Etiketlenen üyelerin listesi

Bazı bozguncular, müslümanlar içine nifak sokarak, PAPAZ gibi müslümanları AFOROZ etmektedir. Bir kişinin KAFİR olduğunu söylemek için bile elde İSPAT edici delilller olması gerekmekte iken, milyonlarca müslümanı kafir ilan etmek mümkün değildir. Ömer Öngüt'ün tekfirleri: İslam alimlerinden Kur'an Kursu ve İslami yurtların kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, Said Nursi ve Fethullah Hoca - bu üç hocanın talebeleri- ile sağ partilere - particilik bölücülüktür diye- kafir diye itham ediliyor..

Bu konu 107101 kez görüntülendi 529 yorum aldı ...
Ömer ÖNGÜT'ün görüşleri: 5.00 107101 Reviews

    Konuyu değerlendir: Ömer ÖNGÜT'ün görüşleri:

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı ve 107101 kez incelendi.

Özür dileriz, bu konu cevaplara kapatılmıştır bilgi almak için Bize Yazin ...
Sayfa 2/34 İlk 123456712 ... Son
  1. #17
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    kaçak üye hirahoşi !
    Forumdaki şu linkte

    http://www.ihvanforum.org/showthread.php?110958-Imam-ı-rabbanicilere-bir-soru-!/page3

    “İmam-ı rabbanicilere bir soru” başlığında sana sorduğum sorununcevabını halâ vermedin-veremedin ! Halâ hangi yüzle İmam-ı rabbani hz.lerindenbahsediyorsun ?



    Forumdaçok bilmişlik ve ulema havası atan hirahos'a...
    İmam-ı Rabbani Hz.lerininMektubat 234. mektubunda bahsettiği cümleler için tutalım ki, yapılan tercemesenin dediğin gibi olsun ! Yani, yeryüzüne Ulul-Azm peygamberlerin gelişsüreleri bin yılda bir olsun...
    Şu halde, bazı ulema AdemAleyhisselâmı da katıp 6 dır deseler de ; Ahzab Sûresi 7. ayet-i celileye göreUlul-Azm olan Peygamberler 5 tanedir. Bunlar sırasıyla ; Nuh Aleyhisselâm,İbrahim Aleyhisselâm, Musa Aleyhisselâm, İsa Aleyhisselâm ve bizim PeygambrimizMuhammed Aleyhisselâm'dır. 234. Mektubun bahsimize konu metninin tercemesişayet sizin dediğiniz gibi ise, bu Ulul-azm peygamberler arasında biner senelikbir zaman dilimi olması gerekiyor ! Acaba, bunlar arasından hakkaten de bineryıllık bir zaman dilimi mi var ? Hiç araştırdın mı ? Siyer kitaplarındanöğrendiğimiz kadara sadece İsa Aleyhisselâm ile bizim Peygamberimiz MuhammedAlehisselâm arasında 600 yıllık bir zaman dilimi vardır ve 1000 yıla da enyakın bu ikisi arasındaki zamandır. Diğerlerinin arasında 1000 yıldan çok dahafazla zamanlar söz konusudur. Hâl böyle iken, İmam-ı Rabbani Hz.leri buhakikatı bilmiyormuydu ki, 234. Mektubunda bu gerçeğe aykırı ve tezad teşkiledecek bir ifadede bulunsun ?
    Hadi, bundan vazgeçelim;Hazret, 260. Mektubunda da öyle bir şahsiyetten bahsediyor ki; hakkında şöylebuyuruyor : "Kutb-uİrşad, ferd-i kemâlâtı dahi cemî olduğu için ,pek değerli bi varlıktır.
    Nice uzun asırlardan ve uzunzamanlar geçtikten sonra bir cevher misali zuhur eder. Zulmani âlemi, zuhurnuru ile aydınlatır. O'nun hidâyet ve irşâd nuru, bütün âlem şamildir."
    Terceme allâmesi hirahos,ne dersin? Hazret burada da kendisinden mi bahsediyor ? Eğer, kendisindenbahsediyorsa, "...Nice uzun asırlardan ve uzun zamanlar geçtiktensonra..." şeklinde bir ifadeyi neden gerekli görmüş ? Madem gerekligörmüş, bahsettiği zatın şu halde bir başkası olması gerekmiyor mu ? Eğer,başını gömmüş olduğun kumlardan çıkarıp hakikatı aramayı kendine şiar edinirsenbelki bir şeyler öğrenme fırsatını yakalayacaksın.



  2. #18
    bakış - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    22-11-2009
    Yer
    İstanbul-Pendik
    Mesajlar
    4.740
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bakış
    @fakiri siz neden herkesi kafir ilan ediyorsunuz?Ayıp günah değilmi!

  3. #19
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Alıntı bakış Nickli Üyeden Alıntı
    @fakiri siz neden herkesi kafir ilan ediyorsunuz?Ayıp günah değilmi!


    Poltika yani zat-i sungurluk yapma ! Kimsenin kimseyi makfir ilân ettiği yok ' Ortada küfrü mucip amel işleyenler var vebunlar müslümanlara faş edilmiş ve açıklanmış... Rabbimiz kimsenin küfürne veküfre girmesine rıza göstermez. O, kulları için küfre rıza göstermez.”(ZümerSûresi Ayet :7 ) Sizin bu ayet-i celileden haberiniz olmadığı için küfre girenlere ve küfre karşı engin bir hoşgörü içindeisniz ! Böyle bir tavır müslümanların tavrı vedavranışı olmaz-olamaz..

    Meselenin özü budur.

  4. #20
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    fakiri, sen Mahmud efendi hz'leri başta olmak üzere, Milli Görüşçüleri, Süleyman efendi cemaatindekileri ve Gülen cemaatindekilerin hepsini toptan KAFİR ilan eden bir sapık akımı burada ayetleri ve hadisleri kafanıza göre yorumlayarak alakasız konulara yamayarak sapık görüşlerinizi hakmış gibi yutturmaya çalışıyorsun.
    Sen eğer gerçekten ayetten ve hadisten anlasaydın tefkirciliğin şerrinden Allah'a sığınmasını öğrenecek kadar şuurlu olabilirdin ama nerede?
    Allah ve Resülü TEKFİR HASTALIĞINDAN müslümanları böyle sakındırmıştır:



    Tekfir Konusunda Âyet ve Hadisler

    “Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa veya sefere çıktığınız zaman iyi dinleyip anlayın. Size selâm verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin…” [1]

    "Çok yemin edene, haysiyetsiz kimseye, kusur arayana, söz taşıyana, hayırdan alıkoyana, haddini aşana, çok günahkâr olana... iltifat etme!" [2]

    "Yazıklar olsun arkadan çekiştirmeyi ve yüze karşı kaş göz işaretiyle eğlenip ayıplamayı âdet edinene" [3]

    "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırıp tecessüs etmeyin, kimse kimseyi gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır...?" [4]

    "Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa, bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” [5]

    "Allah'a ve Rasûlüne itaat edin ve çekişip birbirinize düş­meyin. Yoksa çözülüp yılgınlaşırsınız da gücünüz gider. Sab­redin, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir." [6]

    "Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, onun dışında kalan günahları dilediği kimseden affeder" [7]

    “…Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez." [8]

    "De ki: 'Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim ümit keser." [9]

    "De ki: Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım, Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhamet sahibidir."[10]


    "Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun Rasûlü olduğuna şehâdet eden kimseye Allah ateşi haram kılmıştır." [11]

    “Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in, O’nun elçisi olduğuna şehâdet ederek Allah’a kavuşan kimse cennete girecektir.” [12]

    "Allah'a inanıp O'na hiç bir şeyi ortak koşmayan Cennet'e girmiştir. Allah'a inanıp da O'na şirk koşan ise Cehenneme girmiştir." [13]

    “…Kim ‘lâ ilâhe illâllah’ der ve Allah’tan başka tapınılan şeyleri reddederse, onun malına ve canına haksız yere dokunmak haram olur. Hesabı Allah’a kalmıştır.” [14]

    “Ölen bir kimse (ölüm ânında) Allah’ın bir ve benim Allah elçisi olduğuma şehâdet (tanıklık) eder ve kalbi de bu işi tasdik ederse, Allah onu mutlaka mağfiret eder.” [15]

    “Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o, müslümandır.” [16]

    “Bir kimsenin mescide alâkasını görürseniz, onun mü’min olduğuna şehâdet edin. Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: ‘Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman edenler imar eder.”[17]

    "Üç kişiden hesap sorma kaldırılmıştır: Aklını kaybetmiş kimse akıllanana kadar; uyuyan uyanana kadar ve çocuk bulûğa erene kadar. Bu üç zümreden kalem kaldırılmıştır ve yaptıklarından sorumlu tutulmazlar." [18]

    “Şüphesiz Allah, ümmetimden hata, unutma ve üzerine zorlandıkları şeylerden sorumluluğu kaldırmıştır.” [19]

    "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hâriç, Allah bütün günahları affedebilir."[20]

    “Üç şey vardır ki imanın aslındandır: 1- Lâ ilâhe illâllah diyene saldırmamak; İşlediği herhangi bir günah sebebiyle bu kimseyi tekfir etmemek, herhangi bir ameli sebebiyle de İslâm’dan dışarı atmamak, 2- Cihad, bu Allah’ın beni peygamber olarak gönderdiği günden, bu ümmetin Deccâl’e karşı savaşacak en son ferdine kadar cereyan edecektir. Onu, ne imamın zâlim olması, ne de âdil olması ortadan kaldıramayacaktır, 3- Kadere iman. [21]

    "Kalbinde zerre kadar hayır (iman) bulunduğu halde "lâ ilâhe illâllah" diyen bir kimse (bile) ce­hennemden çıkacaktır." [22]

    Ebû Zer (r.a.) rivâyet ediyor:
    Hz. Peygamber’e (s.a.s.) gelmiştim, uyuyordu. Uyanınca yanına oturdum. (konuşmamız) sırasında: "Lâ ilâhe illâllah deyip sonra da bu söz üzerine ölen her kul cennete gider" buyurdu. (Hayretle) sordum:
    "Zina etse ve hırsızlık yapsa da mı?" Cevâben:
    "Evet, zina etse ve hırsızlık yapsa da!" dedi. (Ben hayretimi yenemeyerek yine) sordum:
    "Zina etse de hırsızlık yapsa da mı girer?" Rasûlullah (s.a.s.) yine:
    "(Evet) Zinâ etse de hırsızlık yapsa da" cevabını verdi. Bu sözünü üç defa tekrar etmişti. Dördüncü seferde: Yine,
    "Evet, Ebû Zerr'in burnu toprakla sürtülmesine rağmen zina etse de hırsızlık yapsa da (o kul cennete girecektir) buyurdu..." [23]

    “İnsanlar ‘Allah’tan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun rasûlüdür’ deyinceye kadar kendileriyle savaşmaya emrolundum. Ne zaman bunu söylerlerse kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Ancak dinî cezalar müstesna; iç yüzlerinin hesâbı/muhâsebesi ise Allah'a aittir.” [24]

    Üsâme (r.a.) savaşta bir insanı ‘Lâ ilâhe illâllah’ dediği halde öldürüyor. Durumu Peygamberimize iletiyorlar. Peygamberimiz onu öldüren kişiye “Ey Usâme! Sen lâ ilâhe illâllah dedikten sonra adamı öldürdün ha!?” diye sordu.O da, "sadece korkusundan, öldürüleceği endişesiyle ‘Lâ ilâhe illâllah’ dedi" diyor. "Hel lâ şekakte kalbehu = kalbini yarıp da baksaydın ya, bu sözü samimiyetle mi söyledi, bilseydin ya! Kıyâmet günü lâ ilâhe illâllah gelince ona nasıl hesap vereceksin?" dedi ve bu sözü çokça tekrarladı.[25] Hz. Peygamber: "Kelime-i tevhîdi getireni niye öldürdün ey Üsâme?" diye o kadar çok tekrar ediyor ki, Hz. Üsâme üzüntüsünün büyüklüğünden: "Keşke o güne kadar İslâmiyet'e girmemiş olsaydım da böyle bir cinâyeti işlemekten uzak kalsaydım" temennisinde bulunur. Ashâbdan Sâ'd’ın (r.a.): "Üsâme öldürmedikçe, ben bir Müslümanı öldürmem" sözü, bu hâdisenin hem Üsâme (r.a.), hem de diğer sahâbîler üzerindeki etkisini ve önemini gösterir.

    “Bana insanların kalbini yarıp karınlarını deşip imanlarını araştırmam emredilmedi.”[26]

    “Bir kimse diğerine (din kardeşine), ‘kâfir’ dediği zaman, bu ikisinden biri kâfir olur: Eğer dediği kimse kâfir ise, adam doğru söylemiştir; yok eğer itham edilen kâfir değilse, ona söylediği küfür sözü kendine döner (söyleyen kâfir olur).” [27]

    “Hiç kimse, bir başkasına ‘fâsık’ veya ‘kâfir’ demesin. Şayet itham altında bırakılan kişide bu sıfatlar yoksa, o söz, onu söyleyene döner.” [28]

    “Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür.” [29]

    “Kul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner.” [30]

    "Kim bir mü'mini bir münâfığa (gıybetçiye) karşı himâye ederse, Allah da onun için, Kıyâmet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyâmet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder." [31]

    "Kim din kardeşinin ırzını/nâmusunu onun gıyâbında müdâfaa ederse, Allah, kı­yâmet günü onu cehennem ateşinden uzaklaştırır." [32]

    "Bana kimse ashâbımın birinden (canımı sıkacak bir) şey getirmesin (söylemesin). Zira ben, sizin karşınıza, içimde hiç bir şey olmadığı halde çıkmak istiyorum." [33]

    "Hayır, ben ashâbımı öldürmem!" [34]

    “Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekiler, dinde aşırı gittiklerinden ötürü helâk oldular.” [35]

    "Heleke'l-mütenattıûn -Taşkınlar/aşırı gidenler (Sözde ve işte ince eleyip sık dokuyan, haddi aşan kimseler) helâk oldu.-" Bunu Rasûlullah üç defa söyledi. [36]

    “Dinle yarışa giren her insan, mutlaka yere serilir.” [37]

    “Şüphesiz ki bu din kolaylıktır. Her kim, (kolay olan ) bu dini zorlaştırırsa altında kalır. Onun için orta bir yol tutun ve Dini en uygun bir biçimde uygulayın.” [38]

    “Dinin en hayırlı olanı, en kolay olanıdır.” [39]

    “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.” [40]

    "Din kolaylıktır." [41]

    “Kul, Rabbinin affını nasıl seviyorsa, Allah da koyduğu kolaylığın uygulanmasını öyle sever.” [42]

    Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor: “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.” [43]

    "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı." [44]

    "Mü’minler Allah'ın azap ve azâbının miktarını bilselerdi hiç biri Cennet'i ümit etmezdi. Kâfirler de Allah'ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilselerdi hiç biri O'nun rahmetinden ümit kesmezdi."[45]

    “Allah Teâlâ buyurdu ki: ‘Şüphesiz rahmetim gazâbımdan öne geçmiştir.” [46]

    “Allah, insanların şekillerine (ve mallarına) değil, gönüllerine ve niyetlerine (ve amellerine) bakar.” [47]

    Rasûl-i Ekrem (ashâbına): "Sizce pehlivanlık nedir" di­ye sordu. Onlar da “Adamların güreşte yenemedikleri kimse­dir” dediler. Rasûl-i Ekrem bunun üzerine şöyle buyurdu: "Hayır, gerçek pehlivanlık, kızgınlık ânında nefsine hâkim ol­maktır." [48]

    “Kim, yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse, kıyâmet günü bütün mahlûkatın önünde Allah onu çağıracak ve sonunda onu cennet kızlarından dilediğinde (istediğini almakta) muhayyer kılacaktır.” [49]

    “Allah rızâsını dileyerek öfke yudumunu yutan bir kulun yudumundan sevabça daha büyük (ve faziletli) bir yudum Allah katında yoktur.” [50]

    “Müflis kimdir bilir misiniz?” Ashâb: “Bizim aramızda müflis, hiçbir dirhemi ve eşyası olmayan kimsedir, demişler. Bunun üzerine: “Gerçekten benim ümmetimden müflis, kıyâmet gününde namaz, oruç ve zekâtla gelecek olan kimsedir. Amma şuna sövmüş, buna zinâ isnâdında bulunmuş (fâhişe, namussuz demiş), şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, diğerini de dövmüş olarak gelecektir. ve buna hasenâtından, şuna hasenâtından verilecektir. Şayet dâvâsı görülmeden hasenâtı biterse, onların günahlarından alınacak, bunun üzerine yüklenecek, sonra cehenneme atılacaktır.” [51]

    "Kattat (söz taşıyan) cennete girmeyecektir." Müslim'in rivâyetinde "nemmâm cennete girmeyecektir" şeklinde gelmiştir. [52]

    "Ey diliyle müslüman olup da kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münâfık)lar! Müslümanlara ezâ vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim bir müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay/kepaze eder." [53]

    “Kim bir ayıp görür de onu örterse, (Câhiliyye devrinde) toprağa diri diri gömülen kızları diriltmiş gibi olur.” [54]

    "Bir kul dünyada bir kulu örterse, Allah Kıyâmet günü onu mutlaka örter." [55]

    “Sakın (sebepsiz ve kötü) zanna yer vermeyin; zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin (gizli kusurları araştırmayın), rekabet etmeyin, hasetleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, Allah’ın emrettiği şekilde kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahrik etmez. Kişiye kötülük olarak, müslüman kardeşini hakir görmesi yeterlidir. Her müslümanın canı, malı, kanı ve ırzı diğer müslümanlara haramdır. Allah sizin sûret ve kalıplarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar. Sakın ha, birbirinizin satışı üzerine satış yapmayın. Ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helâl olmaz.” [56]

    "Kim (bir müslümana) zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim de (bir müslüman) ile, nizâya, husûmete girerse Allah da onunla husûmete girer." [57]

    “Enes (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: O der ki: “Din üzerinde münâkaşa yapıyorduk ki, üzerimize Hz. Peygamber (s.a.s.) geldi. Bizi münâkaşa (mirâ) eder halde görünce, şimdiye kadar hiç görülmemiş derecede kızdı ve şöyle dedi: “Ey Muhammed’in ümmeti, nefislerinizi bu derece ateşlendirmeyin; siz bununla mı (din ve akîde konularında münâkaşa ile mi) emrolundunuz? Bundan nehyedilmediniz mi? Sizden öncekiler de sadece bu sebepten yok olmadılar mı? Hayrı az olduğu için mücâdeleyi terk edin. Münâkaşayı terk edin; zira münâkaşa, kardeşler arasına düşmanlık sokar. Münâkaşayı terk edin; zira fitnesinden emin olunmaz. Münâkaşayı terk edin; zira o, (zihinlerde) şüphe meydana getirir, amelleri yok eder. Münâkaşayı terk edin, zira mü’min (dinde) münâkaşa yapmaz. Münâkaşayı terk edin, zira münâkaşa yapanın haserâtı (zararı) tam olmuştur. Münâkaşayı terk edin, zira münâkaşada devam, günah için kâfidir. Münâkaşayı terk edin, zira o, Rabbim’in putlara tapmak ve şarap içmekten sonra beni nehyettiği ilk şeydir. Münâkaşayı terk edin, zira şeytan ibâdetten ümitsiz olduğu halde, aranıza fitne ve fesat sokmaktan ümitvârdır. İşte bu, dinde münâkaşadır. Münâkaşayı terk edin, zira İsrâiloğulları (bu yüzden) 71 fırkaya, hıristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar. Ümmetim ise 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunların bir kısmı (biri) hâriç, hepsi de dalâlet üzerindedir.” ‘Bu kurtulan kısmın kimler olduğu’ sorulduğu zaman Rasûlullah şu cevabı verdi:"Benim yolum üzerinde olanlar, ashâbım, Allah'ın dini üzerinde mücâdele ve münâzaraya girmeyenler ve herhangi bir günah sebebiyle tevhid ehlinden birini tekfir etmeyenlerdir." [58]

    “Eğer sen, insanların ayıplarını araştırmaya kalkışırsan, onları ifsad eder veya ifsad etmeye ramak kalırsın.” [59]

    “Kim, hürmeti düşecek, şerefinden noksanlık olacak bir yerde müslümana yardımcı olmaz, onu yalnız bırakırsa, Allah da yardımını istediği yerde onu yalnız bırakır. Kim şerefinden kaybedeceği, saygının azalacağı bir yerde müslümana yardımcı olursa, yardımını istediği yerde Allah, ona yardımcı olur.” [60]

    “Kardeşinin derdine sevinip gülme! Sonra Allah onu esirger de, senin başına verir.”[61]

    “Kim bir mü'mini, bir münafığın şerrinden korursa, Allah (c.c.), ona bir melek gönderir. Kıyâmet gününde onun etini cehennem ateşinden korur. Kim bir müslümanı kötülemek isteyerek ona söz (iftira) atarsa, söylediği sözü isâbet edip içinden çıkana kadar Allah, onu cehennem köprüsü üzerinde hapseder.” [62]

    Abdullah İbn Utbe (r.a.), şöyle demiştir: Ben, Ömer İbn Hattab’dan (r.a.) işittim. O, şöyle diyordu: Bazı insanlar Rasûlullah (s.a.s.) zamanında vahy ile (sırları meydana çıkar da) yakalanırlardı. Şimdi ise, vahy kesilmiştir. Biz, şimdi ancak sizleri amellerinizden bize açıklanan suçlar sebebiyle yakalarız. Böyle olunca kim bize bir hayır hali meydana korsa, biz onu emin kılarız ve onu kendimize yakınlaştırırız. Onun gizli işlerinden hiç bir şey (i araştırmak) bize ait değildir. Gizli işleri hususunda onu, Allah hesaba çeker. Kim de bize bir kötülük ve şer ortaya koyarsa, o, gizli işlerinin güzel olduğunu söylese de, biz, onu bir emin saymaz ve onu doğrulayıp tasdik etmeyiz.” [63]

    "Mü'min; insanları kötüleyen, lânetleyen, kötü söz ve çirkin davranış sergileyen kimse değildir." [64]

    “Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. Muhâcir de Allah’ın yasakladıklarını terk edendir.” [65]

    “Koğuculuk yapan cennete giremez.” [66]

    “Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki budu arasındaki (üreme) organını koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” [67]


    “Kim (din) kardeşinin ırz ve nâmusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyâmet günü o kimseyi cehennemden korur.” [68]

    "Size oruç, namaz ve sadakanın derecesinden daha üstün olan şeyi haber vermeyeyim mi?" "Evet (Ey Allah'ın Rasûlü, söyleyin!)" dediler. "İnsanların arasını düzeltmektir. Çünkü insanların arasındaki bozukluk (dini) kazır." Tirmizî'de şu ziyade gelmiştir: "Ben saçı kazır demiyorum, velâkin dini kazır (diyorum)." [69]

    “Enes (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: O der ki: “Din üzerinde münâkaşa yapıyorduk ki, üzerimize Hz. Peygamber (s.a.s.) geldi. Bizi münâkaşa (mirâ) eder halde görünce, şimdiye kadar hiç görülmemiş derecede kızdı ve şöyle dedi: “Ey Muhammed’in ümmeti, nefislerinizi bu derece ateşlendirmeyin; siz bununla (din ve akîde konularında münâkaşa ile) mı emrolundunuz? Bundan nehyedilmediniz mi? Sizden öncekiler de sadece bu sebepten yok olmadılar mı? Hayrı az olduğu için mücâdeleyi terk edin. Münâkaşayı terk edin; zira münâkaşa, kardeşler arasına düşmanlık sokar. Münâkaşayı terk edin; zira fitnesinden emin olunmaz. Münâkaşayı terk edin; zira o, (zihinlerde) şüphe meydana getirir, amelleri yok eder. Münâkaşayı terk edin, zira mü’min (dinde) münâkaşa yapmaz. Münâkaşayı terk edin, zira münâkaşa yapanın haserâtı (zararı) tam olmuştur. Münâkaşayı terk edin, zira münâkaşada devam, günah için kâfidir. Münâkaşayı terk edin, zira o, Rabbim’in putlara tapmak ve şarap içmekten sonra beni nehyettiği ilk şeydir. Münâkaşayı terk edin, zira şeytan ibâdetten ümitsiz olduğu halde, aranıza fitne ve fesat sokmaktan ümitvârdır. İşte bu, dinde münâkaşadır. Münâkaşayı terk edin, zira İsrâiloğulları (bu yüzden) 71 fırkaya, hıristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar. Ümmetim ise 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunların bir kısmı (biri) hâriç, hepsi de dalâlet üzerindedir.” Bu kurtulan kısmın kimler olduğu sorulduğu zaman Rasûlullah şu cevabı verdi:"Benim yolum üzerinde olanlar, ashâbım, Allah'ın dini üzerinde mücâdele ve münâzaraya girmeyenler ve herhangi bir günah sebebiyle tevhid ehlinden birini tekfir etmeyenlerdir." [70]

    “İsrâiloğulları yetmiş bir fırkaya bölündü; içlerinden biri kurtuldu, diğerleri ateştedir. İsa’nın ümmeti yetmiş iki fırkaya ayrıldı; biri kurtuldu, diğerleri ateştedir. Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, biri kurtulur, diğerleri ateştedir.” [71]

    “Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona hıyânet etmez, yalan söylemez ve yardımı terketmez. Her müslümanın, diğer müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır. (Kalbini işaret ederek Takvâ buradadır. Bir kimseye şer olarak müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi yeter.” [72]

    “Şeytan, Kıbleye dönen (mü'minlerin artık kendisine ibâdet etmesinden ümidini kesmiştir; fakat onları birbirine düşürmekte (hâlâ ümitlidir).” [73]


    "İslâm'da bir kimse asıl baba varken bir başkasının babası olduğunu söylerse ve bu iddiasını da o kimsenin babası olmadığını bilerek yaparsa, cennet ona haramdır." [74]

    “Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin, doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider.” [75]

    “Kul, Allah’ın râzı/hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir kul Allah’ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu bu sözü sebebiyle cehennemin dibine atar.” [76]

    “İnsan sabahlayınca, bütün organları dil’e başvurur ve (âdeta ona) şöyle derler: ‘Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork. Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan, biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.” [77]

    “... İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, ancak dillerinin ürettikleridir.” [78]

    “Her duyduğunu nakletmesi, kişiye yalan olarak yeter.” [79]

    “Ümmetimle ilgili olarak korktuklarımın en korkutucusu Allah’a şirk/ortak koşmalarıdır. Dikkat edin; ben size ‘onlar aya, güneşe ve puta tapacaklar’ demiyorum. Fakat onlar (hâkimiyet hakkını bazı fertlerde, zümrelerde meclis ve toplumlarda görecekler), Allah’tan başkasının emirlerine ve arzularına göre iş yapacaklardır.” [80]

    "Zinâ eden, zinâ ettiği anda mü'min değildir. Hırsızlık eden, çaldığı anda mü'min değildir. Şarap içen, içtiği anda mü'min değildir." [81]

    Rasûlullah (s.a.s.) hutbede şöyle buyurdu: “Ey insanlar, bu şirkten sakınınız. Muhakkak ki o, karıncanın kımıldamasından daha gizlidir.” İçlerinden birisi: “Ey Allah’ın Rasûlü, karıncanın kımıldamasından daha gizli olduğu halde böyle bir şirkten nasıl sakınabiliriz?” “Ey Allah’ım, bile bile sana herhangi bir şeyle şirk koşmaktan yine Sana sığınırız. Bilmediğimiz şeylerden de Senden mağfiret dileriz’ deyin”[82] buyurdu.

    [1] 4/Nisâ, 94

    [2] 68/Kalem, 10-12

    [3] 104/Hümeze, 1

    [4] 49/Hucurât, 12

    [5] 49/Hucurât, 6

    [6] 8/Enfâl, 46

    [7] 4/Nisâ, 48

    [8] 12/Yusuf, 87

    [9] 15/Hıcr, 50

    [10] 39/Zümer, 54. Tâkip eden âyetlerde bu bağışlamanın, ancak tevbe ederek Allah'a teslim olmakla ve Allah'tan gelene (Kur'an'a) uymakla mümkün olabileceği vurgulanmaktadır.

    [11] Buhârî, İlim, 49

    [12] Kenzü’l Ummâl, naklen Şamil İslâm Ansiklopedisi, 3/340; Benzer bir rivâyet için bak. Nesâî, Amelu’l-Yevm ve’l-Leyleti; K. Sitte, 17/492

    [13] Müslim, İman, 152

    [14] Müslim, İman 35, hadis no 21

    [15] İbn Mâce, Edeb 54, hadis no 3796

    [16] Nesâî, İman 9, hadis no: 8, 105; Buhârî, Salât 28; Tirmizî, İman 2, h. no: 2611; Ebû Dâvud, Cihad 104, h. no: 2641

    [17] 9/Tevbe, 18; Tirmizî, Tefsir sûre 2, h. no: 3092

    [18] Ebû Dâvud, Hudûd, 17; Tirmizi, Hudûd,1; Nesâi, Talak, 21; İbn Mâce, Talak, 15

    [19] Buhârî, Talâk 11, İlim 44, Şurût 12, Enbiyâ 27; İbn Mâce, Talâk, 16

    [20] Ebû Dâvud, Fiten 6, h. no 4270

    [21] Ebû Dâvud, Cihad 35, h. no: 2532

    [22] Buhârî, Tevhid 24, 36; Müslim, İman 81, 82, 83

    [23] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Y., c. 2, s. 269

    [24] Buhârî, Cihad 102, İman 17; Müslim, İman 8; Ebû Dâvud, Cihad 104; Tirmizî, Tefsir 78; Nesâî, Zekât 3; İbn Mâce, Fiten 1; Dârimî, Siyer 10

    [25] Buhârî, Diyât 2; Müslim, İman 158, h. no 96; Ebû Dâvud, Cihad 104, h. no 2643

    [26] Buhârî, Meğâzî 61; Müslim, Zekât 144

    [27] Buhârî, Edeb 73; Müslim, İman 111; Tirmizî, İman 16

    [28] Buhârî, Edeb 44

    [29] Buhârî, İman 36, Edeb 44, Fiten 8; Müslim, İman 116; Tirmizî, Birr 51, İman 15; Nesâî, Tahrîm 27; İbn Mâce, Mukaddime 7, 9, Fiten 4

    [30] Ebû Dâvud, Edeb 45, Tirmizî, Birr 48

    [31] Ebû Dâvud, Edeb 41, h. no 4883

    [32] Ahmed bin Hanbel, VI, 449-450

    [33] Tirmizî, Menâkıb h. no 3893; Ebû Dâvud, Edeb 33, h. no 5860

    [34] Fethu'l-Bârî, 12/293

    [35] Dârimî, Siyer 45; Ahmed bin Hanbel, 4/127, 5/318, 330

    [36] Müslim, İlim 7

    [37] Buhârî, İman 69

    [38] Buhârî, İman 29

    [39] Ahmed bin Hanbel, III/479

    [40] Buhârî, İlim 12, Cihad 164; Müslim, Cihad 5, Eşribe 70-71

    [41] Buhârî, İman 30; Nesâî, İman 28

    [42] et-Terğîb ve’t-Terhîb, II/135

    [43] Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78

    [44] Müslim, Tevbe, 9, hadis no 2748; Tirmizî, De'avât 105, h. no 3533

    [45] Müslim, Tevbe 23

    [46] Buhârî, Tevhid 15, 22; Müslim, Tevbe 14-16

    [47] Müslim, Birr 32; İbn Mâce, Zühd 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539

    [48] Buhârî, Edeb 139; Müslim, Birr 106, h. no: 2608; Ebû Dâvud, Edeb 3, h. no: 4779

    [49] Tirmizî, Birr ve's-Sıla 73, h. no: 2090, Sıfatu'l-Kıyâme 15, h. no: 2611; Ebû Dâvud, Edeb 3, h. no: 4777; İbn Mâce, Zühd 18, h. no: 4186. Bu hadis, hasen-ğariptir.

    [50] Buhâri, Edebu'l Müfred, B.640, no.1318; İbn Mâce, Zühd 18, h. no: 4189

    [51] Müslim, Birr ve's-Sıla, 59 h. no: 2581

    [52] Buhârî, Edeb 50, Müslim, İman 169, h. no 105; Ebû Dâvud, Edeb 38, h. no 4771; Tirmizî, Birr 79, h. no 2027

    [53] Ebû Dâvûd, Edeb 40, hadis no 4880; benzer rivâyetle, yakın bir mânâda İbn Mâce, Hûdûd 5, h. no 2548; Tirmizî, Birr ve's-Sıla 84, h. no 2101

    [54] Ebû Dâvud, Edeb 45, hadis no 4891

    [55] Müslim, Birr 72, h. no 2590

    [56] Buhârî, Nikâh 45, Edeb 57, 58, Ferâiz 2; Müslim, Birr 28-34, h. no 2563; Ebû Dâvud, Edeb 40; Tirmizî, Birr 18, 55, h. no 2055; İbn Mâce, Zühd 23

    [57] Ebû Dâvud, Akdiye 31 h. no: 3635; Tirmizî, Birr 27, h. no: 1941; İbn Mâce, Ahkâm 17, h. no: 2342

    [58] El-Âcurrî, eş-Şerîa, s. 55; T. Koçyiğit, Hadisçiler ve Kelâmcılar Arasındaki Münakaşalar, s. 225-226) (Not: Bu hadis rivâyeti, Kütüb-i Sitte ve benzeri sahih hadis kitaplarında yer almaz, hadisin sıhhati bilinmemektedir.)

    [59] Ebû Dâvud, Edeb 44, hadis no4888

    [60] Ebû Dâvud, Edeb 41, hadis no 4884

    [61] Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyame, 18, hadis no 2621; Bu hadis, hasen ğaribtir.

    [62] Ebû Dâvud, Edeb 41, h. No 4883

    [63] Buhârî, Şehâdet 6

    [64] Tirmizî, Birr 48, hadis no 1978; Ahmed bin Hanbel, I/405, 416

    [65] Buhârî, İman 4, 5, Rikak 26; Müslim, İman 64-65; ebû Dâvud, Cihad 2; Tirmizî, Kıyâmet 52, iman 12; Nesâî, İman 8, 9, 11

    [66] Buhârî, Edeb 49, 50; Müslim, İman 168, 169, 170; Ebû Dâvud, Edeb 33; Tirmizî, Birr 79

    [67] Buhârî, Rikak 23; Tirmizî, Zühd 61

    [68] Tirmizî, Birr 20

    [69] Ebû Dâvud, Edeb: 58, h. no: 4919; Tirmizî, Kıyamet: 57, h. no: 2511

    [70] El-Âcurrî, eş-Şerîa, s. 55; T. Koçyiğit, Hadisçiler ve Kelâmcılar Arasındaki Münakaşalar, s. 225-226 Not: Bu hadis rivâyeti, Kütüb-i Sitte ve benzeri sahih hadis kitaplarında yer almaz, hadisin sıhhati bilinmemektedir.

    [71] İbn Mâce, hadis no: 3991-3993. Bu hadisin sıhhati de hadisçiler ve bazı araştırıcılarca tartışılmıştır.

    [72] Tirmizî, Birr 18

    [73] Tirmizî, Birr 25; Müslim, Münâfıkun 65

    [74] Buhârî, Ferâiz 29, Meğâzî 56; Müslim, İman 114, h. no 63; Ebû Dâvud, Edeb 119, h. no 5113

    [75] Buhârî, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, 50

    [76] Buhârî, Rikak 23; Tirmizî, Zühd 10; İbn Mâce, Fiten 12

    [77] Tirmizî, Zühd 61

    [78] Tirmizî, İman 8, İbn Mâce, Fiten 12

    [79] Müslim, Mukaddime 5

    [80] İbn Mâce, hadis no 4205

    [81] Buhârî, Mezâlim 30, Eşribe 1; Müslim, İman 100-104; Ebû Dâvud, Sünnet 15; Nesâî, Kat'u's-Sârik 1, Kasâme 49; İbn Mâce, Fiten 3; Dârimî, Eşribe 11; Ahmed bin Hanbel, II/317

    [82] İmam Mervezî, Müsned-i Ebû Bekri’s-Sıddık, çev. A. Davudoğlu, s. 89-93, hds. no: 17, 18; Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr Muht. Tercüme ve Şerhi, c. 2, s. 504, hds. no: 2458; Buhârî, Edebu’l-Müfred, 296, hds. no: 716; Münzirî, Hadislerle İslâm (Terğîb ve Terhîb), c. 1, s. 95, hds. no: 33; İbn Hacer el-Askalânî, Terğîb ve Terhîb,s. 23, hds. no: 11; Zebîdî, İthâfu’s-Sâde, II/272-273, VIII/281; Ebû Hâcer Besyûnî, Mevsûatü Etrâfi’l-Hadîs, II/213; İbn Kesir

  5. #21
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Gelelim merhum Erbakan hocamıza atılan iftiraya sarılıp hocamızı kafir ilan etme gerekçenizdeki yanılgılarınıza.


    Erbakan:''Bana Oy Vermeyen Patates Dinindendir.'' Demedi


    Sn Erbakan’a atfedilen patatesli cümle yanlış biliniyor.Biraz araştırma yaptığınızda bunu da göreceksiniz. Erbakan Hoca Söylediği cümlede tüm;
    -izm’leri saymış ve bunlarla birlikte patates dinini de saymıştır. Ayrıca bana oy vermeyen patates dinindendir gibi bir sözü olmamıştır. Tıpkı Mesut Yılmaz’ın Rize Çay TV’ye çıktığında “İmam-Hatipler bunların arka bahçesidir” sözünü evirip çevirip Erbakan Hocaya yamayarak Hoca; “İmam-Hatipler bunların arka bahçemizdir” dedi iftirasını attıkları gibi...

    Aşağıda belgenetten savcılığın iddiasının alıntısı var.Okuyunca yazılanın Erbakan Hoca nın sözlerimi yoksa konusmadaki cümlelerin keslip biçilmesiyle artarda sıralanmıs laik bir zih niyetin algılayıs eksikliğinden kaynaklanan iddialarmı olduğunu cok rahat anlayabilirsiniz:
    4-Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın 13.1.1991 günü Sivas'ın Sıcak Çermik ilçesinde RefahPartisinin Eğitim Seminerinde yaptığı..iddia edilen konuşmada(Ek 2);
    (…sen Refah Partisi’ne hizmet etmezsen hiçbir ibadetin kabul olmaz. Çünkü başka türlü müslamanlık olmaz. Başka türlü kurtuluş yok... Refah bu ordudur. Bütün gücünle bu ordunun büyümesi için çalışacaksın. Çalışmaz isen patates dinindensin... Bu parti İslami cihad ordusudur. Kendi kendine CİHAD ediyorum diye faaliyette bulunamazsın. Karargaha bağlı olmak zorundasın, her faaliyette karargaha bağlı olmak zorundayız. Karargaha danışılmadan yapılan faaliyetler tefrikadır. Çalışacaksan, burada çalışacaksın. Müslüman mısın? Bu orduda asker olmaya mecbursun...Cihada para vermeden müslüman olunmaz. Kişinin müslümanlığı, cihada verdiği para ile ölçülür. Bir müslüman, zekatını götürüp fakire veremez. Zekatını beytülmale, cihad ordusunun karargahına, ilçe teşkilatının başkanlığına verecektir. Biz müslümanız. Biz Kur'anı hakim kılmak isteyene gideceğiz. Hepimiz Refahçı olmaya mecburuz, çünkü cihad ediyoruz... Şuurla Refaha çalışan cennete gidiyor. Neden? Çünkü Refah demek Kur'an nizamını hakim kılmak için çalışmakdemektir)
    yani Hoca seminerde ne anlatmış ne demiş bunlar ne anlamıssa peş peşe sıralamıslar ve böyle dedi demişler. Cümleleri art arda okursanız ortaya mantıklı bir konusma dahi cıkmıyor sadece iddiadan ibaret.Biz aşağı yukarı herhafta hocanın konusmalarına seminerlerine katılıyoruz ve inanın birebir dinlemeden bu kesilip biçilen cümlelerden yola cıkarak hoca nın ne demek istediğini anlayamazsınız .Erbakan Hoca islamın şiarlarını kaidelerini anlatır benzetmelerde bulunur ve neticede misal: CİHAD ibadetini farz olduğunu kuranda 500 den fazla yerde emredildiğini,cok büyük bir ibadet olduğunu,....vs hadislerden kuran ayetlerinden yola cıkarak anlatır sonra günümüzdeki insanlardan bu ibadeti yok sayıp sonra bende müslümanım diyen masonik şer odaklarından bahseder.Bu zihniyette olup da partiler kuran siyonistlerin tehlikesini anlatır böyle düşünen insanların müslümanlık ,islam için bunları yaptıklarını söylediğini ve madem müslümanlarsa böyle yanlış düşüncelerde icraatlerde olmamaları gerektiğini anlatır ve neticede bu zihniyette olanların iç yüzünü ortaya koyar:ve bir kimse açıkca islama karşı alenen saldırılarda bulunup üstüne birde bende İslamım dedimi buna neyin müslümanı patates dininden -adamlık dininden-gibi çıkışmalarda bulunmak her aklıselim müslümanın sergileyeceği bir davranıştır .Hocada böyle birşey demişse( ki iddiadan ibaret )neticede kastettiği şey bellidir Siyonist din düşmanlarıdır..Yine söylüyorum bu sözler doğru olsa bile Dinin hükümlerini yok sayanlar, kabul etmeyenler inkarcılar,bunlara değil ErbakanHoca her aklı basında müslüman böyle bir yaklasım tarzında olur.Örnek islamda tesettür yoktur-namaz-cihad yoktur vs vs..diyen ve bu zihniyette olan birileri bu anlayısla bir din yaşasa yetmedi siyonizmin dünya hakimiyetini tesis için parti kursa ve insanları kendi sapkın yoluna davet edip birde müslümanlık iddiasında olsa buna karşı her müslümanın :-o kendi uydurduğu bir din içindedir insanları aldatmak için siyonizme köle yapmak için çalıştışmaktadır ,ajandırmasondur,müslümanım dediğine bakmayın sizleri aldatmak için böyle demektedir islamla bir ilgisi yoktur ve böyle düşüncede olan her-İZM-UZM sahibide o tabirle PATATES dinindendir diye nitelendirip inananları doğru olana sevketmenin neresi yanlıştır.sonucta savcılığın iddiaları yanlış algalıyıstan veyahut algılamak istededikleri gibi anlamalarından ibarettir.Konuşmada bulunan cümlelerin hiçbir KESİNLİĞİ yoktur.Şevki Yılmaz'ın deyimiyle "MONTAJJJ -SABOTAJ"İFTİRA vari iddialardır.
    NOT: Burası, Türkiye’dir; dünyanın kalbidir ve maalesef her gerçek doğru değildir. Görünene aldanmamak ,gerçekler içinden doğruları dikkatli okumalar yaparak ayırt etmek kısaca ferasetli olmak gerekir.

    *******

    Cumhuriyet başsavcısı Vural Savaş'ın zamanında Refah partisini kapattırmak için ürettiği bahanelerden oluşan ''patates dini'' iftirasının kaynağı İslami yaşama karşı çıkan Vural Savaş'tır.
    Yani Öngüt'ün tekfirinin kaynağı Vural Savaş'ın uydurma gerekçeleridir.
    http://www.belgenet.com/dava/rpdava_idd.html

  6. #22

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    18-05-2011
    Mesajlar
    7.808
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uykusuz
    @Ercan Tekin abi mesajlarınız çoook uzun kısa kısa paylaşacaktınız hani?

  7. #23
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Ercan Tekin,
    Kendini boşuna yorma..
    4- diye başladığın Paragraftaki benzer ve birçoğu aynı cümleleri bu fakir de Erbakanın ağzından bizzat işitmiştir. O kadar eskiye bile gtimeğe gerek yok İstanbul Zeytinburnundaki miting konuşmasında , kendi mitingine gelenelri "fatğhin Torunu"; ayn9ı gün ve saatte AKP'nin İstanbulda düzeneldiği mitinge katılanları ise, "Bizansın Toprunu" olarak nitelendirmiştir.
    Adamınızın devirdiği çamalr ve kırdığı bardakalrın sayısı bini geçmiştir. Mız<rak çuvala sığmamaktadır. Ki,mseye de iftira atıyorsunuz idye itham edip yalan söylemeyiniz. Yalanı munafıkalr söyler.Bu tabirleribir başkası uıyudurmaz-uyduramaz...Bunlal liderinizin sözleridir. Vesselâm.

  8. #24
    bakış - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    22-11-2009
    Yer
    İstanbul-Pendik
    Mesajlar
    4.740
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bakış
    Alıntı fakiri Nickli Üyeden Alıntı
    Poltika yani zat-i sungurluk yapma ! Kimsenin kimseyi makfir ilân ettiği yok ' Ortada küfrü mucip amel işleyenler var vebunlar müslümanlara faş edilmiş ve açıklanmış... Rabbimiz kimsenin küfürne veküfre girmesine rıza göstermez. O, kulları için küfre rıza göstermez.”(ZümerSûresi Ayet :7 ) Sizin bu ayet-i celileden haberiniz olmadığı için küfre girenlere ve küfre karşı engin bir hoşgörü içindeisniz ! Böyle bir tavır müslümanların tavrı vedavranışı olmaz-olamaz..

    Meselenin özü budur.
    Hadi ordan.Kıvırma
    Oluşumları tekfir eden kitaplar bile yazıyorsunuz.Refah dinine mensup diye.
    Varsa imani sıkıntılarımız,kitap yazmadan önce gelip görüşmek gereklidir.ama görüşmeye mahmut efendinin molları gidiyor işte,meşhur kitaptan alıntı
    Her İsim Bir Dindir:
    26 Mart 1996 Salı günü akşamı cübbeli sarıklı beş kişi vakfa geldiler. Yanlarında bir zât daha vardı. Kendisinin İzmit’li olduğunu, bu beş kişinin Mahmud Efendi’nin mollaları olduklarını söyledi.
    “Bunlar refahçıdır, bunlar doğru yolda mıdırlar?” diye sordu.
    “Hayır!” dedik, “Her İsim Bir Dindir” kitabını gösterdik ve bunların partilerinin bir din olduğunu açıklayan;
    İşte bir kafir yakıştırması daha
    Kıyafetlerine bakarsan müslüman zannedersin. Bu kıyafetleri ile bir taraftan halkı soyuyorlar, diğer taraftan da Refah dininin propagandasını yapıyorlar. Bunları giydirmişler ve salıvermişler.
    Yani fakiri,milleti tekfir edeceksiniz,etmeden önce adamlarla gidip konuşmayacaksınız.Üstelik ziyaret teklifi mahmut efendinin müridlerinden gelecek ve sen burda zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışacaksın.
    Senin şeyhin efendimizden dahamı akıllıydı.Efendimiz(s.a.v)'in ebu cehile karşı olan tavrını bilmiyormusun.Efendimiz ebu cehile kaç sefer tebliğde bulunmuştur.Mademki erbakana ve mahmut efendiye kafir diyorsunuz.Neden kalkıp onlarla konuşmuyorsun.
    Son peygamber tebliğde bulunuyor,son evliya(!)tekfirde bulunuyor.
    fakiri cemaati değiştir,gel seni sofi yapalım.

  9. #25
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Bizansın çocukları mevzusunu daha önce defalarca açıkladık halen daha aynı kafadasın yani düşmanlığını gerektirecek materyaller ne olursa olsun toplayıp duran belli amaca hizmet eden fitnecilerdensin!

    Avrupa birliği toplantılarına birgün R.Tayyip Erdoğan'da özel davet ile misafir olarak katılmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı J.Chirac toplantıda düzenlenen yemekte bir konuşma yapmıştı. Konuşmasında ''hepimiz bizansın çocuklarıyız.'' demişti.
    Halbuki o masada Osmanlı çocuğu olan Türkiye başbakanı vardı ama J.Chirac'ın o sözüne hiçbir karşılık veremedi. İşte bu pasif duruşu eleştiren Erbakan hoca dik duramayan Tayyip Erdoğan'a sitem babındaki eleştirisi Avrupa birlikçilikleri uğruna bizansın çocuklarıyız lafını dahi yutmalarına hitabendir o söz!
    Yani fakiri gibi ve aşırı fanatik veyahut menfaati gereği akpci olanların anladığı gibi TEKFİR manasında değildir.

    Eğer tekfir manasında bir hitap olsaydı Erbakan hoca her fırsatta akplilere ''onları seviyorum onlar benim kardeşlerim ama vatanımı daha çok seviyorum o yüzden onların hatalarını eleştirmek zorundayım'' ifadelerini kullanmıştır.

    Velhasılıkelam Fakiri, bakış kardeşinde tespit ettiği gibi sizler insanları toptan kafir etme gibi bir sapikliga girerek o kafirlik iddialarınızı kendinize yöneltme ameline yöneliyorsunuz çünkü hadisi şerifde öyle buyuruyor. Kimse kimseyi haksız yere tekfir edemez.

    “Kim bizim namazımızı kılar, bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o, müslümandır.” Nesâî, İman 9, hadis no: 8, 105; Buhârî, Salât 28; Tirmizî, İman 2, h. no: 2611; Ebû Dâvud, Cihad 104, h. no: 2641

    Dini bilmiyorsan öğrenmen için önünde engel yok.
    Ves'selam

  10. #26
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Uykusuz kardesim uzun dedigin yazimizda konuyla alakali derlenmis ayet ve hadis paylasimlari var. Eger okumak istemiyorsan mecbur degilsin.
    Fi emanillah

  11. #27
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Alıntı bakış Nickli Üyeden Alıntı
    Hadi ordan.Kıvırma
    Oluşumları tekfir eden kitaplar bile yazıyorsunuz.Refah dinine mensup diye.
    Varsa imani sıkıntılarımız,kitap yazmadan önce gelip görüşmek gereklidir.ama görüşmeye mahmut efendinin molları gidiyor işte,meşhur kitaptan alıntı
    İşte bir kafir yakıştırması daha
    Yani fakiri,milleti tekfir edeceksiniz,etmeden önce adamlarla gidip konuşmayacaksınız.Üstelik ziyaret teklifi mahmut efendinin müridlerinden gelecek ve sen burda zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışacaksın.
    Senin şeyhin efendimizden dahamı akıllıydı.Efendimiz(s.a.v)'in ebu cehile karşı olan tavrını bilmiyormusun.Efendimiz ebu cehile kaç sefer tebliğde bulunmuştur.Mademki erbakana ve mahmut efendiye kafir diyorsunuz.Neden kalkıp onlarla konuşmuyorsun.
    Son peygamber tebliğde bulunuyor,son evliya(!)tekfirde bulunuyor.
    fakiri cemaati değiştir,gel seni sofi yapalım.
    Kıvırmak sizin gibi milli görüşçülere has bir özelliktir. Önce bunu bil ! Daha 2 gün önce Ercan tekin, "Ehl-i Kıble tekfir edilmez" diyerek 72 bozuk fırkanın ve alevielrin namaz kılanlarını tekfir edemeyiz demişti ! Önüne Erbakanın Mürşidi diye lanse ettiğiniz mehmet Zahit Kotku Efendinin "Ehl-i Sünnet Akaidi" adlı kitabını koyduk ve 72 bozuk fırkanın birçokalrını orada tekfir edilemsi gerektiği yazılı...Hatta , bunalrın kestikelrini bile yemeyin diye ibare var. Tek tek fırak-ı Dallenin nasıl küfre girdiklerini mubarekler izah etmişler. Adamın Ercan, baktı ki papuç pahalı hemen kıvırdı ! Ve dedi ki "E biz de itikaden küfre girenler için tabiki böyle ddiyoruz !"
    onun bu kıvırmasından sonra gelmiş burada sen de kıvırıyorsun ...Nasıl mı ? Bak nasıl kıvırdığını sana göstereyim. Kitaplardan pasajlar almışsın ..."her isim bir dindir " denmiş diye... Evet, ben de her isim bir dindir diyorum. var mı bir diyeceğin ? Sen ömrini bir hesaba çek bakalım . Bugüne kadar en çok Allah mı dedin , yoksa Erbakan mı - Milli Görüş mü dedin ? İslâmda parti ve pırtı olur muymuş ? Böyle bir şeyi kim icad etti? Nerde ve hangi ayete göre böyle bir iddiada bulunuyorsunuz ? Bunlar tamamen müslümanlrın sırtından saltanat sürmek isteyenlerin oyunlarıdır. Nitekim 1973 seçimlerin büyük bir müslüman çoğunluk Selâmet Partisini desteklldikten sonra baktılar ki, bunların niyetleri bozuk, 1977 seçimelrinde en önce kendi mürşidinin bulunduğu iskenderpaşa cemaati olmak üzere bbir sürü cemaat ve tarikat bunalrdan desteğini çekmiştir. Bilindiği gibi, o tarihten bu yana M.Zahid Kotku ve damadı Esad Coşan Efendinin MHP'yi açıkça destekeldiklleri biliniyor.

    Gelelim "..kıyafetelrine bakarsan..." diye başladığın paragrafa...Burada Mahmud Efendinin cemaati ve Cübbeli tarşf edilmiştir. Bunalr İstanbul da ve bazı İstanbulda , kocaelinde, sakaryada Bursada düzenledikelri vaazlar sonrası erkek ve kadın cemaattan büyük miktarda paralar topladıkalrı ve hatta kadınalra bilezikelrini bozdurmaları ve karşılığpında cenneti satın almaları , erkeklere de yastık altındaki dövizlerini vermeleri ve onarlın da buna karşıolık cenneti kazanacakarı söylenerek 1995 ve 1996 yıllarında cemiyetlerine ve vaazalrına katılanlardan yüklü miktarda paralar topaldıkalrı bilinmektedir. Rabbimiz ayeti-i celilesinde "Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun. Çünkü onlar doğru yoldadırlar." (Yasin:21 ) buyuruyor. Bu ayeti celileye göre bunların yaptığı tam bir soygundur. Farkında iseniz bu durum bugün için asla söz konusu değildir. Ama, gizliden gizliye iyne bu para toplama işi sanırım devam etmektedir. İşte molla kılıklı bu adamların yaptıkları işler sadece bu idi o zamanlar...Ömer Efendi-Allah Ondan Razı Olsun- Bu soygunu öneleyn ve buna dur diyen yegâne ve tek insandır. hakikatların haykırılması ve tebliği ancak bu şekilde olur. Eğer, düşünme hassan körelmemişse bu hakiakti teslim edersin. Ama sizin düşünme hassanız çürümüştür , artık çivi tutacağını hiç sanmıyorum. vesselâm.

  12. #28
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Fakiri, kafir ilan ettiginiz insanlardan biri olan Mehmed Zahid Kotku r.a'hi i$ine geldigin gibi Tekfir hastaliginizi me$ru gösterme cabalarinla iki yüzlülügünü ispat ediyorsun.
    Asil carpitman yada kendi ifadenle kivirmanda ehli kible tekfir edilmez mevzundadir.
    Ben ne zaman dedim 'ehli kibleden akaidi bozulanlarin tekfiri yapilamaz' ?
    Ne zaman dedim ?
    Iste getiremezsin cünkü iftira ehlindensin.
    Ehli kibleden akaidi bozuk olmayan firkalar kafir degil günahkardir.
    Ama fakiri sen ve cemaatin toptan kafir ilan ederek bozuk itikad gösteriyorsunuz.
    Diger iftiralarina vakit buldukca cevap yazacagim.
    Yalniz sunu bil ki bu kafayla Allah sahid cennet yüzü göremezsin. Tekfircilik hastaliginin akibeti sonsuz cehennemdir!

  13. #29
    ihvan23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Mesajlar
    3.539
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvan23
    herkes sevdikleriyle beraberdir..işini gücünü bırakmış.dergi ve kitaplarında çeşitli cemaatlere çamur atmaktan başka bir özelliği olmayan..karalayan.hiç bir gurubun tasvip etmediği bir oluşumdur.öngüt efendi..biz yıllar önce avenesinin neler yaptığını iyi biliriz .arkadan kumandalı.kurgulu bir oluşum.karaladıkları topluluklar dünyanın her tarafında hizmette.ya kendileri nerede.?..yazık hesap veremezler.

  14. #30
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.095
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    Vefat etmi,ş bir zatın arkasından konuşulmaz, lakin mademki kitabları ve burdaki düşünceler kamuya mal oluyor, o vakit burdaki ehli sünnete muhalif hususlara cevab vermek, ''vefat etmiş zatın arksından konuşulmaz'' sözüne muğayir addedlmemelidi

    Ömer Öngüt Bey , Allah taksiratını af etsin, sözlerinde çok svri bir dil kullanmıştır..Mesela ''Refah Dinine mensub....'' ifadesinde olduğu gibi...

    Buradaki din kelimesini hangi anlamda kullanırsa kullansın, önemli olan muhatabların buradan anladıkları önemlidir..Saniyen bu sözüne delil olarak birde şu ayeti kerimeyi delil göstermek son derece hatalı olmuştur ..:

    “Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir.” (Müminun: 53)

    Şimdi ,fakiri, bu ayetin muteber tefsirleine baksın, ve sonra delil getirilen hususla bir mukayese yapsın...aradaki uçurum görülecektir..Partiye karşı olmak anlaşılır bir şeydir..Peygamber metodu değildir denilebilir...Bu anlaşılır bir husustur,,lakin partinin din olarak lanse edilmesi ve özellikle bazı cemaatlerin ''refah dinine mansublar'' diye ifade edilmesi akla ziyan bir husustur...son derece hatalı olmuştur...müslümanlar arasındaki tesanüdü ve kardeşliği zedeler ...Ehli sünnet müslümanları tekfirci açıklamlardan uzak durmalıdırlar..vesselam..
    ''

  15. #31
    cemaliii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    24-08-2009
    Mesajlar
    3.620
    Adı geçen
    8 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @cemaliii
    şu ömer öngüt efendiyi eleştirenlerin tamamı ömer efendinin eline su bile dökemez. ercan tekinin açtığı konudaki ömer efendi şöyle demiş diye başlayan tüm görüşlere katılıyorum. ömer öngüt baştan sona haklıdır. islamda öyle öğrenci okutacam vs diye dilencilik yoktur. islamda particilik dinide yoktur. partici olanların eninde sonunda gözleri parti hırsından kararmakta ve farketmeden partilerini kendilerine din yapmaktadırlar. sadece islami diye anılan partilerde değil tamamında bu böyledir.

  16. #32
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Alıntı Ercan Tekin Nickli Üyeden Alıntı
    Fakiri, kafir ilan ettiginiz insanlardan biri olan Mehmed Zahid Kotku r.a'hi i$ine geldigin gibi
    Tekfir hastaliginizi me$ru gösterme cabalarinla iki yüzlülügünü ispat ediyorsun.
    Asil carpitman yada kendi ifadenle kivirmanda ehli kible tekfir edilmez mevzundadir.
    Ben ne zaman dedim 'ehli kibleden akaidi bozulanlarin tekfiri yapilamaz' ?
    Ne zaman dedim ?
    Iste getiremezsin cünkü iftira ehlindensin.
    Ehli kibleden akaidi bozuk olmayan firkalar kafir degil günahkardir.
    Ama fakiri sen ve cemaatin toptan kafir ilan ederek bozuk itikad gösteriyorsunuz.
    Diger iftiralarina vakit buldukca cevap yazacagim.
    Yalniz sunu bil ki bu kafayla Allah sahid cennet yüzü göremezsin. Tekfircilik hastaliginin akibeti sonsuz
    cehennemdir!
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
    E.Tekinden alıntılar :
    72 fırka, Ehl-i kıbledir. İctihad yapılması caiz olan açıkça anlaşılamayan delillerin tevillerinde yanıldıkları için, bunlara kâfir
    denilmez.
    Alevilerden öyleleri de var ki namazında abdestinde hatta sendende ileride !Alevilerin Allah'a iman eden ve Resulüllah'a iman edenleri müslüman değilmi?Ehl-i kıble tekfir edilmez diye bir kaide var. Sen buna neden uymuyorsun bre tekfirci ?

    Bunlar senin ifadelerin değil mi ? "72 fırka ehl-i kıbeldir ve bunlara kafir denilemez" demişsin ! Mehemt Zahid Kotku Hz.leri
    ise bunalrın aşağı-yukarı hepsin, tekfir etmiş ve küfrüne kail... Sana kitabındaki sayfaların numaralı da dahil olmak üzere
    delili önüne koyduk ... Halâ papağan gibi ne sayıkladığını anlamadın ! Şimid dersin ki "e biz zarurat-ı diniyyeyi inkar
    edenlerin kafir olduğunu söyledik-söylüyoruz !" Zarart-ı Diniyyeyi inkâr edenlerin bozuk fırkalardan olmasına gerek yok
    ki...Her kim olursa olsun bu husus inkâr edenlerin küfrü kesindir. Bozuk Fırkaların ehl-i sünnet itikadından sapmaları
    vardır. Zarurat-ı diniyyeden değil... Namaz kılan Alevilerin itikadı sapmaları yok mu?
    Madem itikadi sapması yok neden Alevi ? Buna bir türlü kafan basmıyor.
    Sen iki gün önce ne yazdığını bilmiyorsun ve yazdıklarının nasıl bir anlama geldiğinden dahi haberin yok !
    Çünkü, aklın fikrin riyasette ve siyasette !... Yani, iktidar koltuğunda..Acaba , mevcut iktidarı nasıl bir yönetemle devirsek te Milli Görüşümüz iktidar olsa sevdasındasın ...Onun için din namına sürekli saçmalıyorsun ve çelişiyorsun. Ve haza
    müslüman olan insanlara salyalarını akıtıyorsun.

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    Alıntı ihvan23 Nickli Üyeden Alıntı
    herkes sevdikleriyle beraberdir..işini gücünü bırakmış.dergi ve
    kitaplarında çeşitli cemaatlere çamur atmaktan başka bir özelliği olmayan..karalayan.hiç bir gurubun tasvip etmediği bir
    oluşumdur.öngüt efendi..biz yıllar önce avenesinin neler yaptığını iyi biliriz .arkadan kumandalı.kurgulu bir
    oluşum.karaladıkları topluluklar dünyanın her tarafında hizmette.ya kendileri nerede.?..yazık hesap
    veremezler.
    Biz burada bir siyaset hastası nın hezeyanlarını gözler önüne seriyoruz, [/COLOR]
    bu kez buraya ülkemizde faiz alış-verişinin mubah olduğunu söyleyen bu kuyruk sancılı Süleymancı vatandaş da gelmiş
    bir şeyler yazmış ! Kuyruk sancılı diyorum çünkü bunlar Ömer Efendiyi "bize küfür isnad ediyor" diye T.C. Mahkemelerine
    vermiş bir güruhtur. Mahkemelerden de tokat gibi bir karala boyalrının ölçülerini aldukalrı halde halâ burada çatlak ses vermeğe devam etmelerini herkesin indi yorumuna bırakıyorum. Çünkü, yazdıklarına cevab bile vermeğe değmez ve asla tenezzül edilemez.

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    Alıntı Hikem Nickli Üyeden Alıntı
    Vefat etmi,ş bir zatın arkasından konuşulmaz, lakin mademki kitabları ve burdaki düşünceler
    kamuya mal oluyor, o vakit burdaki ehli sünnete muhalif hususlara cevab vermek, ''vefat etmiş zatın arksından
    konuşulmaz'' sözüne muğayir addedlmemelidi
    Ömer Öngüt Bey , Allah taksiratını af etsin, sözlerinde çok svri bir dil kullanmıştır..Mesela ''Refah Dinine mensub....''
    ifadesinde olduğu gibi...
    Buradaki din kelimesini hangi anlamda kullanırsa kullansın, önemli olan muhatabların buradan anladıkları
    önemlidir..Saniyen bu sözüne delil olarak birde şu ayeti kerimeyi delil göstermek son derece hatalı olmuştur ..:
    “Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her
    parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir.” (Müminun: 53)
    Şimdi ,fakiri, bu ayetin muteber tefsirleine baksın, ve sonra delil getirilen hususla bir mukayese yapsın...aradaki uçurum
    görülecektir..Partiye karşı olmak anlaşılır bir şeydir..Peygamber metodu değildir denilebilir...Bu anlaşılır bir husustur,,lakin
    partinin din olarak lanse edilmesi ve özellikle bazı cemaatlerin ''refah dinine mansublar'' diye ifade edilmesi akla ziyan bir
    husustur...son derece hatalı olmuştur...müslümanlar arasındaki tesanüdü ve kardeşliği zedeler ...Ehli sünnet müslümanları
    tekfirci açıklamlardan uzak durmalıdırlar..vesselam..
    ''
    Hikem, Uçurum falan yok arkadaşım ayetteki "hizb" kelimesine ve ayete müfessir Beyzavi'nin verdiği anlam ve yorumu aşağıya çıkarmış buulunuyorum . Asıl sen teemmül ve tefekkür et ve düşün... Ayet, aynen bunları tarif ediyor mu, etmiyor mu ? Ondan sonra karar ver. "Milli Görüş" diye uydurma bir yolu-kitabı kendileline kılavuz edinmiyorlar mı ? Ve bu görüşelrine uymayanları patates dininden ve Bizansın Torunları olarak görmüyorlar mı ? Daha ne kadara açık bir beyyine istiyorsunuz ?

    h i z b ; fırka ve cemaat manâsınadır. «aslında millet bir olduğu halde nâsın i'tikadda mezhebleri edyan-ı muhtelife ve mezahib-i müşettete oldu ve her fırka kendi dini ve mezhebiyle iftihar eder, nasihat kabul etmez, hak söz dinlemez. Hâl böyle olunca Habibim ! Sen onları cehalet ve dalâletlerinde ve vefat zamanları Yani sekerat-ı mevtlerinde azabı muayene edip hasret ve nedametleri hâsıl oluncaya kadar terket» demektir.

Sayfa 2/34 İlk 123456712 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. ÖMER ÖNGÜT Hoca nın Vasiyetnamesi
    By agbi in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 02-02-2012, 21:39
  2. Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 14-07-2011, 01:15
  3. Ömer Öngüt / Cevahirullah 1-2
    By fakiri in forum KİTAP
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-07-2011, 00:13
  4. Ömer ÖNGÜT ve cemeati
    By agbi in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 20-04-2010, 15:36
  5. ömer öngüt hocaefendi
    By fakiri in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 22-04-2007, 16:31

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş