MOLLA SADREDDİN YÜKSEL (1920-)2004

Aslen Bitlis'in Adilcevaz İlçesinin Koçeri (Bugünkü Erikbağı) Köyünden olup ailesi Kürtlerin Haydaran Aşiretinden gelmektedir. Babası Tahir Efendi (V.1927) Haydaran aşiretinin Asiyan kolundan, Annesi Hatun Hanım ise (V. 1985) aynı aşiretin Marhuran kolundandır. Dedesi Ali Ağa Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesinde şehit düşer. Cihan Harbi esnasında Rus ordularının Ermeni çeteleriyle birlikte Adilcevaz ve çevresine tasallutu dolayısıyla Tahir Efendi bir kısım akrabalarıyla birlikte memleketini terk eder ve Konya'nın Sarayönü kazasına gelip yerleşir.

Sadreddin Yüksel 1336/1920 tarihinde Sarayönü ilçesinde doğar. Doğumundan sonra ebeveyni tarafından Konya'nın merkezine, Şeyh Sadreddin Konevî Camiine götürülür. Bu camide postnişîn olan bir şeyh tarafından kendisine 'Sadreddin' adı verilir. Kısa bir süre sonra, mütareke döneminin ardından memlekete, Koçeri köyüne dönülür. Aynı köyde, Hamidiye alayları paşalarından ve aynı aşiretten, ünlü Haydaranlı Kör Hüseyin Paşa da bulunuyordu. Ailesi, bu paşanın maiyyetinde bir aile, dolayısıyla Paşa'nın çocuklarıyla birlikte büyür.

Henüz yedi yaşında iken babası Tahir Efendi hastalanarak Adilcevaz'm Arin köyünde (bugünkü Göldüzü Köyü) genç yaşta vefat eder. Vasiyeti üzerine cenazesi Koçeri Köyünde defnedilir. Bir yıl sonra da -1928'de- Hüseyin Paşa namaz kılarken, kendisinin eski adamlarından ve Huyti Aşireti Reisi Hacı Musa Bey'in oğlu Medeni Bey tarafından öldürülünce aile himayesiz kalır. 11-12 yaşlarında okumak üzere ailesinden ayrılıp Kur'an-ı Kerîm'i hatmeder.

Medrese eğitimi ve intisabı Bir medresede çeşitli Kürtçe kitaplar okuduktan sonra, Arapça tedrisata başlar. İlkin, Muş'un Bulanık ilçesinin Purkaşin Köyünde Molla Zübeyr'in yanında biraz sarf-nahiv okur. Sonra, Resulan ve Koğak Köylerinde oku*maya devam eder. 1934 yılında Bitlis'in Norşin Nahiyesine (bugünkü Güroymak İlçesi) gider.

Burada, ünlü Kürd Nakşibendi-Halidî meşayihinden Şeyh Abdurrahman Et-Tahî'nin (V. 1304/1886) medresesine girer. Bu sırada, medrese, adı geçen Şeyh Abdurrahman Et-Tahî'nin torunu Şeyh Ma'sum (V. 1971) tarafından idare edilmektedir. Bu medresede Şeyh Takiyuddin (V. 1968) ve Molla Abdülbâkî 'nin yanında okur.

Daha sonra, Norşîn Medresesine bağlı, Mutki'nin Ohin (Şimdiki Yukarı Koyunlu) Köyündeki medrese'ye gide*rek, burada, medresenin sahibi ve Şeyh Fethullah El-Verkanisî'nin (V. 1317/1899) oğlu Şeyh Alauddin Efendi (V.1949) ve onun oğlu Mazhar (V.1988) Efendi'nin yanında tedrisata devam eder. Ve Şeyh Alauddîn Efendi'den el alarak Nakşibendi tarikatına intisab eder.

Daha sonra Baykan ilçesinin Havil köyüne gidip Molla Muhyiddin Efendi'nin (V.1988) yanında tedrisatını tamamlar. Bundan sonra Norşin'e dönüp burada ders vermeyi, talebe yetiştirmeyi sürdürür. 1947 yılında Şam'a gitmek ister. Şeyh Ma'sum'un oğlu Şeyh Ma'şuk Efendi (V.1975) ile Suriye'ye bir seyahatte bulunur. Burada, Şeyh Ma'şuk Efendi'nin şeyhi ve Şeyh Muhammed Ziyauddîn Efendi'nin hulefasından Şeyh Ahmed El-Haznevî'yi (V.1950) ziyaret eder.

O sırada Şam'da bulunan Şeyh Muhammed İsa'nın isteğiyle Şam'a gidip yerleşmek istese de Şeyh Ma'sum gitmesini istemediğinden vazgeçerek Norşin'de medrese hocalığı yapmaya devam eder. Bu sıralarda, 1945 yılında Bediüzzamanla tanışıp mektuplaşmaya başlar. 1952 yılında ise birkaç kez bizzat Emirdağ'da kendisini ziyaret eder.

Kendini İslâmî ilimlere adamıştı
Şeyh Ma'sum Efendi onu kendisine damat olarak seçer. Ve 1951 yılında Şeyh Ma'sum'un kızı Sarete ile evlenir. 1955 yılında mecbur kaldığından askere gitmek durumunda kalır ve Menemen'de başladığı askerliğini Ankara'da tamamlar. Askerlik dolayısıyla Ankara'da iken, bazı subaylar kendisinden Arapça dersler alıp, yanında okurlar. Bunun yanı sıra Diyanet Teşkilatı ile de irtibat sağlayıp, kendisine teşkilattan fetvalar sorulmaktadır. 1958 yılında, Ankara'da Müftülük imtihanına girer.

O sırada Diyanet İşleri Reisi olan Eyüp Sabri Hayırlıoğlu tarafından imtihan edilir. Müftülük imtihanında birinci olarak Siirt'in Baykan ilçesi müftülüğüne tayin edilir. Aynı yıl Bediüzzaman'ın talimatıyla, İşaratu'l-İ'caz tefsirini yayına hazırlayıp bir takriz ile birlikte Ankara'da yayınlar. Fakat kısa bir süre sonra müftülük görevinden istifa edip Norşin'e dönüp ders vermeye devam eder. 1960 yılında, Muş'un Bulanık ilçesinin Neynik köyüne taşınıp burada fahri imamlık yapar. 1962 yılında ise yine Bulanık ilçesinin Liz Nahiyesine (bugünkü Erentepe beldesi) taşınarak burada da fahri imamlığa devam eder.

1963 yılında ise, İstanbul'a gelir. İstanbul ile memleketi arasında gidip gelir. Bu sırada, İstanbul'da neşredilen haftalık Yeni İstiklâl gazetesinde yazılar yazmaya başlar.

1964 yılında Diyanet İşleri Reisliği tarafından Kur'an-ı Kerim meal ve tefsiri hazırlamakla görevlendirilir. Fakat bu proje sonradan yarım kalır. 1966 yılı sonunda ise, ailesini alarak İstanbul'a taşınır. Sultan Ahmed Camii imamı Merhum Gönenli Mehmed Efendi'nin (V.1991) kurslarında ve İsmail Ağa Kur'an Kursunda talebelere Arapça İslâmî ilimler okutur. Bu tarihlerde, Sultan Ahmed Camii eski imamlarından, Şeyh Muhammed Şefik Arvasi'den teberrüken ilim icazeti almıştır.

1968 yılında ise, Diyanet İşleri Başkanlığınca İstanbul Merkez vaizliğine tayin edilir. Bu arada, İstanbul müftülüğü ile Yüksek İslam Enstitüsü'nde Tefsir ders*leri vermeye başlar. Bu sıralarda, günlük Bugün gazetesinde yazı yazmayı da sürdürür.

1972 yılında, evinde Risale-i Nur külliyatı bulundurmaktan takibata uğrayıp mahkemeye sevk edilir. 1975 yılında ise, o sırada İstanbul müftüsü olan Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı'nın kendisine olumsuz bir tavır takınmasından dolayı İstanbul merkez vaizliğinden istifa etmek durumunda kalır. Yeniden çok sevdiği tedrisata döner. 1996 yılında gözlerinde arız olan damar hastalığının artıp, tedrise engel olmasına kadar tedrisata devam eder.

Bu dönemde, çeşitli usûl, fıkıh, tefsir, kelam, siyer ve mantık kitaplarıyla Sarf ve Nahiv kitapları okutur. Bunların yanısıra, Mevlâna Celâleddîn-i Rumi'nin Mesnevisi, Sa'di'nin Gülistan'ı, Molla Cami'nin Divânı ve Baharistan'ı, İbn Farız Divânı, Hafız Divânı, Mevlâna Halid-i Bağdadî'nin Divânı, Birgivi’nin Tarikat-ı Muhammediye'si gibi önemli eserleri de okutur.

Ayrıca, Bediüzzaman'm, İşaratu'l-İ'caz Fi Mezani'l-İcâz adlı tefsiri, Mesneviyi Nuriye ve mantık üzerine yazdığı Kızıl İcaz adlı eserlerini de okutur. 7 çocuk babası olup, Kürdçe ve Türkçenin yanı sıra Arapça ve Farsça bilmekteydi. 13 Zilhicce 1425/25 Aralık 2004 Tarihinde bir Cumartesi günü sabah saat saat 10:30 civarında evinde vefat eder.

ESERLERİ:
1- Dinî Ve İlmî İncelemeler, 1969, Ötüken Yayınlan, İstanbul
2- Asıl Kamus, Arapça-Türkçe Lügat, 1973, Hilâl Yayınları, istanbul
3- İctihad-Taklid Ve Telfik Risalesi ( Muhammed Abduh, Reşid Rıza Ve Hayreddin Karaman'a Reddiye), 1975, Fazilet Neşriyat İstanbul
4- Prof. Muhammed Hamidullah'ın İslâm Peygamberi ve Muhammed Resulullah Adlı Eserlerine Reddiye, 1975, Fazilet Neşriyat, İstanbul
5- Mevlâna Halid-i Bağdadî'nin Divanı Ve Şerhi, 1977, Sabah Kültür Yayınlan, İstanbul
6- İslâmî Araştırmalar, 1982 Tuba Yayınları, İstanbul
7- İslâmî Açıdan Laiklik, 1983, Tahran-İran
8- Makaleler-1,1985, Madve Yayınlan, İstanbul
9- Makaleler-II, 1987, Madve Yayınlan, İstanbul,
10- Günümüz Meselelerine Kur'an'dan Cevaplar, Makaleler-III, 1988, Madve Yayınlan, İstanbul
11- Makaleler-IV, 1990, Madve Yayınlan, İstanbul.
12- İslâmî Araştırmalar, İkinci Baskı, 1992, Madve Ya*yınlan, İstanbul
13- Makaleler-V, 1993, Madve Yayınlan, İstanbul
Arapça eserleri
1- Şerhul-Elğâz, (Bahauddîn 'Amili’nin "Keşkül" adlı kitabındaki Lüğazlar üzerine Şerh), 1983, Şamil Ya*yınevi, İstanbul.
2-Risâletun Fi Şe'nil-Cum'ati, (Cum'a Namazı Üzerine) 1983, İstanbul.
3-Haşiyetu 'Ala Şerhi's-Sudûr Fi Şerhi Hâli’l-Mevta Fil-Kubûr, (İmam Celaluddîn 'Abdurrahman Es-Suyûti'nin (V.911/1505), Kabir Alemi’ne alakalı kitabına Haşiye), 1985, Kahraman Yayınlan, İstanbul
4- Haşiye 'Ala Tefsiri İşârâtil-İ'caz Fi Mezanil-İcâz (Bediüzzaman'ın İşaratu'l-İ'caz adlı Tefsirine Haşiye), 1988, Med-Zehra Yayınlan, İstanbul
5- Şerhu İsa Ğoci, (Molla Halil El-Es'ardi’nin (V. 1257/1841) İsa Goci adlı Mantık kitabına Şerh), 1988, Tebliğ Yayınları, İstanbul.
6-Tahkik Ve Haşiya 'Ala Mecelletil-Ahkâmi’l Adliyye (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye'nin Arapça Nüshası üzerine Tahkik Ve Haşiyeler; Yayınlanmamıştır.)
7- Haşiyetu 'Ala Divâni İbn Fârid (İbn Farız Divanı'na Haşiye),
8-Talikât 'Ala Haşiyeti Kızıl İcaz Fi îlmi’l-Mantık (Bediüzzaman'ın Ahdari ye ait Süllem adlı manzum mantık kitabı üzerine Kızıl İcaz adıyla yazıp yayınladığı, Haşiyesi üzerine geniş bir Talikat; Müfid Yüksel tarafından yayma hazırlanmış olup, yayınlanma aşamasındadır.)
http://www.islamisohbet.com/