Etiketlenen üyelerin listesi

http://1.bp.blogspot.com/-UaR3rrtGDa0/Uh9NNRlG18I/AAAAAAAAKgs/IzZKvc6nolk/s1600/1186121_10151855863159533_1811424595_n.jpg

Bu konu 8871 kez görüntülendi 38 yorum aldı ...
R.T.Erdoğan Siyonizmin kurucusu T.Herzl'in kabrinde. 8871 Reviews

    Konuyu değerlendir: R.T.Erdoğan Siyonizmin kurucusu T.Herzl'in kabrinde.

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 8871 kez incelendi.

Sayfa 2/3 İlk 123 Son
  1. #17
    alitufan2003 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    27-08-2013
    Yer
    Yalova
    Mesajlar
    1.370
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alitufan2003
    YA ARKADAŞIM İYİ GÜZEL DE YILLARCA BU ÜLKEDE İLKER BAŞBUĞ'UN İSRAİL GEZİSİNDE AĞLAMA DUVARI ÖNÜNDEKİ RESMİNİ HER YERDE GÖSTEREREK "BAKIN BUNLAR YAHUDİ, İŞTE İSPATI, BİZE OY VERMEZSENİZ BU YAHUDİLERİN YAPTIKLARININ VEBALİNİ ALLAH SİZE SORAR" DİYE HER YERDE YORUMLAR YAPILDI! AMA AYNI GEZİDE ÇEKİLEN MESCİDİ AKSA FOTOLARI VERİLMEDİ..DİN KİSVESİ ALTINDA YALANCILIK,İFTİRA MÜBAH GÖRÜLDÜ.



    ŞİMDİ ERDOĞAN VE EŞİ ORAYA GİTTİ Mİ BİLEMEM. O YÜZDEN YORUM YAPMIYORUM. AMA HEM KENDİSİNİN HEM DE GÜL'ÜN YALANLAMADIKLARI ŞU BEYANLARI BENİM KANAATİM İÇİN YETERLİDİR.

    1-) By Recep Tayyip Erdogan, The Wall Street Journal, March 31st, 2003
    “ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız.”

    2-) Abdullah GÜL,
    "“Dünya barışı için, barışı korumak, barışı yapmak için, son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir."

    3-) R.Tayyip ERDOĞAN,
    "GOP, bir alt biriminin eşbaşkanlığını üstlendiğimiz bir proje. Olay sadece Ortadoğu'yu kapsamıyor. İnsan hakları, demokrasi, düşünce özgürlüğü gibi mevzular ile ilgili ortak çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu konuda yapacağımız çalışmalara komşu ülkelerden başladık. Suriye, Lübnan, Fas, Tunus gibi ülkelere geziler düzenliyoruz. Yakında Cezayir'e gideceğiz, Ürdün'e gideceğiz... Bu mevzuyu Körfez ülkelerinde de işleyeceğiz. Bunun herkese mal olabilmesi için çalışmalar yapmak gerekiyor."

    4-) R.Tayyip ERDOĞAN, 02 AĞUSTOS 2004, BERLİN,
    "Türkiye bir İslam devleti değil, nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olan demokratik bir ülkedir. 'İslam devleti' büyük yanlış anlamalara yol açabilir. Avrupalı olup olmadığıma gelince, bunda herhangi bir şüpheniz mi var? Tabii ki Türkiye coğrafi ve kültürel olarak Avrupa'ya aittir."

    5-) R.Tayyip ERDOĞAN, 15 KASIM 2002, İTALYA,
    "AB ile KATOLİK Nikahı kıymak istiyoruz ki, bir daha kopmasın"


    Allah-u Teâlâ küfrü şiddetle menetmiş, en büyük zulüm saymıştır. Allah-u Teâlâ'nın dinini inkâr edenler kâfirdir. Müslümanlar küffarla ilişkilerinde Allah-u Teâlâ'nın bu hududunu muhafaza ile mükelleftirler. Küffarın küfrünü hoş göremezler. Onların topluluklarına iltihak edemezler. İslâm'ın âli ve gâlib vasfını daima göstermekle yükümlüdürler.
    Kim ki küfre karşı hoş görülü yaklaşır, topluluklarına iltihak etmek isterse onlardandır. Küfür ehlidir. Unutulmamalıdır ki; küfür ehlinin müslümanlara yaklaşması hiçbir zaman iyi niyetli olmamıştır. Daima sinsi niyetler taşımışlar, arkamızdan entrikalar tertip etmişlerdir. Bunun en büyük örneğini Osmanlı'nın yıkılma sürecinde bizzat bu millet yaşamıştır.

  2. #18

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Alıntı KARAMURAT-3 Nickli Üyeden Alıntı
    Müzeye çelenk hangi ülkede konuyor? Atatürk'ünde mozolesine çelenk konur ve saygı duruşunda bulunur.
    KARAMURAT kepaze oldun hala kuyruğu dik tutma telaşındasın
    Azıcık adam olun da doğru şeyler yazın
    Herkes istifade etsin

    Birincisi TEODOR HERLZ'in mezarı burası



    Obama İsrail resmi ziyaretinde Herlz'in mezarını ziyaret etmiştir
    Ancak Erdoğan bu mezarı ziyaret etmedi
    Obama'nın Teodor Herlz'in mezarını ziyaret edişi aşağıda



    Bu mezar daha önce TÜRK basınına yansımıştı zaten
    Sabah gazetesi yazarı Teodor Herlz'in mezarında



    İkinci husus
    Obama Soykırım müzesini ziyareti sırasında zorunlu tutulan KİPPAYI takmıştı



    Erdoğan ise Soykırım müzesini ziyaretinde KİPPA takmadı

    Bu MEZAR yalanını ilk sizin gazete paçavrası yazmıştı
    Milli Paçavra



    Bu tür insanlara önce ZEKA nakli gerekli

  3. #19

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Yer
    Karadeniz
    Mesajlar
    5.452
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @reis
    Seçime yakın domuz ve zina martavallarını ayyuka çıkarır bunlar yine. Yıllardır insan azıcık kendisini geliştirmez mi arkadaş yaaa...

  4. #20
    alitufan2003 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    27-08-2013
    Yer
    Yalova
    Mesajlar
    1.370
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alitufan2003
    DİN KİSVESİ ALTINDA YALANCILIK,İFTİRA MÜBAH GÖRÜLDÜ.


    ESAS SEÇİMDEN ÖNCE İLKER BAŞBUĞ'UN İSRAİL GEZİSİNDE AĞLAMA DUVARI ÖNÜNDEKİ RESMİNİ HER YERDE GÖSTEREREK "BAKIN BUNLAR YAHUDİ, İŞTE İSPATI, BİZE OY VERMEZSENİZ BU YAHUDİLERİN YAPTIKLARININ VEBALİNİ ALLAH SİZE SORAR" DİYE HER YERDE YORUMLAR YAPILDI! AMA AYNI GEZİDE ÇEKİLEN MESCİDİ AKSA FOTOLARI VERİLMEDİ..



    ŞİMDİ ERDOĞAN VE EŞİ YAHUDİ MEZARINA GİTTİ Mİ BİLEMEM. O YÜZDEN YORUM YAPMIYORUM. AMA HEM KENDİSİNİN HEM DE GÜL'ÜN YALANLAMADIKLARI ŞU BEYANLARI BENİM KANAATİM İÇİN YETERLİDİR.

    1-) By Recep Tayyip Erdogan, The Wall Street Journal, March 31st, 2003
    “ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız.”


    "Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah'a âittir." (Nisâ: 139)



    2-) Abdullah GÜL,
    "“Dünya barışı için, barışı korumak, barışı yapmak için, son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir."


    "Onlar bir mümin hakkında ne bir yemin gözetirler ne de bir andlaşma gözetirler. Çünkü onlar saldırganların tâ kendileridir." (Tevbe: 10)



    3-) R.Tayyip ERDOĞAN,
    "GOP, bir alt biriminin eşbaşkanlığını üstlendiğimiz bir proje. Olay sadece Ortadoğu'yu kapsamıyor. İnsan hakları, demokrasi, düşünce özgürlüğü gibi mevzular ile ilgili ortak çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu konuda yapacağımız çalışmalara komşu ülkelerden başladık. Suriye, Lübnan, Fas, Tunus gibi ülkelere geziler düzenliyoruz. Yakında Cezayir'e gideceğiz, Ürdün'e gideceğiz... Bu mevzuyu Körfez ülkelerinde de işleyeceğiz. Bunun herkese mal olabilmesi için çalışmalar yapmak gerekiyor."


    "Onların nasıl andlaşmaları olabilir? Onlar size galip gelselerdi (sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçseydi), hakkınızda ne yemin ne de andlaşma gözetirlerdi. Onlar ağızlarıyla (dil ucuyla) sizi hoşnut etmeye çalışırlar, hâlbuki kalpleri istemez. Onların çokları yoldan çıkmış fâsıktırlar." (Tevbe: 8)



    4-) R.Tayyip ERDOĞAN, 02 AĞUSTOS 2004, BERLİN,
    "Türkiye bir İslam devleti değil, nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olan demokratik bir ülkedir. 'İslam devleti' büyük yanlış anlamalara yol açabilir. Avrupalı olup olmadığıma gelince, bunda herhangi bir şüpheniz mi var? Tabii ki Türkiye coğrafi ve kültürel olarak Avrupa'ya aittir."


    "Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir zümreye uyarsanız, imanınızdan sonra sizi çevirirler de kâfir yaparlar." (Âl-i imrân: 100)




    5-) R.Tayyip ERDOĞAN, 15 KASIM 2002, İTALYA,
    "AB ile KATOLİK Nikahı kıymak istiyoruz ki, bir daha kopmasın"


    “Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah’a âittir.” (Nisâ: 139)

    Allah-u Teâlâ küfrü şiddetle menetmiş, en büyük zulüm saymıştır. Allah-u Teâlâ'nın dinini inkâr edenler kâfirdir. Müslümanlar küffarla ilişkilerinde Allah-u Teâlâ'nın bu hududunu muhafaza ile mükelleftirler. Küffarın küfrünü hoş göremezler.

    Onların topluluklarına iltihak edemezler.
    İslâm'ın âli ve gâlib vasfını daima göstermekle yükümlüdürler.

    Kim ki küfre karşı hoş görülü yaklaşır, topluluklarına iltihak etmek isterse onlardandır. Küfür ehlidir. Unutulmamalıdır ki; küfür ehlinin müslümanlara yaklaşması hiçbir zaman iyi niyetli olmamıştır. Daima sinsi niyetler taşımışlar, arkamızdan entrikalar tertip etmişlerdir. Bunun en büyük örneğini Osmanlı'nın yıkılma sürecinde bizzat bu millet yaşamıştır.

  5. #21
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.551
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı





    Bu diz çökülen yer neresi manifesto?

    (Yazarken hakaret etmesen ne olur??? niye bu kadar hakaret ediyorsun?)

  6. #22
    lafons7275 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-02-2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    21.430
    Adı geçen
    12 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @lafons7275
    Garip ve acı bir Intihar | Hüseyin Avni Hocaefendi




    Besmele, hamd, salât ve selâmdan sonra… Politikanın, politikacı ve politikaya muhatap olan halk kitlesi açısından birçok kanun ve esası vardır. Denilebilir ki, muhatap halk kitlesine nispetle politikanın birinci kanunu hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, başka bir ifadeyle de her şeyin göründüğünden farklı olduğudur. Bu acı ve dehşetli hakikatten haberi olmayan gerçekte saf ama kendilerince son derece açıkgöz olanlar muvazaaların ve şeytanlıkların farkına varamazlar.


    Her dem kuklaları gerçek kişiler zannıyla seyrederler; ipler parmaklarında olan arkadaki asıl oyuncuyu hiçbir zaman keşfedemezler. Bu sebeple de zaman-zaman kendi kuyularını kazarlar. Aslında başkasına hayır manasındaki bazen bir takım şartlarla isabetli sayılabilecek geçici ve istisnai siyasi manevraları, daimi bir aidiyet ve mensubiyet sebebi kılıp aslî siyasetleri hâline getirirler… Böylece varlıklarının en büyük sinsi (belki de aşikâr) tehlikesi olan politikaları ve politikacıları avuçlarını patlatırcasına alkışlarlar.


    Hatta onların mahalli sözcüleri ve temsilcileri olmakla yetinmezler; sırılsıklam âşık amigolar şekline bürünmeye bile razı olabilirler. Kendi idam sehpalarını kendileri kurarlar… Yağlı urganlarını ve ilmeklerini kendileri hazırlarlar… O ilmekleri kendi boğazlarına kendileri geçirirler… Ve nihayet altlarındaki sandalyeye tekmeyi kendileri vururlar… Kelimenin tam ve hakiki manasıyla intihar ederler. Kazıklı Voyvoda’nın başkalarına yaptığını kendilerine yaparlar… Böylece siyaset bilmezlikleri, saf köylülükleri ve kahredici ufuksuzlukları sebebiyle usta bir şekilde başlatılan, geliştirilen ve neredeyse sancağı burca dikilmek üzere olan ulvi bir dava ile beraber -şayet olağan üstü bir ilâhî yardım yetişmezse- tarihe gömülürler…


    Kurtuluşu, daha çok kendileri için tezgâhlanan bir pazarlık ve satışa dayanan post modern operasyonların cebri tecavüzü ile doğurtulan, kısa zamanda büyütülen, vazifelendirilen ve mıntıka amiri yapılan sözleşmeli ve işbirlikçi ekibe bende ve amigo olmakta görebilenler… En yetkili ve dahi yetkili ağızlardan söylenen ya resmi hale gelin veya kurslarınızı (medreselerinizi) kapatın; bize zararlı oluyorsunuz şeklindeki kesin emir mahiyetindeki sözlere kulaklarını ısrarla tıkayanlar hal dilleriyle sanki şöyle diyorlar:


    Ben güzelim o çirkin.


    Başkalarının din düşmanı çirkin, bizimkisi’ ise cici… Başkalarının hırsızı kör, ‘bizimkisi’ badem gözlü… Başkalarının din ve vatan satıcısı hain, bizimkisi’ üstün hikmet sahibi, vatanperver ve Aslan Yürekli Rişar… Başkalarının belli yaştakilere Kur’an öğrenmeyi ve öğretmeyi yasaklamayı düşüneni ve teklif edeni din karşıtı, ‘bizim’ bunu bizzat yasaklayan ve kanunlaştıran bir bildiği olan dindar… Başkalarının sekiz yıllık mecburi eğitimcisi Kur’an kurslarını baltalayan ve yıkan, bizim’ onüç yıllık mecburi eğitim yanlısı adamımız ise dindarlığı tartışılamayan… Başkalarının hovardası ve hovardalığı isteyeni kötü, ‘bizim’ kanunla zinayı -kendi ‘suçtur’ tekliflerinden vazgeçmekle- suç olmaktan çıkaran iyi…


    Başkalarının domuz taraftarları kötü, ‘bizim’ Allah’ın yasakladığı domuz etini kanunla serbest yapanlarımıza laf yok… Başkalarının faizcisi fena, ‘bizim’ ‘faiz haramdır deyip senelerdir bizi kandırdılar; faiz asrımızın gerçeğidir’ diyen maşukumuz masum… Başkalarının yabancı kadınlarla tokalaşanı günahkâr, ‘bizim’ kendi tokalaşması ve hanımının başkalarıyla tokalaşmasına göz yumması şöyle dursun, onu başkasına öptüren adamımız bulunmaz Hint kumaşı…


    Başkalarının haremlik selamlığa uymayanı kabahatli, ‘bizim’ bir parça da olsa haremlik ve selamlığa uyanlara bırakın o kafayı diyen yiğidimiz suçsuz… ‘Bizim’ onlarca kilise ile binlerce kilise evi açan ve açtıran… Başka bir vadide yine kendileri gibi malum kesimlere başka bir yandan taşeronluk yapan ve mesleğinde son derece başarılı papazları övmekle bitiremeyen diğer bir taife ile ortak çalışan… Onlarla beraber “dinler arası diyalog”, “barış” ve “hoşgörü” çalışmalarına son gaz gayret eden… Müslümanları Hıristiyan topluluğuna sokmak ve onların karartısını çoğaltmak için “kim bir topluluğun karartısını çoğaltırsa o onlardandır” hadtsiyle amel ederek olanca gücü ile çalışan adamlarımızın ne günahı var?(!)…


    Daha ne yapacaklardı?!.. Temel eğitime mecbur edilen İslâm’ın mükellef saydığı on iki, on üç, on dört ve daha yukarıdaki yaşlarda olan kız çocukları için başörtüsü hürriyeti istemek hangi (kimilerince) gericinin haddine düşebilirdi?


    Hoca efendilerimiz ile en has ve hakiki dervişlerimiz bunlara ve aşağıdakilere acaba ne buyururlar? Bir yandan mahiyet, ilke ve esasları belli olan beş yıllık mecburi temel eğitimi üç yıl ilâve ile sekiz yıla çıkaran, böylece Kur’an kurslarını ve medreseleri neredeyse sıfırlayan siyasilere ateş püsküren… Diğer yanda ise bu üç sene zammını yeterli bulmayıp beş sene daha ilâve yaparak mecburi eğitimi on üç yıla çıkaran… Böylece, bir yanda zina etmekten domuz eti yemeye varıncaya kadar özgürlükleri olanca bir şekilde artırmak ve genişletmek hürriyetperverliğini kimselere bırakmayan, öte yanda ise dinlerini kendi istedikleri gibi öğrenmek talebinde olan -Hıristiyan ve Yahudilere değil de-sadece Müslümanlara bu hürriyeti fazla gören ve kendi siyaseti için zararlı bulan… Lakin onlara -şükür ki- kırk katır ile kırk satırdan birini seçmek arasında bir özgürlüğü lütfeden… Böylece -sebepler dairesinde- kalan üç beş kurs ve medresenin de kapılarına kilit asacak olan bizimkilere bakalım ne diyecekler?…


    Parti amigoları halini alan değerli hoca efendiler ve has dervişler muhtemelen şöyle diyorlardır:


    Oh iyi oldu, daha ne yapacaklardı?… Bizi bu Kur’an kurslarının ve medreselerin dert ve külfetinden kurtardılar… Artık çocuklarımızı büyüğümüz nezdinde olan utanmak sebebiyle malum mekteplere verememek eziklik, gerilik ve zilletinden halas olduk; sağ olsunlar var olsunlar… Hem, medreselerdeki kızlarımız bekâr kalıyorlardı; artık böylece evlilik meseleleri mekteplerde kendiliğinden çözülmüş olacaktır… Artık kurtuluşumuz medreselerden uzak durmakta ve mekteplere girip okumaktadır…


    Nihayet kurtuluşun mahallenin bir ucunda bir kız medresesi, diğer ucunda da bir erkek medresesi kurmakta olduğu şeklindeki altın söz -hâşâ- artık zaman aşımına uğramış ve tarihe karışmış, belki de yanlışlığı anlaşılmıştı…Bu denli kendine ve yoluna düşman başka bir camia ne mümkün görünsün!.. Bu seviyede cellâdına âşık bir taife ne mümkün bulunabilsin!.. Böylesine bir karşılıksız aşk yaşayan, hatta Aşkın bîmâriyle hoşem, el çek ilâcımdan tabib diyebilecek kadar bu kara sevdayı ilerilere götüren ve kendinden geçmiş olan başka bir zümre ne mümkün tasavvur edilebilsin!..


    İsterseniz meseleyi baştan ele alalım:
    Allah’ı ve Resulünü yani İslâm’ı, siyasi, iktisadi, hukuki, eğitim ve diğer hiçbir işine karıştırmamak inancını temel felsefe ve aslî varlık sebebi kabul eden bir siyasi düzenin, İslâm’ı öğretecek, yayacak, ayağa dikecek ve yaşatacak müesseseleri kurmak çelişkisine bile-bile düşmeyeceğine göre… Diyânet’i, İmam Hatipleri ve İlahiyatları neden kurduğu açık değil miydi? Burada şunu da ilâve edelim: Biz sözü edilen kurumlarda yer alan fakat sözü geçen maksat ve hedefe âlet olmayan kimseleri tespitinizden elbette ayrı tutuyor, sadece o müesseselerdeki temel kuruluş mantık ve niyete dikkat çekmek istiyoruz.


    Resmen lağvedilen medreselerin ve kaldırılan İslâm yazısının köklerinin fiilen kazınması lazımdı… Allah’ın gönderdiği ve Resulünün getirdiği İslâm yerine lâik çerçeveye oturtulmuş, sınırları belirlenmiş ve zararsızlaştırılmış bir İslâm’ın yerleştirilmesi gerekiyordu!...


    Bu inkılâplar devamlılık kazanmalıydı… Hani birileri sürekli devrim diyorlardı ya, işte öyle bir şey… Bu hedef için kurulan Diyanet, İmam Hatipler ve İlahiyatlar maksada bir hayli yaklaştırdıysalar da yeterli olamamışlardı. Medreselerin tamamen ve fiilen lağvı için başka adımlara da ihtiyaç vardı. Geçmişlerimizin kitaplarını bir yana attıracak yeni kitaplara ve Ümmetin yavrularını mütevazı ve köhne medreselerden uzaklaştıracak sivil gibi gösterilecek modern mektep, kolej ve üniversitelere ihtiyaç vardı. Nitekim bir-bir buçuk asır evvel İngilizler Hindistan’da Müslümanlara yine böyle yapmışlardı. Şimdi de öyle yapılıyordu ve yapılmaktaydı… Yine de yetmemişti… PKK ve Hizbullah(!) icat edilmişti; fikir ifsadı, baskı ve tehcirlerle doğu ve güneydoğu medreseleri neredeyse tamamen yok edilmişti. Maksada ve hedefe iyice yaklaşılmıştı…


    Ancak ırkçılık zihniyet ve düşüncesinden veya o manyetik sahadan uzak olanlara ait medreseler memleket sathında hâlâ devam ediyordu… Mevzii de olsa direnenler hâlâ vardı… Öldürücü ve noktayı koyucu esaslı bir darbeye ve okkalı bir şamara daha hacet vardı… Mecburi eğitim sekiz seneye çıkarılmalıydı ve böylece Kur’an kursları ve medreseler iyice silinmeliydi… Çünkü fikirlerince on beş yaşından sonra artık medreselere rağbet kalmayacaktı. Bu da yapılmış ve hedefe bir hayli daha yaklaşılmıştı; ama yine de direnme devam ediyordu… Nihayet belki de son öldürücü darbe gelmişti; on üç yıl mecburi eğitim Artık yirmi yaşından sonra kurslara ve medreselere kim gidecekti?…


    Önceki sekiz yıllık mecburi eğitime İslâmi eğitim’in selameti adına karşı çıkanların ve yeri göğü inletenlerin burada dut yemiş bülbüle dönmeleri ne pahasına olursa olsun parti yandaşlığından başka ne ile izah edilebilirdi?.. Kur’an talim ve terbiyesinden yana gibi görünüp sekiz yıllık mecburi eğitim’e veryansın eden ama yeni bir vakit gelince ve yeni bir şafak atınca deş yıllığa ilâve olarak getirilen sekiz yıllık mecburi eğitim ile beraber toplam on üç yıllık mecburi eğitime ses çıkarmayanların tavrı başka nasıl anlaşılabilir ve anlatılabilirdi?..


    Bu arada İnkılâp taraftarlarının ve hizmetçilerinin daha da geniş ve derin ufuklu olmak düşüncesi pek tabiiydi… Medreselerin henüz lağvedilemediği ve İslâm harflerinin kaldırılarnadığı, kıyafet inkılâbının yapılamadığı halkı Müslüman olan değişik memleketler de vardı… Oralarda eğitim ve öğretimin birleştirilmesi kanunu da yoktu… Zikri geçen yerlerde dahi mektepler açarak inkılâpları oralara da ihraç etmek, o coğrafyalardaki medreselerin de usta bir şekilde kökünün kurutulması tabiidir ki birçok hizmet ehli katında mukaddes bir vazifeydi… Lâtin alfabesinin oralara da yerleştirilmesiyle İslâm harflerini o yabancı memleketlerden dahi dâhiyane bir yolla kaldırmak gerekiyordu… Kıyafet inkılâbını oralara da taşımak icap ediyordu… O mıntıkalarda inşa edilen mekteplerde okutan ve okuyan kızların da başlarının açılması ve eteklerinin diz kapaklarının üzerine çekilmesi, mahalli ve başka çeşit şarkıları okuyabilecek mertebeye çıkarılmaları onlara göre kesinlikle mühim bir ibadet idi… Bütün bunlar elbette az bir hizmet değildi; anlıyorsunuz, değil mi?…


    Aklı gözünde.


    Hâsılı, Amerika ve Avrupa’nın tertipleri istikametinde ve destek atışları altında kıran kırana bir mücadele veriliyordu… Birçok yanıyla eskiyen ve aşınan, bir nice noktada da Amerikalı ve batılı ağa babalarının tekerine artık az da olsa takoz olmaya başlayan bilmem hangi maşa örgüt, bizzat sözü edilen ağalan tarafından kısmen tasfiye ediliyordu… Yerine aynı ağalar tarafından daha taze ve tam itaatkâr, emre uymakta hiçbir şekilde ayak sürümeyen yenisi ve zindesi getiriliyordu… Aklı gözünde olan halka ise bu işin ilk yarısını, yani sadece kısmi tasfiye işini kuklaların yaptığı zann uyandırılıyordu… Böylece kahramanlaştırılmaları hedefleniyordu…


    İkinci yarısı yani yeni bir zinde örgüt oluşturulduğu ise onların gözünden itina ile gizleniyordu… Bu arada her bir yana iyice ve güzelce yayılan semerci öldü haberiyle sıpalar sevindiriliyordu… Ancak bilenler biliyordu ki, eşekler eşek oldukları müddetçe onlara semer yapacak bir semerci mutlaka bulunacaktı… Ve nitekim derhal bulundu da… Bu alışık olunmayan yeni semercinin yepyeni semerleriyle sırtların ne hâle geleceği hesaba katılmıyordu… Çünkü değişik okus pokuslar ile meselenin hakikatinin görülmesi ve anlaşılmasına mani olunuyordu… İşin daha da kötüsü yapılanın vahametini anlayıp tiz perdeden o kendine has namesiyle ağlayabilen tecrübeli kart eşekler de kalmamıştı… Hemen hepsi tecrübesiz sıpalar ayarındaydılar…


    Bütün bu neredeyse olağan üstü olan işleri maharetle becerenler -Allahu alem- hem keyifli hem de dertli ve mahzun bir sedayla şöyle terennüm ediyorlardı:
    Ninni din bekçileri(!) ninni… Ninni dervişler(!) ninni… Uyuyun da büyüyün ninni… Çünkü içinde bulunduğunuz zaman ve zeminde dişe dokunur ve istenilen seviyede bir büyümek ve büyütülmek ancak uyumanız ölçüsünde olacaktır; vesselam…
    Hasbunellahu ve ni’me’l-vekîl…


    Yazıyı salât ve hamd ile bitiriyorum…

  7. #23

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yeni-OSMANLI
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı







    "Hak geldi batil zail oldu" gazetenin slogani.
    Din adina yalan konusan zihniyet din adina cikar uman din istismarcisidir, dini istismar edenler alcaklarin ta kendisidir.

  8. #24

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yeni-OSMANLI
    Herzl mezari



  9. #25
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3
    ATATÜRK'ÜN KABRİ BURASI

  10. #26
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3
    ATATÜRK'ÜN MOZOLESİ BURASI. NEREYE ÇELENK KONUYOR?

  11. #27

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Alıntı redyellow Nickli Üyeden Alıntı
    Bu diz çökülen yer neresi manifesto?

    (Yazarken hakaret etmesen ne olur??? niye bu kadar hakaret ediyorsun?)
    Laftan anlamayanlar yıllardır aynı üfürüğü boş boş yazanlar
    Hakaret değil hakikat diyorum
    Orasının SOYKIRIM MÜZESİNDE ki anıt olduğunu
    Resmi ziyaretlerde devlet adamları bu müzeyi ziyaret eder
    Soykırımda ölenleri anar
    Protokol
    Oranın TEODOR HERLZ'in mezarı olmadığını daha kaç kez yazacağız
    Bunun neresini anlamıyorsunuz
    Hangi dilde yazalım

  12. #28
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3

    Başbakan Erdoğan,İsrail Kasabı Ariel Şaron ile yan yana onun elini sıkıyor.


    Ariel Şaron 1982 yılında Lübnan İç Savaşı sırasında İsrail'in Savunma bakanı olarak görev yapmaktaydı. Gözlemciler İsrail'in gözleri önünde gerçekleşen Sabra ve Ş...atilla katliamları Ariel Şaron'nun emriyle yaptırılmıştır. Ariel Şaron'un 2000 yılında Kudüs'teki İslam dinine inananlarca kutsal mekânlardan biri olan ve normalde müslüman olmayanların girişine izin verilmeyen Mescid-i Aksa'ya çok sayıda İsrail askerinin ve polisinin koruması eşliğinde yaptığı ziyaret ve verdiği demeç bir provokasyon olarak görüldü ve Filistinlilerin İkinci İntifada (ayaklanma) başlatmalarına neden oldu ve beş yıl sürdü. NOT:YAYINLADIĞIM VİDEODA İLK GÖRÜNTÜLERDE VAR.

  13. #29
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.551
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı
    Laftan anlamayanlar yıllardır aynı üfürüğü boş boş yazanlar
    Hakaret değil hakikat diyorum
    Orasının SOYKIRIM MÜZESİNDE ki anıt olduğunu
    Resmi ziyaretlerde devlet adamları bu müzeyi ziyaret eder
    Soykırımda ölenleri anar
    Protokol
    Oranın TEODOR HERLZ'in mezarı olmadığını daha kaç kez yazacağız
    Bunun neresini anlamıyorsunuz
    Hangi dilde yazalım
    Manifesto ben burası teodor herlzin mezarı mı dedim yoksa bu diz çökülen yer neresi diye mi sordum?

    Niye bu öfke?

    Böyle yapınca haklı olacağını mı düşünüyorsun manifesto, insanlar görüşlerini yazıyorlar, yanlış yazıyorlarsa gelirsin efendice yanlış dersin doğrusu şudur dersin.

    Bu şekilde seviyesizleştiğin zaman tartışmanın, sohbet etmenin bir anlamı kalmıyor.

  14. #30

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Alıntı redyellow Nickli Üyeden Alıntı
    Manifesto ben burası teodor herlzin mezarı mı dedim yoksa bu diz çökülen yer neresi diye mi sordum?

    Niye bu öfke?

    Böyle yapınca haklı olacağını mı düşünüyorsun manifesto, insanlar görüşlerini yazıyorlar, yanlış yazıyorlarsa gelirsin efendice yanlış dersin doğrusu şudur dersin.

    Bu şekilde seviyesizleştiğin zaman tartışmanın, sohbet etmenin bir anlamı kalmıyor.
    Öfke falan yok
    Konu başlığını tekrar oku
    Ondan sonra devam et
    Çok sıkıcı ve kabak tadı veren durumlar
    Artık büyüyün yada büyüsünler

    Erdoğan gebermiş gebermekte olan Şaron ile yıllar önce el sıkışmış
    Eeee
    Sonuç
    Erdoğan Esad ile de el sıkışmıştı
    Artık büyüyün
    Köprünün altından çok sular aktı
    Enkaz gibi tozun toprağın altında kalmışçasına
    Çaresizce ilgisiz alakasız yazılar

  15. #31
    Dua Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    29-04-2007
    Mesajlar
    37.438
    Adı geçen
    4 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Dua Nur
    Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış))

  16. #32
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.551
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı
    Öfke falan yok
    Konu başlığını tekrar oku
    Ondan sonra devam et
    Çok sıkıcı ve kabak tadı veren durumlar
    Artık büyüyün yada büyüsünler

    Erdoğan gebermiş gebermekte olan Şaron ile yıllar önce el sıkışmış
    Eeee
    Sonuç
    Erdoğan Esad ile de el sıkışmıştı
    Artık büyüyün
    Köprünün altından çok sular aktı
    Enkaz gibi tozun toprağın altında kalmışçasına
    Çaresizce ilgisiz alakasız yazılar
    Öfke falan yok diyorsun ama hala öfkeyle yazıyorsun.

    Konu başlığını okudum, biliyorum ama ben seni muhatap aldım, sana soru sordum, sen bana cevabında konu başlığını değil benim soruma cevap vermen lazım ama sinirli davranıyorsun.

    Sinirle yazdıkca da haklı bile olsun haksız duruma düşersin.

Sayfa 2/3 İlk 123 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. AKP'yi iktidarda tutmak Siyonizmin ana vazifesidir
    By saliha kalem in forum VİDEOLAR
    Cevaplar: 73
    Son Mesaj: 18-06-2013, 18:54
  2. Siyonizmin Tarihsel Kökenleri
    By mahmud enes in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 16-01-2012, 02:04
  3. Akşam ruhumun kabrinde bir başka güzel!
    By Mustafa Cilasun in forum Mustafa Cilasun
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27-05-2010, 11:42
  4. Vehhabiliğin kurucusu YAHUDİ İDİ...
    By ukubat in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 31-03-2008, 12:51
  5. Orijinal vesika: Diaries of Theodor Herzl
    By Murat Yazıcı in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 11-03-2008, 19:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş