Etiketlenen üyelerin listesi

Sonuçlar: Zina Yasası tekrar çıkarılsınmı?

Katılımcı sayısı
72. Anket kapatılmıştır
  • Evet çıkarılsın.

    64 88.89%
  • Hayır çıkarılmasın.

    8 11.11%
  • Kararsızım

    0 0%
  • Fikrim yok

    0 0%

Zina Yasası tekrar çıkarılsınmı?

Bu konu 37723 kez görüntülendi 260 yorum aldı ...
Zina Yasası tekrar çıkarılsınmı? 4.00 37723 Reviews

    Konuyu değerlendir: Zina Yasası tekrar çıkarılsınmı?

    5 üzerinden 4.00 | Toplam: 3 kişi oyladı ve 37723 kez incelendi.

Sayfa 3/17 İlk 1234567813 ... Son
  1. #33
    p.akpınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    03-02-2012
    Yer
    DenizLi
    Mesajlar
    563
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @p.akpınar
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı
    Bu iş televizyon satın almakla falan olmaz.
    1500 yıl önce televizyon mu vardı?
    İnternet de yoktu
    Ama zina vardı
    Zinayı önleyemezsiniz,sadece azaltılabilir veya uzak durulur.
    Hep varolacak
    Evet zina vardı ancak bu kadar fazLa ve aşikar değiLdi hiç değiLse..

    Bu sözüne katıLıyorum bu üLkede saçma sapan zihniyetLer oLdukça zina önLenemez ancak azaLtıLabiLir ve bu kadar göz önünde tutuLmayabiLir..

    İnşaLLah hep varoLmaz bir gün tamamen önLenir..

  2. #34
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    6.938
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Zinayı meşru sayanlar kafir olurlar...

  3. #35
    cemaliii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    24-08-2009
    Mesajlar
    3.866
    Adı geçen
    22 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @cemaliii
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı
    Bu iş televizyon satın almakla falan olmaz.
    1500 yıl önce televizyon mu vardı?
    İnternet de yoktu
    Ama zina vardı
    Zinayı önleyemezsiniz,sadece azaltılabilir veya uzak durulur.
    Hep varolacak
    manifesto sana bu konuda katılıyorum.

  4. #36
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3

    İDO feribotunda açık ahlaksızlık


    Tarih: 10 Mayıs 2012 Perşembe... Konu: 13.30 YALOVA-YENİKAPI seferini yapan feribotta yaşanan ahlaksızlıklar:





    Mehmet Şevket Eygi, bir okurundan gelen meili köşesine taşıdı.. Okuyucunun iddiaları korkunç:

    Bir okuyucumdan gelen e-maili aşağıda ibretle okuyacak ve eminim derin derin düşüneceksiniz.


    Önce birlikte okuyalım, yorumlarımı yazının sonunda bulacaksınız.


    (Okuyucumun e-mailinin metnidir


    Tarih: 10 Mayıs 2012 Perşembe... Konu: 13.30 YALOVA-YENİKAPI seferini yapan feribotta yaşanan ahlaksızlıklar:


    Muhterem efendim, öncelikle şaşkınlığımdan, üzüntümden ve heyecanımdan dolayı oluşacak yazım ve ifade hatalarımı şimdiden mazur görünüz. Yaşım 35'tir.


    Sizi her gün MİLLİ GAZETEDEN 15 seneden beri okumaya çalışıyorum.


    Medeniyet ve üstün insan ahlakı anlayışınıza tüm kalbimle katılıyorum.


    Aşağıda anlatacağım olay belirttiğim tarihte ve yerde, eksiği var, fazlasıyla cereyan etmiştir. Bu duygularımı bir jurnal olarak değerlendirmeyiniz lütfen. Genç bir baba ve sizin ifadenizle "Türkiyeli orta bir Müslüman'ın" kalbî ifadeleri olarak görmenizi istirham ederim.


    Şimdiden yazacaklarımdan dolayı üzgün olduğumu belirtirim.


    Eşim, yanında 5 yaşındaki oğlumuz olduğu halde Yalova'dan Yenikapı'ya feribotla dönerken ve yüzlerce yolcunun önünde feribot balkonunda bir erkek ve kadın uluorta sevişmeye başlıyor.


    Alt alta kucak kucağa her türlü öpüşme ve koklaşma halinde tam bir saate yakın sevişiyor.


    Bazı bayanlar bu durumu kendi aralarında kınıyor ve söyleniyor.


    Hatta eşim ve bazı başka bayanlar çocuklarının ayağa kalkmaması ve arkalarını dönmesi İçin çaba gösterip çocuklarını azarlıyor.


    Bu arada güvenlik personeli ortalarda yok, olanlar da görmezlikten geliyor.


    Artık yolculuğun sonunda feribot iskeleye yaklaşınca insanlar çıkış kapılarına yöneliyor.


    Sevişmeye devam eden "insan kılıklı .....lar" en önde ve hala ayakta aynı işe devam ediyor. Erkekler yine suskun ve pervasızca izlerken kadınlar artık yüksek sesle söylenmeye başlıyor. Güvenlik görevlisi duyuyor bir sevişenlere, bir de söylenen kadınlara ve olayı gören küçücük çocuklara bakıyor.


    Eşim düşünüyor ki, güvenlik müdahale edecek. Ama ne gezer, izlemeye devam ediyor.


    Tam feribot iskeleye yanaşmaya başlıyor ayakta 7-10 dakika kadar daha devam eden bu olay karşısında eşim güvenliği uyarıyor.


    - Çocuklar ve aileler var, ayıptır günahtır, müdahale edin diyor.


    Güvenlik: Hanımefendi yasalar böyle, ben bir şey yapamam diyor.


    Ayrıca 'Ben ahlak polisi miyim, beğenmiyorsanız binmeyin feribota' diyor.


    Kadınlar durumu ayıplıyor.


    Eşim artık patlıyor hemen 6-7 metre önünde hala sevişen çifte bağırmaya başlıyor.


    Bu arada belki de sevişenlerin arkadaşı olan başka bir bayan ve yaşlıca bir erkek:


    "Ülkede özgürlük var yasalar böyle, bakma kardeşim, artık alışın bunlara, çağdaş olun..." anlamına gelecek cümlelerle eşime çıkışıyor.


    Bu arada iskeleye yanaşıldığından yolcular iniyorlar ve eşim de iniyor.


    Ben onları 14.50' de karşıladığım zaman eşim üzgün ve ağlamaklı idi, bazı bayanlar yanımıza gelip eşimi tebrik ettiler. Ben o anda hayırdır dedim. Bana olup bitenleri anlattı.


    Ben hemen İDO'yu aradım, Nuray adında bir bayan şikayetimi aldı, bu çok önemli bir durum diyerek hemen yetkili amirlerine bildirip 30 dakika içinde bana döneceklerini bildirdi. Aradan bir saat geçmesine rağmen dönülmeyince bir daha aynı numarayı aradım yetkili birini istedim. Müşteri ilişkileri müdiresi olduğunu söyleyen bir başka bayan, (adı: sanırım Yılmaz veya Yüksel ) kaptana ulaşamadıklarını, hemen döneceğini, beklememi ifade edince sert bir şekilde uyardım ve "Kaptan iskelede ama siz bir saat oldu hala dönmediniz" dedim. Bana ilgileneceklerini söyleyip telefonu kapattı.


    Güvenliğin insanlık dışı ifadelerinden ('ben ahlak polisi miyim, beğenmiyorsanız binmeyin feribota') dolayı sorgulanmasını ne gerekiyorsa yapılmasını istedim. Şu anda saat 18.00 ve hala ne arayan ne soran var.


    Şimdi soruyorum:


    1- İDO da sigara içmek yasak, herkesin arasında sevişmek serbest mi?


    2- Evcil hayvanlar bile kafeste veya kargo bölümünde taşınırken insan kılıklı hayvanlara uluorta sevişmek hakkı mı tanınıyor?


    3-Tepkisizce olayı izleyenler acaba kendi karı ve kızlarının da herkesin arasında sevişmesine böyle umursamazca göz yumarlar mı?


    4-Bilgi çağında iskeledeki kaptana ulaşmak bu kadar zor mu?


    5- İDO'nun idarecilerinin mezhepleri bu kadar geniş mi?


    6-Çalışan personelinize hizmet içi eğitim olarak ne veriyorsunuz?


    7- Orta bir Müslüman Türkiyeli vatandaş, sırf kanun serbest etti diye toplu ulaşım araçlarındaki ahlaksızlıklar yüzünden yolculuk yapamayacak mı?


    8- Beş yaşındaki çocuklarımız ve gençlerimiz daha ne kadar ifsat edilecek?


    9- Çağdaşlık ölçüsü sevişmek mi?


    İdarecilerimize seslenmek istiyorum: Ben ve ailem sizlerin kanunlarına ve ahlak anlayışlarınıza göre çağdaş değilim ve böyle çağdaş olmayacağım. Bu ne biçim çağdaşlıktır? ALLAH ıslah etsin!.. BU GİDİŞ NEREYE. İmza: Murat GÜL


    Yorumum:


    Hatırlıyor musunuz, kısa bir müddet önce Bursa Emniyet Müdürü feryat etmiş, geceleri Kültür Park bir fuhuş yuvasına döndü, her çalının dibinde sevişenler var, kanunlar müsait olmadığı için bir şey yapamıyoruz... demişti.


    Maalesef ahlak gün geçtikçe hızla bozuluyor.


    İstanbul'da Sultanahmet Camii'ne turist ziyaretçilerin bol olduğu bir zamanda geliniz ve rezaleti bizzat gözlerinizle görünüz.


    Yine İstanbul'da sokaklarda, caddelerde, meydanlarda, otobüslerde, tramvaylarda en ufak bir utanma, iffet ve haya endişesi duymadan öpüşenler, birbirine sarılanlar görülüyor.


    Geçen sene bir otobüs şoförü, vasıtasındaki iki gence "Burası toplu taşıma vasıtasıdır, sevişme yeri" değildir" dediği için saldırıya uğradı ve medya tarafından linç edildiydi.


    İstanbul'un birçok yeri akşam karanlığından sonra açık fuhuş pazarına dönüşüyor.


    Çağdaş gazeteler ve televizyonlar müstehcen yayın yapmakta birbiriyle yarış etmektedir.


    Gün geçmiyor ki, gazetelerde "fuhuş yapan yabancı uyruklu kadınlar yakalandı" gibisinden haberler görmeyelim. Yakalananlar bilemediniz beş on kişi, yakala(na)mayanlar binlerce.


    Bedbaht koca karısını aşığı ile yakalıyor, Emniyete koşuyor, aldığı cevap şu: Zina kanunlarımıza göre suç değildir, bizim yapacak bir şeyimiz yoktur, isterseniz gidin boşanma davası açın.


    Yahu bu memlekette Ebedî Şef M. Kemal Paşa zamanında, Millî Şef İsmet Paşa zamanında, Celal Bayar zamanında, Org. Cemal Gürsel zamanında, 12 Mart darbesinde, 12 Eylül Kenan Evren darbesinde, Kemalist vesayet rejimlerinde bile zina suçtu.


    Şer'î nikah hala suç ama nikahsız birlikte yaşamak, çocuk yapmak suç değil.


    Karı birçok erkekle düşüp kalkıyor, gebe kalıyor, çocuk doğuruyor, çocuğun kimden olduğu belli değil. Buna göz yumuluyor, nüfusa kaydediliyor ama Allahın emri, Resulün Sünneti üzerine önce şer'î nikah yapmak suç.


    1960'lı yıllarda bu memlekette bir kadın ile bir erkek ellerinde nikah cüzdanı olmadan bir otelde kalamıyordu. Maşaallah şimdi çok ilerledik. Nikah cüzdanı soranı tutuklarlar alimallah.


    Açık konuşayım:


    Bendeniz bir Müslüman olarak bu gidişi, bu durumu hiç iyi görmüyorum, çok ama çok kötü görüyorum.


    Türkiye Müslüman bir ülkedir, bu kadar ahlaksızlığı ve iffetsizliği kaldırmaz, toplum çöker.


    Ahlak, namus, iffet, açıkta seks konusunda AB standart ve normlarıyla İslam normları asla uyuşmaz.


    Memlekete turist gelsin ama ülkemizin ve halkımızın ahlakını bozmasınlar.


    Maldiv gibi Müslüman ülkelere de turist geliyor, lakın orada turistler turistik bölgelerde ağırlanıyor, halkın ahlakını bozmalarına imkan ve fırsat tanınmıyor.


    Talebim:


    Ceza Kanununa zina sucu tekrar konulmalıdır.


    Açık alanlarda sevişmek yasaklanmalıdır.


    Geceleyin parklarda, çalı diplerinde cinsel ilişki yasaklanmalıdır.


    İslam dininde insanların gizli ayıp ve günahları araştırılmaz, özel hayatlarına karışılmaz ama açıkta yapılan fısk, fücur ve ahlaksızlığa da izin verilmez.


    Böyle giderse ülke modern bir Sodom Gomore'ye dönecek ve başımıza azap inecektir.


    Evet haber veriyorum ve uyarıyorum: Zelzelelerden, afetlerden, sellerden, denizlerin kıyıları vurmasından, yer çökmelerinden, salgın hastalıklardan, iğtişaşlardan, ihtilallerden, çeşit çeşit terörlerden, denizin yanmasından, bir kısım halkın çıldırmasından, gök yer ve deniz afetlerinden korkalım.


    Darbenin, afetin, sillenin, "sayhanın" nereden, nasıl ve ne zaman geleceği belli olmaz.


    Son sözüm Müslümanlaradır:


    Bütün bu kötülükler, ahlaksızlıklar, çirkinlikler, fitne ve fesatlar, cehrî fısk ve fücurlar sizin topluca emr-i maruf ve nehy-i münker yapmamanızdan ileri gelmektedir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan Müslüman bir toplumun başına azap ineceğini haber vermiştir.


    Ey Müslümanlar!.. Öyle bir musibetten korkunuz ki, o sizin sadece kötülerinizin tepesine inmez, genel gelir, kurunun yanında yaş da yanar.


    Müslümanlar!.. Sizi, yasalar dahilinde medenîce protesto etmeye, mahalle baskısı yapmaya davet ediyorum.


    İlgili makamlara milyonlarca e-mail, dilekçe gönderilmelidir.


    Üslup sert olabilir ama kesinlikle hakaretamiz üslup kullanılmamalıdır.


    Sokaklarda, meydanlarda, parklarda sevişenlerin bir kısmının, bu işi provokasyon için yaptıklarından şüpheleniyorum.


    Milyonlarca dindar, ahlaklı, iffetli halkı çileden çıkartan bu gibi hareketleri toplumsal barışı dinamitlemektedir.


    Hürriyetin de sınırları vardır.


    Bu gibi ahlaksızlıkları Musevîlik ve Hıristiyanlık da kabul etmez.


    Eskiden Avrupa'da da böyle açık ahlaksızlık yoktu.


    Medenî, vicdanlı, adil bir dinsiz; dindar çoğunluğu üzmemek için açıkta böyle terbiyesizlikler yapmaz.


    Allah cümlemize, hem idare edenlere, hem de edilenlere akıl, fikir, sağduyu, hikmet, vicdan nasip eylesin.


    Çok geç kalmadan vazifelerimizi yapalım.


    (Not: Feribot güvenlik memurlarına "Açıkta uluorta sevişenlere sakın müdahale etmeyiniz, sakın onların açıkta sevişme özgürlüğünü kısıtlamayınız, bırakınız istedikleri gibi birbirlerine sarılsınlar, kucaklaşsınlar, öpüşüp koklaşsınlar..." talimatı verildiği anlaşılmaktadır. Demek ki, AB üyesi olmadan AB'lileşmişiz. Bu ne terakki!..)


    M. Şevket Eygi / Milli Gazete

  5. #37
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3

  6. #38
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3

  7. #39
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.445
    Adı geçen
    52 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow

  8. #40
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    6.938
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Yeni aldığım bir habere göre semtimizde ki bir okulun müdürü okulunda öğrencilerde zina vak'aları yüzünden utancından istifa etmiş mesleğinden.Çünkü okullarda zina vak'aları eskisi gibi hortladı.Çocuk ceninleri tuvaletleri tıkamaya başlamış.İşte ahlak ve maneviyatın çöküşünün alametlerinden biri de bunlardır.

    Bu gidiş nereye!.Kıyamet yaklaştı.Herkes ırzına ve namusuna sahip çıksın.Kadınlara tecavüz edenler ve KADIN VE ERKEKLERDEN zinaya da razı olanlar da hadım edilsin.Bakın bakalım bunun önü nasıl kesilirmiş görün.Bu iş o kadar da basit bir iş değildir. Hadımlık konusu geçtiğimiz aylarda mecliste gündeme gelmişti ama arkasını getirmeden olayı örtbas ettiler.Bunu yeniden başlatmak ve peşini bırakmamak için teşkilatların harekete geçmesi şart olmuştur.Bugünden tezi yok derhal başlatılmalıdır.Kadınlar günah keçisi olmamalıdır.Yazık oluyor geleceğin annelerine...

  9. #41
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3
    Arkadaş tespitlerin ve önerilerin güzel. Yalnız "Kadınlar günah keçisi olmamalıdır" sözüne katılmıyorum. Çünkü zinada karşılıklı gönüllü rıza vardır.Tecavüz ayrıdır.Tecavüzde tehdit ve zorlama vardır. Bu nedenle zinada kadında suçludur,erkekte.Günümüzde genelde erkekleri baştan çıkaranlarda kadınlardır.

    Ben devamlı olarak yazıyorum.İkinci cahiliye dönemi yaşıyoruz.Bu cahiliye döneminde haliyle zina yaygınlaşıyor.

  10. #42
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3
    ZİNANIN ÇOĞALMASI.


    Alâmetlerden biriside zinanın coğalması ve insanlar arasında yayılmasıdır. Rasulullah (sav) bunun kıyamet alametlerinden olduğunu haber vermiştir.


    Buhari ve Müslim de, Enes (ra)’dan, Rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğuna dair bir rivayet vardır: “Kıyametin alâmetlerinden biriside zinanın çoğalmasıdır”.[1]


    Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’den şöyle rivayet etmiştir: “İnsanların üzerinde bozuk yıllardan oluşan bir zaman gelir… o zaman fuhuş yayılır”.[2]


    Bundan daha kötüsü zinanın helal sayılmasıdır. Buhari ve Müslim’de Ebu Malik el-Eş’ari (ra)’dan rivayet edilen hadiste, O Rasulullah (sav)’i şöyle derken duymuştur: “Ümmetimin içinde zinayı ve ipeği helal sayacak kavimler olacak”.[3]


    Ahir zamanda mü’minlerin yok olmasıyla insanların en şerlileri kalacaktır. Ve bu insanlar hayvanların sokak ortalarında birleştikleri gibi birleşeceklerdir. Nitekim Nevvas (ra)’dan rivayet edilen hadis şöyledir: “İnsanların en şerlileri kalır, hayvanların birleştikleri gibi sokak ortasında birleşirler. Kıyamet işte bu insanların üzerine kopar”.[4]


    Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’den şöyle rivayet eder: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, erkekler, sokak ortasında kadınların üstüne çıkmasıkça bu ümmet helak olmaz. O gün onların en hayırlıları şöyle diyendir: “O işi şu duvar arkasında yapsaydın daha iyi olmaz mıydı!”[5]


    Kurtubî[6] daha önce geçen Enes hadisi ile ilgili olarak kitabında şöyle diyor: “Bu hadis ilerde olacak şeyleri haber vermesi açısından peygamberin bir mucizesidir. O’nun söylediği bu şey zamanımızda olmuştur”.[7]
    Kurtabî’nin zamanında eğer böyle ise, ondan çok çok sonra olan bizim zamanımızda bu durum daha çok artmıştır.


    Bu da cahilliğin artması ve fesadın insanlar arasında çoğalmasındandır.


    16- Faizin yayılması:


    Alâmetlerden birisi de faizin görülmesi, insanlar arasında yayılması ve haram yemeye aldırış etmemektir. İbn Mesud (ra)’den gelen hadiste Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “Kıyametten önce faiz çoğalır”.[8]
    Buhari, Ebu Hureyre (ra)’dan Rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelecek ki, kişi kazandığı mal helal mi yoksa haram mı diye hiç dikkat etmeyecek”.[9]


    Bu hadisler günümüzde birçok müslümanın halini göstermektedir. Sen onların kazandıkları paranın helal olup olmadığına dikkat etmediklerini görürsün. Bilakis paralarını hem helal hemde haram maldan kazanmakta, çoğu faize karışmaktadır. Faizli bankalar çoğalmakta ve birçok insan bu bankalardan faiz almaktadır.
    İmam Buhari, Ebu Hureyre hadisini kendisinin fıkhi bir görüşü olarak, Allahu Teala’nın: “Ey iman edenler faizi kat kat yemeyin” sözü bölümünde vermekte, faizi kat kat yemeyin helal ve haram ayırmadan parasını nereden kazandığına dikkat etmeyen ve bunu artırarak yapan kişidir, olarak açıklamaktadır.


    17- Çalgının çoğalması ve helal sayılması:


    Sehl b. Sa’d, Rasulullah (sav)’in şöyle söylediğini söylüyor: “Ahir zamanda yere batanlar, atılıp fırlatılanlar ve şekli değişikliğe uğrayanlar olacak. “Sahabe: “Bu neden sonra olacak ya Rasulullah” dedi. Rasulullah: “Çalgı ve şarkıcı kadınlar çoğalınca “dedi”.[10]


    Bu alâmet son asırlarda görülmeye başlanmış, zamanımızda ise çok yaygınlaşmıştır. Şüphesiz günümüzde çalgı ve aletleri çoğalmış, hızla yayılmış ve bununla birlikte şarkıcılarda artmıştır. Yukarıdaki hadiste açıkça buna işaret vardır.


    Bundan daha kötüsü insanların çoğu çalgıyı helal saymaktadır. Oysa hadiste bunu yapanın yere batan, atılıp fırlatılan ve şekli değişenlerden olacağına dair bilgi vardır. Ayrıca Buhari de Hişam b. Ammar- Sadaka b. Halid yoluyla Ebu Malik el-Eş’arî’nin Rasulullah (sav)’i şöyle derken işittiği vardır: “Ümmetimden öyle kavimler gelecek ki, bunlar zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, çalgı çalıp eylenmeyi helal ve mübah sayacaklar. Yine bazı kavimler dağ bahçelerinde konaklayacaklar, kendi koyun ve çobanları sabah ve akşam onların yanına uğrayacak. Onların yanına fakir bir kişi gelince bu duygusuz insanlar ona: “Haydi git! Yarın gel” diyecekler. Bunu üzerine Allah eğlendikleri o dağı geceleyin üzerlerine indirip bir kısımını helak edecek, diğerlerini de kıyamet gününe kadar maymunlar ve domuzlar şaklinde bırakacak”.[11]


    İbn Hazm,[12] bu hadisin senedinde bulunan Sadaka b. Halid ile Buhârî arasında kopukluk olduğunu iddia ederek hadisi münkatı saymaktadır.[13] İbn Hazm’ın iddiasını reddeden İbn Kayyım bu görüşün 6 yönden geçersiz olduğunu şöyle açıklamıştır:


    1- Buhari, Hişam b. Ammar ile karşılaşmış ve ondan hadis dinlemiştir. Ondan an’ane ile rivayet etse bile, aynı asırda yaşayıp ondan hadis dinlediği için bu senedin muttasıl olduğu ittifakla kabul edilir. Buhari’nin: “Hişam dedi ki” sözü ile “Hişam’dan” sözü arasında aslında bir fark yoktur.


    2- Sika oldukları sabit olan kişiler Hişam’dan Muttasıl olarak rivayette bulunmuşlardır. İsmailî “sahih”inde Hasan-Hişam b. Ammar yoluyla hadisi sened ve metiyle rivayet etmiştir.


    3- Çalgının haram olduğu Hişam hadisi dışında başka hadislerle de gelmiştir. İsmailî ve İbn Şeybe bunları Ebu Malik el-Eş’ari’ye dayanan iki ayrı senedle rivayet etmektedirler.


    4- Eğer Buhari, Hişam ile karşılaşmayıp ondan hadis işitmemiş olsa bile, bu hadisi sahihine alması ve kesin bir dil ile vermesi, arasındaki ravileri zikretmemesi ya bu hadisin meşhur olduğundan ya da ravilerin çokluğundan dolayıdır ki bu da o hadisin Hişam’dan geldiğini gösterir.


    5- Eğer Buhari “Sahih”inde bir hadiste: “Falan dedi ki” derse bundan kasıt O’na göre hadisin sahih olduğudur.


    6- Buhari bu hadisi, bu konuda temel delil olduğu için “sahih”i ne almıştır. Yoksa yan hadis olupta destek olsun diye değil.[14]


    Bütün bunlardan sonra hadis kesinlikle sahihtir.


    İbn Salah[15] şöyle diyor: “Ebu Muhammed b. Hazm’ın, Buhari’nin Ebu Amr veya Ebu Malik’ten rivayet ettiği hadisi kabul etmemesine iltifat edilmez”. Sonra şöyle diyor: “Hadis sahihtir ve muttasıl olduğu bellidir. Buhari bunun gibi şeyleri yapmaktadır. Bunun o hadis, sika kişiler yoluyla rivayeti meşhur olduğu için yapmıştır. Veya aynı hadisi “sahih” dışında başka bir kitabında muttasıl olarak rivayet etmiş olabilir. Veya bu sebepler dışında, senedinin kesik olmasına zarar getirmeyecek bir şeyden dolayı yapmıştır. Doğrusunu Allah bilir”.[16]


    Bu konudaki sözü uzatmamızın nedeni, bazı insanlar İbn Hazm’ın sözünü doğru kabul ederek çalgının mubah olduğunu saymaktadırlar. Ancak bu konuda gelen hadislerin sahih olduğu anlaşılmaktadır. Ve bunların içeriğinde eğlence ve oyun çoğaldığında ümmetin günah kazanacağı, bunun neticesinde de cezaya çarptırılacağı vardır.


    18- İçkinin çok içilmesi ve helal sayılması:


    Bu ümmette içkinin içileceği ismine de başka isim verileceği, bundan daha kötüsü onun helal olduğunu söyleyen insanların olacağı gözükecektir. Bu da kıyametin alâmetlerindendir. Nitekim Müslim’deki hadiste Enes (ra) Rasulullah (sav)’den şöyle işitmiştir: “İçkinin içilmesi kıyamet alametlerindendir”.[17] Ayrıca bir önceki bölümde çalgıyı helal sayanların olacağı geçmişti.


    Yine Ahmed ve İbn Mâce, Ubade b. Samit’ten rivayet ettikleri hadiste Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “Ümmetimden bir grup içkiyi helal sayacaklar ve onu başka bir isimle adlandıracaklar”.[18] Gerçekten içkiye bir çok isim verilmiştir. Bir tanesi aslan sütüdür!


    Bu ümmetin içinde içkinin yayılacağı, onun helal sayılacağı ve değişik isimlerle adlandırılacağı konusunda çok hadisler vardır. Ebu Bekir İbn Arabi içkinin neden helal sayıldığını iki yönden açıklamaktadır:


    1-İçileceği’nin helal olduğuna inanmak

    2-Bundan kasıt içilmesinin inceden inceye incelenmesidir.

    Yine O böyle yapanları duyduğunu ve gördüğünü söylüyor.[19] Günümüzde ise bu çok artmış birçok insan içki müptelası olmuştur.

    İşin daha kötüsü artık açıktan açığa satılır olmuş ve bazı İslam ülkelerinde alenen içilmektedir. Ayrıca içkinin yanında uyuşturucuda eşi ve benzeri görülmeyecek şekilde yayılmış, verdiği zarar dikkat çeker bir duruma gelmiştir. Artık her işin başıyla sonunu Allah’a havale etmekten başka çaremiz yok.

    19- Mescitlerin süslenmesi:

    Alâmetlerin birisi de mescitlerin süslenmesi ve içine nakışlar yapılmasıdır. Müsned’te Enes (ra)’dan gelen hadiste Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar mescitleri süslemedikçe kıyamet kopmaz”.[20] Nesâi ve İbn Huzeyme’deki rivayette ise şöyledir: “İnsanların mescitleri süslemesi kıyametin alametlerindendir”.[21]
    Buhari Sahihi’nde şöyle diyor: Enes dedi ki: “Öyle zaman gelecek ki, insanlar mescitleri süslemekle övünme yarışına girecekler ve sonra onları pek az zikir ve ibadetle yaşatacaklar” İbn Abbas dedi ki: “Sizler mescitlerinizi Yahudi ve Hıristiyanlar gibi süsleyeceksiniz”.


    Ömer b. Hattab mescidi yenilerken şöyle demişti: “Sen sadece insanları yağmurdan saklayıp koru. Sakın allı sarılı süsler yapıp da insanları fitneye uğratmayasın”.[22]


    Allah Hz. Ömer’e rahmet etsin, insanlar onun sözünü dinlemediler. Allı sarılı süslerle yetinmeyip, elbiseye nakış yapar gibi camilerede nakış yaptılar.
    Halifeler ve sultanlar mescit süslemede sanki birbirleriyle yarış ettiler. En olmadık şeyleri ortaya çıkardılar.


    Süsledikleri bu mescidler zamanımızda Şam, Mısır, Türkiye ve Endülüs’te bulunmaktadır. Günümüz Müslümanları da mescitleri süslemekte ve nakış yapmaktadırlar.


    Hiç kuşku yok ki, mescitlerin süslenmesinde harcanan bu paralar bize yapılan israfın ölçüsünü göstermektedir. Oysa mescitleri yaşatmak orada namaz kılmak ve Allah’ı anmakla olur. Mescitler sadece insanları yağmur, soğuk ve sıcaktan korumak için yapılır.


    Bununla birlikte mescitler süslü yapıldığında ve Kur’an’ın yazısı süslü yazıldığında toplumların yok olacağına dair ikaz gelmiştir. Nitekim Hakim Tirmizi, Ebu’d-Derda (ra)’in şöyle dediğini rivayet ediyor: “Mescitlerimizi süsler, Kur’anların yazısını süslerseniz yok olur gidersiniz”.[23]


    Münavî[24] şöyle diyor: “Bana göre Mescitleri ve Kur’an yazısını süslemek yasaktır. Çünkü bunlar kalbi meşgul etmekte, Allah’ı düşünmekten ve huşudan insanı uzaklaştırmaktadır. Bu yüzden Şafiler mescitlerin süslenmesiyle ilgili olarak: “Kâbe dahil olmak üzere mescitleri altın ve gümüşle süslemek haram, diğer süslerle süslemek de mekruhtur” demişlerdir”.[25]


    20- Binaların yükseltilmesi:


    Bu alamet daha Rasulullah (sav)’in zamanından hemen sonra başlayıp günümüze kadar devametmektedir. Öyleki insanlar güzel bina yapmakta birbirleriyle yarışmışlar ve süslü süslü evler yapmışlardır. Bu da, dünya Müslümanların ayaklarının altına serilip, ganimetler ile malların çoğalıp böyle bir yaşantının olduğu zamanda meydana gelmiş onlardan çoğu dünyaya bağlanmış ve kendilerinden önceki ümmetlerin mal biriktirme ve gereksiz harcamalar yapma hastalığı onların içine işlemiştir. Öyleki fakir ve ihtiyaç durumda çöllerde yaşayan bedeviler ve benzerleri, çok mal sahibi olunca kat kat değişik binalar yapmışlar ve bunda da birbirlerini geçmek için yarışmışlardır.
    Bu durum Rasulullah (sav)’in haber verdiği gibi gerçekleşmiştir. Nitekim Buhari ve Müslim de Ebu Hureyre (ra)’dan gelen hadiste Rasulullah (sav) kıyametin vaktinden sorduğunda Cebrail (as)’a şöyle demiştir: “Sana onun alametlerinden haber vereyim: … Çobanların evlerini yükseltmeleridir. İşte bu onun alametlerindendir”.[26]


    Müslim’deki rivayette ise şöyledir:” Çıplak ayaklı fakir koyun çobanlarının binalarını yükselttiklerini görmendir”.[27]
    Ahmed’deki rivayette ise İbn Abbas’ın Rasulullah (sav)’e:” Yâ Rasulullah! Çıplak ayaklı fakir aç koyun çobanları kimdir?” diye sorduğunda, “Onlar Araptır” cevabını aldığı vardır.[28] Buhari ise Ebu Hureyre (ra)’den Rasulullah (sav)’in şöyle dediğini rivayet etmektedir. “İnsanlar binaları kat kat yükseltmedikçe kıyamet kopmaz”.[29]


    İbn Hacer şöyle diyor: “Buradaki binaları yükseltmenin manası, onlardan her biri yaptıkları evlerin, diğerlerinin evlerinden daha yüksek olmasını istemesidir. Belki buradaki kasıt evlerin süs ve güzelliklerinde birbirleriyle yarış etmeleri veya bundan daha geniş bir manadır. Bundan daha aşırısı da görülmüştür ve bu durum daha da devam etmektedir”.[30]


    Asrımızda bu durum açıkça görülmektedir. İnsanlar yüksek yüksek binalar yapmakta ve onların yüksekliğinde ve ihtişamında birbirlerine karşı öğünmektedirler. Bilakis Amerika ve diğer ülkelerdeki gibi yüksek gökdelenleri inşa etmeye başlamışlardır.


    21- Kölenin efendisini doğurması:


    Cebrail hadisinde geldiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “Sana kıyametin alametlerinden haber vereyim: Kölenin efendisini doğurmasıdır”. Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.[31]
    Alimler bu hadisin manası hakkında ayrılığa düşmüşlerdir. İbn Hacer bunlardan 4 tanesini şöyle açıklıyor:


    1- Hattabi diyor ki: “Buradaki mana islamın yayılması ve Müslümanların küfür beldelerini ele geçirerek kadın ve çocuklarına sahip olmalarıdır. Eğer kişi cariyeye sahip olursa ondan çocuk edinir. Doğan bu çocukta cariyenin efendisi konumunda olur. Çünkü o efendisini doğurmuş olur”.[32]
    Nevevî’nin söylediğine göre alimlerin çoğunluğu bu görüşü benimsemiştir.[33]


    İbn Hacer ise şöyle diyor: “Bu görüşü biraz incelemek gerekir.[34] Çünkü cariyelerin çocuk doğumaları daha Rasulullah (sav) zamanında bilinen bir şeydi. Bir çok küfür beldelerinin ele geçirilip kadın ve çocuklarının cariye olarak alınmaları daha İslamın ilk dönemlerinde meydana gelmekteydi. Oysa buradaki hadisin tarzı şimdiye kadar olmamış ama kıyamete yakın olacak bir şeyi haber vermektedir”.[35]


    2- Efendinin çocuk doğuran cariyelerini satması ve bu işin çok çoğalması öyle ki, o cariyeden doğan çocuğun bilmeden annesini satın alması.


    3- Cariyenin, efendisinden veya başka birinden hür bir çocuk doğurması veya nikahlı olarak veya zina ederek köle bir çocuk doğurması. Sonra her iki durumda da cariyenin elden ele satılarak dolaşması. Sonrada çocuğun onu satın alması. Bu bir önceki şıkkın benzer bir şeklidir.


    4- Ana-babaya karşı asilliğin artması, sanki çocuğun ana babasına, efendinin kölesine yaptığı muameleyi yapmasıdır. Onu aşağılayarak sövmesi, dövmesi ve hizmet ettirmesidir. Bu yüzden mecaz olarak “efendisi” denmiştir. Veya efendiden kasıt gerçek anlamda terbiye edendir.
    İbn Hacer diyor ki: “İşte bu bana göre genel anlamda görüşlerin en doğrusudur. Çünkü burada anlatılmak istenen-bozuk ortamdan dolayı-efendinin halinin garipsenecek olmasıdır. Zira böyle bir şeyin olması kıyametin kopmasına yakın düzenin değişeceğine bir işarettir. Çünkü köle efendi olacak, düşük seviyedeki insanlar yüksek seviyeye gelecek. Bu da diğer bir alamet olan hadise uygundur: “Fakir ve aç kişiler mülk sahibi olacak”.[36]
    Burada beşinci olarak İbn Kesir’in şu görüşüne yer verelim:


    5- “Ahir zamanda cariyeler hadiste işaret edilen terbiye edilenler olacak. Çünkü cariyeler hür kadınlardan ayrı olarak güçlü adamların himayesinde olacaklar. Bu yüzden hadiste: “Çıplak ayaklı fakir koyun çobanlarının evleri yükseltmeleri” lafzıyla beraber zikredilmektedir”.[37]


    22- Adam öldürmenin çoğalması:


    Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Herc çoğalmadıkça kıyamet kopmaz”. Sahabe: “Herc nedir Ya Rasulullah?” dedi. O da: “Adam öldürmektir” dedi. Hadisi Müslim rivayet etmiştir.[38]
    Buhari’deki Abdullah b. Mesud (ra)’dan gelen rivayette ise şöyledir: “Kıyametten önce Herc günleri gelir. O günlerde ilim yok olur, cehalet çoğalır” dedi. Ebu Musa şöyle demiştir: “Hercin Habeş dilinde manası adam öldürmektir”.[39]
    Yine Ebu Musa (ra)’dan Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyametten önce Herc olur”. Sahabe “Herc nedir?” dediler. Rasulullah (sav): “Adam öldürmektir” dedi. Sahabe: “Biz bir senede 70. binden fazla adam öldürüyoruz. Bundan daha çok mu öldüreceğiz? dedi.

    HUSEYİN EBU EMRE

    www.musluman.biz




  11. #43
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    6.938
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Alıntı KARAMURAT-3 Nickli Üyeden Alıntı
    ZİNANIN ÇOĞALMASI.


    Alâmetlerden biriside zinanın coğalması ve insanlar arasında yayılmasıdır. Rasulullah (sav) bunun kıyamet alametlerinden olduğunu haber vermiştir.


    Buhari ve Müslim de, Enes (ra)’dan, Rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğuna dair bir rivayet vardır: “Kıyametin alâmetlerinden biriside zinanın çoğalmasıdır”.[1]


    Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’den şöyle rivayet etmiştir: “İnsanların üzerinde bozuk yıllardan oluşan bir zaman gelir… o zaman fuhuş yayılır”.[2]


    Bundan daha kötüsü zinanın helal sayılmasıdır. Buhari ve Müslim’de Ebu Malik el-Eş’ari (ra)’dan rivayet edilen hadiste, O Rasulullah (sav)’i şöyle derken duymuştur: “Ümmetimin içinde zinayı ve ipeği helal sayacak kavimler olacak”.[3]



    HUSEYİN EBU EMRE
    [/SIZE][/FONT][/SIZE][/FONT]
    www.musluman.biz



    Paylaşımlarınız için Allah razı olsun kardeşim.AKP'liler bundan böyle yine partisini destekleyeceklerse yazıklar olsun diyorum.

  12. #44
    mü'HÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.566
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mü'HÜR
    Müslüman bir ülkede, bu soru sorulur mu?

    Cevap açık ve net!

  13. #45
    mü'HÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.566
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mü'HÜR
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı
    Farzedin ki çıkarıldı
    Zina yeninde suç oldu
    Zina üzerine suç üstü 4 şahit nasıl olacak
    Hani ille de 4 şahit isterük diyenler var ya
    Onlar cevaplasın
    O dediğiniz,zina hüner zannedilmeyen zamanlar içindi.

    Şimdi şahite ne hacet, ortalığa saçmışlar herşeyi.

    Zina, dini,ahlaki her türlü suçtur; bunu kimse yalanlayamaz,basitleştiremez.Devletin yapması gereken budur! Devletimizin zinaya bakışının "aman olsun canım" şeklinde olmadığı muhakkak lakin,ellerinden geleni yapıp, tekrar zinanın suç olmasını sağlamaları gerekiyor.

  14. #46
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3

  15. #47
    KARAMURAT-3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.706
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @KARAMURAT-3
    Alıntı mü'HÜR Nickli Üyeden Alıntı
    Müslüman bir ülkede, bu soru sorulur mu?

    Cevap açık ve net!

    Arkadaş müslüman bir ülkede bunu soruyoruz. Maalesef 3 kişi hayır dedi.

  16. #48
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    6.938
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Alıntı KARAMURAT-3 Nickli Üyeden Alıntı
    Öyleyse herkes hazır olsun bu musibetlere...Kıyamet yaklaşıyor. Allah encamımızı hayreylesin.Fuhşiyata ve tecavüz vak'alarını gerçekleştirenlere ağır cezalar verilmelidir.

Sayfa 3/17 İlk 1234567813 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 18-03-2015, 17:50
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-03-2015, 17:38
  3. Zina yasası geri gelsin
    By redyellow in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 09-03-2015, 13:06
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22-08-2011, 08:34
  5. akp zina yasası 20.05.2011 Flash Tv Cübbeli Hoca
    By maksut ibrahim in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 30-05-2011, 00:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş