Etiketlenen üyelerin listesi

Bir Demet Gülle Kapına Geldik Üstadım Ebedi saadet kapısının son asırdaki bekçisi, Saadet kapısının anahtarını onun elinden alanlarının teşekkürnamesi, Çeşit çeşit bahar çiçekleri destesi Müteşekkir gönüllerin bam teli bestesi Mazlumiyetlerin, mahrumiyetlerin Osmanlı'nın son karakolunu kasıp kavurduğu, ve imana karşı saldırıların savurduğu bir dönemde.. Barla derelerinde bir yalnız adam..

Bu konu 2782 kez görüntülendi 5 yorum aldı ...
Bir Demet Gülle Kapına Geldik Üstadım 2782 Reviews

    Konuyu değerlendir: Bir Demet Gülle Kapına Geldik Üstadım

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2782 kez incelendi.

  1. #1
    HASIL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    23-06-2006
    Mesajlar
    10
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @HASIL

    Bir Demet Gülle Kapına Geldik Üstadım

    Ebedi saadet kapısının son asırdaki bekçisi,
    Saadet kapısının anahtarını onun elinden alanlarının teşekkürnamesi,
    Çeşit çeşit bahar çiçekleri destesi
    Müteşekkir gönüllerin bam teli bestesi

    Mazlumiyetlerin, mahrumiyetlerin Osmanlı'nın son karakolunu kasıp kavurduğu, ve imana karşı saldırıların savurduğu bir dönemde..

    Barla derelerinde bir yalnız adam..

    Adı artık olmuş Bediüzzaman, yıldızlar artık onun ile birlikte konuşur, bulutlar ağlar alem-i İslam'ın melaline o ağladığı zaman.

    Bediüzzaman bir yalnız adam, davasında yalnız, çilesinde yalnız ve rüyasında yalnız...

    Az yiyor, az içiyor. Üzerinde 70 yamalı bir çuha, sadakayı reddediyor, hediye almıyor. Yemeğini karıncalarla paylaşıyor, “bunlar cumhuriyetçilikte insanlara üstad oldu” diyor.

    Örneğimiz Nebilerdir; Onlar ki ümmetlerinden ne ücret istedi ne de dünyalığa boğuldular. “Üstadım bu kama, bu şalvar pek garib” diyor Van Valisi.

    “Zamanın gereğince sana bir kıyafet giydirelim” deyince, “Olmaz!” diyor büyük mütefekir.. “Asıl güzellik ilim ve irfandadır, bu kıyafet benliğimdir gerçek gariplik benliğinden utanmandadır!”

    Önde yıllanmış çuhası ile Bediüzzaman, fakrı ve şükrü rehber edinmiş; kendine savcı iddia ediyor, güya bu muttaki adam dini alet ediyormuş geçimine, hakim sormakta

    “İşi yok, geliri yok.. ne yiyor, ne ile yetinir bu adam?”

    Üstad haykırıyor;

    “Benim gıdam iktisattır, davası ALLAH olan davası ile yetinir. İnsan sadece ekmekle doymaz, hakikatli bir söz de gıdadır demedi mi Hazreti İsa, semadan inen bıldırcın eti ile doymadı mı kavm-i Musa?”

    İlmin izzeti ile çatılmış kaşları, küfrün belini kıran bakışları, yirminci asırda bir sahabi gibi yaşıyor. Dost da düşman da kabul etmiş ki, bu adam Sahibüzzaman.

    Pencerede gözüyle değil de basireti ile gören bir adam durmakta. Karşı kız mektebinin bahçesini seyrederken nazarı elli yıl sonrasına bakmakta. Görüyor ki o oynayanların bir kısmı mezarda azap içinde. Bir kısmı da ölümü arzulayan biçareler.. “İşte” diyor, “Vazifemiz ölümün yüzünü güzelleştirmek” dökülüyor kaleminden daha nice vecizeler, “En bahtiyar odur ki, dünya onu terk etmeden o dünyayı terk eder imanına ahiretine sahip çıkar, böylelerin milletin imanına hizmette ne cennet sevdası ne de cehemnem korkusu çıkar. Zaman iman kurtarma zamanı...” demiş, şeytandan Allah'a sığınıyor. “Yaydığım Kuran nurudur, vaktim yok düşmanlığa, alevleri gökleri sarmış bir yangın var. İçinde evladım yanıyor, imanım yanıyor...”

    Mahpus damında zehirlenmiş bir Said, ölüm etrafında kol geziyor, o hâlâ davasının peşinde etrafa nurlar saçıyor;

    “Ölseydim, kurtulurdum; yaşadım, milyonların imanı kurltuldu!” diye şükrediyor. Değil haklarının peşinde, dudaklarında hayatına kasdedenler için mırıldandığı dua...

    “Allah'a havale ediyorum” bildiği tek beddua..

    Bediüzzaman, zamanı güzelleştiren adam. Biliyordu bir mezar taşı olmayacağını ki yıllar önce kazıdı ona mezar taşı olacak gönüllerimize. “Yıkılmış bir mezarım ki yığmışlar içine Said'in ömrünün elemlerle dolu her senesini, sonuncusu olmuştur o mezara bir mezar taşı. Beraber ağlıyorlar alem-i İslam'ın hüsranına. Mezar taşım ile birlikte ah u enin ederek gidiyorum yarınımın mahşer meydanına. Yakinen biliyorum ki geleceğin dünyası ve bütün bir Asya kıtası birlikte olacaklar İslam'ın nurlu eline teslim ve gülşene dönücek İslam dünyası...”

    Bediüzzaman zamanın ötesine seslenen adam;

    “Ey benden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş sessizce nurun sözünü dinleyen ve gaybi bir nazarla bizi temaşa eden Saidler, Hamzalar, Ömerler, Tahirler, Yusuflar, Ahmedler... sizlere hitab ediyorum. Başlarınızı kaldırınız.. “sadakte-doğru söyledin” deyiniz, böyle demek sizlere borç olsun. Şu muassırlarım varsın beni dinlemesinler, tarih denen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgraf ile sizin için konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet âsâ bir baharda geleceksiniz, şimdi ekilen nur tohumları zemininizde çiçek açıcaktır. Biz hizmetimizin ücreti olarak sizden şunu bekliyoruz; mazi kıtasına geçmek için geldiğiniz vakit mezarımıza uğrayınız, o bahar hediyelerinden birkaç tanesini medresemin mezar taşı denilen ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız, kapıcıya tembih edeceğiz, bizi çağırınız, mezarımızdan “henien leküm-helal olsun” sesini işiticeksiniz...”

    İşte sana geldik ey koca üstad! Bir demet gülle geldik... Senin ektiğin nur tohumları nice çiçekler bitirdiler. Hani Hafız Ali senin için ve senin namına öldü demiştin, işte sana senin gibi Allah Rasûlünü ve Kur'anın nurunu rehber edinmiş nice muhafız Aliler getirdik. Hani sen kendine “ebu laşey” demiştin, olmayan şeyin babası.. işte sana davan yolunda kendini hiçleyen evlatlar getirdik. Hani sen Beyazıt Camii'nde Kur'anın hakikatlerini şeytana dahi kabul ettirmiştin, işte sana bu münazarayı üniversite koridorlarına taşıyan Hamzalar, Osmanlar, Tahirler getirdik. Hani sen “İslam davası için bir Said değil bin Said feda olsun” demiştin, işte sana dinleri için davaları için kendilerini feda eden binler Saidler getirdik.

    Hani sen “Şu istikbal inkılabatı içinde en yüksek ve gür seda İslam'ın sedası olacak!” demiştin, işte sana bu sedayı gür sesleriyle haykıran yiğitler getirdik. Hani bizden bir “sadakte-doğru söyedin” ifadesini duymak istemiştin, işte sana varlıklarıyla doğru söylediğini haykıran gençler getirdik.

    Mazinin derin derelerinde yaşadığı halde adı istikbalin yüksek kulelerine yazılacak olan koca üstad, bu bize düşmez ama sana bir de geleceğin ufuklarından selam getirdik, şu Horhor medresesinde duyduğumuz “henien leküm” sadana cevaben senin ektiğin nur tohumlarının açtığı çiçekleri koklayan geleceğin ışık ordusunun seslerini duyar gibi oluyoruz.

    Onlarla birlikte bizler de sana, ey zamanı güzelleştiren Üstad! Henien leke, henien leke-helal olsun sana, helal olsun sana!” diyoruz.

    İşte bir demet gülle sana geliyoruz.


    Bedirhan Sulhi Taşcan

  2. #2
    Zeynep Özmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    1.653
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Zeynep Özmen
    Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir yazı

  3. #3
    HASIL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    23-06-2006
    Mesajlar
    10
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @HASIL
    ecmain inşaALLAH...

  4. #4
    Ahsen84 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    12-06-2006
    Mesajlar
    58
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahsen84
    Allah razı olsun kardeş yazı çok güzel Allah risale-i nurlardan ayırmasın...hakkıyla faydalanmayı nasip etsin amin

  5. #5

    Üye
    Üyelik tarihi
    10-07-2006
    Mesajlar
    3
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tokluca
    Allah razı olsun kardeş

  6. #6

    Üye
    Üyelik tarihi
    09-07-2006
    Mesajlar
    3
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @selsebl
    ALLAH(c.c) ibadetini arttırsın (amin)çok güzel olmuş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gülerce’den Gülen Örgütüne Gülle Gibi Sözler!
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 26-08-2014, 13:14
  2. Bir Gün Kapına Gelsem
    By HaZiRuN in forum ŞİİR DEFTERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-02-2012, 22:42
  3. Demet Demet Hüzün Topluyorum Geceden ...
    By *_NaZLı_* in forum FOTO / KARİKATÜR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-04-2010, 22:12
  4. Bir demet gülle geldik sana...
    By AynAlı in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-10-2009, 16:53
  5. bir demet gülle geldik...ibrahim sadri
    By seyyah_1 in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-01-2007, 19:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş