Hüseyin Kaya / Doğruhaber / Analiz

Yerel seçimlere doğru gidilirken ittifaklar da konuşulmaya başlandı.

Özellikle Mustafa Sarıgül ile İstanbul’u alacağını düşünen CHP, ince hesapların peşine düşmeye başladı.


Cemaatin küskün oylarından 1-2 puan, Kürtlerden 2-3 puan, muhafazakar seçmenden 1-2 puan dengeleri değiştirebilir.


Kemalist CHP, ulusalcılara, aşırı sola ve pkk çizgisindeki oylara bile göz dikmiş durumda.


Ergenekoncuların da iştahı kabarmış.


Gürbüz Çapan, HDP’li S. S. Önder’den yapılan “CHP ile ittifak olmaz” şeklindeki açıklamalara tepki gösteriyor.


Ergenekon davasında yargılanmış ve 1 yıl 3 ay ceza almıştı. Mesleğini soran duruşma hakimine şu cevabı vermişti Gürbüz Çapan: “Doktorum. Ben suç işlerim. Türkiye’de ne kadar suç varsa ben işlerim. Daha önce Dev-Yol sanığı olarak yargılandım.


Ergenekon çıkar, oraya sanık yaparlar. Mafya diye yargılandım. Profesyonel suçluyum.”

Aynı zamanda Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, S. S. Önder için şöyle demiş:


“Sırrı Süreyya ayıp ediyor. Biz Tayyip’ten kurtulmaya çalışıyoruz. Sarıgül konusunda, ilkesel sorun diyor. Gelsin, anlatsın, Sarıgül onun hangi ilkesine aykırı düşüyor? Kadir Topbaş hangi ilkesine doğru düşüyor? Hiçbir CHP’li, bir AKP’liden daha kötü değildir, olamaz.”


Son cümleye dikkat ettiniz mi?


Bu aslında ideolojilerin bitişinin resmi olarak ilanıdır.


Mesele ilkesel dostluk ya da ideolojik arkadaşlık değil, ortak düşman karşısında birleşmek imiş.


Ya da uzun zamandır başkasının elindeki rantı paylaşma ortaklığı…


Bu arada Sarıgül’ün CHP’den “yolsuzluk” gerekçesiyle ihraç edildiğini unutuyor ya da görmezden geliyor.


HDP’den S. S. Önder, ittifak iddialarına tepki gösteriyor; ama parti “görüşmeye hazırız” mesajı veriyor.


Bu ittifakların seçmen görüşüne de yansıyacağını sananlar yanılıyor.


Tabanın benimsemediği ittifaklarda 5+3=8 sonucu çıkmayabilir. Hatta 5+3’ün 4,5 olarak sandığa yansıması da pekâlâ mümkündür.