Etiketlenen üyelerin listesi

Beyin ölümü gerçekleşen kimse Allah katında da ölü sayılırmı? Fişinin çekilmesi caizmi? Organları nakledilebilirmi? Arkadaşlar bu konu hakkında paylaşımlarınızı bekliyorum,selametle kalın..

Bu konu 8690 kez görüntülendi 32 yorum aldı ...
Beyin ölümü gerçekleşen kimse Allah katında da ölü sayılırmı? 8690 Reviews

    Konuyu değerlendir: Beyin ölümü gerçekleşen kimse Allah katında da ölü sayılırmı?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 8690 kez incelendi.

Sayfa 1/3 123 Son
  1. #1
    KUZAT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    15-02-2013
    Yer
    Antalya
    Mesajlar
    906
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KUZAT

    Beyin ölümü gerçekleşen kimse Allah katında da ölü sayılırmı?

    Fişinin çekilmesi caizmi?

    Organları nakledilebilirmi?



    Arkadaşlar bu konu hakkında paylaşımlarınızı bekliyorum,selametle kalın..

  2. #2
    Kafkas Kartali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    15-12-2011
    Yer
    Ankara
    Yaş
    25
    Mesajlar
    6.093
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kafkas Kartali

  3. #3
    Kafkas Kartali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    15-12-2011
    Yer
    Ankara
    Yaş
    25
    Mesajlar
    6.093
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kafkas Kartali
    Ayrıca Seyda Muhammed KONYEVİ (k.s) hazretlerinin "(Hanefi ve şafiler için) FETVALAR" isimli kitabından da bakılabilir..

  4. #4

    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2013
    Mesajlar
    1.711
    Adı geçen
    10 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Fakr
    Selam

    ''Beyin ölümü gerçekleşti'' denilen kişinin kalbi halen çalışır ve kişi damardan beslenir ve sindirim devam eder.Yani kişi ölmemiştir, hale her açıdan sağdır...

    Selametle..


  5. #5
    Tahsin EMİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-02-2012
    Mesajlar
    11.615
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tahsin EMİN
    Beyin ölümü gerceklesenlerin icersinde bir tane örnek numune var midir, ki o kisi tekrar sagligina dönmüs olsun...

    Su ana kadar bir örnek yoktur...

    NOT: Bildigim bir hususu paylastim, organ nakline cevaz icin bir paylasimda bulunmadim...

  6. #6
    Dut_agaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    7.194
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Dut_agaci
    Fetva, şu demektir.

    Benim ağzımdan çıkan laf ile seni, beni, tüm alemleri Yaratadan Cenab-ı Hakka AMEL edeceksin, lafımla KULLUK edeceksin demektir.

    Bunun vebâli çok büyük ve sakıncalıdır.

    Bence Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Hattı'nı arayınız, size daha ayrıntılı yardımcı olurlar muhterem.

  7. #7

    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-01-2013
    Mesajlar
    412
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ehlinimet
    Alıntı (((__meftun__))) Nickli Üyeden Alıntı
    Beyin ölümü gerceklesenlerin icersinde bir tane örnek numune var midir, ki o kisi tekrar sagligina dönmüs olsun...

    Su ana kadar bir örnek yoktur...

    NOT: Bildigim bir hususu paylastim, organ nakline cevaz icin bir paylasimda bulunmadim...


    On yılı aşkın süredir bitkisel hayatta olan Kanadalı hasta Scott Routley bilim adamlarına 'acı içinde olmadığı' mesajını iletmeyi başardı

    Bu, çevresiyle iletişim kuramayan ve ileri düzeyde beyin tahribatı geçirmiş olan bir hastanın, tıbbi durumuyla ilgili sorularını yanıtlayabildiği ilk vaka.
    39 yaşında olan Scott Routley'e, beyinsel faaliyetleri fMRI cihazında incelenmekteyken sorular yöneltildi.

    TIP KİTAPLARININ BAŞTAN YAZILMASI ANLAMINA GELİYOR
    Routley'in doktoru, elde ettikleri bu yeni bilginin, tıp ders kitaplarının yeni baştan yazılması anlamına geldiğini söyledi.
    Bitkisel hayata giren hastalar, komadan çıktıktan sonra uyanık halde ve gözleri açık dönemler geçiriyor ama kendileri ya da dış dünya hakkında hiçbir şey algılayamıyor.

    12 YIL ÖNCE KAZA GEÇİRDİ
    Routley'in bundan 12 yıl önce geçirdiği bir otomobil kazasında, beyninde ileri düzeyde hasar meydana gelmişti.
    O zamandan bu yana geçirdiği tüm incelemelerde hiçbir bilinç ya da iletişim kurabilme işareti göstermemişti.

    'SCOTT DÜŞÜNEBİLİYOR'
    İngiliz nöroloji uzmanı Western Ontario Üniversitesi'nde Beyin ve Akıl Enstitüsü ekibine başkanlık eden Prof. Adrian Owen, Routley'in kesinlikle bitkisel hayatta olmadığını belirtiyor.

    Prof. Owen, "Scott bilincinin açık olduğunu, düşünebildiğini gösterdi. Beynini defalarca taramadan geçirdik. Beyinsel faaliyetleri, sorularımıza bilerek cevap verdiğini gösteriyor. Nerede ve kim olduğunu biliyor." dedi ve bunun tıpta çığır açacak bir saptama olduğunu kaydetti.

    Prof. Adrian Owen, "yıllardır bitkisel hayattaki bir hastaya kendisi açısından önem taşıyan birşey sorabilmek istiyorduk. Gelecekte hastanın yaşam düzeyini geliştirebilmek için neler yapabileceğimizi de sorabiliriz. Bu kendilerine sağladığımız eğlendirici faaliyetler veya günün hangi saatlerinde yıkanmak, beslenmek istedikleri gibi şeyler olabilir." dedi.

    Scott Routley'nin anne ve babası, bitkisel hayattaki oğullarının bilincinin her zaman yerinde olduğuna ve başparmağını kaldırarak ya da gözlerini hareket ettirerek iletişim kurabildiğine inandıklarını söylüyor. Ancak tıp görevlileri, anne babanın bu görüşünü kabul etmiyordu.

    Routley'nin on yıl boyunca nöroloğu olan, halen Londra 'da çalışan Prof. Bryan Young da, beyin görüntüleme sonuçlarının yılladır yapılan davranış değerlendirmelerinin tümünü değiştirdiğini ve tıp kitaplarının, Prof. Owen'ın teknikleri de eklenerek güncelleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

    BBC 'nin Panorama programında, İngiltere ve Kanada'da bir yılı aşkın süredir bitkisel hayatta bulunan ve en düşük düzeyde bilinci açık durumda olan hastaların gelişimi izlendi.

    Steven Graham adlı bir başka Kanadalı hasta da, geçirdiği beyin tahribatı sonrasında yeni bilgileri hatırlayabildiğini ortaya koydu. Graham, kız kardeşinin bir kızı olup olmadığı sorusuna "evet" cevabını verdi. Hastanın yeğeni 5 yıl önce geçirdiği otomobil kazasından sonra dünyaya gelmişti.

    bbctürkçe

    Bu konu hakkın da yeni bilgilere ulaştıkça buraya ekleyeceğim.

  8. #8

    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-01-2013
    Mesajlar
    412
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ehlinimet
    Alıntı (((__meftun__))) Nickli Üyeden Alıntı
    Beyin ölümü gerceklesenlerin icersinde bir tane örnek numune var midir, ki o kisi tekrar sagligina dönmüs olsun...

    Su ana kadar bir örnek yoktur...

    NOT: Bildigim bir hususu paylastim, organ nakline cevaz icin bir paylasimda bulunmadim...

    Bitkisel hayata giren kızını 5 yıllık mücadele sonucu hayata döndüren doktor, yılın annesi seçildi.

    Bursa'da şofbenden zehirlenerek bitkisel hayata giren üniversite öğrencisi kızını 5 yıllık mücadeleden sonra yürütmeyi ve konuşturmayı başaran doktor anne Hale Kabacaoğlu,Türk Anneler Derneği Bursa Şubesi tarafından yılın annesi seçildi.

    Zafer Plaza Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine kızı Neslihan ile birlikte katılarak herkesi hayrete düşüren Bursa Zübeydehanım Doğumevi Radyoloji Uzmanı Dr. Hale Kabacaoğlu, kızının tek eksiğinin baba sevgisi olduğunu söyledi. 5 yıl önce yaşanan olay şöyle gelişmişti. Yıl başı tatili için geldiği evinde duşa giren Anadolu Üniversitesi (AÜ) Seramik Mühendisliği öğrencisi Neslihan Köse, 30 Aralık 2001 tarihinde şofbenden çıkan karbonmonoksit gazından zehirlendi. Annesi tarafından yarı baygın halde bulunan genç kız, Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Komaya giren genç kız, ilk önce Uludağ Üniversitesi'ne ardından da Haydarpaşa GATA'da oradan da Ankara Bilkent TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ne yatırıldı.

    Doktorların umudu kesmesine rağmen yılmayan anne, tıpta 'atrofi' denilen beyin hücrelerinin tamamına yakını ölü olmasına rağmen ümidini yitirmedi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı doçentlik tezini, mesleğini ve özel hayatını bir kenara bırakan Dr. Kabacaoğlu, 2 yıl yoğun bakımda kızıyla birlikte yaşadı. Bu sırada kızına hikayeler okuyup Mozart'ı kulaklıkla kızına dinleten Kabacaoğlu, yattığı yerde vücudunda yaralar çıkmaması ve felç olmaması için sürekli kızının pozisyonunu değiştirdi,ayaklarına ve kollarına masaj yaptı. Geri çekilen dilini dudaklarına sürdüğü çikolatayla çözdürdü. 5 yıllık çabanın sonunda anne Dr. Kabacaoğlu, üniversiteli Neslihan'a yeniden okumayı öğreterek onu anaokulundaki çocukların seviyesine getirdi.

    Evine astığı yazı ve yönlendirme levhalarıyla üniversiteli kızına önce yürümeyi, ardından tuvalet alışkanlığını, son olarak da konuşma ve okumayı öğreten anne Dr. Kabacaoğlu, bunları yaparken, otistik oğlunu hayata kazandıran Lorenzo'nun Yağı' filminden ilham aldığını söyledi.

    Diğer yandan Dr. Hale Kabacaoğlu, bu arada "Dünyaya bir kere gelinir" diyen eşi tarafından terk edilince, evinin ve çocuğunun masraflarını karşılamak için mesleğine geri döndü.

    Kadavra olan kızını hayata döndürmenin sevincini yaşayan anne, tıp otoritelerini de hayretler içinde bıraktı. İstanbul Yeditepe Üniversitesi ve Eskişehir'de düzenlenen konferansta Neslihan'ın hayatı 5 Amerikalı ve yüzden fazla bilim adamı ve profesörü hayrete düşürdü. Kızının yeniden üniversiteye başlayacağı günleri iple çektiğini söyleyen Kabacaoğlu'nun bu gayreti, Türk Anneler Birliği Bursa Şubesi tarafından ödüllendirildi. Konuşabilen, söyleneni anlayan ve rahatlıkla yürüyen Neslihan ile birlikte ödül törenine katılan anne, buruk bir sevinç yaşadığını söyledi.

    Yaptığı işin takdir görmesinin kendisini çok sevindirdiğini söyleyen Kabacaoğlu, "Bir anne olarak yapmam gerekeni yaptığım inancındayım. Çocuğumu çok seviyorum. Onu eski haline kavuşturmak ise tek hedefim. O günleri de göreceğime inanıyorum. Şu an Neslihan fiziksel olarak çok iyi. Ancak kızımın tek eksiği baba sevgisi" diyerek evi terk eden eşine geri dönmesi çağrısında bulundu.

    2007'de yılın annesi seçilen Dr. Hale Kabacaoğlu'na plaketi, Anneler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Ceyda Derin tarafından verildi.

    KaynaK : İHA

    (Arena ekibi Güveloğlu'nun iyileştirme haberi üzerine 2. kez Kasım 2007 de tekrar gelerek ve Hale hanım ve Yasemin' in iyileşmiş durumunu görerek yeni çekim yapmış ve 16 Mayıs 2008 de Arena Programı'nda bunu yayınladılar.Doktor anne mucizeyi anlattı.)

  9. #9

    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-01-2013
    Mesajlar
    412
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ehlinimet
    Alıntı (((__meftun__))) Nickli Üyeden Alıntı
    Beyin ölümü gerceklesenlerin icersinde bir tane örnek numune var midir, ki o kisi tekrar sagligina dönmüs olsun...

    Su ana kadar bir örnek yoktur...

    NOT: Bildigim bir hususu paylastim, organ nakline cevaz icin bir paylasimda bulunmadim...
    İŞTE BİTKİSEL HAYATTAKİLERİ YAŞAMA DÖNDÜREN MUCİZE TEDAVİ!..

    İngiltere'de belgesellere konu olan bir olay gerçekleşti. Eroin bağımlılığı sonucu beyninde oluşan zedelenme nedeniyle 6 yıldır komada olan genç kız uyku hapıyla uyandı.
    İngiltere'de belgesellere konu olan bir olay gerçekleşti. Eroin bağımlılığı sonucu beyninde oluşan zedelenme nedeniyle 6 yıldır komada olan genç kız uyku hapıyla uyandı.

    Doktorların yaşam destek ünitesi fişinin çekilmesini önerdikleri genç kız komadan mucizevi şekilde çıktı. Uyuşturucu bağımlısı olan Amy Pickard, 6 yıl önce eroinin vücudunda yarattığı tahribatla komaya girdi. 6 yıldır bitkisel hayatta olan genç kızın annesi kızının son çare olarak yeni bir tedavi yöntemini denemeyi kabul etti. Doktorlar henüz deneme aşamasında olan kalıcı bitkisel hayat durumundaki Amy Pickard'a uyku hapı verdiler.

    TEPKİ VERMEYE BAŞLADI

    Düzenli aralıklarla hastaya Zolpidem isimli uyku hapını veren doktorlar gelişme karşısında gözlerine inanamadı. Doktorlar uyku hapının verilmesinin ardından dört hafta sonra Pickard'ın tepki vermeye başladığını söyledi. Genç kızın annesi Thelma Pickard, ilacın verilmesinin ardından Amy Pickard'ın yaşam fonksiyonlarının yerine gelmeye başladığını belirterek günden güne iyileştiğini söyledi. Anne Thelma "Kızımın ilk ilacı almasının ardından yüzünde bir rahatlama gördüm. İlacı ikinci alışında ise gözleri açıldı. Bu inanılmaz bir şey" dedi. Bilinci tamamen yerine gelen Anna Thelma şu anda yürüyemese de etrafında olup biteni algılayabiliyor ve konuşabiliyor.

    360 KİŞİDE DENENDİ

    Geçtiğimiz yıl İngiltere'de kalıcı bitkisel hayat durumundaki 30 hastaya uyku hapı verilerek uyandırılmaya çalışılmıştı. Tedavi, üç yıldır komada olan Louis adında bir gence sakinleştirici etkisi nedeniyle bir uyku hapı verilmesiyle başlamıştı. Louis ilacı aldıktan sonra bir saat içinde kendine gelmiş ve yeniden konuşmaya başlamış fakat daha sonra yeniden komaya girmişti. Uzmanlar şimdiye kadar komada olan 360 kişiye Zolpidem isimli uyku hapının verildiğini ve bu çalışmadan yüzde 60 oranında başarı beklediklerini kaydetti.
    bbc

  10. #10

    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-01-2013
    Mesajlar
    412
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ehlinimet
    Alıntı (((__meftun__))) Nickli Üyeden Alıntı
    Beyin ölümü gerceklesenlerin icersinde bir tane örnek numune var midir, ki o kisi tekrar sagligina dönmüs olsun...

    Su ana kadar bir örnek yoktur...

    NOT: Bildigim bir hususu paylastim, organ nakline cevaz icin bir paylasimda bulunmadim...
    Nükhet Kalmuk, Hacettepe Üniversitesi'nin Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde okurken sosyoloji, pedagoji, felsefe ve psikoloji dersleri de almış. Ardından Boğaziçi Üniversitesi'nin İnsan Kaynakları Programı'nı bitirmiş. Şu an Henkel'de çalışan Kalmuk, ilk romanını gerçek hayat hikayesinden yola çıkarak yazmış. Aylarca yoğun bakımda, bitkisel hayatta kalan Kalmuk, o süreçte yaşadığı duyguları ve gördüklerini anlatırken yaşamı, mutluluğu, mutsuzluğu sorguluyor ve insanın hayatını anlatıyor. İyileşen ve gazeteci Mehmet Altan'ın da telkinleri sonucu yazarlığa adım atan Nükhet Kalmuk'la konuştuk...

    × Romanınızı gerçek hayat hikayenizden yola çıkarak oluşturmuşsunuz. Yaşamla ölüm arasında kalmanıza neden olan hastalığınız neydi?
    Pankreas iltihaplanması geçirdim ama en ağır olanından. 6 ay sürekli hastanede yaşadım, bunun üç ayı yoğun bakımda bitkisel yaşamdı. Bu bitkisel yaşam sürecinde iki kez kalbim durdu. Sonra taburcu oldum ancak iki ay arayla iki kez daha hastaneye yatırıldım. Toplam 22 ameliyat geçirdim. 1,5 yılım bu şekilde geçti, son 7-8 aydır hastane dışında normal bir yaşam sürmeye çalışıyorum.

    × Bitkisel hayatta geçen günlerinizden hatırladığınız, dışarıdan anlaşılmasa da hissettiğiniz duygular oldu mu?
    Yoğun bakım doktorları, hemşireleri ve hasta yakınları için şunu söylemek isterim; bitkisel hayattaki bir hastaya beş duyusu tamamen kapalı ve hiçbir şeyi algılamıyor diye düşünerek davranılmamalı. Evet, tat alma, görme gibi duyular kapanıyor ama siz bilinç olarak varlığınıza devam ettiğiniz için, her şeyi algılıyorsunuz. Sadece bedeni artık kumanda edemez hale geliyorsunuz. Yoksa o anda odanızda çalan rahatlatıcı melodi, kendini duvardan duvara fırlatıp ağlayanlar, telkinler, hepsi algılanıyor ancak ve ancak olumlu davranışlar bitkisel yaşamda olan hastaya güç veriyor.

    × Bu süreç hayatınızda ne gibi değişikliklere yol açtı?
    'Artık tıbbi olarak yapılacak bir şey kalmadı' denilen ve ailemin perişan bir şekilde bana mezar araştırmaya başladığı bir noktadan geri gelebilmem... Bunca şeyden sonra fiziksel olarak minimum da olsa bazı aksaklıklar var. Ama önemli olan beden hapishanesinde sınırlı bir varlık olmadığımızın bilincine varmamız. 'İnsancık' veya 'insansı' gibi değil de 'insan' olarak, tüm bilinenlerin aksine arınmış bir şekilde, bilinç olarak varlığımızı idrak ve teyit ederek, bu sonsuzluğu ve sınırsızlığı yaşayabilmek ve yaşadıklarını seyredebilmek gerekiyor ki zaten bu hal sürekli bir mutluluk halidir.

    × Ölümden dönenlerin gördüğü 'ışığı' ya da farklı şeyler gördünüz mü?
    Valla Şaka bir yana bitkisel hayattayım, beş duyum kapalı, 3 ay sürekli uyuyorum. Nefes boruma hortum gibi bir şey takılmış çünkü doğal bir şekilde kendi kendime nefes alamıyorum, o yüzden yaşam destek ünitesiyle tüm organlarımın faaliyetleri desteklenip yerine getirilmeye çalışılıyor. Yani bir nevi taşıma suyla değirmen döndürülüyor. O süreçte ilk önce nefes almak zorlaşmaya başladı. Derin nefes almaya çabaladıkça bir damla oksijen bile gelmez oldu ve bu boğulma süreci çok ıstırap vericiydi. Sonra birden bu acı durdu; çünkü kalbim durdu. Bir müddet yatan bedenime baktım, gördüm. Gözle görmekten ziyade 'idrak etmek' anlamında bir görme halini yaşıyorsunuz. Ve ben sanki çok kuvvetli bir enerji alanının içinden girdapla birlikte döne, döne, döne en dibe çekildim, iyice dibe. En sonunda o enerji alanında bir yere fırladım. Garip duygulardı, bunu dile dökmek zor. Yine de dile dökebildiğim kadarını net ve açık bir üslupla tüm detaylarıyla kitabımda yazdım.

    × 'Mantık üzmez, duygusal kararlar yanıltıcı olabilir ve üzebilir insanı' diyorsunuz, peki hangisi insanı mutlu eder?
    Bana göre herkes her şeyi çok duygusal hale getiriyor ve duygularının esiri oluyor. Tabii ki duygusuz ve robot gibi yaşamayacağız. Asıl olan duygularımızın esiri olmadan hayatımız için iyi ve doğru olanı yapmak. Ama bu iyi-doğru veya mutluluk-mutsuzluk gibi tanımlamalar bizim öznel tanımlarımız olmamalı. Çünkü sana göre iyi olan bana göre kötü olabilir. Mutluluk veya mutsuzluk sonsuz ve sınırsız olan evrende, bu bilinçte mevcut olduğumuzu bilmek ve bu sınırsızlık içindeki mevcudiyetimizin farkına varmaktır. Zaten bunun farkına varınca ve bu sınırsızlığını görüp yaşamaya başlayınca tanımlamaların ötesine geçebiliyorsun.

    http://www.aksam.com.tr/guncel/bitki...n/haber-149518

  11. #11

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-08-2009
    Yer
    rize
    Yaş
    52
    Mesajlar
    3.023
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @saglıkcı
    Beyin ölümü ile bitkisel hayat aynı şey değildir.
    Bunu goglede aradığınızda uzmanların ve yetkili kimselerin aynı şey olmadığını belirttikleri görüleçektir.Hala beyin ölümü ile bitkisel hayatı birbirine karıştırmanın bir manası olmasa gerektir.

  12. #12
    zulk@rneyn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    05-10-2011
    Mesajlar
    1.187
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @zulk@rneyn
    Alıntı saglıkcı Nickli Üyeden Alıntı
    Beyin ölümü ile bitkisel hayat aynı şey değildir.
    Bunu goglede aradığınızda uzmanların ve yetkili kimselerin aynı şey olmadığını belirttikleri görüleçektir.Hala beyin ölümü ile bitkisel hayatı birbirine karıştırmanın bir manası olmasa gerektir.
    bende aynı şeyi söyleyecektim.
    beyin ölümü ve bitkisel hayat ayrı şeylerdir.
    tıp ta bitkisel hayata girmiş kişi ölü olarak kabul edilmez...
    makinaların yardımıyla beyin ölümü oluncaya kadar makinalarla gerekli destek sağlanır. şifa bulur yada... Allah (c.c.) bilir.
    beyin ölümü gerçekleşen kişinin ise ailesi çağrılır. beyin ölümünün gerçekleştiği kendisine bildirilir. 24 saat içinde fiş in çekileceği kendisine bildirilir. organlarını bağış yapması hakkında kendisinden istekde bulunur. kişinin vasiyeti yada yakınlarının isteği üzerine organ nakli gerçekleşir yada gerçekleşmez.

    forumlar fetva makamı değildir. vebal büyüktür.
    fetva yetkili yerlerden almak lazım.

  13. #13
    Ahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Teknik Admin
    Üyelik tarihi
    26-08-2006
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.778
    Adı geçen
    4 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahmet
    Fişi çekince ölecek mi vatandaş? Evet. Aslında tıbben ölü fakat makinalar vasıtasıyla nefes üfleniyor, kan pompalanıyor vesair.
    Müslüman doktorlar beyin ölümü gerçekleşmiştir dedikten sonra sorun olmamalı.



    Doğru yol:
    insanların çoğunun gittiği yol değildir,
    düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur..


  14. #14

    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2013
    Mesajlar
    1.711
    Adı geçen
    10 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Fakr
    Selam

    http://www.medimagazin.com.tr/author...72-60-953.html


    Konuyla ilgili bir yazı var...

    Selametle...

  15. #15
    Tahsin EMİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-02-2012
    Mesajlar
    11.615
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tahsin EMİN
    Ben bir hastanede bu işin içersindeyim... Bir doktor yanıma yaklaştı konuşmamın akabinde, sen de bundan çok rahat değilsin ki sesin bana titrek geldi dedi. Ben de ona beyin ölümü gerçekleştikten sonra, bir numune de olsa insan olarak hayata dönen var mı dedim yok dedi. O da inançlı biri, o da bu mes'eleye farklı bakıyor çıkış yolu da bulamıyor...

    Bitkisel hayat bambaşka bir şey beyin ölümü çok daha farklı bir şeydir...

    Ölüyle dirinin durumu gibidir neredeyse...

    Çünkü beyin ölümünde ölüm olmayıp sağlık da olsa yine de hayata tutunmak zordur... Çünkü düşünün beynin saatlerce oksijensiz kaldığını...

  16. #16

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    22-12-2006
    Yer
    kayseri
    Mesajlar
    4.045
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @zebih
    Beyin Ölümü Nedir?
    Beyin ölümü; beyin sapı da dahil tüm beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak sonlanmasıdır. yapılacak herhangi bir medikal tedavi süreci değiştiremez. Kısa bir süre sonunda (genellikle 1-2 hafta içinde) verilen bakımdan bağımsız olarak kardiyovasküler kollaps meydana gelir (1,2).

    Beyin Ölümü Niçin Gerçekleşir?
    Kafa travması veya serebrovasküler olaylar beyin ödemine neden olabilirler. Beyin oldukça sert ve esnek olmayan bir kemik yapı içerisinde korunur. Herhangi bir travma sonucunda oluşan ödem kafa içi basıncın artmasına neden olur. Kafa içi basıncındaki artış kritik bir seviyeye ulaşıp beyine olan kan akımını sağlayan basıncı aştığında, beyinin kan dolaşımı sonlanır ve beyinde aseptik nekroz ortaya çıkmaya başlar. Artmış kafa içi basıncının olumsuz etkileri sadece serebral korteksle sınırlı kalmaz serebellum ve beyin sapı da dahil olmak üzere tüm beyinin infarktına neden olur. Kafa travması veya kanama sonucu gelişmeye başlayan beyin ölümü tablosunda, ödem sonucu intrakranial basınç artar, beyin sapına olan bası sonucu ciddi hipertansiyon ve bradikardi gözlenebilir. Beyin ölümü gerçekleştiğinde ise serebellar tonsiller herniye olur, kan basıncında ani düşme gözlenir. Bir süre sonra spinal kordun otomasite kazanması sonucu kan basıncı göreceli olarak artabilir (1,3).

    Serebral ölüm (kalıcı bitkisel hayat) ve beyin ölümü farklı mıdır?
    Serebral ölüm, kalıcı bitkisel hayatta denilebir, serebral korteksin fonksiyonlarının sonlanmasıdır. Beyin sapı fonksiyonları ya çok az hasarlıdır ya da tamamen korunmuştur. Beyin ölümünden tamamen farklıdır ve ölümle eş değer değildir (1,2,4). Beyin ölümü ve kalıcı bitkisel hayat durumu arasındaki fark şöyle izah edilebilir:

    Beyin ölümü durumu; koparılıp vazoya konan bir çiçeğe benzetilebilir. Ne yapılırsa yapılsın çiçek bir süre sonra solacaktır. Kalıcı bitkisel hayat durumu ise saksıdaki bir çiçeğe benzetilebilir, gereksinimleri karşılandığında bir süre yaşatılabilir.

    Prof. Dr. Melek Tulunay

Sayfa 1/3 123 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Paralelin Beyin Ölümü Gerçekleşti !
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-04-2015, 12:53
  2. Sarısülük'ün beyin ölümü gerçekleşti
    By AynAlı in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15-06-2013, 13:13
  3. Hüsnü Mübareğin beyin ölümü gerçekleşti..!
    By Kafkas Kartali in forum DUYURULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-06-2012, 14:41
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-03-2012, 17:02
  5. ALLAH Katında Zenginlik ve Fakirlik
    By çeçenfedai in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-01-2008, 21:33

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş