye çıkarlar, neden?
    Aa ne tesadüf ki, biz de nasıl düşen kuyruğumuzun sokumu varsa, (bak adı kuyruk sokumu, hala kuyruklu doğan genetik geriliği olan insanlar var )
    Bu balıklarda da vücutlarına gömülü arka bacaklar ve kalça kemikleri, pelvisler var.
    Vücutları karada yaşan bir memeli givi ama suda yaşıyorlar, vücutları hala adaptasyona devam ediyor, şuan ki gelişimleri kalça kemikleri vücutlarına gömülmüş vaziyette, belki onbinlerce yıl sonra o kemikler de uzayıp omurgaları ile bütünleşecek, yani her organizma bulunduğu ortama göre kendi tepkisini geliştiriyor.

    Tıpkı siyahi insanlar, renkli gözlü insanlar, çeşit çeşit insanların bulundukları ortamdan kaynaklanması gibi.

    20lik dişi okudun mu, cevabın nedir?
    Kendi yaşadığımız bir örnek olduğu için üstünde duruyorum, neden biz böyle kusurlu bir dişle doğuyoruz?

  4. #20
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Biz göremeyiz de, bi kaç nesil sonra yaşayanlar şimdi bu, ya bunlar hayal kuruyor, hayal pazarlıyor, atasının maymun olduğunu söylüyor geri zekalı diyenlerin nesilleri nasıl bunu yamamaya çalışacaklar.


    Tekrar soruyorum, dünyanın en büyük Üniversiteleri bir kaç maymun resmi üzerinde mi çalışıyor onlarca yıldır, bunu mu söylüyor sunuz?

    Bir teorinin doğrulanıp doğrulanmadığını, çöktüğünü kime sormamız gerekir, bunun merciii kimdir.

    Herkes kendisine göre karar veriyorsa zaten konuşacak bir şey yok.

  5. #21
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.182
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    Alıntı Yahayy Nickli Üyeden Alıntı
    Konuşan hayvan depil, iletişim kuran hayvan vardır, hatta hayvanların büyük çoğunluğu birbirleri ile iletişim kurarlar, balinalardan fillere kadar, hatta maymunlardan bazı türlerin ortak iletişim sesleri vardır.
    Zaten seni insan yapan gelişiminin konuşacak dil üretecek kadar ileri gitmesi, en ileri seviyede tekamül etmiş canlı olman, onun için adın insan.

    Kanatlı insan, kanatlı balık falan bunlar komik şeyler.
    Bir düşünsen kendin de hak verceksin halbuki.
    Bak solumak için yüzeye çıkmak zorunda olan balıklar var, olmayan balıklar var.
    Yunuslar, balinalar solumak için yüzeye çıkarlar, neden?
    Aa ne tesadüf ki, biz de nasıl düşen kuyruğumuzun sokumu varsa, (bak adı kuyruk sokumu, hala kuyruklu doğan genetik geriliği olan insanlar var )
    Bu balıklarda da vücutlarına gömülü arka bacaklar ve kalça kemikleri, pelvisler var.
    Vücutları karada yaşan bir memeli givi ama suda yaşıyorlar, vücutları hala adaptasyona devam ediyor, şuan ki gelişimleri kalça kemikleri vücutlarına gömülmüş vaziyette, belki onbinlerce yıl sonra o kemikler de uzayıp omurgaları ile bütünleşecek, yani her organizma bulunduğu ortama göre kendi tepkisini geliştiriyor.

    Tıpkı siyahi insanlar, renkli gözlü insanlar, çeşit çeşit insanların bulundukları ortamdan kaynaklanması gibi.

    20lik dişi okudun mu, cevabın nedir?
    Kendi yaşadığımız bir örnek olduğu için üstünde duruyorum, neden biz böyle kusurlu bir dişle doğuyoruz?
    Sen bırak canlıları; materyalist, pozitivist bilim evrenin oluşumunu aciklasin. Bak kuran açıklıyor; tek cizgiyken açtığını, genişletmekte olduğunu sonra da herşeyi tekrar düreceğini açıklıyor. Hadi firavunun sihirbaz bilimadamlari evrenin oluşumunu aciklasin. Evrim daha basit ilk oluşuma göre. Hadi Hawking atomun neden durmadigini aciklasin. Bu kadar atomun nerden geldiğini de aciklasin. Atomdaki enerji sonsuz mu onu da aciklasin. Işık madde mi yoksa atomdan ayrilan bir enerji mi onu da aciklasin. Eğer bizi tanrıya götürecek se birak da vahiy yaratılışı aciklasin; yok eğer maddeyi ilah yapacaksa, böyle bilimi ancak lanetlerim.

    :::mobil ileti:::

  6. #22
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı Meryem Nickli Üyeden Alıntı
    Evrime getirmeniz de iyi oldu aslında konuyu. İnsan yüzyıllardır evriliyor ama bu maymunken insan olmak manasında bir evrilme değil. Daha duygusal, daha soyut bir evrilme. Daha çok fikirlerimiz, tepkilerimiz, kabullerimiz, doğrularımız ve yanlışlarımız evriliyor. İnsanın zihni evriliyor yani. .
    tecrübeler bilgiler arttıkça zihin de değişiyor haliyle..(ama bunu üstünlük-gerilik olarak almamak lazım..bizi doğar doğmaz zaman makinasıyla 3000 yıl öncesine gönderseler bizim düşünce dünyamız da o zamana göre şekillenecekti.)

    Bu sebepten şeriatların da zamanla peygamberler geldikçe gönderildikçe değişmesinin hikmetini de bunda aramak gerekir :
    Bediüzzaman'ın bu konuda güzel tespitleri vardır :


    "ASIRLARA GÖRE şeriatler değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatler, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiyadan sonra, şeriat-i kübrâsı her asırda her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır.

    Evet, nasıl ki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre şeriatler değişir; milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünkü, ahkâm-ı şer’iyeninteferruat kısmı, ahvâl-i beşeriyeye bakar, ona göre gelir, ilâç olur.

    Enbiya-yı sâlife zamanında tabakat-ı beşeriye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca iptidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatler, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt’ada, bir asırda ayrı ayrı peygamberler ve şeriatler bulunurmuş. Sonra, Âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar güya iptidaî derecesinden idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılâbat ve ihtilâtatla akvâm-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatle amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriate ihtiyaç kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir.
    "

    ---------

    canlıların fiziksel evrimine dair fantaziyeler de zaten hayal gücünden öteye gidememektedir..ateistlerin tutunacak başka dalları yok çünkü..

    evrimin olmadığı bir ateizm mümkün değil,bu sebepten var güçleriyle buna ikna etmek için çalışıyorlar..

    ama hepsine baktığımız zaman hayal gücünü gerçekmiş gibi animasyonlarla,hayali kemik birleşimleriyle,canlandırmalarla,hayali mağara adamlarıyla,hayali yarı maymun yarı insan resimleriyle süsleyerek ikna etme çabaları..

    Malesef bizim "müslümanlar"dan da arada bu oltaya gelip onlar da avlanıyor..


  7. #23
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı
    Sen bırak canlıları; materyalist, pozitivist bilim evrenin oluşumunu aciklasin. Bak kuran açıklıyor; tek cizgiyken açtığını, genişletmekte olduğunu sonra da herşeyi tekrar düreceğini açıklıyor. Hadi firavunun sihirbaz bilimadamlari evrenin oluşumunu aciklasin. Evrim daha basit ilk oluşuma göre. Hadi Hawking atomun neden durmadigini aciklasin. Bu kadar atomun nerden geldiğini de aciklasin. Atomdaki enerji sonsuz mu onu da aciklasin. Işık madde mi yoksa atomdan ayrilan bir enerji mi onu da aciklasin. Eğer bizi tanrıya götürecek se birak da vahiy yaratılışı aciklasin; yok eğer maddeyi ilah yapacaksa, böyle bilimi ancak lanetlerim.

    :::mobil ileti:::
    En baba bilim adamlarına da sorsan bugün gelinen seviyenin belki milyonda biri olduğunu söyleyecektir.
    En azından kendi kafatasımızın içinde taşadığımız beynin çalışmasına dair katettiğimiz yol yok hükmünde resmen, sinirlerin elektriksel iletişimleri, şu bu gözlemlenen fiziksel açıklamalar var ama, hafızanın sırları, beynin kendini yenilemesi, olumsuzluklara karşı geliştirdiği istemdışı tepkisellikler falan henüz daha adım dahi atılamamış alanlar.
    İşte bu Allah'ın yaratma sanatının inceliklerindendir, insanlar kıyamete kadar da belki bu konularda çok çok az yol alacaklar.

    Sizin söylediğiniz ne şimdi, ne yapalım yani, insanlar bilim yapmayı bıraksın diyorsunuz,bu mudur?

    İnsanlar canlılık üzerine, biyoloji üzerine çalışmasınlar mı? Bulduklarımız dinle çelişebilir diye baştan vaz mı geçsinler.

    Çalışınca elde edilen bulgular ortada diyorum, saklasınlar mı bunu.
    Neden evrim denen şeye siz sadece insan açısından bakıyorsunuz ki, işte denizde yaşayan hayvanlarda açıkca gözlemlenen bir dünya bulgu mevcut.

    Ayrıca ne zamandan beri gerçek gerçek demek eziklik oldu?
    Bilakis bile bile hakkı gizlemek, doğru olduğundan kesin emin olduğu subjektif görüşünü desteklemek için gizlemek ise bizzat Yahudiliktir.
    Aklını kullanan insan bunu yapmaz, bir veriye ulaştıysa ve bu onun önkabulü ile çelişiyorsa, ben nereyi yanlış anladım sorusunu sorar, yarım yamalak çamurla, balçıkla hatayı kapatmaya çalışmaz, çok sırıtıyor çünkü, buram buram acziyet kokuyor.

  8. #24
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    tecrübeler bilgiler arttıkça zihin de değişiyor haliyle..(ama bunu üstünlük-gerilik olarak almamak lazım..bizi doğar doğmaz zaman makinasıyla 3000 yıl öncesine gönderseler bizim düşünce dünyamız da o zamana göre şekillenecekti.)

    Bu sebepten şeriatların da zamanla peygamberler geldikçe gönderildikçe değişmesinin hikmetini de bunda aramak gerekir :
    Bediüzzaman'ın bu konuda güzel tespitleri vardır :


    "ASIRLARA GÖRE şeriatler değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatler, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiyadan sonra, şeriat-i kübrâsı her asırda her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır.

    Evet, nasıl ki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre şeriatler değişir; milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünkü, ahkâm-ı şer’iyeninteferruat kısmı, ahvâl-i beşeriyeye bakar, ona göre gelir, ilâç olur.

    Enbiya-yı sâlife zamanında tabakat-ı beşeriye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca iptidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatler, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt’ada, bir asırda ayrı ayrı peygamberler ve şeriatler bulunurmuş. Sonra, Âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar güya iptidaî derecesinden idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılâbat ve ihtilâtatla akvâm-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatle amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriate ihtiyaç kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir.
    "

    ---------

    canlıların fiziksel evrimine dair fantaziyeler de zaten hayal gücünden öteye gidememektedir..ateistlerin tutunacak başka dalları yok çünkü..

    evrimin olmadığı bir ateizm mümkün değil,bu sebepten var güçleriyle buna ikna etmek için çalışıyorlar..

    ama hepsine baktığımız zaman hayal gücünü gerçekmiş gibi animasyonlarla,hayali kemik birleşimleriyle,canlandırmalarla,hayali mağara adamlarıyla,hayali yarı maymun yarı insan resimleriyle süsleyerek ikna etme çabaları..

    Malesef bizim "müslümanlar"dan da arada bu oltaya gelip onlar da avlanıyor..

    Hayal gücü mü
    O kadar basit yani iki resim alıyorsun, bunu buna nasıl benzetirim diyorsun, bi çıktıntı oraya bir çıkıntı buraya ekleyeceksin oldu bitti, sonra üniversitede bilim diye okutacaksın öyle mi

    Güya araştırdın, ettin sonuna kadar, ne yaptın suda yaşayan memelilerin arka bacaklarını, kalça kemiklerini, bu bi tanesinde değil ki tesadüf olsun bütün balinalar aynı doğuyor, ne yaptın bunu?

    İkincisi yine 20lik dişi açıklarken Allah bana bunları bana yedek olarak verdi diye kendine güldürmeye devam mı edeceksin

  9. #25
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.182
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    İş evrenin yaratılışına gelince niye sessizlik kaplıyor. Buyrun açıklayın acziyet yoksa. Bu kadar galaksi nereden geldi. Biz aciz kaldığımızda kuranı dinleriz. Teknik bilgi ile problemimiz yok ama iş yaratılmaya gelince bunun künhünü bilim sunamaz ve aciz olmaya devam edecektir. Bir bilim adamının deneyini Yaratıcının sözüne değişmiyorsunuz umarım. Biz gayba iman ederiz, sivrisinek kanadı bile yapmaktan acizlere değil.

    :::mobil ileti:::

  10. #26
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.110
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı Yahayy Nickli Üyeden Alıntı
    Hayal gücü mü
    O kadar basit yani iki resim alıyorsun, bunu buna nasıl benzetirim diyorsun, bi çıktıntı oraya bir çıkıntı buraya ekleyeceksin oldu bitti, sonra üniversitede bilim diye okutacaksın öyle mi

    Güya araştırdın, ettin sonuna kadar, ne yaptın suda yaşayan memelilerin arka bacaklarını, kalça kemiklerini, bu bi tanesinde değil ki tesadüf olsun bütün balinalar aynı doğuyor, ne yaptın bunu?

    İkincisi yine 20lik dişi açıklarken Allah bana bunları bana yedek olarak verdi diye kendine güldürmeye devam mı edeceksin
    o kastettiğin balinalar, halen "balina" ..
    ve "bacaklı" ,"yarı bacaklı","az bacaklı" balina ara türleri mevcut değil..sadece hayal gücüyle benzetmeler yapılıyor..

    aynen hayal gücü size onları bacak kalıntısı olarak gösteriyor ve bu yapıların çiftleşme sırasında fonksiyon gördüğü yine national geoprahic dergisinden alıtnı yapmıştım sana..Hayal gücün fazla çalışıyor..çocuklarda da fazla çalışır bir tanesi kendisini pokemon sanıp aşağıya atlamıştı..sen de dikkat et ağaçlara felan tırmanma

    20 lik diş mevzusuna da cevap vermiştim kaç kez,
    komik duruma düşüyorsun herdefasında..
    20lik dişlere yedek diş diyen yine bilimdir..
    bu konuda yabancı sitelerden araştırabilirsin..sen sürekli ateist evrim sitelerinden faydalandığın için hayal gücün ona yönelik çalışıyor..
    bak sana küçük bir örnek bir dişhekiminden :


    "...
    ileriki yıllarda işimize yarayacak ve okluzyonda yerini alacak 2o yaş dişleri kesinlikle çekilmemeli ve adeta yedek diş olarak saklanmalıdır. Bu dişler bazen ciddi anlamda hayat kurtarıcı olabilir. " Diş Hekimi erkut akçalı..

    bu küçücük bir örnek..yabancı sitelerde daha çok geniş araştırma ve yazı bulabilirsin..
    yani 20lik dişlerin yedek diş olma konusu yeni değil..
    sen bilmediğin için sana gülünç geliyor,çünkü bilimden habersizsin arkadaş



  11. #27
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.686
    Adı geçen
    31 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    Tartışmayın. Noktayı koyuyorum : Çelişir.

  12. #28
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.182
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    Mesela din gözümüzle gormedigimize iman edin der; ancak bilim asla inanmayın der. Şimdi kime inanacagiz.

    :::mobil ileti:::

  13. #29
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı
    İş evrenin yaratılışına gelince niye sessizlik kaplıyor. Buyrun açıklayın acziyet yoksa. Bu kadar galaksi nereden geldi. Biz aciz kaldığımızda kuranı dinleriz. Teknik bilgi ile problemimiz yok ama iş yaratılmaya gelince bunun künhünü bilim sunamaz ve aciz olmaya devam edecektir. Bir bilim adamının deneyini Yaratıcının sözüne değişmiyorsunuz umarım. Biz gayba iman ederiz, sivrisinek kanadı bile yapmaktan acizlere değil.

    :::mobil ileti:::
    Acziyet yok diyen oldu mu, var mı böyle biri? Zaten aciz olduğu için insan araştırıyor, öğrenmeye çalışıyor.

    Bakış açın tezatlarla dolu, sen şunu mu diyorsun.

    Evrenin yaratılışını açıklayamıyorsunuz o zaman hiç bir şeyle uğraşmayın, biyoloji vs bırakın hepsini, tefsirler ne diyorsa o mu diyorsun.

    Ayrıca benim için Allah'ın en büyük ayetleri kainatta gizlidir, kütle çekim teorisi Allah'ın bir ayetidir ve biz bunu gözlem, hesap yaparak bulabiliriz, diğerleri de öyle.

    Yeryüzünde gezin, dolaşın, araştırın, akledin Allah'ın yaratması nasılmış öğrenin diyen Allah ile çelişiyor bu söylediğin. Senin yazılı metinden bize aktardığının zahiri manasının isabetli olduğunu nerden bilelim, Allah'ın can üflemesi ne demek sen bana anlatır mısın?
    Söylediklerin hepsi subjektif zanlar sadece.
    Okuduğumuz Kur'an yaratıcının kitabı da, kainat başkasının eseri mi, iki eserin müellifi de Allah ise, sonuç bizi aynı yerde buluşturması gerekir,ikisi de Allah'ın ayeti değil mi?

    Farklı yerlere çıkar diye korkuyorsanız bu sizi bağlar, ben ikisinin de aynı sonuca çıkacağına eminim, bunun adı da iman, sizin yazılı ayetlerden çıkardığınız subjektif görüşleriniz sizi bağlar eleştiriyorum.
    Bana göre adem bir türün adı, anlatılan serüveni de komple sorumluluk yüklenmiş bu türün serüvenidir.
    Allah'ın hikayeleştirerek anlatması bu hikayenin zahiren yaşandığını kabul etmenin iman olduğu sonucunu doğurmaz, o size göre öyle.
    Bana göre temel sonuç sorumlu olduğumuz, sorumluluğumuzun kapsamı ve tevhid kavramını anlamaya yöneliktir, bunlara ulaşırken şahit olmaya çalıştığım Allah'ın diğer yaratılmış ayetleri sadece benim anlayışımı zenginleştirir.
    Herkesin kendi felsefesi var, kimse bir diğerinin Allah ile ilişkisini, yakınlığını uzaklığını belirleme mevkiinde değil.

  14. #30
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.182
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    Alıntı Yahayy Nickli Üyeden Alıntı
    Acziyet yok diyen oldu mu, var mı böyle biri? Zaten aciz olduğu için insan araştırıyor, öğrenmeye çalışıyor.

    Bakış açın tezatlarla dolu, sen şunu mu diyorsun.

    Evrenin yaratılışını açıklayamıyorsunuz o zaman hiç bir şeyle uğraşmayın, biyoloji vs bırakın hepsini, tefsirler ne diyorsa o mu diyorsun.

    Ayrıca benim için Allah'ın en büyük ayetleri kainatta gizlidir, kütle çekim teorisi Allah'ın bir ayetidir ve biz bunu gözlem, hesap yaparak bulabiliriz, diğerleri de öyle.

    Yeryüzünde gezin, dolaşın, araştırın, akledin Allah'ın yaratması nasılmış öğrenin diyen Allah ile çelişiyor bu söylediğin. Senin yazılı metinden bize aktardığının zahiri manasının isabetli olduğunu nerden bilelim, Allah'ın can üflemesi ne demek sen bana anlatır mısın?
    Söylediklerin hepsi subjektif zanlar sadece.
    Okuduğumuz Kur'an yaratıcının kitabı da, kainat başkasının eseri mi, iki eserin müellifi de Allah ise, sonuç bizi aynı yerde buluşturması gerekir,ikisi de Allah'ın ayeti değil mi?

    Farklı yerlere çıkar diye korkuyorsanız bu sizi bağlar, ben ikisinin de aynı sonuca çıkacağına eminim, bunun adı da iman, sizin yazılı ayetlerden çıkardığınız subjektif görüşleriniz sizi bağlar eleştiriyorum.
    Bana göre adem bir türün adı, anlatılan serüveni de komple sorumluluk yüklenmiş bu türün serüvenidir.
    Allah'ın hikayeleştirerek anlatması bu hikayenin zahiren yaşandığını kabul etmenin iman olduğu sonucunu doğurmaz, o size göre öyle.
    Bana göre temel sonuç sorumlu olduğumuz, sorumluluğumuzun kapsamı ve tevhid kavramını anlamaya yöneliktir, bunlara ulaşırken şahit olmaya çalıştığım Allah'ın diğer yaratılmış ayetleri sadece benim anlayışımı zenginleştirir.
    Herkesin kendi felsefesi var, kimse bir diğerinin Allah ile ilişkisini, yakınlığını uzaklığını belirleme mevkiinde değil.
    Bilim dine tabi olduğu sürece problem yoktur.

    :::mobil ileti:::

  15. #31
    Yahayy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-01-2014
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    4.475
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yahayy
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    o kastettiğin balinalar, halen "balina" ..
    ve "bacaklı" ,"yarı bacaklı","az bacaklı" balina ara türleri mevcut değil..sadece hayal gücüyle benzetmeler yapılıyor..

    aynen hayal gücü size onları bacak kalıntısı olarak gösteriyor ve bu yapıların çiftleşme sırasında fonksiyon gördüğü yine national geoprahic dergisinden alıtnı yapmıştım sana..Hayal gücün fazla çalışıyor..çocuklarda da fazla çalışır bir tanesi kendisini pokemon sanıp aşağıya atlamıştı..sen de dikkat et ağaçlara felan tırmanma

    20 lik diş mevzusuna da cevap vermiştim kaç kez,
    komik duruma düşüyorsun herdefasında..
    20lik dişlere yedek diş diyen yine bilimdir..
    bu konuda yabancı sitelerden araştırabilirsin..sen sürekli ateist evrim sitelerinden faydalandığın için hayal gücün ona yönelik çalışıyor..
    bak sana küçük bir örnek bir dişhekiminden :


    "...
    ileriki yıllarda işimize yarayacak ve okluzyonda yerini alacak 2o yaş dişleri kesinlikle çekilmemeli ve adeta yedek diş olarak saklanmalıdır. Bu dişler bazen ciddi anlamda hayat kurtarıcı olabilir. " Diş Hekimi erkut akçalı..

    bu küçücük bir örnek..yabancı sitelerde daha çok geniş araştırma ve yazı bulabilirsin..
    yani 20lik dişlerin yedek diş olma konusu yeni değil..
    sen bilmediğin için sana gülünç geliyor,çünkü bilimden habersizsin arkadaş


    [emoji23]

    Gerçekten gülünç şeyler söylüyorsun.
    O örnek veriyorum dediğin NatGeo
    Balinaların evrimi diye, o hayal ürünü dediğin fosillerler, ara türlerin fosillerinden boyutlandırma yapılmış modellerle belgesel dizi çekmiş kanal hatırlatayım da ne denli komik göründüğünü bir kere daha kendin gör.

    20lik dişte bu kuyruklu yalanı yine söylüyorsun, sana sordum sen çektirdin mi diye, kendin çektirmişsin [emoji23]
    Komikliğe bakın ki, sakınnn çektirmeyin diye doktor paylaşımı yapıyorsun sonra enfeksiyon yaptı diye koşup doktora çektiriyorsun, neden çektirdi, sadece sen değil insanların yüzde 95i neden çektiriyor,?

    Senin bir türlü söyleyemediğin, cesaretinin olmadığı şeyi ben sana söyliyeyim çünkü bu diş bu çeneye sığmıyor, sağdan soldan patlayıp çene yapısını bozuyor, yanakları yırtıp enfeksiyona sebep oluyor.
    Bu bir kişide iki kişide değil, yüzde 95 çekiliyor, nasıl yedek diş bu ya güldürme kardeşim kendine [emoji23]

    Bak benimde çenemde var biri anyada biri konyada, yıllardır usul usul büyüyor, dışarı doğru patladı ve muhtemelen çektirmem gerekecek.

    Aklına ihanet etme, Allah ecrini verir dopruya doğru demesini öğren, hakkı gizleme berbat bi haslettir, alçaltır seni

  16. #32

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    16-04-2013
    Yer
    İSTANBUL
    Yaş
    67
    Mesajlar
    157
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ŞAKİROĞLU
    Bilimi dinine uydurmaya çalışanlar, bilimin gelişmesini önleyen ahmaklardır.

Sayfa 2/5 İlk 12345 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Bilişsel Bilim
    By SeTTaR in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-04-2014, 02:05
  2. Bilim Çağı
    By Dua Nur in forum KÜLTÜR ve SANAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31-01-2010, 19:47
  3. Evren ,Bilim,Din
    By alkanaga in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 12-04-2008, 13:28
  4. Din Ve Bilim Soruları
    By inkişaf_ in forum HASBİHÂL
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24-01-2008, 12:44
  5. din ile bilim çatışır mı?
    By FUZULİ in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 58
    Son Mesaj: 06-07-2007, 15:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş