Etiketlenen üyelerin listesi

http://www.odatv.com/images/2014_05/2014_05_19/yardim-ederken-oldurduler-1905141200_m.jpg Yardım ederken öldürdüler Soma'daki maden ocağında meydana gelen iş cinayetinin ardından Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kimya Odası'nın bölgede 14-15-16 Mayıs tarihlerinde yaptığı incelemeler sonucunda hazırladığı teknik rapor yayınlandı. "Mühendis Olma Yolunda" isimli blogda yayınlanan rapor şöyle: "Manisa`ya bağlı Soma ilçesinde faaliyet yürüten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.`ye ait

Bu konu 85451 kez görüntülendi 513 yorum aldı ...
HER TELDEN !!! MAKALELER (herhangi bir konuda, bir müminin, münafığın, müşriğin, kafirin görüşü) 85451 Reviews

    Konuyu değerlendir: HER TELDEN !!! MAKALELER (herhangi bir konuda, bir müminin, münafığın, müşriğin, kafirin görüşü)

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 85451 kez incelendi.

Sayfa 2/33 İlk 123456712 ... Son
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni

Konu: HER TELDEN !!! MAKALELER (herhangi bir konuda, bir müminin, münafığın, müşriğin, kafirin görüşü)

  1. #17
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    mustafa islamoğlu iran elçisi gibi suriye iran'a verilsin diyor


  2. #18
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    mehmet emin akın-kuran'ı kafasına göre yorumlayıp tahrif eden hadis inkarcıları hakkında


  3. #19
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    İslam'da Allah'ın kanunlarını uygulamayanlara itaat yoktur


  4. #20
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    İslam'da iman etmenin vazgeçilmez şartı tağutları reddetmek


  5. #21
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Kuran ayetleri hayata uygulansın diye indirildi,ölüler için veya süs için değil


  6. #22
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Ahmet Yasin Bursevî'nin İcazeti Düşmüştür! - Seyyid Fatih Nurullah Efendi Hazretleri

    özellikle 05:10 dakikadan sonrasına bakabilirsiniz.


  7. #23
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Hain saldırı'ya sebep olan "O Sohbet"...




    not: Fatih Nurullah Efendi Hazretleri Kasımpaşa'daki Halveti Uşşaki dergahı'nda yaptığı konuşmada Masonları eleştirdi ve 3 gün sonra dergah'a molotof'lu saldırı gerçekleşti...

    Kasımpaşa dergahına yapılan molotoflu haince saldırıdan sonraki hali..












    kaynak:
    https://www.facebook.com/pages/Fatih...59950777364125

  8. #24
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Selam-Tevhid yalanı/mızrağı çuvala sığmadı (1)





    Önce “bir cemaatin mensupları tümden nasıl suçlanır, varsa suç işleyen tespit edin, suç ve cezalar şahsi değil mi, soruşturma açın, siz devletsiniz” denildi.
    Doğru söze ne denir. Demokratik hukuk devletinde ifade özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü olduğuna göre, bir kısım insanların kendilerini bir cemaat mensubu olarak görmeleri, cemaat mensubiyetlerini devam ettirerek yasalara ve kurallara uydukları takdirde kamuda çalışmaları neden suç olsun ki?
    Suç ve suçlu iddiaları varsa, muhatabın kimliğine, kişiliğine, cemaat mensubiyetine bakılmaksızın hukuk içinde soruşturulması ak ile karanın, suçlu ile suçsuzun ayırt edilmesi gerekiyordu.
    Hukuk işletildi, devlet içinde paralel örgüt oluşturduğu iddia edilenlerden polis içindeki yapılanmaya yönelik soruşturma başlatıldı. Gözaltılar ve tutuklamalar oldu.
    Bu defa “hukuksuz operasyon, fedakar polislere haksızlık, teröristler serbest TEM polisleri içerde, bu zulüm 28 Şubat’da bile yaşanmadı” denilmeye başlandı.
    Bununla kalınmadı, şüphelilerin “Selam-Tevhid Örgütü” soruşturmasını paravan olarak kullanıp siyasal ve askeri casusluk ve kanunsuz dinlemeler yaptıkları gündeme gelince,“Selam – Tevhid Örgütünün ne derece tehlikeli bir örgüt olduğu, İran ajanları tam yakalanacakken 17/25 Aralık’tan sonra soruşturmanın deşifre edilerek ajanların kaçmasının sağlandığı, dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir soruşturmaya takipsizlik kararı verilemeyeceği” söylenmeye ve paralel örgüt soruşturmasını yürütenler “acem uşağı” olmakla suçlanmaya başlanıldı.
    Paralel örgüt ve destekçilerinin psikolojik harekat ve algı yönetimi konusunda oldukça başarılı olduklarını söylemeliyiz. Destekçi medya, yapılan suçlamaları, usulsüz dinlemeleri, kanunsuz devam ettirilen sözde terör örgütü soruşturmasına değinmeden, “başarı ödülleri, sahurda operasyon, yarım kalan hatimler, haram yemedim açıklamalarını” öne çıkararak, aile bireylerini konuşturup duygusallık öne çıkarılarak algı operasyonu yapma yolunu tercih etti.
    Soruşturma hangi örgütle ilgili ?
    Olayın aslı ne sorusunu cevaplamak için doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak, doğru bilgiler üzerinden analiz yapmak gerekiyor.
    Bu nedenle suçlamalara konu “Selam-Tevhid Örgütü” soruşturmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYO) kararının içeriğine dikkatinizi çekmek istiyorum.
    Karardan kısa bilgiler ataralım:
    “Selam-Tevhid Örgütü”ne yönelik olduğu ifade edilen, 12.05.2010 tarihinde başlatılıp 3 yıl 7 ay 5 gün devam ettirilen, dernek, cami ve kurumların da dinlemeye alındığı 251 şüpheli hakkında ‘Kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA’ kararı verilmiştir.
    Bunun anlamı şudur: Dört yıla yakın, usul, kanun, süre, sınır tanımadan insanların mahremine girilerek yapılan telefon dinleme, teknik takip, gizli soruşturmacı tayini ile izleme işlemlerinin sonunda delil bulunamamış ve dosya kapatılmıştır.
    Hala malum medyada gündemde tutulan, ABD ve İsrail’in İstanbul Başkonsolosluklarına yönelik casusluk yapıldığı, saldırı için emir bekledikleri, konsolosluk yakınındaki minare şerefesinin bu amaçla kullanılacağı iddialarının doğruluğunu gösterecek hiçbir kanıt bulunmadığı saptanmıştır.
    Karar gerekçesinde yer alan soruşturmadaki hukuksuzluklar, olayın adli soruşturmadan öte başka amaçlara yönelik olduğunu gözler önüne seriyor.
    Aşağıda bir kısmını alıntıladığımız gerekçeler, Hakan Fidan’ın MİT müsteşarlığına atandığında İsrail tarafından yapılan “İrancı” suçlaması, 7 Şubat MİT müsteşarına yakalama kararı verilmesi, İHH’yı El Kaide örgütüyle bağlantılı göstermek için soruşturma kapsamında arama girişimi, MİT tırlarının kanunsuz aranması, İslami dernek ve vakıflara yönelik yolsuzluk, İrancı olma suçlamaları, muta nikahıyla fuhuş ve adı sanı duyulmamış “mutaşa” suçlamaları ile birlikte okunduğunda daha anlamlı hale gelmekte perde arkası görülebilmektedir.
    2010/1074 Numaralı Soruşturma
    Sivil toplum kuruluşlarının işgal altındaki Kudüs’ü gündeme getirmeleri, Kudüs’te yaşayan Müslümanlara, İsrail ablukası altında katliamlara maruz kalan Gazze’lilere sahip çıkmaları, İsrail’i kınamaları, protesto etmeleri kimleri rahatsız etmiş ise bu soruşturmanın başlatılması için düğmeye onların bastığı anlaşılmaktadır.
    Emniyet görevlileri tarafından re’sen soruşturma talep edildiği KYO kararında bakın nasıl anlatılıyor;
    “10.05.2010 günü httt://www.velfecr.com isimli internet sitesinde yer alan Yeryüzü Bütün Siyonistlerle Mezar Olacak (video) 09.05.2010, 07:04:05 başlıklı haber metninde, Kağıthane Gazze Gönüllüleri Platformu tarafından ”İstanbul’dan Gazze’ye Kardeşlik Köprüsü” programının düzenlendiği, düzenlenen programda N.Ş’nin Ümmet Bilinci, Kudüs Davası ve Gazze’nin Mesajı” konulu konuşma yaptığı,
    12.05.2010 günü konuyla ilgili soruşturma talep edildiği, soruşturma izninin alındığı, (3 yıl 7 ay 5 gün süreyle takip edildiği)...
    Selam (Tevhit) terör örgütü ile ilgili bilgi istendiği,
    Bilgiler doğrultusunda NŞ, AY ve İE’ye . İsra Kültür Merkezi üzerinden 21.05.2010 tarihinde teknik takip başlatıldığı,
    N.Ş’nin yurt dışı bağlantıları iddiasıyla A.K, N.E, F.R’nin 30.09.2010 tarihinde soruşturmaya dahil edildiği,
    Soruşturma Savcısı’nın, soruşturma kapsamındaki telefonlar ve e-posta adreslerinin tedbir süresinin uzatılması talebini 31.03.2011 tarihli derkenar yazısı ile yönetmenlik gereği tedbir süresinin kesintisiz olması gerektiği gerekçesiyle reddettiği,
    22.04.2011 tarihinde N.Ş, A.Y, İ.E ve İsra Kültür merkezi hakkındaki teknik takip kararlarının sonlandırıldığı...”

    Teknik takip işlemlerinin sonlandırma talimatı ile birlikte Soruşturma Savcısı, iletişimin tespiti ve fiziki takip işlemleri sonucu elde edilen deliller doğrultusunda şüpheliler hakkındaki ön fezlekenin hazırlanması talimatını emniyet birimlerine verdiğinde 2011/762 numaralı sözde Selam-Tevhid örgütü hakkında daha kapsamlı başka bir soruşturmanın sürdürüldüğünü öğrenir ve dosyaların birleştirilerek soruşturmanın devam ettirildiği görülür.
    İlginç olan N.E üzerinden N.Ş hakkında teknik araçlarla izleme kararı yani teknik takip kararı alınırken, Selam-Tevhid örgütü adına değil “El Kaide terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak” suçundan karar alınmıştır.
    Amacı belli bu soruşturmadaki skandalları yazmaya yarın devam edelim.
    Reşat Petek - Haber 7
    www.resatpetek.net
    petekresat@gmail.com
    @ResatPetek

    kaynak:
    http://www.haber7.com/yazarlar/resat...vala-sigmadi-1

  9. #25
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Selam-Tevhid yalanı/mızrağı çuvala sığmadı (2)




    Dünkü yazımızda Selam-Tevhid örgütü bahane edilerek 2010 yılından beri devam ettirilen soruşturmada, usul ve kanuna aykırı biçimde telefon dinlemeleri, fiziki ve teknik takip işlemlerinden söz etmiş, bunu yapanların suç işlediklerini ve soruşturulmasının hukuk devletinin görevi olduğuna işaret etmiştik.
    22 Temmuz soruşturması bu hukuksuzlukları yaptığı iddia edilen polis şeflerine yönelik olduğu için, “Selam-Tevhid” soruşturması içeriğine biraz daha yakından bakmak gerekiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 tarihinde verdiği takipsizlik kararı (KYO kararı) gerekçesinden takip edelim.
    2011/762 Numaralı Soruşturma;
    “Kamile Y. (eşi Hüseyin A.Y) isimli şahsın emniyette vermiş olduğu 04.03.2011 tarihli ifadesine istinaden soruşturma talebinde bulunulduğu, (2 yıl 9 ay 13 gün takip edildiği,)
    AKABE Grubu adı altında soruşturma başlatıldığı,
    Kamile Y’nin ifadesi ve eşi Hüseyin A.Y’nin 2 GB kapasiteli flahs belleğindeki bilgiler doğrultusunda soruşturmanın genişletildiği, Kamile Y’nin ifadesine ve emniyete teslim ettiği flash belleklerdeki bilgilere göre şahısların soruşturmaya dahil edildiği ancak teslim ettiği flash bellekin soruşturma klasörlerinde bulunmadığı, ( Önemli not: İlk ifadesi ihbar kabul edilen Kamile Y. Cumhuriyet Savcısına ve TEM Şubede verdiği sonraki ifadelerinde, ifadelerine ilaveler yapıldığını, Hakan Fidan’la ilgili suçlamalar dahil edildiğini, söylemediği pek çok hususun yazıldığını, ifadesini okumak istediğinde ‘bize güvenmiyor musun abla’ denilerek okumadan imzalatıldığını beyan etmiştir. RP)
    Yasal kurumlar keyfi olarak dinlenmiş
    Hüseyin A.Y’nun AKABE başkan yardımcısı olduğu, söz konusu kurumun yasa-dışı bir kuruluş olmadığı ve suç oluşturacak herhangi bir faaliyetlerinin tespit edilmediği,
    Hüseyin A.Y ile irtibatlı şahıslar hakkında teknik takip kararı alındığı, irtibatlı görülen şahısların da yapmış oldukları görüşmeler neticesinde soruşturmaya dahil edildiği,
    Soruşturma dosyasındaki TAPE olarak yazılan suç unsuru taşımayan görüşmelerin özel hayatın gizliliğine riayet edilmeden yazıldığı,
    Diğer TAPE görüşmelerinin ise şüphelilerin vakıf çalışmaları, iş görüşmeleri, güncel ve siyasi konuşmalardan ibaret olduğu...” ifade edilmektedir.
    Savcılığın takipsizlik kararında soruşturmadaki bir hukuksuzluğa dikkat çekiliyor;
    “İletişim tespit kararının başka suretle delil elde edilemeyeceği durumlarda verilmesi gerekirken ilk uygulama olarak söz konusu kararların verildiği...”
    Telefon dinlemelerinin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağını düzenleyen CMK.135.maddenin ihlal edildiği tespit edilmiştir. Bakın daha neler;
    Amaç MİT’in İran bağlantılı olduğu algısı oluşturmak
    Çok sayıda dinleme yapıldığı, bir şahısla bir defa telefonla görüşmenin dahi dinlemeye ve soruşturmaya dahil edilmek için yeterli görüldüğü,
    MİT’in İran’la bağlantılı olduğu algısının oluşturulmaya çalışıldığı, (hatırlarsanız bu algıyı oluşturmak için düğmeye ilk basan İsrail’di. RP)
    MİT Müsteşarının ve yakın çevresinin dinlenildiği,
    Konsolosluk görevlilerinin dinlenildiği,
    Soruşturma kapsamında karı-koca olarak hedef şahısların bulunduğu,
    Soruşturmaya dahil edilen bazı şahıslar hakkında Teknik Araçlarla İzleme kararı alındığı,
    Teknik Araçlarla İzleme tutanaklarının “Kudüs Ordusu Terör Örgütü” suçundan tanzim edildiği, ( hani Selam-Tevhid soruşturması idi? RP)
    Bu bölüme dikkat ! Amaç Selam-Tevhid Terör Örgütü soruşturması mı? Yoksa İsrail’in hedefindeki MİT Müsteşarı ve dolayısıyla hükümet politikalarının “İrancı” çizgide olduğuna dair delil üretmek mi?
    Hangi örgüt soruşturuluyor?
    “Soruşturmanın, Selam-Tevhid Terör Örgütü iddiasıyla başlatılmasına rağmen;
    Dini motifli terör örgütü,
    El Kaide terör örgütü,
    Hizbullah terör örgütü,
    Ergenekon terör örgütü,
    MKP (Maoist Komünist Partisi) terör örgütü,
    PKK/KCK terör örgütü,
    Silahlı terör örgütü,
    Terör örgütü yöneticiliği yapmak,
    Terör örgütü üyesi olma,
    Kudüs Ordusu terör örgütü,
    Selam (Tevhid) terör örgütü,
    İran İslam Cumhuriyeti (İİC) destekli grup içerisinde faaliyetlerde bulunmak gibi soruşturma kapsamıyla ilgisiz örgüt isimleri üzerinden mahkeme kararları alındığı..”

    “Soruşturma kapsamında teknik ve fiziki takip kararlarının “terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak” suçundan alındığı, fiziki takip tutanaklarının “Kudüs Ordusu Terör örgütü” suçundan tanzim edildiği”
    “Soruşturmada alınan teknik ve fiziki takip kararlarının açık kimliksiz olarak, bazı kararların sadece ad ve soyadı üzerinden, bazı kararların ise T.C. kimlik numarası üzerinden alındığı, bazı şüphelilerin açık kimliklerinin tespit edilemediği...
    Aynı telefon numarası hakkında bir gün ara ile farklı isimler üzerinden iletişim tespit kararı alındığı...”
    “Dosya kapsamında iletişimi takip edilen şüphelilerin siyasetçi, akademisyen, gazeteci-yazar, iş adamı, devlet kurumunda görevli bürokrat, vakıf yöneticileri, Caferi vatandaşlar ve İran vatandaşı oldukları”
    106 klasör içerisinde soruşturma konusu ile ilgili olmayan EL KAİDE, PKK/KCK, DHKPC/C örgütleri hakkında yürütülen 21 ayrı soruşturma dosyalarına ait belgelerin konulduğu,
    Ayrıca hiç ilgisi olmayan Narkotik Şube Müdürlüğüne ait belgelerin de bu dosya içine konulduğu, takipsizlik kararında ifade edilmiştir.
    Başbakan dinlendi mi sorusunun cevabı:
    Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararının son bölümü, Başbakan ve bakanların dinlenip dinlenmediği, polemiğine son noktayı koyuyor. Okuyalım;
    “Soruşturma kapsamında;
    a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı’nın, Filistin Devlet Başkanı, Filistin Başbakanı ve Somali Cumhurbaşkanı ile yaptığı, devletin güvenliği ve iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken dış politikaya ilişkin telefon görüşmelerinin dinlenerek kayıt altına alındığı,
    b) Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un dış politikaya ilişkin aynı nitelikteki telefon görüşmelerinin dinlenerek kayıt altına alındığı, bu kayıtların yazılı (tape) hale getirildiği,
    c) Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan’ı Taner Yıldız’ın, Milli güvenliğe ilişkin telefon görüşmelerinin dinlenerek kayıt altına alındığı, bu kayıtların bir kısmının yazılı (tape) hale getirildiği,
    d) Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı’ın, Milli güvenliğe ilişkin telefon görüşmelerinin dinlenerek (terör örgütü üyesi gibi kod adı verilmek suretiyle) kayıt altına alındığı, kayıtların bir kısmının yazılı (tape) hale getirildiği ilk incelemelerden (inceleme devam etmektedir) tespit edilmiştir.”
    “Sonuç olarak, terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği ile ilişkilendirilerek, haklarında telefon dinleme, teknik-fiziki takip kararları alınan şüphelilerden bir kısmının kamuoyunda da tanınan siyaset adamı, gazeteci-yazar, akademisyen, iş adamı, devlet yönetiminde görevli üst-düzey bürokrat, bir kısmının da dernek-vakıflar kanunları hükümleri uyarınca denetime tabi sivil toplum kuruluşları olduğu ve terörle ilişkilendirilebilecek herhangi bir faaliyetlerinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.”
    Mesnetsiz, delilsiz “Selam-Tevhid Örgütü” adıyla yürütülen soruşturmanın amacının örgütlü suçlarla hukuk içinde mücadele olmadığı savcılık kararı gerekçelerinden anlaşılmaktadır. Mızrak çuvala sığmamıştır. Olayın siyasi ve askeri casusluk, özel hayatın gizliliğinin ihlali, suç uydurma, resmi belgede sahtecilik ve kişiler arası verilerin usulsüz kayıt edilmesi suçlarını oluşturan eylemler olduğu 22 Temmuz soruşturmasının da bu nedenle başlatıldığı anlaşılmaktadır. Şimdi önemli olan hukuki sürecin adil olarak işletilmesidir.
    Reşat Petek - Haber7
    www.resatpetek.net
    petekresat@gmail.com
    @ResatPetek

    kaynak:
    http://www.haber7.com/yazarlar/resat...vala-sigmadi-2

  10. #26
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu


    Eygi'nin hedefindeki Erdoğan mı Karaman mı?

    Milli Gazete yazarı Mehmet Şevet Eygi, İslami kuralları hatırlatarak 28 maddelik bir yazı yazdı. Eygi'nin yazısının hedefinde kimler vardı dersiniz?

    Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, öyle bir yazı yazdı ki, kendini iktidarın herhangi bir yer ve konumunda bulan birinin okuyup da küplere binmemesi mümkün değil. Eygi'nin hedefinde kim var sorusunun cevabını ararkan zihninizde onlarca isim belirecek. Eygi'nin hedefi, o isimlerden birisi mi, yoksa hepsi mi? Okuduktan sonra siz karar verin.

    Mehmet Şevket Eygi'nin bugünkü yazısı:

    MÜSLÜMAN İHALEYE FESAT KARIŞTIRMAZ

    "1. İslamın temel emirlerinden biri istikamettir, yani doğruluk ve dürüstlüktür. Savaş hilesi dışında Müslüman hile yapmaz, aldatmaz. Müslümanın savaş dışında yamukluk yapma, aldatma şansı yoktur.

    2. Müslüman rüşvet almaz ve vermez. Alan da veren de Cehennemliktir.

    3. Müslüman haram kazanç elde etmez, haram kazançlarla zengin olmaz. Haram yemenin cezası Cehennemde yanmak, azab çekmektir.

    4. Müslüman ihalelere fesat karıştıramaz.

    5. Müslüman haram rant yiyemez.

    6. Müslüman kötü yol, kötü kaldırım, kötü bina, kötü iş yapmaz. Yapan da, yaptırıp razı olan, kabul eden de kötüdür, günahkardır, suçludur.

    MÜSLÜMAN NE DEVLETTEN, NE BELEDİYEDEN PARA TIRTIKLAR

    7. Müslüman ne devlet bütçesinden, ne de belediye bütçelerinden çalabilir, tırtıklayabilir.

    8. Ehliyeti ve liyakati olmadığı halde reisliklere, makam ve mevkilere, memuriyetlere, vazifelere talip olmak haramdır.


    9. Talip olmayıp matlup olduğu takdirde, ehliyeti yoksa bunları deruhte ve kabul etmek yine haramdır.

    10. Rüşvet alanlar, şu veya bu şekilde çalanlar, ihalelere fesat karıştıranlar, haram kazanç elde edenler, haram rant yiyenler, haram yollarla zengin olanlar, emanetlere hıyanet edenler din hainidir, vatan hainidir, halk düşmanıdır.

    11. Saçı bitmedik yetimlerin, fakir halkın haklarını yiyenler bin kere haindir.

    "CAİZDİR" FETVASINI VEREN DİN ALİMİ DEĞİL ŞEYTANDIR

    12. Bozuk düzenlerde haram yemek, haram ve kirli paralarla hizmet etmek, haram yollarla zengin olmak caizdir fetvasını verenler din alimi ve fakih değil haindir, şeytandır.

    13. Allahu Teala hazretlerinin Kur’anda kesin olarak kaç sınıf gerçek şahsa temlik suretiyle verileceğini açıkça sarahaten beyan etmiş bulunduğu zekatları; Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha aykırı olarak toplayanlar ve sarf edenler haindir, fasıktır, gasıptır.

    14. Bu konuda Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha aykırı bâtıl fetvalar verenler şeytandır.

    15. Oğullarını, kızlarını iyi Müslüman, iyi insan olarak yetiştirmeyen ebeveyn büyük günah işlemiş olur.

    16. Müslüman çocuklara ilk öğretilecek ilim sahih ilmihaldir.

    17. Çocuklarını İslam ahlakına göre ahlaklı ve faziletli yetiştirmeyen anne ve babalar büyük vebal altındadır.

    18. Ümmet-i Muhammed’i (Salat ve selam olsun ona) birbirinden kopuk, kimisi birbiriyle çekişen bin hizbe, fırkaya, İslamcılığa, sekte, parçaya, gruba ayırıp bir İslam Protestanlığı oluşturanlar haindir.

    19. Askerî ve sivil darbe yapanlar veya yapmaya teşebbüs edenler muzırdır, haindir.


    20. Ellerinde imkan olduğu halde etkili iman, İslam, Kur’an, Sünnet, Ümmet, İmamet hizmetleri yapmayanlar katmerli gafildir.

    SALİH MÜ'MİNLERE DÜŞMANLIK EDENLER MÜNAFIKTIR

    21. Yüce İslam dini futbol kulübü değildir. İslamî konularda, hizmetlerde futbol delileri gibi holiganlık ve militanlık yapanlar kesinlikle `âqil değildir, çılgındır.

    22. Salih mü’minlere düşmanlık edenler, kardeşlik haklarını çiğneyenler münafıktır.

    23. Ruhbanlarını erbab=rabler haline getirenler dengesizdir, küfre düşerler.

    24. Tasavvuf ve tarikat mensubu olan ve beş vakit namaz kılan mü’minlere müşrik ve kafir diyenlerin kendileri kafir olur.

    25. İslama hizmet adıyla para toplayıp bunları zimmetlerine geçirenler hırsızdır.

    26. Fazlurrahmancı veya Mutezilî olup, bu kimliklerini gizleyerek taqiyye ve kitman yapan ve sinsice Ehl-i Sünneti yıkmaya çalışanlar haindir.

    27. En hainler, en alçaklar, en sefiller ise din sömürüsü yaparak maddî zenginlik ve şahsî prestij elde eden rezil ve sefillerdir.

    28. Dinî konuları, islamî hizmetleri mıncıklayan geri zekalılar İslamın önündeki en büyük engeldir.

    TEŞEKKÜR ve MİNNET:
    İmana, İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata, Ümmete; hakkıyla, muhlisen lillah, garazsız ivazsız, ücretsiz hizmet eden ve mükafatlarını sadece Hak Tealadan isteyen ve bekleyen gerçek hizmetkarlar, elleri hatta ayakları öpülesice muhterem ve muazzez kimselerdir. Onlara teşekkür ediyorum, minnetlerimi sunuyorum. Kerem edip bu fakire dua buyursunlar.


    ...


    kaynak:
    http://www.milligazete.com.tr/koseya...emlikler/21266




  11. #27
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı ede Nickli Üyeden Alıntı


    Eygi'nin hedefindeki Erdoğan mı Karaman mı?

    Milli Gazete yazarı Mehmet Şevet Eygi, İslami kuralları hatırlatarak 28 maddelik bir yazı yazdı. Eygi'nin yazısının hedefinde kimler vardı dersiniz?

    Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, öyle bir yazı yazdı ki, kendini iktidarın herhangi bir yer ve konumunda bulan birinin okuyup da küplere binmemesi mümkün değil. Eygi'nin hedefinde kim var sorusunun cevabını ararkan zihninizde onlarca isim belirecek. Eygi'nin hedefi, o isimlerden birisi mi, yoksa hepsi mi? Okuduktan sonra siz karar verin.

    Mehmet Şevket Eygi'nin bugünkü yazısı:

    MÜSLÜMAN İHALEYE FESAT KARIŞTIRMAZ

    "1. İslamın temel emirlerinden biri istikamettir, yani doğruluk ve dürüstlüktür. Savaş hilesi dışında Müslüman hile yapmaz, aldatmaz. Müslümanın savaş dışında yamukluk yapma, aldatma şansı yoktur.

    2. Müslüman rüşvet almaz ve vermez. Alan da veren de Cehennemliktir.

    3. Müslüman haram kazanç elde etmez, haram kazançlarla zengin olmaz. Haram yemenin cezası Cehennemde yanmak, azab çekmektir.

    4. Müslüman ihalelere fesat karıştıramaz.

    5. Müslüman haram rant yiyemez.

    6. Müslüman kötü yol, kötü kaldırım, kötü bina, kötü iş yapmaz. Yapan da, yaptırıp razı olan, kabul eden de kötüdür, günahkardır, suçludur.

    MÜSLÜMAN NE DEVLETTEN, NE BELEDİYEDEN PARA TIRTIKLAR

    7. Müslüman ne devlet bütçesinden, ne de belediye bütçelerinden çalabilir, tırtıklayabilir.

    8. Ehliyeti ve liyakati olmadığı halde reisliklere, makam ve mevkilere, memuriyetlere, vazifelere talip olmak haramdır.


    9. Talip olmayıp matlup olduğu takdirde, ehliyeti yoksa bunları deruhte ve kabul etmek yine haramdır.

    10. Rüşvet alanlar, şu veya bu şekilde çalanlar, ihalelere fesat karıştıranlar, haram kazanç elde edenler, haram rant yiyenler, haram yollarla zengin olanlar, emanetlere hıyanet edenler din hainidir, vatan hainidir, halk düşmanıdır.

    11. Saçı bitmedik yetimlerin, fakir halkın haklarını yiyenler bin kere haindir.

    "CAİZDİR" FETVASINI VEREN DİN ALİMİ DEĞİL ŞEYTANDIR

    12. Bozuk düzenlerde haram yemek, haram ve kirli paralarla hizmet etmek, haram yollarla zengin olmak caizdir fetvasını verenler din alimi ve fakih değil haindir, şeytandır.

    13. Allahu Teala hazretlerinin Kur’anda kesin olarak kaç sınıf gerçek şahsa temlik suretiyle verileceğini açıkça sarahaten beyan etmiş bulunduğu zekatları; Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha aykırı olarak toplayanlar ve sarf edenler haindir, fasıktır, gasıptır.

    14. Bu konuda Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha aykırı bâtıl fetvalar verenler şeytandır.

    15. Oğullarını, kızlarını iyi Müslüman, iyi insan olarak yetiştirmeyen ebeveyn büyük günah işlemiş olur.

    16. Müslüman çocuklara ilk öğretilecek ilim sahih ilmihaldir.

    17. Çocuklarını İslam ahlakına göre ahlaklı ve faziletli yetiştirmeyen anne ve babalar büyük vebal altındadır.

    18. Ümmet-i Muhammed’i (Salat ve selam olsun ona) birbirinden kopuk, kimisi birbiriyle çekişen bin hizbe, fırkaya, İslamcılığa, sekte, parçaya, gruba ayırıp bir İslam Protestanlığı oluşturanlar haindir.

    19. Askerî ve sivil darbe yapanlar veya yapmaya teşebbüs edenler muzırdır, haindir.


    20. Ellerinde imkan olduğu halde etkili iman, İslam, Kur’an, Sünnet, Ümmet, İmamet hizmetleri yapmayanlar katmerli gafildir.

    SALİH MÜ'MİNLERE DÜŞMANLIK EDENLER MÜNAFIKTIR

    21. Yüce İslam dini futbol kulübü değildir. İslamî konularda, hizmetlerde futbol delileri gibi holiganlık ve militanlık yapanlar kesinlikle `âqil değildir, çılgındır.

    22. Salih mü’minlere düşmanlık edenler, kardeşlik haklarını çiğneyenler münafıktır.

    23. Ruhbanlarını erbab=rabler haline getirenler dengesizdir, küfre düşerler.

    24. Tasavvuf ve tarikat mensubu olan ve beş vakit namaz kılan mü’minlere müşrik ve kafir diyenlerin kendileri kafir olur.

    25. İslama hizmet adıyla para toplayıp bunları zimmetlerine geçirenler hırsızdır.

    26. Fazlurrahmancı veya Mutezilî olup, bu kimliklerini gizleyerek taqiyye ve kitman yapan ve sinsice Ehl-i Sünneti yıkmaya çalışanlar haindir.

    27. En hainler, en alçaklar, en sefiller ise din sömürüsü yaparak maddî zenginlik ve şahsî prestij elde eden rezil ve sefillerdir.

    28. Dinî konuları, islamî hizmetleri mıncıklayan geri zekalılar İslamın önündeki en büyük engeldir.

    TEŞEKKÜR ve MİNNET:
    İmana, İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata, Ümmete; hakkıyla, muhlisen lillah, garazsız ivazsız, ücretsiz hizmet eden ve mükafatlarını sadece Hak Tealadan isteyen ve bekleyen gerçek hizmetkarlar, elleri hatta ayakları öpülesice muhterem ve muazzez kimselerdir. Onlara teşekkür ediyorum, minnetlerimi sunuyorum. Kerem edip bu fakire dua buyursunlar.


    ...


    kaynak:
    http://www.milligazete.com.tr/koseya...emlikler/21266




    mehmet beyin bu yazı ile fetulahçıları savunduğuna inanana varsa yanılıyor. (ha biz de yazının altına imzamızı atarız. sonuna kadadr destekliyoruz. ama fetulahçılar bu yazıdan nemalanmaya çalışmadan önce aşağıdaki yazıyı bir okuyuversinler...(mehmet beyin aşağıdaki yazısına bakmanızda fayda var...)







    Eygi’den Gülen grubuna sert mesajlar!

    Milli Gazete yazarı Mehmed Şevket Eygi, Gülen grubuna çağrıda bulundu. Yolsuzlukların sivil saray darbesine bahane edilmemesini söyleyen Eygi, “Seçimle sandıktan çıkarak gelen iktidarlar yine seçimle gitmelidir.” dedi.
    İşte Eygi’nin yazısının o bölümü:
    *TEHLİKE geçmemiştir. İçi ateş dolu bir uçurumun kenarında kavga ediyoruz.
    *Zemzemle yıkanmış günahsız, hatasız, noksansız, yanlışsız olduklarını; bütün hataları karşıtlarınınyaptığını sananlar çılgınca çıkışlar yapabilir.
    MÜSLÜMANLAR HATA YAPABİLİR
    *Peygamberler ve çok az sayıda mahfuz (korunmuş) kimseler dışında Müslümanlar hata ve yanlış yapabilir. Biz masumuz, günahsızız diyenlerin ve sananların en büyük günahı işte bu masumluk iddiasıdır.
    YAKIN ZAMANDA ÜÇ SİVİL DARBE TEŞEBBÜSÜ
    *Yakın zamanda bir değil, en az üç sivil darbe teşebbüsü yapılmış, bunlar başarılı olmamıştır.
    *Bu darbe teşebbüslerinin ardında, içinde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ABD’nin, AB’nin, İsrail’in, Siyonizmin, emperyalizmin bulunmadığını, bunların yüzde yüz yerli kalkışmalar olduğunu iddia etmek eblehlik veya şeytanlıktır.
    *Uçakhavada iken baş pilotu, gemidenizde seyrederken kaptanı devirme teşebbüsü, uçağın veya geminin batmasına ve içindeki herkesin helakine sebep olabilir. Binaenaleyh, yapılacak ilk iş uçağı salimen yereindirmek, gemiyisahileulaştırmaktır.
    *Uçaktaki veya gemideki savaşı, horoz dövüşü seyreder gibi seyretmek, bundan sadikçe zevk almak, önlemeye çalışmamak, ateşin üzerine benzin dökmek çok kötü bir ahlakın göstergesidir.
    POLİTİKAYA ALET EDİLMESİ DOĞRU DEĞİL
    *Seçimle sandıktan çıkarak gelen iktidarlar yine seçimle gitmelidir.
    *Türkiye Müslümanları bu son İktidar-Cemaat kavga ve savaşlarında çok kötü not almışlardır.
    *Müslümanlar, tek bir Ümmet oluşturmadıkları için birbirine düşmüştür.
    *Müslüman cemaatler, gruplar, parçalar, sektler birbirlerini ötekilediği için bugünkü kavga, savaş, fitne, fesat, kaos, anarşi yangını çıkmıştır.
    *Din ve iman hizmetlerinin politikaya alet edilmesi doğru değildir.
    YOLSUZLUK DARBEYE BAHANE EDİLMEMELİDİR
    *Öncelikle fakirlerin, miskinlerin, biçarelerin, borç bataklıklarında çırpınanların, mültecilerin hakkı olan zekâtlarla başka hizmetler yapılamaz. Zekâtların tüzel kişiler tarafından toplanması ve Kur’anda açık ve seçik şekilde zikredilen hak sahiplerinin mahrum bırakılması büyük bir zulümdür. Hak Teâlâ zalimleri sevmez.
    *Bütün Ehl-i Sünnet parçalarının, cemaat ve gruplarının müşterek=ortak bir Fetva ve Nasihat Şûrası olmalıdır. Bu Şûrada çeşitli meşreplere mensup, ilmî ve fıkhî icazeti olan yüksek ahlaklı ve karakterli, en az müftü rütbesinde üyeler bulunmalıdır. Böyle bir Şûramız olmazsa daha çok kavgalar, daha çok gemi batırma teşebbüsleri görürüz.
    *Ülkemizdeki müzmin yolsuzluklar sivil darbelere alet ve bahane edilmemelidir.
    *Yolsuzluklarla mücadele edilecekse, bu iş ihlasla, iyi ve temiz niyetle, adaletle usulüne göre yapılmalıdır.
    *Şu anda Cumhuriyet tarihinde görülmüş en fazla hürriyete, konuşma ve yazma hakkına, muhalefet yapma, yolsuzluklarla mücadele etme serbestliğine sahibiz. Bu hürriyetten, serbestlikten, imkan ve fırsatlardan yararlanarak yolsuzluk dosyaları hazırlanır ve bunlar Cumhurbaşkanlığına, Millet Meclisi’ne, Yargıtay Başsavcılığı’na, Anayasa Mahkemesi’ne, basına verilir, halka duyurulur. Böyle yapılmayıp da birtakım siyasî emeller uğruna, yolsuzlukları bahane ederek sivil saray darbesine yeltenmek büyük ve tarihî bir yanılgıdır.
    *Hiçbir Müslümanın yalan söyleme, halkı aldatma, iftira atma, fitne ve fesat çıkartma, Ümmet birliği dışında kalma, İslam düşmanları ile dost olup onlarla işbirliği yapma, zekâtları Kur’ana Sünnete Şeriata aykırı olarak toplayıp sarf etme hakkı ve hürriyeti yoktur.
    *İslam’ın Tevhid inancına ters dogmalara sahip bid’atçilerin hizmetlerinin kıymeti yoktur. İşin başı itikadın sahih=doğru olmasıdır.
    *Uluslararası temizlik ve şeffaflık notunun 10 üzerinden 5 olduğu kirli bir ülkede yaşadığımızı hiç hatırımızdan çıkartmayalım ve bu notu en az 7’ye çıkartmak için ne yapmak lazımsa onları yapalım. 10 üzerinden 5 notu Türkiye gibi büyük bir devleti ve ülkeyi kurtarmaz.

    kaynak:
    http://www.medyagundem.com/eygiden-g...sert-mesajlar/

  12. #28
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    (haşa) Allah'a kafa tutan bir şair Mehmet Akif Ersoy

    Alıntı arvasi Nickli Üyeden Alıntı
    Allah'a kafa tutan bir şair Mehmet Akif Ersoy

    Sual: Mehmet Akif Ersoy’un, Müslümanların halifesi olan Sultan ikinci Abdülhamid’e, (Korkak, baykuş, hayvan, merkep, zalim, mel’un, kızıl kâfir… ) gibi çirkin sözler söylediği ve mason Abduh gibi reform istediği doğru mudur?




    CEVAP
    Maalesef doğrudur. En kötüsü de, bu duruma tevbe de etmemiştir.

    1966 baskılı SAFAHAT isimli kitabında diyor ki:




    “
    Ortalık şöyle fena böyle müzebzep işler,

    Ah o Yıldızdaki baykuş ölüvermezse eğer” (s. 402)
    “Çoktan beridir vardı benim bir derdim,
    Gideyim zalimi ikaz edeyim isterdim.
    Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid,
    Al-i Osmandan bu korkaklık edilmezdi ümid.” (s. 415)
    “Ah efendim o ne hayvan o nasıl merkepti.” (s. 421)
    “Ah efendim o herif yok mu kızıl kâfirdi.” (s 422)
    “Mısırın en muhteşem üstadı Muhammed Abduh.”
    “Çıkarıp gönderelim hâsılı şeyhim yer yer,
    Oradan âlem-i İslama Cemaleddinler.”
    Mezhepsizler isimli kitapta, Akif için deniyor ki:
    Baytar idi. Şiirleri çok heyecanlıdır. İstiklâl marşını yazmışsa da,Safahat’ta, Allah’a dil uzatmakta, Müslümanların halifesi ikinci Abdülhamid hanın şanını zedeleyen çok çirkin iftiralar atmakta, sicilli mason Abduh’u övmekte, onun gibi dinde reform istemekte ve bir çalgıcıyı, çalgısının seslerini ilahi sese benzetmektedir. Ahmed Davudoğlu hoca, Din tahripçileri kitabında Âkif’in de diğer reformcular gibi, ilhamı doğrudan doğruya Kur’andan aldığını bildirmektedir.

    İstibdat isimli şiirinde Halife-i müslimine diyor ki:

    Düşürdün milletin en kahraman evladını ye’se,

    Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis’e.

    Bir İslam halifesine mel’un diyene ne demeli?

    Şeytana rahmet okutmak tabiri de çok çirkindir.
    İslam halifesi için yazdıkları çoktur. Akif, bu çirkin hakaretleri için tevbe etmemiştir.

    Abdülhamid han hazretleri tahttan indirildikten sonra da yine düşmanlığı bitmemiş, İSTİBDAT şiirini yazmıştır. Şiirinin başı şöyledir:

    Yıkıldın gittin amma ey mülevves devr-i istibdad,

    Bıraktın milletin kalbine çıkmaz bir mülevves yad.

    Mülevves = Kirli, pis demektir. Mülevves yad = Kirli hatıra demektir.

    Hâlbuki Rıza Tevfik Bölükbaşı, Süleyman Nazif gibiler tevbe etmişler ve tevbelerini de dile getirmişlerdi.

    Mesela Rıza Tevfik Sultan Abdülhamid han için diyor ki:

    Târihler adını andığı zaman,
    Sana hak verecek hey Koca Sultan,
    Bizdik utanmadan iftira atan,

    Asrın en siyâsî pâdişâhına.

    Süleyman Nazif de diyor ki:

    Pâdişâhım gelmemişken yâda biz,
    İşte geldik senden istimdâda biz,
    Öldürürler başlasak feryâda biz,

    Hasret olduk eski istibdâda biz.

    Maalesef Akif’in tevbesini bildiren bir satırı yoktur.
    Akif sadece Müslümanların halifesine dil uzatmakla kalmıyor, o halifenin yaratıcısına yani Allahü teâlâya da saldırıyor:

    Ey bunca zamandır bizi tedib eden Allah,
    Ey âlemi islamı ezen, inleten Allah!

    diye başlayan şiirinde (Yeter artık çektirdiğin cezalar) diyor.

    Allah’a böyle nasihat verilir mi hiç? Allah bize zulüm mü ediyor hâşâ? Herkese layık olduğunu veriyor. Bunun için, Nahl suresinin 33. âyet-i kerimesinde bildirildiği gibi, ilim ehli buyuruyor ki:


    Hâşâ zulmetmez kuluna Huda’sı,
    Herkesin çektiği kendi cezası.

    Yine bir şiirinde diyor ki:

    Nur istiyoruz, sen bize yangın gönderiyorsun,

    Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun,

    Mademki ey adl-i ilâhi, yakacaktın,
    Yaksaydın ya melunları, tuttun bizi yaktın,
    Yetmez mi musap olduğumuz bunca devahi?

    Ağzım kurusun yok musun adl-i ilâhi?

    Devahi’ye musap olmak = büyük belalara uğramak demektir.

    Akif özetle demek istiyor ki:

    Ya Rabbi, gâvurları yakman gerekirken Müslümanları yaktın. Bu nasıl ilahi adalet?

    Allah’a böyle söyleyenin elbette ağzı da kurur dili de.
    Bu şiirinin sonunda da Allah’a diyor ki:

    Böyle bir şehidin mükâfatı ancak zaferdir,
    Vermezsen ilahi dökülen hunu hederdir.

    Hun, kan demektir. Allah’a öğüt veriyor, bak zafer vermezsen şehidlerin kanı heder olacak, boşa gidecek diyor. Zafer olmasa bile şehidin kanı heder olur mu hiç? Sonra hâşâ Allah bilmiyor mu bunları?

    Vehhabiler, Allah Arş’a istiva etti ayetinden, hâşâ Arş Allah’ın mekânıdır diyorlar. Akif de, Allah’a öğüt veriyor, Eğer bu zulümleri durdurmazsan, Arşın yanar, yani evin başına yıkılır diyor. Süleyman Nazif’e başlıklı şiirinde diyor ki:

    Yakmaz mı bu tufan bu duman gitgide Arş’ı,
    Hissiz mi kalır lücce-i rahmet buna karşı?

    Lücce = deniz demektir. Rahmet denizin niye hissiz kalıyor diyor. Hâşâ Allah’ın hissi mi olur? Allah’ı da insanlar gibi sanıyor. Allah Arş’ı çok övüyor, Arş asla Akif'in sözü ile yanmaz.

    Firavun ile yüz yüze isimli şiirinin son satırında, vehhabiler gibi, evliyadan, yatırlardan yardım istemeye karşı çıkarak diyor ki:


    Bu hakkı ne taştan ne de leşten istemeli?

    Vehhabiler Eshab-ı kiramın kabirlerindeki taşları söküp kabirlerini dümdüz ettikleri gibi, bu da yatırdaki zata leş diyor.
    Bir de şehitleri överken yine türbelere çatarak diyor ki:


    Hakkın bu veli kulları taş türbeye girmez.

    Yine bir şiirinde diyor ki:


    Bu Kur’an inmemiştir, ne fal bakmak için,
    Ne de kabirde okumak için.Kabirde Kur’an okunmaz mı? Tam Vehhabi zihniyeti. Kabirde okumayı fala bakmakla eş tutuyor.

    Akif’in mason Efgani ve mason Abduh’u öven şiirleri, onlar gibi inkılap (reform) istemesi, onun da onlar gibi bir reformcu olduğunu gösteren en bariz delillerdendir.

    ASIM isimli çok uzun bir şiirinin son kısmında diyor ki:

    Mısır’ın en muhteşem üstadı Muhammed Abduh,
    Konuşurken neye dairse Cemaleddinle,
    Der ki Tilmizine Afganlı,
    Muhammed dinle,
    İnkılab istiyorum hem çabucak,

    Öne bizler düşüp İslam’ı da kaldırmazsak,

    Nazariye ile bir şeyler olur zannetme,
    O berahini de artık yetişir dinletme.
    İnkılab istiyorum ben de, fakat Abduh gibi.

    Berahin, burhan = hüccet, delil kelimesinin çoğuludur. Teselsülün butlanı demek, her şey bir sebebe bağlıdır yani her şeyi bir yaratan vardır, yaratanın da yaratanı vardır şeklindeki silsile bâtıldır. Bunları reddeden delilleri bana söyleme diyor. Yani inkılap (reform) isteyen bu reformcu, dine aykırı konuşuyor.

    İslam’ı kaldırmak tabiri de hoş değildir. Yere düşmüş olan Müslümanlardır. İslam yücedir, yerde değildir. Yerdeki Müslümanlar da, İslam’a yapışıp yükselebilirler.

    Süleymaniye kürsüsünden isimli uzun şiirinde Japonları anlatırken diyor ki:

    Misyonerler, gece gündüz yeri devretmedeler,

    Ulema, vahy-i ilahiyi mi bilmem bekler?

    Herkes bilir ki vahy-i ilahi ancak peygamberlere gelir. Ulema, o kadar cahil mi de kendilerini peygamber zannetsin? Ulemaya böyle çirkin iftira atması, Abduhçu olmasından ileri gelmektedir.

    Şiirleri buna benzer hatalarla doludur.
    Resmi için diyor ki:

    Dış yüzüm ağardıkça ağarmakta fakat,
    Sormayın iç yüzümün rengini: Yüzler karası.
    Beni kendimden utandırdı şimdi hakikat,
    Bana hiç benzemeyen suretimin manzarası.

    O kadar yanlış söz arasında bir de doğru söz söylemiş. Doğru sözüne ne denir?

    Sevenlerinin dili ile Akif

    Mezhepsizler kitabından alınan aşağıdaki ifadelerin tamamı mezhepsiz Süleyman C.Oğluna aittir. Bu kişi, Meyal dergisinde diyor ki:
    Mehmet Akif hazretlerini sevişimin birçok sebepleri vardır. En başta Akif, Şeyh Abduh’u, Şeyh Afganî'yi çok severdi. Onlar gibi bir inkılap yapmayı arzulardı.

    Akif de, Abduh gibi teselsülün butlanına da muhalifti.
    “O berahini de yetişir artık dinletme” derdi.

    Her ne kadar Ahmed Davudoğlu Hoca ve diğer mukallitler bu ifadeyi küfür saymışlarsa da Selefiyye yolundakiler daima takdir etmişlerdir. Akif âlem-i İslam’a Cemaleddinler salarak bir Âsım nesli meydana getirmek istiyordu. Bunu Meyal dergisinin başaracağını sanıyorum. Sonra Akif'in cesaretini hiç kimse inkâr edemez. Ne diyor büyük şair:

    Nur istiyoruz, sen bize yangın gönderiyorsun,

    Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun,

    Mademki ey adl-i ilâhi, yakacaktın,
    Yaksaydın ya melunları, tuttun bizi yaktın,
    Yetmez mi musap olduğumuz bunca devahi?

    Ağzım kurusun yok musun adl-i ilâhi?

    Şimdiye kadar böyle cesur şair çıkmamıştır. Kâfirleri yakacağın yerde bizleri yaktın, bu adalete uygun mudur, yok musun adl-i ilâhi? gibi sözlerle Akif çok büyümüştür.

    Bu büyük sözlere mukallitler karşı çıkarak diyorlar ki:
    “Cenâb-ı Hakk’ın hikmetinden sual olmaz. Nur isteyene yangın gönderiyorsa demek ki hak etmişler ki yangın gönderiyor. Kâfirleri, melunları yakmayıp da Abdulhamid Han'ın düşmanlarını yakmışsa bunun da bir hikmeti vardır. Yok musun adl-i ilâhi diye Cenâb-ı Hakka dil uzatmak Akif'ten başka kimseye nasip olmamıştır. Her şey adl-i ilâhinin içinde cereyan etmektedir. Bazı gözler bunu görmüyorsa adl-i ilâhiye hücum etmek mi gerekir? Var olan adl-i ilâhiye yok musun denir mi?”

    İşte mukallitler Akif gibi büyük bir zatı böyle tenkit ettiler. HeleDavudoğlu bu hususta kitap bile yazdı. Abduh’u ve onun yolunda olan Akif'i seven herkes Davudoğlu’na düşman olmalıdır. Akif, müctehidler müctehididir. Akif için fukahanın sözü ve kıyası mühim değildir. İcma da mühim değildir. Hattâ hadîs bile. Akif için tek kaynak vardı: Kur'an. Akif'in ilham aldığı tek yer Kur'ândı. Onun için Akif, mukallitleri kızdıran şu mısraları söylüyordu:


    Doğrudan doğruya Kur'andan alıp ilhamı,
    Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.

    Zaman sana uymazsa sen zamana uy demiş atalar.
    Akif gibi İslam’ı asrın anlayışına uydurmak lâzımdır.

    Akif her ne kadar İslâm âlimlerinden nakli esas almamışsa da tek ilham aldığı yer Kur'an olduğunu bildirmişse de onun da bu yolda üstatları vardı. Bunu şöyle anlatıyordu:

    İnkılâp istiyorum ben de, fakat Abduh gibi...”

    (Not: Buraya kadar olan ifadelerin tamamı reformcu Süleyman C. Oğlu’na aittir.)

    Zırva tevil götürmez
    Sual: Bektaşi’ye, (Niye namaz kılmıyorsun) demişler. (Kur’anda Allah, “Namaz kılmayın” buyuruyor. Ben de onun için kılmıyorum) demiş. Hemen âyetin devamında “Sarhoş iken” diye yazıyor. Onu gizliyor. Siz de, Akif’in şiirinin sadece bir kısmını cımbızla alıyorsunuz, anlam değişiyor. Mesela, (Bu Kur'an fala bakmak ve kabirde okumak için inmemiştir) demişse de, bu mısraların başına bir sadece eklenirse anlam düzelir. (Bu Kur'an sadece fala bakmak ve kabirde okumak için inmemiştir) olur ve eleştirecek yeri kalmaz.


    CEVAP
    Biz cımbızla değil, kopyalayarak alıyoruz. Sadece kelimesini biz niye ekleyeceğiz ki? Ekleme çıkarmalar manayı değiştirir. Sizin dediğiniz gibi sadece kelimesini eklersek, (Sadece fala bakmak için inmemiştir) olur ki bu da, (Kur'an fala bakmak için de inmiştir)demek olur. Görüldüğü gibi tevil edilirse daha kötü oluyor. Onun için atalarımız, (Zırva tevil götürmez) demişlerdir. O kadar yanlışın hangi biri tevil edilir ki? Ulu Hakan’a melun, kızıl kâfir demesini mi tevil edeceğiz? Yoksa (Abduh gibi reform) istiyorum sözünü mü? Hâşâ Allah’tan hesap soran (Ya Rabbi, gâvurları yakman gerekirken Müslümanları yaktın. Bu nasıl ilahi adalet?) sözü mü tevil edilecek?http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=7172

  13. #29
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    bu önemli. arşivleyelim...

    M.İslamoğlu'nun Babası : Mustafa'yı Şeytanım Kadar Sevmiyorum ...!









    Sultan Abdülhamid Han'a Hakaret Eden Sapık Görüşlü Mustafa İslamoğlu


  14. #30
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı rabbinsadikkulu Nickli Üyeden Alıntı
    bu önemli. arşivleyelim...

    M.İslamoğlu'nun Babası : Mustafa'yı Şeytanım Kadar Sevmiyorum ...!









    Sultan Abdülhamid Han'a Hakaret Eden Sapık Görüşlü Mustafa İslamoğlu


    Mustafa islamoglu (babası) Ahmet islamoğlu Hocaefendiye Cevap veriyor ...?


  15. #31
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    mahmut hocayı, kadirov köpeğinin yanına götürüp, kadirova ve köpeklerine meşruiyet kazandırmak isteyen gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinekiler (o sakallarını boyunlarına dolamalı aslında) aşağıdaki videoya cevap versinler.


    not: mahmut hocayı böyle pis işlerinize alet etmeyin.!!!



    Çeçenistan'ın kukla lideri Kadirov'un Rusya 1 Kanalında "Peçeli ve çene üstünü kapatan kadınları sokak ortasında gözaltına alıp onları iç çamaşırlarına kadar soyacağız" açıklamasının ardından kalleş sürüsü işkence ve tecavüzlere başladı.






    Alıntı Dua Nur Nickli Üyeden Alıntı
    Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, Rusya yanlısı rejimine meşruiyet sağlamak amacıyla Mahmut Ustaosmonoğlu Hocaefendi'yi Çeçenistan'a götürmeye hazırlanıyor...İsmailağa Cemaati Hocaefendi'yi bu ziyarete ikna edenlere ateş püskürüyor.

    Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, Çeçenistan'daki Rusya yanlısı rejime meşruiyet sağlamak amacıyla yaptığı halkla ilişkiler çalışmalarına devam ediyor. Yeni Şafak'ın haberine göre Türkiye'deki Çeçen suikastlerinde de parmağı olduğu iddia edilen Kadirov, şimdi de Mahmut Ustaosmonaoğlu Hocaefendi'yi Çeçenistan'a götürmeye hazırlanıyor. Hocaefendi'nin Aslan Mashedov döneminde Çeçenistan'a gönderdiği Mustafa Ekinci ve arkadaşlarına olan ilgiyi kendi çıkarları için kullanmayı amaçladığı belirtiliyor.

    TANINMIŞ KİŞİLERİ KULLANIYOR

    Daha önce aracı kişilere yüklü miktarlarda para ödeyerek Türkiye'den tanınmış isimleri getirtiği bilinen Kadirov'un Mahmut Hocaefendi'yi Çeçenistan'a götürebilmek için kimleri aracı olarak kullandığı merak ediliyor. Dikkat çekilen bir başka nokta ise Mahmut Efendi'nin sağlık durumunun bu seyahate elverişli olmaması ve Çeçenistan'da kendisine yönelik bir suikast düzenlenmesi ihtimali. Rusya yanlısı Kadirov'un kendisine meşruiyet sağlama adına hertürlü fırsatı kullanabileceği de Kadirov'u yakından tanıyan isimlerce dillendiriliyor.

    İLGİNÇ ZİYARET DOĞRULANDI

    Mahmut Efendi'nin Çeçenistan'ı ziyaret edeceğine ilişkin bilgi chechnyatoday.com isimli internet sitesinde yer aldı. Habere göre Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de Kafkasyalı din adamları ile düzenlediği toplantıda konuşan Kadirov, 'İslam dünyasınca yakından tanınan Mahmud Efendi, Çeçenistan'ı ziyaret etmeye karar verdi' dedi. İslami hassasiyetler konusunda sabıkalı olan ve Rusya'ya karşı mücadele veren pek çok Çeçen mücahidin şehid edilmesinde parmağı bulunan Kadirov'un bu açıklaması gözleri bir anda İsmailağa'ya çevirdi. Mahmud Efendi'ye yakın kaynaklar ise bu ziyareti doğruladı. Ziyaretin 9 Haziran 2014 günü gerçekleşeceği öğrenildi.

    KİM, NİÇİN ARACILIK ETTİ?

    Rusya bağımlısı olan ve Türkiye'de işlenen Çeçen cinayetlerinde doğrudan parmağı olduğu ortaya çıkan Kadirov, adeta dünya kamuoyunda bozulan imajını düzeltmek amacıyla daha önce de benzer girişimlerde bulunmuştu. Türkiye'den bazı gazeteci ve sivil toplum kuruluşlarını yüklü miktarda paralar ödeyerek Çeçenistan'da ağırlayan ve kendisine övgüler dizdiren Kadirov, kritik dönemlerde İsrail'e yaptığı ziyaretler ve Suriye'deki Esed rejiminin katliamları konusunda yaptığı destek açıklamalarıyla gündeme gelmişti.

    KADİROV ŞOV YAPMAYI SEVİYOR

    İslami hassasiyetler konusunda tamamen şow yapan ve alemlerinde verdiği görüntülerle ikiyüzlü bir siyaset izleyen Kadirov'un Çeçenistan'ın bağımsızlığına yönelik Türkiye kamuoyunda mevcut olan algıyı da tersine çevirmeye çalıştığı ifade ediliyor. Kadirov'un Mahmut Efendi'yi Çeçenistan'a gitmeye ikna etmesi için kimleri aracı olarak kullandığı ise merak ediliyor. Bu tür ziyaretleri organize edenlere yüklü miktarda komisyon ödeyen Kadirov'un bu ziyaret için de aracılara herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı bir başka merak konusu.

    İSMAİLAĞA RAHATSIZ

    Hocaefendi'nin Kadirov'un amacına alet edilmek istenmesi İsmailağa Cemaati'ni rahatsız etti. Mahmut Efendi'nin bacanağı ve Marifet Derneği'nin yönetiminde olan Muhammet Keskin ve Şefik Kocaman'ın da içinde olduğu bir grubun Mustafa Ekinci ile Çeçenistan'a gidip temaslarda bulunduğu öğrenildi.
    Kadirov'un meşruiyet arayışına Hocaefendi'nin alet edilmek istenmesi, oğulları, yeğenleri, yakın akrabaları ve İsmailağa Cemaati'ni rahatsız etti. Yıllardır rahatsızlığı bahane edilerek Çarşamba'daki tekkesinden uzak tutulan, en yakınlarının düğün ve cenazelerine bile katılamadığı öne sürülen Hocaefendi'nin Çeçenistan'a nasıl gidebileceği cemaat mensupları tarafından cevabı aranan bir soru oldu.

    Mahmut Hocaefendi, Aslan Mashedov'un Cumhurbaşkanlığı döneminde, Selimhan Yanderbiyev'in gelip bizzat talep etmesi üzerine Mustafa Ekinci'yi bir grup cemaat mensubuyla birlikte Çeçenistan'a göndermişti.

    ORGANİZE EDEN KİM?

    Kadirov'un, Çeçenlerin İsmailağa Cemaati'ne olan bu sevgisinden faydalanmak istediği dile getiriliyor. Öte yandan geçtiğimiz günlerde Mahmut Efendi'nin bacanağı ve Marifet Derneği'nin yönetiminde olan Muhammet Keskin ile Şefik Kocaman'ın da aralarında olduğu bir grup cemaat mensubunun Mustafa Ekinci'nin beraberinde Çeçenistan'a gittikleri ve çeşitli temaslarda bulundukları öğrenildi. Mahmut Efendi'nin ziyareti için ambulans uçak kaldırılacağı dile getirildi. Hocefendi, Çeçenistan'daki bağımsızlık yanlısı güçlere verdiği destekle tanınıyordu.

    sondevir

    Alıntı KAFKAS Nickli Üyeden Alıntı
    http://www.marifetdernegi.org/id/32065/haberler.html
    KAMUOYUNA DUYURU
    Allah-u Teâlâ’ya hamd-ü senalar, Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve onun al-u ashabına salat-ü selamlar olsun.

    Mahmud Efendi Hazretlerinin hizmet ekibi olarak bizler (Marifet Hizmet Ekibi) Efendi Hazretlerinin sıhhat ve afiyetini temin etmek ve Müslümanların, Zat-i alilerinden istifadelerini kolaylaştırmak için senelerdir çalışmalar yürütmekteyiz.

    Bu meyanda; Efendi Hazretlerinin Çavuşbaşı’ndaki hane-i saadetlerinde yüzbinlerce insanın ziyaretini onun sıhhatini gözeterek sağlamış bulunmaktayız.

    Uluslararası İnsanlığa Hizmet Sempozyomu, İrşad Umresi, Silivri icazet merasimi, Uludağ ziyaretleri, yurtiçi ve yurtdışı seferler gibi birçok organizasyonlarda bu gayeye matuf hizmetler verdik. En önemlisi attığımız her adımda Efendi Hazretlerimizin iradesi, müsaadesi ve rızasını gözettik.

    NEDEN ÇEÇENİSTAN!...

    Geçtiğimiz ay Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramazan KADİROV bir hocalar heyeti göndererek Efendi Hazretlerini Çeçenistan’a davet etmiş ve Efendi Hazretlerimiz de kabul etmiştir.
    Bunun üzerine Efendi Hazretlerimizin oğlu Muhterem Ahmet USTAOSMANOĞLU hocamız Efendi Hazretlerine gelerek kamuoyundaki tepkileri ve Ramazan KADİROV‘la alakalı bütün söylentileri dile getirerek; “Buna rağmen Çeçenistan’a gitmek istiyor musunuz?” diye sorduğunda, Sultanımız “İSTİYORUM” buyurmuşlardır.

    DAHA ÖNCE….

    Daha önce İnsanlığa Hizmet Sempozyomunu Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda düzenlemek istemiştik. Resmi muameleleri yerine getirmemize rağmen Yenişafak Gazetesinin toplantıyı sabote eden manşetinin üzerine ikiyüzellibinin üzerinde bir katılımın beklendiği ve provokasyon ihtimalinin bulunduğu bahanesiyle haksız bir şekilde toplantımız iptal edilmişti.

    Bunun üzerine Mahmud Efendi Hazretleri açıklama yapmış ve; “Yenişafak Gazetesinin yaptığı iftiradır. Fitnelerden sakınalım.” buyurmuşlardı.

    2011’de Efendi Hazretlerimizle beraber umre yapabilmek için toplanan 50 bini aşkın seveniyle Mekke-i Mükerreme’de bulunduğumuz esnada Diyanet İşleri Ataşesi gönderilerek Efendi Hazretlerini umreye çıkarmamamız söylenmek suretiyle müdahale edilmişti.

    SON OLARAK….

    Son olarak Efendi Hazretlerimizin Çeçenistan’a yapmayı arzu ettiği ziyaretin basında duyulması özellikle de Yenişafak Gazetesinin yalan ve iftiralarla dolu haberlerinin ve İHH’nın Türkiye’de yaşayan bazı Çeçenleri organize ederek Mahmud Efendinin evine gönderip taciz etmeye kalkmasının ardından bir İstanbul Milletvekilinin, Efendi Hazretlerinin hane-i saadetine gönderilerek sefere çıkmaması yönünde baskı yapılması ve bir dosyanın varlığından bahsedilmesi bizleri derinden üzmüş, seyahat özgürlüğüne müdahale ve tehdit olarak telakki edilmiştir.

    Şimdiye kadar İslam’a ve Müslümanlara hizmet uğrunda meşru hiçbir isteğimize cevap verilmemesine ve uğradığımız haksızlıklara rağmen bizler sükûnetimizi muhafaza etmiş ve kamuoyunda kargaşaya sebep olmasın diye herhangi bir açıklama yapmamıştık.

    Mahmud Efendi Hazretlerinin 09.06.2014 Pazartesi akşamı; “Millet, cemaate diyemiyor mu, bunlar yalancıdır, yalancı, Albayrağın adamları.” buyurması üzerine biz de bu yazıyı kaleme almak ihtiyacı duyduk.

    Gelinen noktada maruz kaldığımız baskıları, tehditleri, haksızlıkları, hedef gösterilmemizi ve her türlü iftiraları Kadir-i Mutlak olan Mevla Teâlâ Hazretlerine havale ediyor ve siz değerli halkımızla da paylaşıyoruz.

    İnsana sadakat yaraşır görse de ikrahDoğruların yardımcısıdır Hazreti Allah
    Marifet Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri

    Alıntı zulk@rneyn Nickli Üyeden Alıntı
    konu biraz eskidi ama.
    kadirov u internetten biraz araştırınca
    bize anlatılanlar sanki yanlışmış gibi geldi.

    çeçenistanlı gençlerin suriyedeki savaşa göndermeme sebebi ...kadirova sevgim arttı...
    özellikle 02:53 saniyeden sonra dinleyin.


  16. #32
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.108
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı çelebiler Nickli Üyeden Alıntı
    .....
    "Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş." demiş Koca Ragıp Paşa aynen o misal.


    Aşşağıdaki adres kendi sitesi midir bilmiyorum.Bir de orada nika ile alakalı verdiği cevaplara bakalım.
    http://cubbeliahmedhoca.com/nikah-il...evaplar-2.html


    1624 – Soru: Bir kadınla bir erkek, kendi aralarında, erkek “Ben seni aldım” dese, kadın da “Ben de kabul ettim” dese nikah aktedilmiş olur mu?
    Cevap: Şahit bulunmadan kadın ve erkeğin kendi aralarında “Aldım, vardım” demeleri ile nikah sahih değildir. Kadın ve erkeğin kendi aralarında konuşmaları hiçbir değer ifade etmez. İki erkek (veya bir erkek iki kadın) şahit huzurunda ve mehir tayin edilerek şer’i usul dairesinde nikah yapılması gerekir.


    1627 – Soru: Fasid nikah, nasıl bir nikahtır?
    Cevap: Hiç şahit olmadan veya tek şahitle yapılan nikah fasiddir.
    http://www.haberturk.com/gundem/habe...ren-diyaloglar- Ünlü: (İkinci eş) Hanımla ne yapacağız bilmiyorum. Medyaya da çıkarsa...Gizlilik kararı da almadınız
    Mahkeme Başkanı: Eşiniz bilmiyor mu ikincisini? Ne yapar sizi döver mi?
    - Ünlü: Biliyor ama çok kıskanç. Dövmesini gerek yok ki. Sabaha kadar konuş... Hapisten çıktın bir gece de öyle gitti


    http://cubbeliahmedhoca.com/nikah-il...evaplar-2.html

    1623 – Soru: Benim ailem, normal bir şekilde İslamiyet’i yaşıyor. Ben ise ailemin üzerine evlenmek istiyorum. Caiz midir, değil midir?
    Cevap: Sen birinin hakkını öde de ikincisini sonra düşün. Şu zamanda, tek ailenin bile İslami hükümlere göre sevk-ü idaresi güç iken, ikinci evliliğe kalkmanız ne cesaret!





    ....


    cübbeliye sorun bakalım. hem ağır şeker hastası hem diğer hastalıklar peşinden koşturruken (ki mahkemede "yabancı kadınlarla zina" iddiasına bu şekilde savunma yapmıştı. yani kendi sözü) kendinin kaç ailesi varmış öğrenmek gerek.

    ulen hoca sana gelince caiz, başkasına gelince caiz değil öyle mi?

    Allah ın helal kıldığını kendisi yaparken başkasına yasaklayanların tüh yüzüne!

Sayfa 2/33 İlk 123456712 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Kafirin müslüman dövme tekniği
    By Azimli in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-06-2008, 23:35
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-12-2007, 20:48
  3. Yeteneğe bakın :) Her telden...
    By TevekkuL in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-07-2007, 23:41
  4. Bir hadis-i şerifte münafığın alâmetleri,
    By tevhidul_hareket in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05-06-2007, 16:11
  5. Münafığın dört özelliği vardır
    By Erhan in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-11-2006, 18:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş