Etiketlenen üyelerin listesi

çok ilginç bir video... http://www.youtube.com/watch?v=cQZovsZVajQ&list=UUPAObSfqWAh4q9Y0qugMITA&index=2&feature=plcp

Bu konu 19497 kez görüntülendi 138 yorum aldı ...
Yalan, küfre eşit bir günahtır- Fethullah Gülen 19497 Reviews

    Konuyu değerlendir: Yalan, küfre eşit bir günahtır- Fethullah Gülen

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 19497 kez incelendi.

Sayfa 3/9 İlk 12345678 ... Son
  1. #33
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    gözlüğü büyük punto (galiba 7 punto) kullaadığın için yazmıştım. ve hatırlarsan, çok gülücük kullandığın için çocuk ruhlu olduğunu ifade etmiştim. neyse mesele bu değil zaten.
    şimdi bende sana aynı soruları ve cümleleri çok tekrar ettiğin için papağan ruhlu mu demeliyim
    neyse mesele bu değil evet


    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    "o tvye çıkan sen ben veya üçüncü tekil şahıs herhangi birisi olsak" diyorsun ve de devam ettiriyorsun. ben bunu sormadım. ben başka birşey soruyorum..

    tv ye çıkmayabilirdi ne mecburiyeti vardı?
    bende cevap verdim diyorum işte
    ilk cevabımın içinde sorduğun soruya cevabımda var,,fakat sen soru tekrarı yapmayı çok seviyorsun herhalde..bizde cevap tekrarı yaparız napalım

    yani ne mecburiyeti vardı diyorsunya, bu senin benim için geçerli olur..yüzbinlerce kişinin dahil olduğu ,zarar görebileceği bir ortamda o cemaatin temsilcisinin o zararı bertaraf etmek için ,azaltmak için "ne mecburiyeti vardı" sorusu basit kaçıyor ..çünkü 28 şubattı ..çünkü bütün bir cemaate gelecek tehlike sözkonusuydu..
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    o tvye çıkan sen ben veya üçüncü tekil şahıs herhangi birisi olsak evet susabiliriz,"sana ne lan ne düşünüyorum " da diyebiliriz.. veya "atatürkü hiç sevmem,dindar insanlara çok çektirdi" de diyebiliriz
    ammaaaa Fethullah Gülen bu ülkede seversiniz sevmezsiniz -artık kaçyüzbin ,milyon bilemem - dini bir cemaati temsil eden bir şahıs..sen ben veya üçüncü şahıslar gibi değil..
    ortam ve zaman ise 28 şubat öncesimi sonrasımı bilemem,en gergin anlardan birisi..
    28 şubat sürecinde temsil ettiğiniz cemaat büyük bir izlenme sürecine girmiş bi açık arayanlar tarafından..
    yurtlara baskınlar yapılıyor,o dönemde lisedeydim çok duyduk ettik..
    ve bişekilde bu havanın yumuşatılması ve sertliğin kırılması gerekiyor..


    Daha geçen senelerde Nuray Canan bezirgan olayını hatırlatalım ..atatürkü sevmiyorum dedi diye neler geldi başına,nasıl tepkiler çekti üzerine..Nuray canan bezirgan gibi sıradan bir tesettürlü bayana bile normal bir zamanda böyle tepkiler geliyorsa, acaba 28 şubat ortamında ,büyük bir cemaati temsil eden kişinin sözleri veya tavırları veya soru karşısında sessiz kalması veya reha muhtar gibi zaten olayları alevlendirmesini seven birisinin röportaj teklifini reddetmesi nasıl görülürdü ???
    bence Fethullah gülen orada kendisini değil,cemaatini ,baskı gören gençleri düşünerek,o zararı biraz olsun hafifletmek adına konuştu..ve konuşması gerekiyordu..


    En yakın örnek Cübbeli Ahmet Hocayı vereyim..CÜbbeli Ahmet Hoca cemaattenmi ? hayır..Nakşibendi tarikatından ve her defasında şeriata uygun olmakla bilinen bir şahıs..Atatürk hakkında nasıl övücü sözler söylemek durumunda kaldığını bi izleyin youtubeda felan..Çünkü mecbur bırakılar adamı bi yerden sonra..sessiz kal efendim demekle de olmuyor,sessiz kalmanın ne demek olduğunu herkes bilir, ha sessiz kalmışsın ha ikrar etmişsin
    Şimdi Cübbeli Ahmet hoca, yalancı mı oldu,günahkar mı oldu,hain mi oldu,ikiyüzlü mü oldu ? yoksa "zararı savmak için durumu bişekilde idare eden sözler mi söyledi " dememiz gerekiyor.. ???




  2. #34
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    şimdi bende sana aynı soruları ve cümleleri çok tekrar ettiğin için papağan ruhlu mu demeliyim
    neyse mesele bu değil evet



    bende cevap verdim diyorum işte
    ilk cevabımın içinde sorduğun soruya cevabımda var,,fakat sen soru tekrarı yapmayı çok seviyorsun herhalde..bizde cevap tekrarı yaparız napalım

    yani ne mecburiyeti vardı diyorsunya, bu senin benim için geçerli olur..yüzbinlerce kişinin dahil olduğu ,zarar görebileceği bir ortamda o cemaatin temsilcisinin o zararı bertaraf etmek için ,azaltmak için "ne mecburiyeti vardı" sorusu basit kaçıyor ..çünkü 28 şubattı ..çünkü bütün bir cemaate gelecek tehlike sözkonusuydu..
    tekrar ede ede, kafana çivi gibi çaka çaka doğruları sana öğreteceğiz.

    "tedbir kaderi değiştirmez, belki sadece insanın kadere taş atmasını engeller" cümlesini nasıl değerlendiriyorsun? bir yaprak bile Allah (cc) nin izni olmadan daldan aşağı düşmüyor mu? Bu zulmü yapanlara da Allah (cc) izin vermiyormuydu?

    bu taqqiyye ye kapı açmaz mı? "imam osurursa, cemaat ne yapar" diye de bir söz var hatırlatmak istedim.


    islamda, taqqiyye var mı?

  3. #35
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    tekrar ede ede, kafana çivi gibi çaka çaka doğruları sana öğreteceğiz.
    şuana kadar çaktığın çivileri göremedik,halüsinasyon felan mı görüyorsun

    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    "tedbir kaderi değiştirmez, belki sadece insanın kadere taş atmasını engeller" cümlesini nasıl değerlendiriyorsun?

    bu sözden murad nedir onu bilmek lazım.. tedbire gerek yoktur mu diyorsun ? eğer tedbire gerek yoktur manasında söylemişsen itikadını kontrol et, çünkü tedbir almak Allah'ın ve Resulunun (sav) emridir..eğer bunu inkar manasında söylemişsen durumun kötü ..



    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    bu taqqiye ye kapı açmaz mı? "imam osurursa, cemaat ne yapar" diye de bir söz var hatırlatmak istedim.

    islamda, taqqiyye var mı?
    takiyyeye kapı açmaz diye düşünüyorum..
    Cübbeli Ahmet Hocanın da yaptığını yani tvlerde Atatürkle hakkında sorular karşısında Atatürkten iyi bahsetmesi takiyye olduğunu mu düşünüyorsun ???

  4. #36
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    şuana kadar çaktığın çivileri göremedik,halüsinasyon felan mı görüyorsun


    bu sözden murad nedir onu bilmek lazım.. tedbire gerek yoktur mu diyorsun ? eğer tedbire gerek yoktur manasında söylemişsen itikadını kontrol et, çünkü tedbir almak Allah'ın ve Resulunun (sav) emridir..eğer bunu inkar manasında söylemişsen durumun kötü ..
    [/SIZE]



    takiyyeye kapı açmaz diye düşünüyorum..
    Cübbeli Ahmet Hocanın da yaptığını yani tvlerde Atatürkle hakkında sorular karşısında Atatürkten iyi bahsetmesi takiyye olduğunu mu düşünüyorsun ???
    tüm cümlelerine tek cevap;

    Allah (cc) dilemezse hiçbirşey olmaz. sen sanıyormusun ki hoca çıktı konuştu diye (tekrar ediyorum hoca konuşmayabilirdi, ama konuştu. konuştuklarından mesüldür.) sana dokunmadılar. buradaki nüansı kaçırma lütfen.

  5. #37

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    ikiniz de saçmalıyorsunuz

    Gülen’in 28 Şubatçıları şaşkına çeviren hamlesi
    Kurmay zekasının mümtaz örnekleri 28 Şubatçı generaller Sayın Gülen’in ‘devralın madem bu okulları’ hamlesi ile şaşkına döndüle
    Haberi KaydetArkadaşına Gönder
    01 Mart 2012 08:53 - 18 Yorum - 9,255 Okunma

    Oldukça gergin günlerdi. Gerginlik halk ile devleti ele geçirmiş zihniyet arasında yaşanıyordu. 28 Şubat 1997 tarihli o meşhur MGK bildirisinin 2. Maddesinde Tarikatlara bağlantılı özel, yurt, vakıf ve okullar denetim altına alınmalı ve MEB’e devri sağlanmalıdır. Denetim konusunda MEB uyarılmalı, bunların MEB’e devri için gerektiğinde kamulaştırma yoluna gidilmelidir diyordu.

    Zaten denetim altında olan bahsi geçen eğitim kurumları daha fazla denetlenmeliydi. Hatta kamulaştırılmalıydı. Denetim artık taciz noktasına gelmişti. Kız yurtları bile dolaplarına kadar açılarak kontrol edilmeye başlanmıştı. Adeta bu milletin sabrı test ediliyordu.

    Tarih 24 Aralık 1997’ gelmiş ve Hürriyet gazetesinde manşetten şu haber verilmişti,

    Okulları devrediyor

    Fethullah Gülen, kendisine yakın kişilerin açtığı bütün okulları Milli Eğitim Bakanlığı'na devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

    Yanlış imajdan rahatsız
    Gülen, bu kararını, önceki gün çok yakınları ile görüşerek aldı. Fethullah Hoca'nın, yurtiçi ve dışındaki bu okulların bazı kişilerce irtica yuvası gibi sunulmasından rahatsız olduğu için bu kararı aldığı öğrenildi.
    Bugün hükümete bildiriyor
    Gülen'in, aldığı bu kararı bugün hükümete ve ilgili kuruluşlara iletmesi bekleniyor. Gülen'e yakın bir kişi, ‘‘Hükümet istediği takdirde, yurtiçi ve dışındaki 300'e yakın okulu bakanlığa devrederiz’’ dedi.

    Fethullah Hoca kararını, önceki gün biraraya geldiği yakınlarına, ‘‘Bu okulları açan arkadaşlarımız, bir fedakârlık yaparak, okulları devreder mi?’’ sorusunu sordu. Okulları açan ve finanse eden kişilerden ‘‘evet’’ cevabı gelince, karar dün yürürlüğe konuldu.’

    Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu samimi hamlesi karşısında 28 Şubatçılar büyük bir şaşkınlığa uğramıştı.

    Öyle ya; devlet olarak o kadar teftiş ettiğin halde ‘kullanışlı medya’ üzerinden hala irtica yuvaları diye yayın yaptırıyorsan, hala için rahat değil ise o zaman kamulaştır bu iş bitsin. Zaten MGK karında da bu madde var.

    Madem öyle alın bu okulları o zaman.

    Hürriyetin genel yayın yönetmeni aynı gün ‘Fethullah Hoca’dan Hükümete Mesaj’ başlıklı yazısında bu okulların başarısından dem vurarak ‘o nedenle bu okulların özelliğini bozmayacak bir sistemin bulunmasında yarar olabilir. Sanıyorum bu konuda bir çalışma yapılacak’ diye yazmıştı. Sayın Özkök’ün bu kamulaştırma işine kafası yatmıştı demek ki. Öyle şey olur mu canım bu devirde kamulaştırmak olacak şey mi, asıl irtica yani geriye dönüş dünya özelleştirmeye giderken kamulaştırmaktır dememişti.

    Ama ortada bir tehlike vardı. Bu tehlike kamulaştırma sonrasında yaşanacaklarla ilgili idi. Ya devlet cemaat kadar başarılı olamazsa! Her sene Türkiye birincileri çıkaran, dış ülkelerde herkesin gözdesi bu okullar bu sefer aynı başarıyı tutturamazlarsa. Devlet cemaat ile yarışa girmiş ve kaybetmiş olacaktı. Milyonlarca öğrenci velisi bu başarısızlığı generallere kesecekti. Devlet okullarının hali ortada idi. Peki devletleştirilen okulların işten çıkarılacak binlerce öğretmenin kıdem tazminatları ne olacaktı? Hadi işten çıkarıldılar, yerlerine aynı başarıda ve idealist binlerce öğretmeni nereden bulacaklardı?

    Onun için ‘özelliğinin bozulmayacağı bir sistemin geliştirilmesi’ gerekmekteydi.

    Kurmay zekasının mümtaz örnekleri 28 Şubatçı generaller Sayın Gülen’in ‘devralın madem bu okulları’ hamlesi ile şaşkına döndüler. Çünkü yukarıda yazmış olduğum soruların hiç birinin cevabı kendilerinde yoktu. Düşünmemişlerdi bile.

    Böyledir 28 Şubat zihniyeti. Herkes gider Mersine 28 Şubatçılar gider tersine. Dünya özelleştirmeye giderken kamulaştırma peşindedir. Halka yani özel teşebbüse güvenmez. Hatta teftiş ettirdiği memurlarına bile güvenmez. Kamulaştırmak ister ne varsa. Çünkü onlara göre bütün ‘vatanseverler’ devletin merkezine temerküz etmiş, bütün ‘hainler’ ise çevreye dağılmıştır. Kafalarındaki model öyle batı falan değildir. Doğrudan doğruya Kuzey Kore modelidir. Devleti yönetenlerin kutsandığı, halkın devlete kul köle olduğu sistemdir hayalleri.

    Peki, MGK’nın kamulaştırmalı kararı ve Sayın Gülen’in ‘alın o zaman’ hamlesi üzerine ne oldu derseniz hemen söyleyeyim; okulları devralamadılar, hayatın gerçekleri ile karşılaştılar, uzaktan cop sallayarak bu işlerin olmayacağını gördüler.

    Ama taciz düzeyinde teftişler hep devam etti.

  6. #38
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    tüm cümlelerine tek cevap;

    Allah (cc) dilemezse hiçbirşey olmaz. sen sanıyormusun ki hoca çıktı konuştu diye (tekrar ediyorum hoca konuşmayabilirdi, ama konuştu. konuştuklarından mesüldür.) sana dokunmadılar. buradaki nüansı kaçırma lütfen.
    Bende tek cevap vereyim :
    Allah dilemezse hiçbirşey olmaz..O Tedbiri aldıranda Allahtır..O tedbiri dokunmamaya sebep kılanda Allahtır..bu nüansı da kaçırma


  7. #39
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı veri Nickli Üyeden Alıntı
    [FONT="Arial"][COLOR="Black"][SIZE="3"][B]ikiniz de saçmalıyorsunuz
    biride veriye cevap versin,kıskandı yaw

  8. #40

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    biride veriye cevap versin,kıskandı yaw
    banlamış beni görmüyor
    ama lafını da esirgemiyor bak şimdi birşey yazıcak
    ismim anıldı mı ............... yapıyor

  9. #41
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı veri Nickli Üyeden Alıntı


    banlamış beni görmüyor
    ama lafını da esirgemiyor bak şimdi birşey yazıcak
    ismim anıldı mı ............... yapıyor
    heee banlamış demek, bende diyorum hayret cevap yazmadı diye

  10. #42
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı alanyali07 Nickli Üyeden Alıntı
    biride veriye cevap versin,kıskandı yaw

    bu "tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıktı" ya dönmeye başladı. neyse burada bırakalım.

  11. #43

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    birazdan hakaret eder merak etme
    sen yazımı niye okumadın
    orda okulları devretme ile alakalı olsun neler yaşanmış anlatılıyor

    bunu da benim yazımı da alıntılar mısın
    gözüne görsen deniz baker in

  12. #44
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    21.464
    Adı geçen
    134 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Büşra hanım bunları size değil genele söylüyorum yanlış anlamayın
    Ne hoş muhabbet ediyorsunuz beyler,daim olsun ne diyelim

    Deniz kardeş sen reelde gülmüyor musun yoksa gülme smiline çocuk ruhlu demişsin
    esasen herkesin derinliklerinde bir çocuk yaşar,aman yaşasın zaten
    kabahatlerimizi bazen çocukluğumuza verip kendimizi rahatlatırız belki
    neyse konuya dönelim
    Ben gafı muhtara vermeye çalışmıştım zaten,

    Müslümanlar samimi olamıyorlar ki milletin islam düşmanlığı da neyse
    dinden bahsedilince öcü görmüş gibi oluyorlar mubarek...

    @veri sen çaktırmadan gaf yapıyorsun sanki ama çakıyoruz haberin olsun...

  13. #45
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı veri Nickli Üyeden Alıntı


    Gülen’in 28 Şubatçıları şaşkına çeviren hamlesi
    Kurmay zekasının mümtaz örnekleri 28 Şubatçı generaller Sayın Gülen’in ‘devralın madem bu okulları’ hamlesi ile şaşkına döndüle
    Haberi KaydetArkadaşına Gönder
    01 Mart 2012 08:53 - 18 Yorum - 9,255 Okunma

    Oldukça gergin günlerdi. Gerginlik halk ile devleti ele geçirmiş zihniyet arasında yaşanıyordu. 28 Şubat 1997 tarihli o meşhur MGK bildirisinin 2. Maddesinde Tarikatlara bağlantılı özel, yurt, vakıf ve okullar denetim altına alınmalı ve MEB’e devri sağlanmalıdır. Denetim konusunda MEB uyarılmalı, bunların MEB’e devri için gerektiğinde kamulaştırma yoluna gidilmelidir diyordu.

    Zaten denetim altında olan bahsi geçen eğitim kurumları daha fazla denetlenmeliydi. Hatta kamulaştırılmalıydı. Denetim artık taciz noktasına gelmişti. Kız yurtları bile dolaplarına kadar açılarak kontrol edilmeye başlanmıştı. Adeta bu milletin sabrı test ediliyordu.

    Tarih 24 Aralık 1997’ gelmiş ve Hürriyet gazetesinde manşetten şu haber verilmişti,

    Okulları devrediyor

    Fethullah Gülen, kendisine yakın kişilerin açtığı bütün okulları Milli Eğitim Bakanlığı'na devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

    Yanlış imajdan rahatsız
    Gülen, bu kararını, önceki gün çok yakınları ile görüşerek aldı. Fethullah Hoca'nın, yurtiçi ve dışındaki bu okulların bazı kişilerce irtica yuvası gibi sunulmasından rahatsız olduğu için bu kararı aldığı öğrenildi.
    Bugün hükümete bildiriyor
    Gülen'in, aldığı bu kararı bugün hükümete ve ilgili kuruluşlara iletmesi bekleniyor. Gülen'e yakın bir kişi, ‘‘Hükümet istediği takdirde, yurtiçi ve dışındaki 300'e yakın okulu bakanlığa devrederiz’’ dedi.

    Fethullah Hoca kararını, önceki gün biraraya geldiği yakınlarına, ‘‘Bu okulları açan arkadaşlarımız, bir fedakârlık yaparak, okulları devreder mi?’’ sorusunu sordu. Okulları açan ve finanse eden kişilerden ‘‘evet’’ cevabı gelince, karar dün yürürlüğe konuldu.’

    Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu samimi hamlesi karşısında 28 Şubatçılar büyük bir şaşkınlığa uğramıştı.

    Öyle ya; devlet olarak o kadar teftiş ettiğin halde ‘kullanışlı medya’ üzerinden hala irtica yuvaları diye yayın yaptırıyorsan, hala için rahat değil ise o zaman kamulaştır bu iş bitsin. Zaten MGK karında da bu madde var.

    Madem öyle alın bu okulları o zaman.

    Hürriyetin genel yayın yönetmeni aynı gün ‘Fethullah Hoca’dan Hükümete Mesaj’ başlıklı yazısında bu okulların başarısından dem vurarak ‘o nedenle bu okulların özelliğini bozmayacak bir sistemin bulunmasında yarar olabilir. Sanıyorum bu konuda bir çalışma yapılacak’ diye yazmıştı. Sayın Özkök’ün bu kamulaştırma işine kafası yatmıştı demek ki. Öyle şey olur mu canım bu devirde kamulaştırmak olacak şey mi, asıl irtica yani geriye dönüş dünya özelleştirmeye giderken kamulaştırmaktır dememişti.

    Ama ortada bir tehlike vardı. Bu tehlike kamulaştırma sonrasında yaşanacaklarla ilgili idi. Ya devlet cemaat kadar başarılı olamazsa! Her sene Türkiye birincileri çıkaran, dış ülkelerde herkesin gözdesi bu okullar bu sefer aynı başarıyı tutturamazlarsa. Devlet cemaat ile yarışa girmiş ve kaybetmiş olacaktı. Milyonlarca öğrenci velisi bu başarısızlığı generallere kesecekti. Devlet okullarının hali ortada idi. Peki devletleştirilen okulların işten çıkarılacak binlerce öğretmenin kıdem tazminatları ne olacaktı? Hadi işten çıkarıldılar, yerlerine aynı başarıda ve idealist binlerce öğretmeni nereden bulacaklardı?

    Onun için ‘özelliğinin bozulmayacağı bir sistemin geliştirilmesi’ gerekmekteydi.

    Kurmay zekasının mümtaz örnekleri 28 Şubatçı generaller Sayın Gülen’in ‘devralın madem bu okulları’ hamlesi ile şaşkına döndüler. Çünkü yukarıda yazmış olduğum soruların hiç birinin cevabı kendilerinde yoktu. Düşünmemişlerdi bile.

    Böyledir 28 Şubat zihniyeti. Herkes gider Mersine 28 Şubatçılar gider tersine. Dünya özelleştirmeye giderken kamulaştırma peşindedir. Halka yani özel teşebbüse güvenmez. Hatta teftiş ettirdiği memurlarına bile güvenmez. Kamulaştırmak ister ne varsa. Çünkü onlara göre bütün ‘vatanseverler’ devletin merkezine temerküz etmiş, bütün ‘hainler’ ise çevreye dağılmıştır. Kafalarındaki model öyle batı falan değildir. Doğrudan doğruya Kuzey Kore modelidir. Devleti yönetenlerin kutsandığı, halkın devlete kul köle olduğu sistemdir hayalleri.

    Peki, MGK’nın kamulaştırmalı kararı ve Sayın Gülen’in ‘alın o zaman’ hamlesi üzerine ne oldu derseniz hemen söyleyeyim; okulları devralamadılar, hayatın gerçekleri ile karşılaştılar, uzaktan cop sallayarak bu işlerin olmayacağını gördüler.

    Ama taciz düzeyinde teftişler hep devam etti.
    evet bu teftişlere o zamanda cemaatin liselerinde okumuş birisi olarak bizde çok sık şahit olmuşuzdur, bütün öğretmenler diken üstündeydi nerdeyse

  14. #46
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Bu konu ile ilgili bir makale buldum. Bence önemli tespitlerde bulunuyor. Malum camianın okullarının neden devdedilemeyeceği ve/veya devredilmediğinin cevabı satır aralarında gizli. (bir tüyo vereyim, sakın ardında, CIA olmasın)

    http://www.yenidendevrim.org/resimle...3836723_ek.pdf




    CIA’nin ve MİT’in Uluslararası Arası Örgütlenmesinde Gülen Okulları


    28 Şubat sürecinde gündeme gelen cemaatin okulları için Gülen, ‘Türk
    devletine devretmek istiyorum’ dediği okulların maliyetini Türk devleti
    karşılayacak durumda değil. Peki, bu kadar okulu finanse etmek için
    kaynakları nereden ve nasıl temin ediliyor?

    Gülen’in Güney Afrika’da okul açmasındaki amacı nedir? Avustralya’da
    okul açma sevdası nereden gelebilir? Afganistan’da Afgan devletinden
    daha çok liseye sahip olmasının nedeni ne olabilir? İnançlarını uluslararası
    alana yayma amacı taşıyabilir. Kendisini İslam âleminin ‘ruhani lideri’ görebilir.
    Bu amaçla yaygın bir İslam faaliyeti örgütleyebilir. Ancak, bugün uluslar
    arası bir boyut kazanan okulların arka plandaki politik hedefleri
    analiz etmek önem kazanmaktadır.

    Nasıl olur da, özellikle dünyanın en karmaşık bölgesinde ve en sorunlu,
    aynı zamanda ekonomik ve coğrafik bakımdan stratejik olan bölgelerinde,
    hiçbir sorunla karşılaşılmadan, ‘ İslam’ı misyonerlik’ görevini yerine
    getirdiğini iddia ettiği birçok ülkede şeriat kadrolarının yetiştirildiği okullar
    açabiliyor. Bunun arkasındaki önemli güç kimdir, sorusu ister istemez akla
    geliyor?

    Birinci nokta, söz konusu okulların bu düzeyde yaygınlaştırılmasında
    Türk devletinin önemli bir rolü var. Çünkü Türk Milli İstihbarat Teşkilatı(MİT),
    bu okullar aracılığıyla birçok ülkede illegal faaliyet yürütüyor. Özellikle Türkî
    Cumhuriyetleri olarak adlandırılan ülkelerde kurdurulan okullar aracılılığıyla
    MİT’in Kafkaslarda faaliyet alanını geliştirdiği biliniyor. Örneğin Azerbaycan’da
    ve Özbekistan’da darbe girişimlerine destek veren Türk elemanlarının bir
    kısmının bu okullarından görevli olduğu ortaya çıktı. Özbekistan
    Cumhurbaşkanı’na karşı, darbe girişiminin açığa çıkmasından sonra,
    Özbekistan’da Gülen grubuna ait olan 13 Lise ve Kolej kapattırıldı.
    Bu okullarda öğretmen olarak görev yapanların tamamı, Özbekistan hükümeti
    tarafından sınır dışı edildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı “Yurtdışında Açılan Özel Eğitim
    Kurumları Temsilcileri İkinci Toplantısı” isimli kitapta, Gülen okullarına ilişkin
    şunlar belirtiliyor: “Amerika Birleşik Devletleri, dostluk köprüsü adı altında
    getirdikleri 70 öğretmene diplomat statü kazandırmışlardır. Biz de, eğer
    devletimiz, büyükelçiliğimiz, bu konuda diplomatik statü konusunda bize
    yardımcı olursa Türk öğretmenlerinin, Türk eğitim elemanlarının itibarlarının
    biraz daha artacağını zannediyoruz.“(48 )

    ABD’nin diplomatik statü vermiş olduğu öğretmenlerden birçoğunun
    CİA ajanları oldukları konusunda, kamuoyuna yansımış olan çok önemli
    iddialar bulunuyor. Bölgenin tarihsel özelliği nedeniyle Türkiye, ABD’den
    nispeten daha geniş olanaklara sahiptir. Yukarıdaki açıklama, Gülen
    okullarının, özellikle istihbarat faaliyetinin en önemli araçlarından biri
    olduğunu ortaya koymaktadır.

    İkinci önemli nokta, bu okulların açılmasında ABD’nin önemli bir desteği
    var; ABD, -özellikle İslam ülkelerinde- antikomünist müdahale planını
    yaşama geçirmek için ‘Yeşil Kuşak’ politikasını uygulamaya koydu. ABD’nin
    politik çıkarlarına hizmet eden bütün İslami hareketlerin desteklenmesi ve
    geliştirilmesi temel bir perspektif olarak benimsendi.

    ABD, çok sıkı ilişkiler içerisinde olduğu Gülen’in okul projesine özel bir ilgi
    duyuyor. Yeni bölgesel alanlara açılmak, uluslararası ilişkilerde politik etki
    gücünü pekiştirmek için, Gülen’in okullarına önemli bir rol biçiyor. “Okullar
    hep CIA’nin ilgi duyduğu ülkelerde açılıyor. Osmanlıda misyoner okulları
    kime hizmet ettiyse, Gülen’in okulları da aynı hizmeti görüyor...”(49) Bir
    başka CIA şefi ve ABD’nin uluslararası ilişkiler uzmanı Fuller, Gülen okulları
    için şunları söylüyor: “Türkiye, bölgede çok akıllı bir şekilde, tedricen
    yaklaşıyor. Bütün bölgeye yayılan ve Türkçe yanı sıra İngilizce öğretilen Türk
    okulları çok önemli. Orta Asya’da, İngilizcenin zamanla Rusçanın yerini
    alması beklenmeli. Çünkü Rusça uluslararası ticaretin dili değil...”(50)
    Böylece Gülen okulları, ABD’nin sömürgecilik ve asimilasyon politikalarının
    araçlarından biri olarak görüldüğü çok daha iyi anlaşılıyor.

    Hem şeriatçı, hem de Yahudi ve Hıristiyan düşmanlığı yapmakla tanınan
    Gülen’in ABD ile çok özel ilişkileri var. Uzun zamandan beri ABD’de yaşayan,
    Kongre ve Senatoda geniş ilişkilere sahip olan, istihbarat raporlarında ‘özel
    güven duyulan biri’ olarak ifade edilen Gülen’in okullarının açılması için
    ABD, birçok ülkede özel olarak devreye girmektedir. “Cemaatin
    Washington’daki önemli bir temsilcisi. Gülen’in oradaki hemen tüm işlerini
    bu zat ayarlar, Çin’de okul açma projesini önerir... Aynı zamanda mesleği
    gazetecilik olan temsilci, Türkiye ve Çin’deki dostlarıyla Uygur (Türkleri)
    bölgesine ait ayrıntılı bir raporu, siyasetçi dostları vasıtasıyla Amerikan
    Senatosundaki ilgili birime sunar. Komisyon, rapordan son derece hoşnuttur.
    Rapor sahibi, bunun karşılığında, Çin’de açılacak okul için Amerikan
    yetkililerinin Çinliler nezdinde girişimde bulunmasını ister...”(51)
    Gülen de, dünyanın değişik bölgelerde açılan okulların ABD’nin izni ve
    onayı ile başarabildiğini çok açık bir anlatımla dile getiriyor. “Amerika şu
    andaki konumu ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir.
    Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir. Amerika hala bu
    dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır.”(52)
    Bir başka konuşmasında yine benzer yaklaşımları ortaya koyar:
    “Amerika istemezse kimse dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar.
    Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik
    yerlerinde okullar açıyorlarsa, bu itibarla, mesela Amerika ile çalışmadığınız sürece bu
    projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmaz.”(53) Böylece, dünyanın değişik
    bölgelerinde açtığı okulların, ABD’nin olayı ile gerçekleştiğini ‚samimi’ olarak
    itiraf ediyor. Gülen’in ekonomik olanakları ve politik ilişkileri kendi
    başına, böylesi uluslararası bir organizasyon için yeterli olmayacağı biliniyor.
    Dünyanın dört bir yanında çok yönlü faaliyet yürüten ‘gönüllü’ kuruluşların
    arkalarında büyük devletlerin politik gücü olmadan faaliyet yürütme
    şansları yoktur. Dünyanın stratejik bölgelerine okullar açan Gülen’in
    ‘gönüllü’ kuruluşlarını ekonomik ve politik olarak destekleyen ülke ise ABD’dir.
    Gülen ABD’ye, ABD’ de Gülen’e, güveniyor

    ABD’nin, İslam’ı dünyaya yayma amacında olan Gülen’e bu kadar geniş
    olanaklar tanıması ve finansman yardımında bulunmasındaki temel amaç
    nedir? Hiç şüphesiz ki, ABD’nin uluslararası alanda ve özellikle de okulların
    açıldığı ülkelerde ABD çıkarlarına hizmet eden bir faaliyetin yürütülmüş
    olmasıdır. Orta Asya, Balkanlar, Kafkasya ve Afrika bölgelerinin öncelikli
    olarak ön plana çıkması, ABD’nin stratejik yönelimiyle doğrudan ilişkilidir”

  15. #47
    alanyali07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-05-2008
    Mesajlar
    6.157
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @alanyali07
    Alıntı denizbaker Nickli Üyeden Alıntı
    Bu konu ile ilgili bir makale buldum. Bence önemli tespitlerde bulunuyor.

    http://www.yenidendevrim.org
    Denizbaker kardeş, senden iyice şüphelenmeye başladım.. ya çok safsın, ya saf ayağına yatıyorsun ya da bilerek İslamiyet düşmanlarının reklamını yapmaya çalışıyorsun..
    "Bi makale buldum" deyip,"bi video buldum" deyip nerde Üstad Bediüzzaman düşmanı, Ehl-i tarikat düşmanı varsa ,getirdiğin video ve makaleler onlardan oluyor.. Yine gitmişsin bi sol-komünist siteden "bi makale buldum" deyip çocukların şeker bulma sevinci edasıyla getirip yapıştırmışsın..
    Allah aşkına bulduğun videoların,makalelerin kime,neye,hangi zihniyete ait olduğuna bi bak..eğer saflığından dolayı bu çocuklukları yapıyorsan kendine bi gel..
    Bu makaleyi yazanlar,yayınlayanlar aynı zihniyetle Risale-i Nurlara da düşmanlar..Üstad Bediüzzamana da düşmanlar..aynı zihniyetle tarikatlara da düşmanlar..Sitelerinde birsürü İslamiyet düşmanlığı içeren yazılar var..Peygamberimizden (sav) "Muhammed" diye bahsediyorlar..
    Yani senin amacın nedir ? gerçekten şaşıyorum sana dostum..
    Önemli bulduğun tespitlerden bir tanesi,aynı sitede :
    "
    Ve elbetteki tarikatlar..
    Başta Özal ailesinin,Erbakan’ın,A.Gül ve T.Erdoğan’ın da mensubu olduğu
    Nakşibendi tarikatı,İskender paşa ,Süleymanağa, İsmailağa cemaatleri…Öyle
    ki son 25 yılda hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak hızla örgütlenen
    ve hegemonya oluşturma noktasına gelen tarikatlardan Nakşibendiler
    en sıcak
    darbe günlerinde dahi dediklerini yaptırabilmişler ve geleneklerini sürdürmüşlerdir.
    Hemen 12 Eylül darbesinden sonra 13 Kasım 1980 tarihinde ölen Tarikat
    lideri M.Zahit Koktu Bakanlar Kurulu kararı ile Tarikat’ın kabesi Süleymaniye
    Camii’nde defnedilnesine izin verilmiştir.Aynı yerde tarikat üyesi Özalların
    54 YENİDEN DEVRİM / 5
    annesi H.Özal’da yine Bakanlar Kurulu kararı ile gömülmesine izin verilmiştir.
    Daha sonra aynı yere Tarikat’ın ikinci adamı E.Coşan Ecevit Hükümeti’nin
    izni ile defnedilmiştir.Ve Yusuf Özal içinde Erdoğan Hükümeti gerekli izni
    vermiştir.Bir tek Erdoğan Hükümeti’nin verdiği izne karşı Danıştay’da dava
    açılmış ve Danıştay dava talebini haklı bulmuştur. Görüldüğü üzere 12 Eylül
    ‘den bu yana tarikatlar her iktidar döneminde Kabelerine sahip çıkmış ve
    örgütlenmelerini sürdürmüşlerdir. Sistemin doğası gereği bütün bunlar olup
    biterken Denizlerin,Mahirlerin mezarlarının sık sık tahrip edilmesine göz yumulmuş,

    oğullarının mezarları başına anmaya giden analar hakkında davalar
    açılmıştır."

  16. #48
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    hep aynısını yapıyorsunuz. kısa yoldan birilerini yaftalamaya çalışıyorsunuz.

    değerli Kardeşim;

    1- bize doğruyu gösteren gayri müslim dahi olsa onu seve seve kabul etmemiz gerekmez mi? içeriğine bakmıyorsunuz kısa yoldan birilerini yaftalamaya çalışıyorsunuz. bence bu marazlı bir bakış açısı.
    2- ben getirdiğimden sorumluyum. yazarın başka yazılarından ve/veya ilgili sitedeki başka makalelerden sorumlu değilim. yukarıdaki metinde mantıksal bir hata yok. metni beğendiğim için paylaştım. (kaynağı da birileri "sen uydurmuşsun" demesin diye ekledim.)
    3- "Bu makaleyi yazanlar,yayınlayanlar aynı zihniyetle Risale-i Nurlara da düşmanlar..Üstad Bediüzzamana da düşmanlar..aynı zihniyetle tarikatlara da düşmanlar..Sitelerinde birsürü İslamiyet düşmanlığı içeren yazılar var..Peygamberimizden (sav) "Muhammed" diye bahsediyorlar.." demişsiniz. yazdıklarınız, yukarıda ifade ettiğim nedenlerle bir arada düşünüldüğünde, bence cerbeze yapıyorsunuz.

Sayfa 3/9 İlk 12345678 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gülen'e Atfedilen ve Küfre Sebep Olan Bir Söz Daha
    By Murat Yazıcı in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 01-01-2014, 18:30
  2. Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 01-10-2009, 23:36
  3. Fethullah Gülen
    By reyyan in forum ŞİİR DEFTERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2006, 16:49

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş