Etiketlenen üyelerin listesi

s.a Formu aradım bulamadım.... daha önce verildimi bilmiyorum.... İslam aleminin bugüne değin gelmiş En iyi Alimlerinden, müthiş bir alim ve deha. İbn-i Teymiyye 661/728 İMAM İBN TEYMİYYE (661/728) Takıyyuddin Ebu'l-Abbas b. Abdilhalim b. Teymiyye (661/1263) yılında Harran'da ilim ehli bir ailede doğmuş ehl-i sünnet mezheblerinden birisi olan Hanbeli mezhebi âlimlerinden ileri gelen İslâm bilginlerinden birisidir. Talebesi İbn Abdul-hadi onun hakkında şöyle der: "Rabbani bir imam,

Bu konu 34162 kez görüntülendi 200 yorum aldı ...
İmam İbn Teymİyye (661/728) 34162 Reviews

    Konuyu değerlendir: İmam İbn Teymİyye (661/728)

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 34162 kez incelendi.

Özür dileriz, bu konu cevaplara kapatılmıştır bilgi almak için Bize Yazin ...
Sayfa 1/13 12345611 ... Son
  1. #1
    islamveinsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    28-09-2006
    Yer
    Suvas
    Mesajlar
    687
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @islamveinsan

    s.a
    Formu aradım bulamadım.... daha önce verildimi bilmiyorum....
    İslam aleminin bugüne değin gelmiş En iyi Alimlerinden, müthiş bir alim ve deha.

    İbn-i Teymiyye 661/728 İMAM İBN TEYMİYYE (661/728)


    Takıyyuddin Ebu'l-Abbas b. Abdilhalim b. Teymiyye (661/1263) yılında Harran'da ilim ehli bir ailede doğmuş ehl-i sünnet mezheblerinden birisi olan Hanbeli mezhebi âlimlerinden ileri gelen İslâm bilginlerinden birisidir.

    Talebesi İbn Abdul-hadi onun hakkında şöyle der: "Rabbani bir imam, ümmetin müftüsü, ilim denizi, hafızların seyyidi, asrının eşsiz bir âlimi. Şeyhu'l İslâm, Kur'an'ın tercümanı, zahidlerin önderi, abidler içinde sessiz, bid'atçıların düşmanı ve müctehid imamların sonuncusu olan İbn Teymiyye'nin nesebi şöyledir: Takıyyuddin Ebu'l-Abbas Ahmed b. Şihabeddin Abdulhalim b. Şeyhu'l-İslam Mecduddin Abdu's-Selâm b. Ebi Muhammed Abdullah b. Ebi Kasım el-Hudr b. Muhammed b. el-Hudr b. Ali b. Abdillah b. Teymiyye el-Harrânî"

    İbn Teymiyye hicri 10 Rebiu'l-evvel 661 (22 Ocak 1263) pazartesi günü Harran'da dünyaya gelmiştir. Ailesi ilim ve dindarlıkla meşhur Hanbeli mezhebine mensub ders, fetva ve telifle meşgul olmuş tanınmış bir ailedir. Bu aile zeka, hatırlama, hafıza ve surat-i intikal hususunda eşsiz bir aile olarak şöhret bulmuştur. Lakin ibn Teymiyye bütün bu özellikleri de ailesinden daha ileri seviyededir. Devrin âlimleri ve hocaları ondaki bu müthiş hatırlama gücü ve hafıza kuvvetine hayran kalmışlar, bu hususiyetleri ile de Dımaşk ve çevre şehirlerde şöhret kazanmıştır. Haleb şehrinden bir âlim İbn Teymiyye'nin bu özelliklerini işitmiş ve onu görmek için Dımaşk'a gelmişti. O zaman daha çocuk yaşta olan İbn Teymiyye'ye bu zat onüç tane hadisi imlâ suretiyle yazdırır. İbn Teymiyye hadisleri bir tahta üzerine yazar Halebli âlim İbn Teymiyye'den yazdırdığı hadisleri tekrar okumasına fırsat vermeden kendisine ezberden söylemesini ister. İbn Teymiyye hadisleri yazdığı tahtayı bu zata verir ve dinle diyerek hadisleri dinlediğinden daha güzel ezbere okuyuverir. Haleb’li âlim aynı şeyi seçtiği bazı hadis isnadlarını yazdırarak tekrarlar, İbn Teymiyye de aynı güzellikte ezbere okur. Bunun üzerine Haleb’li âlim "eğer bu çocuk yaşarsa onun çok büyük bir şöhreti olacak böyle zeki bir insan görülmemiştir" der.

    Dedesi Mecduddin için muasırı olan bazı âlimler mutlak müctehid ifadesini kullanmışlardır. Babası da büyük bir âlimdir. Dımaşk'taki Sıkeriyye medresesinin hocalığı İbn Teymiyye'ye babasından geçmiştir. Babası 682 (1283) yılında vefat etmiştir. Moğolların Harran'ı işgalinden sonra İbn Teymiyye yedi yaşında iken ailesi Dımaşk (Şam)'a hicret etmiştir.[1]

    İbn Teymiyye Dımaşk şehrinde bir çok büyük âlimden ders okumuş talebesi İbn Abdulhadi onun ders aldığı hocalarının iki yüzden fazla olduğunu söylemiştir.[2]

    İbn Teymiyye önce Kur'an'ı ezberlemiş, o dönem bilinen bütün ilimleri okumuş arap dili ile ilgili çalışmalara çok önem vererek lugat ve gramer ilminde otorite sahibi bir âlim olmuştur. Hatta Sibeveyh'in arap gramerinde çok önemli bir yeri olan kitabını incelemiş, tenkit etmiş ve bazı meselelerde onun görüşlerine karşı çıkmıştır. Sibeveyh'in zayıf kaldığı noktaları tesbit ederek hatalarını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmaları ona ilmi hayatı boyunca bütün telifatında kullanacağı bir Arapça melekesi kazandırmıştır. İbn Teymiyye arap edebiyatının meşhur mensur ve manzum metinlerinden büyük bir kitap olacak kadarını da ezberlemiştir. Zehebi (ö. 748/1347- 1348) onun bu özelliğini şöyle anlatır: "Arap dili hakkındaki bilgisi gerçekten çok kuvvetliydi."

    İbn Teymiyye Kur'an'ın tefsiri ile de ciddi bir şekilde ilgilenmiş ve bu konuda çok çaba sarfetmiştir. Nitekim bunu onun eserlerinde müşahede etmek mümkündür. Hafız Zehebî "İbn Teymiyye uzun yıllar cuma günleri ezberden Kur'an'ı tefsir etti, zekası parılparıldı. Tefsir ilmindeki bilgisi son noktadaydı" demiştir. Hafız el-Berzalî (738/1337-1338) onun tefsirindeki yerini "tefsir hakkında konuşmaya başlayınca insanlar onun bu konudaki bilgisinin çokluğu, üslubunun güzelliği, bir konudaki görüşleri değerlendirişinin isbatı, zayıf ve batıl görüşleri tesbit edişindeki kabiliyeti ve her ilimdeki mahareti karşısında şaşkınlığa kapılırdı. Onu dinleyenler onu hayret ve beğeniyle dinlerdi sözleriyle anlatır. İbn Teymiyye Kur'an hakkında öğrendikleriyle yetinmez Rabbine yönelerek Kur'an'ı hakkıyla anlamayı kendisine nasip etmesi için dua eder ve şöyle derdi: "Bir ayeti yüz kadar tefsirden mütalaa eder, sonra Allah'tan anlayış ister ve şöyle dua ederim: "Ey Adem'e ve İbrahim'e öğreten Allah’ım bana da öğret." Bazen de tenha bir mescide giderdim. Toprağa yüzümü sürer ve Allah'a şöyle dua ederdim: "Ey İbrahim'e ilim veren. Bana de ince anlayış ve ilim ver." İbn Aybek es-Safedî (764/1362-1363) İbn Teymiyye'den tefsir dinleyenlerin ifadesine göre, İbn Teymiyye'nin şöyle dediğini nakletmiştir: "Ben yüz yirmi kadar tefsire bakar sonra içlerinden sahih olan görüşü seçerdim." ibn Teymiyye'nin tefsirdeki metodu, selef alimlerinin görüşleri çerçevesinde Kur'an'ı tefsir etmek ve onların görüşlerinin dışına çıkmamaktır. Kendi fikir ve istidlallerini katmadan selef âlimlerinin Kur'an'ın bütün ayetleri için ayrı ayrı tefsire gerek yoktur. Çünkü bazı ayetler zaten herkesin anlayacağı kadar açıktır. Bazılarını da birçok müfessir açıklamıştır. Lakin bir kısmı vardır ki âlimler bile onların tefsirinde zorlanmış ve ihtilaf etmişlerdir. Çoğu zaman insan bu kabil ayetler için birçok tefsire baksa bile ayetin anlamını anlayamaz.

    İbn Teymiyye'ye göre Kur'an'da öyle ayetler vardır ki bir tanesi tefsir edildiğinde onun benzeri olan bir çokları ona benzetilerek tefsir edilebilir. İşte bu ayetlerin tefsirine delilleri de serdedilmek suretiyle önem verilmesi gerekmektedir. Çünkü bunlardan bir tanesi tam manasıyla anlaşılırsa benzerleri de onun gibi tefsir edilebilir.

    İbn Teymiyye hadîs ilmiyle de meşgul olmuş, hadîs ilmine çok önem vermiştir. Talebesi İbn Abdulhâdî'nin ifadesine göre Ahmed b. Hanbel'in Müsned'ini ve Kütüb-i Sitte'yi defalarca hocalarından okumuştur. Hafız Zehebî onun hadis ilmindeki derin bilgisi hakkında şu olayı anlatır: " İskenderiye'de tutuklu iken Sebte valisi, ondan ezberindeki hadisleri ravilerini değerlendirmek suretiyle yazıp göndermesini ve bunların rivayeti için kendisine icazet vermesini istedi. İbn Teymiyye ezberindeki hadislerden on varak kadar isnadlarıyla birlikte yazıp gönderdi. Bu gönderdiği rivayetleri ve ravi değerlendirmelerini en büyük muhaddis bile onun kadar mahir yapamazdı. Tabakat ve hadis usulü ilimlerinde tam bir uzmanlığı vardı. Al-i ve Nazil isnadları, sahih ve sakim isnadları metinleriyle beraber çok iyi bilirdi. Onun döneminde bu konularda onun kadar, hatta onun ilmine yaklaşabilen bir âlim yoktu. Ezberindekini takdim edişindeki mahareti hadisten delil çıkarmadaki gücü gerçekten hayret uyandıracak derecedeydi. Kütüb-i Sitte ve Müsned'i çok iyi biliyordu, öyle ki onun hakkında şöyle söylenmiştir: "İbn Teymiyye'nin bilmediği hadis, hadis değildir"[3] Yine de unutulmamalıdır ki ilmi bütünüyle ihata Allah'a mahsustur. Ancak onun diğer âlimlerden farkı, onun ilmi denizden avuçlaması diğerlerinin ilmi küçük kanallardan alıyor olmasıdır.

    Hafız Zemlekani (727/1327) onun hadis ilmindeki yerini şöyle anlatır: "Beşyüz seneden beri hıfzı ondan daha kuvvetli olan görülmemiştir." Hafız el-Mizzi onun hakkında: "İbn Teymiyye'den daha iyi Kur'an'ı ve sünneti bilen ve en güzel şekilde onların yolundan giden görmedim" demiştir.

    İbn Teymiyye naklî ilimde ileri seviyede olduğu gibi, felsefe ilimlerini, mantık ve kelâm ilmini de tahsil etmiştir. Bu ilimleri iyice öğrenmiş ve keskin görüşleri tenkitçi yaklaşımlarıyla tenkit etmiştir. Bu ilimlerin tenkidi için birtakım prensipler de belirlemiştir. Bu ilim sahalarında İbn Teymiyye'nin önemli eserleri vardır. Bunlardan birkaçı şunlardır: "er-Redd a'la'l-Mantıkiyyin","Nakzu'l-Mantık", "Nakzu Tesisi'l-Cehmiyye", "Dır'u tearuzi'l-akl ve'n-nakl".

    İbn Teymiyye felsefe ve kelâm ilmi ile ilgili eserler yazmasına rağmen bu ilimlerle uğraşıp az-çok bunlardan etkilenen diğer âlimler gibi felsefeden etkilenmemiştir. Onun bu ilimleri öğrenmesinden maksadı İslâm'ın güzelliklerini, İslâm davetini anlatmak, dinin emir ve yasaklarına uymaya insanları teşvik etmektir. Bundan dolayı onun yazdığı eserlerin çoğunluğu ehl-i bid'at ve ilhâdın reddiyle ilgilidir. Dehrîler, kaderîler, cehmiyye, mu'tezile, vahdet-i vücudçular ve felsefeciler hakkında da reddiyeler yazmıştır. Bunun sebebini kendisi şöyle anlatır: "Ehl-i bid'at ve dalâlet hakkında çok eser yazmamın sebebi, bunların dalâletin yuları ile din dışına çıktıklarını bunların tertemiz İslâm dinini herhangi bir din ve görüşle iptal etmek istediklerini, insanları dini esaslarda şüpheye düşürdüklerini gördüğümden dolayıdır. Onun için kitap ve sünnetten yüz çevirip bu gibi kimselerin görüşlerine değer verenlerin çoğunun dinsizleştiğini tesbit ettim. Dinsizleşmeseler bile dini hususlarda yakînlerini ve itikadlarını kaybettiklerini anladım. İşte bu sebeplerden gayretimin çoğunu dinin temel prensiplerini anlatmaya ve bid'atçıların görüşlerini Allah'ın lütfuyla aklî ve ikna edici cevaplarla cevaplamaya harcadım." Bir gün yahudinin biri ona sekiz beyitlik bir şiirle kader hakkında soru sorar. İbn Teymiyye başını önüne eğer biraz düşündükten sonra cevap vermeye başlar. Mecliste hazır bulunanlar önce bu cevabın nesir olduğunu zanneder. Biraz düşününce soru soran yahudinin şiirinin vezninde ve kafiyesinde yaklaşık 184 beyitlik eğer şerh edilse iki büyük cilt tutacak meseleleri ihtiva eden bir şiir olduğunu anlarlar.



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Ebu'l Hasan en-Nedvî, el-Hafız Ahmed b. Teymiyye, Kuveyt 1978, s. 34.

    [2] M. Halil Herras, İbn Teymiyye es-Selefi, s. 26.

    [3] Muhammed Hasan el-Mucavi es-Saalibi, el-Fasl, el-Fikrü's-Sami fi Tarihi'l Fıkhi'l-İslâmi, Medine 1977, II, 362.

  2. #2
    .BeYzA.
    Allah razı olsun, bu değerli alimin hayatnı kısaca anlatan bu yazıyı paylaşmışınız. kitabını(hapisane mektupları) okumadan önce bu ön bilgi iyi oldu...

  3. #3
    Sofuoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    29-07-2006
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2.251
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Sofuoglu
    Alıntı islamveinsan Nickli Üyeden Alıntı
    s.a
    Formu aradım bulamadım.... daha önce verildimi bilmiyorum....
    İslam aleminin bugüne değin gelmiş En iyi Alimlerinden, müthiş bir alim ve deha.

    .
    :confused1[1]:

    islamveinsan ve ibn teymiyye ilginc,:confused1[1]:

    bu isde bir is var ama hayirlisi,

    her zamanki gibi bir hiciv olarak algilayim bari;)

  4. #4
    islamveinsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    28-09-2006
    Yer
    Suvas
    Mesajlar
    687
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @islamveinsan
    Muhammed b. Abdi’l-Berr eş-Şafîi es-Sübkî (v. 777)’de şunları söylemektedir: "İbni Teymiyye’ye cahil bir kimse ile yanlış kanaat ve görüşlere sahib bir kimseden başkası buğzetmez. Cahil bir kimse ne söylediğini bilmez, yanlış kanaat sahibi kimseyi ise sahib olduğu yanlış kanaat onu bilip tanıdıktan sonra hakkı söylemekten alıkoyar."

  5. #5
    Sofuoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    29-07-2006
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2.251
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Sofuoglu
    Alıntı islamveinsan Nickli Üyeden Alıntı
    Muhammed b. Abdi’l-Berr eş-Şafîi es-Sübkî (v. 777)’de şunları söylemektedir: "İbni Teymiyye’ye cahil bir kimse ile yanlış kanaat ve görüşlere sahib bir kimseden başkası buğzetmez. Cahil bir kimse ne söylediğini bilmez, yanlış kanaat sahibi kimseyi ise sahib olduğu yanlış kanaat onu bilip tanıdıktan sonra hakkı söylemekten alıkoyar."
    cahiligimizi mazur gor kardes,bize senin tanidigin gibi tanimak nasip olmadi,
    bizde zati muhteremin hakkinda su asagidaki soylenenleri duyduk,
    suphesiz dogrusunu Allah(c.c) biliyor

    Vehhâbîlik dininin fikir olarak ortaya çıkması, Hicrî 661, Milâdî 1263 yılında Harran’da doğan İbn-i Teymiyye ile başlamıştır. Asıl adı Ahmed bin Abdülhalim olup, İbn-i Teymiyye lâkabıyla şöhret bulmuştur.

    Tatarların zulmünden dolayı âilesiyle birlikte Şam’a geldi. Babası Abdülhalim kısa zamanda Şam’da parmakla gösterilmeye başladı. Şöhreti her tarafa yayıldı. Şam’ın en büyük camiinde vaaz ve ders kürsüsü vardı.

    İbn-i Teymiyye küçük yaşlarda Kur’an-ı kerim’i ezberledi, daha sonra Hadis tahsiline yöneldi. Kısa zamanda tahsilini tamamladı. Henüz yirmi yaşına varmadan geniş mâlumat ile şöhret bularak ders okutmaya ve fetvâ vermeye başladı. Babası ölünce de onun yerine geçti. Bütün gözler kendisine çevrilmişti. Bir çok hayranı ve taraftarı oldu.

    Başlangıçta İslâm şeriatını ihyâ ve İslâm’a karışan hurafeleri temizlemek gayesiyle ortaya çıkmıştı. Şu kadar var ki bazı itikadî ve amelî meselelerde cumhûr-u ulemâya, büyük müçtehidlere muhalefet etti. Salâhiyeti umumiyetle kabul edilmiş bulunan nüfuzlu şahsiyetleri çürütmeye çalıştı. Cami minberinde: “Ömer bin Hattab bir çok hatalar yapmıştır.” dediği gibi, Muhyiddin İbn-ül Arabî -kuddise sırruh- ve İmam-ı Gazâlî -kuddise sırruh- gibi büyük zâtlara şiddetli hücumlarda bulunmuştur.

    İmam-ı Süyutî onun hakkında:

    “İbn-i Teymiyye kibirli bir adamdı. Kendini beğenirdi. Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek ve büyüklerle alay etmek âdeti idi.” demiştir.

    Allah-u Teâlâ’nın dinini kendisinin düzelttiğini, Kur’an-ı kerim’in mânâsını sadece kendisinin anlamış olduğunu söyleyen İbn-i Teymiyye; ehl-i sünnet âlimlerinin Kur’an-ı kerim’i ve Hadis-i şerif’leri yanlış anladıklarını iddiâ edecek kadar ileri gitmişti.

    Sâlih kullar ve evliyâullah vasıtasıyla Allah-u Teâlâ’ya yaklaşmanın İslâm’da yeri olmadığını iddiâ etmiş, eserlerinde şiddetle tenkit etmiştir. Yaşayan kullar vasıtasıyla da Allah-u Teâlâ’ya yakın olunamayacağı, onlardan yardım istenemeyeceği gibi, kim olursa olsun, ölenlerin de vasıta olunamayacaklarını ve kendilerinden yardım istenemeyeceğini söylemiştir.

    İbn-i Teymiyye sâlih kulların ve peygamberlerin kabirlerini, Allah-u Teâlâ’ya yaklaştıracaklarını ümit ederek ziyaret etmenin câiz olmadığını iddiâ ettiği gibi; “Resulullah Aleyhisselâm’ın kabrini teberrüken ziyaret etmek caiz değildir.” demiştir.

    Allah-u Teâlâ’nın bir cihette bulunduğuna, Arş-ı âlâ’nın kadim olduğuna kaniydi. Derinleştirdikçe isabetsizliği meydana çıkan bazı içtihatları da vardı.

    Sapık fikirleri haddi aşınca Mısır’da iki defa hapse atıldı. Görüşlerinde isabet edemediği, bir çok âlimlerin tenkitleriyle sübut bulmuş, dalâlete düştüğü vesikalarla ispat edilmiştir.

    Yaşadığı devirde büyük bir fikir hareketi meydana getirmiş, etrafında büyük bir çevre edinmiş, etkisini kendisinden sonraki nesillerde de devam ettirmiştir.

    Hakiki âlimler tarafından “Beynel-ulemâ muallâk adam” diye anılan İbn-i Teymiyye, 1328 yılında ölmüştür.


    selametle

  6. #6
    Sofuoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    29-07-2006
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2.251
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Sofuoglu
    ----

  7. #7
    MUSAB21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-11-2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    157
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MUSAB21
    Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki;ben cennetimi ve gülistanımı yüreğimde taşıyorum,nereye gitsem sürekli benimle birliktedir;benden bir an olsun ayrılmaz.Benim hapsedilmem halvet,öldürülmem şehadet,sürgün edilmemse seyahattir.ibn teymiye

  8. #8
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.077
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    İşte alimlerimizin İBN-İ TEYMİYYE'yi tarifleri.

    İlk zamanlar ilmine ve Hanbeliliğine bir şey diyen yoktu. Sonraları ne olduysa büyük müçtehidlere ve hatta sahabelere muhalefet etmeye başladı. Cumhur-u ulemaya karşı kendi fikirlerini dayatınca Mısırda Kahire kalesine hapsedilmiştir. Bir süre sonra hanbelilğinden eser kalmamış, bir rivâyete ve bazılarına göre MÜCESSİME fırkasından olmuştur. Ehl-i Sünnet ulemadan ünlü ZEHEBİ'nin ona yazdığı nasiha kitabı --En-Nasihatuz-Zehebiyye'l İbn-i Teymiyye-- kitabı meşhurdur. Bu eserden bir-kaç pasaj :
    <<<Be adam ! Feylozofların zehirlerini ve acı teliflerini yuttun! Zehirleri çok kullanan vücud gün gelir onlara alışır. (afyon ve esrar gibi) Ve Allah'a yemin olsun ki vücudda gizlenirler. Kendi sözlerini ne zamana kadar methedeceksin ? Öyle ki, Sahihaynın hadislerini bile öyle methetmiyorsun.>>> v.b. nasihatlar uzayıp gidiyor.(***)
    Bütün yolu kaybedişlerin, çamura saplanışların, her şeyi beş hassadan (duyudan) ibaret kupkuru akıl çerçevesine döküşlerin , ona da nasıl inannadıkları ayrı bir mesele teşkil etmek üzere, Kuranın hükmü dışında hiç bir şey kabul etmeyişlerin ve Kuranı kuru akılla göründüğü gibi ele alışların baş temsilcisi İbn-i Teymiyye !...
    Bu kadar yeter.
    (***) DINI TAMIR DAVASINDA DİN TAHRİPÇİLERİ KİTABINDAN


    Vefat etmiş Teymiyye'nin sapıklığına dair elimize ulaşan ehl-i sünnet ulemasının görüşleri..
    İbni Teymiyyenin Selef-i sâlihînden ayrıldığını gösteren meseleleri Tâcüddîn-üs-Sübkî şöyle bildirmekdedir:
    1- Talâk vâki olmaz. Yemîn keffâreti vermek lâzımdır diyor. Kendisinden evvel gelen islâm âlimlerinden hiçbiri keffâret verileceğini bildirmedi.
    2- Hâid kadına verilen talâk vâki olmaz diyor.
    3- Amden, kasden terk edilen nemâzı kazâ etmek lâzım değildir diyor.
    4- Hâid (Hayız gören)kadının Kâbeyi tavâf etmesi mubâhdır. Keffâret vermez diyor.
    5- Üç olarak verilen talâk, bir talâk olur diyor. Hâlbuki, bunu bildirmeden önce, icmâul-müslimînin böyle olmadığını kendisi senelerce söylemişdir.
    6- İslâmiyyete uygun olmayan vergiler, bunu isteyene helâldir diyor.
    7- Bunlar tüccârdan alınınca, niyyet edilmese bile, zekât yerine geçer diyor.
    8- Suda fâre gibi hayvan ölünce necs olmaz diyor.
    9- Cünüb olanın, gece gusl etmeden nâfile nemâz kılması câizdir diyor.
    10- Vâkıfın yaptığı şarta itibâr olunmaz, diyor.
    11- İcmâı ümmete uymayan kimse, kâfir olmaz ve fâsık olmaz diyor.
    12- Allah-u Tealâ mahall-i havâdisdir ve zerrelerden yapılmıştır diyor.
    13- Kurân-ı kerîm, Allah-u Tealânın zâtında yaratılmışdır diyor.
    14- Âlem, yanî her mahlûk, nevi ile kadîmdir diyor.
    15- Allah, iyi şeyleri yaratmağa mecbûrdur diyor.
    16- Allah-u Tealânın cismi ve ciheti vardır ve yer değiştirir diyor.
    18- Peygamberlerin masûm olduklarını inkâr ediyor.
    19- Resûlullahın sallAllah-u Tealâ aleyhi ve sellemdiğer insanlardan farkı yokdur. Onu vâsıta kılarak düâ etmek câiz olmaz diyor.
    20- Resûlullahı sallAllah-u Tealâ aleyhi ve sellemziyâret etmeğe niyyet ederek Medîne şehrine gitmek günâhtır diyor.
    21- Şefâat istemek için gitmek de harâmdır diyor.
    22- Tevrât ve İncîlin kelimeleri değil, manâları değişmiştir diyor.

    Bazı âlimler, yukarıda bildirilenlerin çoğu İbni Teymiyyenin sözü değildir dedi ise de, Allah-u Tealânın ciheti olduğunu ve parçaların birleşmesinden meydâna geldiğini söylediğini inkâr eden yokdur. Bununla berâber, ilminin, celâletinin ve diyânetinin çok olduğu söz birliği ile bildirildi. Fıkh, ilm, adl ve insâf sâhibi olanın, bir şeyi incelemesi, ondan sonra ve ihtiyâtlı olarak karâr vermesi lâzımdır. Hele bir müslimânın küfrüne, irtidâdına, dalâletine ve öldürülmesine karâr verirken çok incelemek ve ihtiyâtlı davranmak lâzımdır. İbni Hacer-i Mekkînin rahmetullahi teâlâ aleyh (Fetâvel-hadîsiyye) kitâbındaki yazısı burada temâm oldu.
    Zamanımızda, İbni Teymiyyeyi taklîd etmek modası ortaya çıktı. Onun sapık yazılarını savunuyor ve kitâblarını, bilhassa (Vâsıta) kitâbını bastırıyorlar. Bu kitâb başdan başa onun Kurân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere ve icmâı müslimîne uymıyan fikirleri ile doludur. Okuyanlar arasında büyük fitne ve bölücülük uyandırmakda, kardeşi kardeşe düşman etmekdedir. Hindistânda bulunan vehhâbîler ve başka islâm memleketlerinde, bunların tuzaklarına düşmüş olan câhil din adamları, İbni Teymiyyeyi kendilerine bayrak yapmışlar, ona (Büyük müctehid), (Şeyh-ul-islâm) gibi ismler takıyorlar. Onun sapık fikrlerine, bozuk yazılarına din ve îmân diye sarılıyorlar. Müslimânları parçalıyan, islâmiyyeti içerden yıkan bu fecî akıntıyı durdurmak için Ehl-i sünnet âlimlerinin onu red eden, vesîkalarla çürüten kıymetli kitâblarını okumalıdır. Bu kıymetli kitâblar arasında, büyük imâm, derin âlim Takıyyüddîn-üs-Sübkînin -rahmetullahi teâlâ aleyh-, (Şifâ-üs-sikâm fî-ziyâreti-hayril-enâm) kitâbı, İbni Teymiyyenin bozuk fikrlerini mahv etmekde, fesâdlarını yok etmekde, inatcılığını ortaya koymaktadır. Kötü niyyetlerinin, bozuk inanışlarının yayılmasını önlemektedir.

    Şimdi, bütün kardeşlerimize bizden bir soru :
    "BÖYLE BİR İTİKAD VE DURUMDA OLAN BİRİNE BÜYÜK ALİM DYEN BİRİNİN HÜSN-Ü NİYET TAŞIDIĞINA İNANILABİLİNİR Mİ ?"

  9. #9
    MUSAB21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-11-2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    157
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MUSAB21
    Alıntı remz Nickli Üyeden Alıntı
    İşte alimlerimizin İBN-İ TEYMİYYE'yi tarifleri.

    İlk zamanlar ilmine ve Hanbeliliğine bir şey diyen yoktu. Sonraları ne olduysa büyük müçtehidlere ve hatta sahabelere muhalefet etmeye başladı. Cumhur-u ulemaya karşı kendi fikirlerini dayatınca Mısırda Kahire kalesine hapsedilmiştir. Bir süre sonra hanbelilğinden eser kalmamış, bir rivâyete ve bazılarına göre MÜCESSİME fırkasından olmuştur. Ehl-i Sünnet ulemadan ünlü ZEHEBİ'nin ona yazdığı nasiha kitabı --En-Nasihatuz-Zehebiyye'l İbn-i Teymiyye-- kitabı meşhurdur. Bu eserden bir-kaç pasaj :
    <<<Be adam ! Feylozofların zehirlerini ve acı teliflerini yuttun! Zehirleri çok kullanan vücud gün gelir onlara alışır. (afyon ve esrar gibi) Ve Allah'a yemin olsun ki vücudda gizlenirler. Kendi sözlerini ne zamana kadar methedeceksin ? Öyle ki, Sahihaynın hadislerini bile öyle methetmiyorsun.>>> v.b. nasihatlar uzayıp gidiyor.(***)
    Bütün yolu kaybedişlerin, çamura saplanışların, her şeyi beş hassadan (duyudan) ibaret kupkuru akıl çerçevesine döküşlerin , ona da nasıl inannadıkları ayrı bir mesele teşkil etmek üzere, Kuranın hükmü dışında hiç bir şey kabul etmeyişlerin ve Kuranı kuru akılla göründüğü gibi ele alışların baş temsilcisi İbn-i Teymiyye !...
    Bu kadar yeter.
    (***) DINI TAMIR DAVASINDA DİN TAHRİPÇİLERİ KİTABINDAN


    Vefat etmiş Teymiyye'nin sapıklığına dair elimize ulaşan ehl-i sünnet ulemasının görüşleri..
    İbni Teymiyyenin Selef-i sâlihînden ayrıldığını gösteren meseleleri Tâcüddîn-üs-Sübkî şöyle bildirmekdedir:
    1- Talâk vâki olmaz. Yemîn keffâreti vermek lâzımdır diyor. Kendisinden evvel gelen islâm âlimlerinden hiçbiri keffâret verileceğini bildirmedi.
    2- Hâid kadına verilen talâk vâki olmaz diyor.
    3- Amden, kasden terk edilen nemâzı kazâ etmek lâzım değildir diyor.
    4- Hâid (Hayız gören)kadının Kâbeyi tavâf etmesi mubâhdır. Keffâret vermez diyor.
    5- Üç olarak verilen talâk, bir talâk olur diyor. Hâlbuki, bunu bildirmeden önce, icmâul-müslimînin böyle olmadığını kendisi senelerce söylemişdir.
    6- İslâmiyyete uygun olmayan vergiler, bunu isteyene helâldir diyor.
    7- Bunlar tüccârdan alınınca, niyyet edilmese bile, zekât yerine geçer diyor.
    8- Suda fâre gibi hayvan ölünce necs olmaz diyor.
    9- Cünüb olanın, gece gusl etmeden nâfile nemâz kılması câizdir diyor.
    10- Vâkıfın yaptığı şarta itibâr olunmaz, diyor.
    11- İcmâı ümmete uymayan kimse, kâfir olmaz ve fâsık olmaz diyor.
    12- Allah-u Tealâ mahall-i havâdisdir ve zerrelerden yapılmıştır diyor.
    13- Kurân-ı kerîm, Allah-u Tealânın zâtında yaratılmışdır diyor.
    14- Âlem, yanî her mahlûk, nevi ile kadîmdir diyor.
    15- Allah, iyi şeyleri yaratmağa mecbûrdur diyor.
    16- Allah-u Tealânın cismi ve ciheti vardır ve yer değiştirir diyor.
    18- Peygamberlerin masûm olduklarını inkâr ediyor.
    19- Resûlullahın sallAllah-u Tealâ aleyhi ve sellemdiğer insanlardan farkı yokdur. Onu vâsıta kılarak düâ etmek câiz olmaz diyor.
    20- Resûlullahı sallAllah-u Tealâ aleyhi ve sellemziyâret etmeğe niyyet ederek Medîne şehrine gitmek günâhtır diyor.
    21- Şefâat istemek için gitmek de harâmdır diyor.
    22- Tevrât ve İncîlin kelimeleri değil, manâları değişmiştir diyor.

    Bazı âlimler, yukarıda bildirilenlerin çoğu İbni Teymiyyenin sözü değildir dedi ise de, Allah-u Tealânın ciheti olduğunu ve parçaların birleşmesinden meydâna geldiğini söylediğini inkâr eden yokdur. Bununla berâber, ilminin, celâletinin ve diyânetinin çok olduğu söz birliği ile bildirildi. Fıkh, ilm, adl ve insâf sâhibi olanın, bir şeyi incelemesi, ondan sonra ve ihtiyâtlı olarak karâr vermesi lâzımdır. Hele bir müslimânın küfrüne, irtidâdına, dalâletine ve öldürülmesine karâr verirken çok incelemek ve ihtiyâtlı davranmak lâzımdır. İbni Hacer-i Mekkînin rahmetullahi teâlâ aleyh (Fetâvel-hadîsiyye) kitâbındaki yazısı burada temâm oldu.
    Zamanımızda, İbni Teymiyyeyi taklîd etmek modası ortaya çıktı. Onun sapık yazılarını savunuyor ve kitâblarını, bilhassa (Vâsıta) kitâbını bastırıyorlar. Bu kitâb başdan başa onun Kurân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere ve icmâı müslimîne uymıyan fikirleri ile doludur. Okuyanlar arasında büyük fitne ve bölücülük uyandırmakda, kardeşi kardeşe düşman etmekdedir. Hindistânda bulunan vehhâbîler ve başka islâm memleketlerinde, bunların tuzaklarına düşmüş olan câhil din adamları, İbni Teymiyyeyi kendilerine bayrak yapmışlar, ona (Büyük müctehid), (Şeyh-ul-islâm) gibi ismler takıyorlar. Onun sapık fikrlerine, bozuk yazılarına din ve îmân diye sarılıyorlar. Müslimânları parçalıyan, islâmiyyeti içerden yıkan bu fecî akıntıyı durdurmak için Ehl-i sünnet âlimlerinin onu red eden, vesîkalarla çürüten kıymetli kitâblarını okumalıdır. Bu kıymetli kitâblar arasında, büyük imâm, derin âlim Takıyyüddîn-üs-Sübkînin -rahmetullahi teâlâ aleyh-, (Şifâ-üs-sikâm fî-ziyâreti-hayril-enâm) kitâbı, İbni Teymiyyenin bozuk fikrlerini mahv etmekde, fesâdlarını yok etmekde, inatcılığını ortaya koymaktadır. Kötü niyyetlerinin, bozuk inanışlarının yayılmasını önlemektedir.

    Şimdi, bütün kardeşlerimize bizden bir soru :
    "BÖYLE BİR İTİKAD VE DURUMDA OLAN BİRİNE BÜYÜK ALİM DYEN BİRİNİN HÜSN-Ü NİYET TAŞIDIĞINA İNANILABİLİNİR Mİ ?"

    ALLAhım neden bu kadar ezberci konuşur insanlar ya alın kitabını okuyun bakın ne diyor ibni teyyime o büyük alim ne diyor... biraz kitap okuyun lütfen kopyala yapıştır mantığını bırakın.. nedir bu ya... yazık yazık bize Alimlerimizi yerden yere vuruyoruz.... hemde nasıl başkasının aklıyla aklımızı başkasının eline vermeyilim lütfen okuyalım okuyalım

  10. #10
    hirahos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-11-2006
    Yaş
    48
    Mesajlar
    18.091
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hirahos
    Zümer 52: Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.


    Kardeş, İbni Teymiyye'nin ehl-i Sünnete aykırı görüşlerinin bir çoğunun kitaplarından çıkarılarak tashih edildiği de biliyoruz.. Böylesi belki insanların daha hayrına.. Ama bu durumda dahi dikkatli olmada fayda vardır..

    İslam'ın tek alimi İbni Teymiyye değildir.. Binlerce alimimiz var Allah'a şükür.. Diğer alimlerimizin okunmasını da teşvik etmek lazımdır.. Bir gardaşım diyordu ki:

    "İbn-i Teymiyye'ye gelinceye kadar nice Ehl-i Sünnet alimimiz var.. Hele onları bir hazmedeyim.. Sıra İbni Teymiyye'ye de gelir.."

  11. #11
    özzlem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    10-12-2006
    Yer
    yersiz yurtsuz
    Mesajlar
    92
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @özzlem
    islam sayfası remz, hirahos
    kardeşlerimin dediklerine katılıyorum

    ayrıca inş sıkılmadan okursanız size şu linki vermek istiyorum (tabi site olarak sakıncası yoksa)
    http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1659

  12. #12
    MUSAB21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-11-2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    157
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MUSAB21
    Alıntı hirahos Nickli Üyeden Alıntı
    Zümer 52: Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.


    Kardeş, İbni Teymiyye'nin ehl-i Sünnete aykırı görüşlerinin bir çoğunun kitaplarından çıkarılarak tashih edildiği de biliyoruz.. Böylesi belki insanların daha hayrına.. Ama bu durumda dahi dikkatli olmada fayda vardır..

    İslam'ın tek alimi İbni Teymiyye değildir.. Binlerce alimimiz var Allah'a şükür.. Diğer alimlerimizin okunmasını da teşvik etmek lazımdır.. Bir gardaşım diyordu ki:

    "İbn-i Teymiyye'ye gelinceye kadar nice Ehl-i Sünnet alimimiz var.. Hele onları bir hazmedeyim.. Sıra İbni Teymiyye'ye de gelir.."
    size ibni teyyimenin iman üzerine kitabını tavsiye ediyorum..

    kardeş benim kızdığım nokta okumadan asıp kesmelerden hefret ediyorum.. bırakalım bu kopyala yapıştır mantığını.. bilmiyorsak okumamışsak en iyisi susmak değilmidir doğrusu..

  13. #13
    hiç
    Bazı âlimler, yukarıda bildirilenlerin çoğu İbni Teymiyyenin sözü değildir dedi ise de, Allah-u Tealânın ciheti olduğunu ve parçaların birleşmesinden meydâna geldiğini söylediğini inkâr eden yokdur. Bununla berâber, ilminin, celâletinin ve diyânetinin çok olduğu söz birliği ile bildirildi.

    alimler bunların çogunu söylemedigini bildirdikleri halde delil olarak bunları sunmanız ne kadar dogru acaba..? önce bunları demiştir de sonra alimler ile reddet..
    yaw ne bu Allah'ınızı severseniz benim kafa anlayamıyor..

  14. #14
    hirahos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-11-2006
    Yaş
    48
    Mesajlar
    18.091
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hirahos
    Şimdi abim,

    Siz şahit oldunuz mu bilmiyorum ama, 3-5 gün önce bu konuda epeyce okuma yapan bir kişi olarak şunu farkettim ki; çok sayıda alimimiz, İbni Teymiyye'nin onlarca meselede Ehl-i Sünnet'ten saptığını ve kendine mahsus bir takım fetvalar verdiğini bildirmişlerdir..

    Bir alimin ilminden elbette faydalanılır.. Ama eğer görüşleri Ehli Sünnete uygun ise.. Bir kısım görüşleri Ehl-i Sünnet dışında olan bir alimin ise hangi meselelerde ayrıldığını bilmek, o alimden bu ölçüler içinde faydalanmak gerekir.. Bu titiz ve seçici tavır öyle hafife alınacak bir şey de değildir.. Çünkü, işin içinde ebedi saadeti ve kurtulmayı kaybetmek vardır..

    Bakınız; Asr-ı Saadetten sonra umum alimlerden ayrılan nice alimler olmuş ve bunların başında olduğu nice fırkalar peydahlanmış.. Sadık-ı Muhbir olan Peygamber Efendimiz de Ümmetinin param parça fırkalara ayrılacağını ve biri hariç hepsinin nar ehli olacağını haber vermiş.. Mesele bu kadar ciddiye alınması gereken bir meseledir..

    Müceddit-i Elfi Sani Olan İmam Rabbani Hazretleri 59. Mektubunda diyor ki:

    "Ehl-i Sünnet büyüklerinin yoluna uymadıkça değil kurtulmaya, kimsenin kurtuluş dahi beklemeye hakkı yoktur. Eğer kıl kadar bunlara aykırılık söz konusu olursa iş tehlikede demektir. .. Bunun aksi olma ihtimali yoktur. ..

    Onların yolundan ayrılan ve ana esaslarını red ederek bunların cemaatinden ayrılan kimse hem kendi sapmıştır hem de başkalarını saptırmıştır. ..
    "

    Yani mesele bu kadar ciddidir.. "Kıl kadar bir ayrılık" ifadesine dikkat ediniz.. İbni Teymiyye'nin kimi önemli ana konularda Ehli Sünnetten ayrıldığına dair ihbar ve görüşleri olan alimlerimiz vardır.. Yabana atmadan bunların bildirdiklerine kulak kesilmek icap eder..

    Bunun haricinde şaşırdığım ve merak ettiğim bir husus var:

    Konu İbni Teymiyye olunca hassasiyet gösteren ve muhatablarını uyaran kardeşlerimiz; kendileri de birer alim olan ve İbni Teymiyye'nin saptığı hususları gösteren diğer alimlerimize hangi gözle bakıyorlar? Onlar hakkında da ilim ve alim hassasiyeti gösterebiliyorlar mı?

    Mesela İbni Teymiyye kadar Onu eleştiren Kevseri, Subki, Cehbel, el-Heytemi, Şa’rani, en-Nebhani gibi alimler hakkında da aynı titiz tutumlarını sürdürebiliyorlar mı? Ya da böyle bir şey ile karşılaşsalardı nasıl davranırlardı?

    Cevap "aynı şekilde" ise sorun yok demektir..


  15. #15
    hiç
    iyi de baba "onlar öyle derse bizde böyle deriz "den öteye gitmez ki bu..bakınız reddetmek yada yok saymak ile mensubu oldugunu iddia edenleri "sapkınlık" la itham ettigimizin de farkında mıyız..?
    bu ne demek=cehennem ehli...
    samimiyetine inandıgım bir sürü abim var benim ve kardeşlik hukukuna da aykırı..

  16. #16
    hirahos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    09-11-2006
    Yaş
    48
    Mesajlar
    18.091
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hirahos
    Abim, Ehl-i Sünnet vel Cemaat demek alimlerden çoğunluğunun tarafı demek.. İslam Tarihine bakılırsa; bu konulara merak salıp Alimlerimiz tanınmaya çalışılırsa, İcma adı verilen çoğunluğun görüşlerinin ne olduğu bilinebilir ve Ehl-i Sünnet yolu seçilebilir..

    Bu bir ilim işidir.. Allah, ilmi de taleb edene verir.. Allah, herkese akıl ve kabiliyet de vermiş.. İnsanlar bu nimetleri kullanarak, samimi ve temiz bir taleble işin aslı doğrusu nedir öğrenebilir..

    Çünkü elimizde kıymetli bir ölçü var:

    "Benim Ümmetim hayırda ittifak edip toplanır, delalette değil.."

    Bu icmanın delilidir..

    Demek ki çoğunluk hangi yolu izlemişse, kurtulan fırkayı o tarafta aramak icap eder..

Sayfa 1/13 12345611 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 60
    Son Mesaj: 20-12-2013, 19:34
  2. İbn HACER'in İbn TEYMİYYE hakkındaki görüşleri
    By usamezeyd in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 05-01-2010, 22:28
  3. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’den.İBN-İ TEYMİYYE
    By ihvan23 in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26-10-2009, 13:51
  4. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’den.İBN-İ TEYMİYYE
    By ihvan23 in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26-10-2009, 13:51
  5. Cevaplar: 49
    Son Mesaj: 15-01-2008, 10:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş