Etiketlenen üyelerin listesi

çağımızın hastalığı bidat nedir? çeşitli tanımlar yapılmış. “bid’at: sonradan ihdas edilen adetler . dinin aslında olmayıp sonradan icad edilen şeylerdir. şer’i delile istinad etmiyerek ve dine dayalı olarak çıkarılan şeylerdir. din alimleri tarafından din namına beğenilen ve dine müteallik olan yeni icad ve hükümlere bid’a-yı hasene, beğenilmeyip tasvib görmeyenlere bid’a-yı seyyie denilmektedir.” (yeni lügat, abdullah yeğin, sh.67) “bidat, peygamber efendimiz (asv)'in sünnetini

Bu konu 12758 kez görüntülendi 95 yorum aldı ...
bidat bidattir, güzeli (hasenesi), çirkini (seyyiesi) olmaz !!! 12758 Reviews

    Konuyu değerlendir: bidat bidattir, güzeli (hasenesi), çirkini (seyyiesi) olmaz !!!

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 12758 kez incelendi.

Sayfa 1/6 123456 Son

Konu: bidat bidattir, güzeli (hasenesi), çirkini (seyyiesi) olmaz !!!

  1. #1
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu

    çağımızın hastalığı bidat nedir? çeşitli tanımlar yapılmış.

    “bid’at: sonradan ihdas edilen adetler . dinin aslında olmayıp sonradan icad edilen şeylerdir. şer’i delile istinad etmiyerek ve dine dayalı olarak çıkarılan şeylerdir. din alimleri tarafından din namına beğenilen ve dine müteallik olan yeni icad ve hükümlere bid’a-yı hasene, beğenilmeyip tasvib görmeyenlere bid’a-yı seyyie denilmektedir.” (yeni lügat, abdullah yeğin, sh.67)

    “bidat, peygamber efendimiz (asv)'in sünnetini beğenmeyip, onun yerine başka bir yol başka bir tarz başka bir yaşam şekli ve alternatif bir çığır açmaktır ki bu hem sünnete hem de bir çok ayetin hükmüne aykırıdır.” ( sorularlarisale.com)


    ve benzeri çeşitli bi’at tanımlamaları yapılmaktadır.

    bir kısım büyüğümüz, “mevlid kandili” gibi bidalara, bidayı hasene demişler ve bunlar bida olmakla birlikte, bidayı hasene dir. yani içerik olarak güzeldir. bunu yapmakta mahzur yoktur demişlerdir.

    biz bu minvalde yapılan tanımlamalara, imam rabbaniden referans vererek katılmadığımızı (eksiklikler olduğunu ifade ederek) ifade ederiz.

    imam rabbani 255. mektubunda aynen şöyle demektedir.

    “İmam rabbani, 255. mektup

    Bu mektûb, molla Muhammed Tâhir-i Lâhorîye yazılmışdır. Sünnet-i seniyyeyi her yere yaymağı ve bid’atleri yok etmek lâzım olduğunu bildirmekdedir:

    Allahü teâlâya hamd olsun ve Onun seçdiği sevdiği iyi insanlara selâm olsun! Hâfız Behâeddîn ile göndermiş olduğunuz kıymetli mektûb geldi. Bizleri çok sevindirdi. Ne büyük ni’metdir ki, yanınızda olanlar ve sevdikleriniz, bütün gücleri ile, Resûlullahın sünnetlerinden bir sünneti diriltmeğe çalışmakdadırlar ve bütün varlıkları ile, kötü ve beğenilmeyen bid’atlerden bir bid’ati yok etmeğe uğraşmakdadırlar. Sünnet ile bid’at, birbirlerinin zıddıdır, tersidir. Birinin bulunduğu yerde, ikincisi bulunamaz, gider. Birini diriltmek, ötekini yok etmekdir. Sünneti diriltmek, bid’ati yok eder. Bid’ati diriltmek de, sünneti yok eder. İster hasene, ya’nî güzel desinler, ister seyyie, çirkin desinler, her bid’at, sünneti yok eder. Belki, bir bakımdan güzel denilmiş olabilir. Hiçbir bid’atin kendisi güzel olamaz. Çünki Allahü teâlâ, sünnetlerin hepsini beğenir. Sünnetlerin zıddı ise, şeytânın beğendiği şeylerdir. Bugün, bid’atler, her yere yayılmış olduğundan, bu sözümüz çok kimseye ağır gelir. Fekat, âhıretde, hangimizin doğru olduğunu anlıyacaklardır. İşitdiğimize göre, hazret-i Mehdî, hükûmet sürdüğü zemân, dîni yayarken ve sünneti diriltirken, bid’at işlemeğe alışmış olan Medînedeki âlim, bid’ati güzel sandığı ve ibâdet olarak yapdığı için, hazret-i Mehdînin emrlerine şaşarak, (Bu adam, bizim dînimizi yok etdi ve milletimizi öldürdü) diyecekdir. Hazret-i Mehdî “rahmetullahi aleyh” bu âlimi öldürecekdir. Onun güzel sandığı bid’atin, kötü olduğunu bildirecekdir. Bu, Allahü teâlânın ni’metidir. Dilediğine verir. Onun ihsânı çokdur. Size ve yanınızda olanlara selâm ederim. Çok unutkan oldum. Mektûbunuzu kime verdiğimi hâtırlıyamıyorum. Süâllerinize cevâb veremediğim için afvınızı dilerim. Meyân şeyh Ahmed-i Garmelî, sevdiklerimizdendir. Size yakındır. Kendisine teveccüh buyurunuz! ”


    yani; “ister hasene, ya’nî güzel desinler, ister seyyie, çirkin desinler, her bid’at, sünneti yok eder.” diyor. yani bidat bidattir. güzeli çirkini olmaz diyor imam rabbani hazretleri. (ahir zamanın ahirinde olduğumuzu yinelemek istiyorum.)

    ayrıca imam rabbaninin bu görüşü ile üstadın 11. lemanın 6 nüktesindeki görüşü arasında tezatta yoktur. 11. lemanın 6 nüktesi aşağıdaki gibidir.

    “altıncı nükte

    resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş:


    كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ وَكُلُّ ضَلاَلَةٍ فِى النَّارِ 1

    yani, 2 اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ sırrıyla, kavaid-i şeriat-ı garrâ ve desâtir-i sünnet-i seniyye tamam ve kemâlini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturları beğenmemek veyahut -hâşâ ve kellâ- nâkıs görmek hissini veren bid’aları icad etmek dalâlettir, ateştir.

    sünnet-i seniyyenin merâtibi var. 3 bir kısmı vâciptir, terk edilmez. o kısım, şeriat-ı garrâda tafsilâtıyla beyan edilmiş. onlar muhkemattır, hiçbir cihette tebeddül etmez. bir kısmı da nevâfil nev’indendir. nevâfil kısmı da iki kısımdır:

    bir kısmı, ibadete tâbi sünnet-i seniyye kısımlarıdır. onlar dahi şeriat kitaplarında beyan edilmiş; onların tağyiri bid’attır. diğer kısmı, “âdâb” tabir ediliyor ki, siyer-i seniyye kitaplarında zikredilmiş.

    onlara muhalefete bid’a denilmez; fakat âdâb-ı nebevîye bir nevi muhalefettir ve onların nurundan ve o hakikî edepten istifade etmemektir.

    bu kısım ise, örf ve âdât, muamelât-ı fıtriyede resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâmın tevatürle malûm olan harekâtına ittibâ etmektir.

    meselâ, söylemek âdâbını gösteren ve yemek ve içmek ve yatmak gibi hâlâtın âdâbının düsturlarını beyan eden ve muaşerete taallûk eden çok sünnet-i seniyyeler var. bu nevi sünnetlere “âdâb” tabir edilir.

    fakat o âdâba ittibâ eden, âdâtını ibadete çevirir. o âdâbdan mühim bir feyiz alır. en küçük bir âdâbın mürââtı, resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâmı tahattur ettiriyor, kalbe bir nur veriyor.

    sünnet-i seniyyenin içinde en mühimi, islâmiyet alâmetleri olan ve şeâire de taallûk eden sünnetlerdir. şeâir, adeta hukuk-u umumiye nev’inden, cemiyete ait bir ubudiyettir.

    birisinin yapmasıyla o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes’ul olur. bu nevi şeâire riyâ giremez ve ilân edilir. nafile nev’inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.”







    biz üstadın ve imam rabbaninin görüşüne katılıyoruz.

    tam da bu noktada mustafa sungur abinin, bediüzzaman sempozyumunda ifade ettiği; (la yağlemül gaybe illallah), kıyametin yakın olduğu pek bir sürenin kalmadığı (yaklaşık 100-120 yıl) ifadesini ekleyerek ahir zamanın ahirinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

    ve deriz ki ey ahali, ahir zamanın ahirindeyiz.

    bidatın güzeli çirkini olmaz. bidat bidattir.




    ayrıca bu kapsamda değerlendirilecek ve mehdi hazretleri ile ilgili çok önemli bir konuyu burada tekrarlamak istiyorum;


    imam rabbaninin “işitdiğimize göre, hazret-i mehdî, hükûmet sürdüğü zemân, dîni yayarken ve sünneti diriltirken, bid’at işlemeğe alışmış olan medînedeki âlim, bid’ati güzel sandığı ve ibâdet olarak yapdığı için, hazret-i mehdînin emrlerine şaşarak, (bu adam, bizim dînimizi yok etdi ve milletimizi öldürdü) diyecekdir. hazret-i mehdî “rahmetullahi aleyh” bu âlimi öldürecekdir. “ ifadesi ile mustafa sungur abimizin yukarıda ifade ettiği (kıyametin yaklaştığı ile ilgili olan) görüşleri bir arada değerlendirdiğimizde ne dehşetli vede ne müjdeli bir zamanın eşiğinde olduğumuzun farkına varalım.

    imtihan şiddetli olacaktır. hazırlığımızı yapalım, azığımızı hazırlayalım.

    inşallah mehdinin gelişi yakındır veya gelmiştir.


    Selam ve dua ile.


  2. #2
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.769
    Adı geçen
    13 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Mehdi çok piyasada Üstad da Mehdi'dir diye kavga edenler var ümmetle Adnan Oktar Mehdi, İskender Ali Mihr Mehdi... Mehdi'den çok ne ya hu Bize kalan seçmek istediğimizi

    Amel eden kalmadı ki, bidatle amel ediliyor diyelim. Bu da farklı bir bakış açısı olsun.

  3. #3
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı talib Nickli Üyeden Alıntı
    Mehdi çok piyasada Üstad da Mehdi'dir diye kavga edenler var ümmetle Adnan Oktar Mehdi, İskender Ali Mihr Mehdi... Mehdi'den çok ne ya hu Bize kalan seçmek istediğimizi

    Amel eden kalmadı ki, bidatle amel ediliyor diyelim. Bu da farklı bir bakış açısı olsun.
    talib ben daha başka birşey diyorum. mesajı dikkatli okumanı rica ediyorum.

    seni de seviyoruz.

  4. #4
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.769
    Adı geçen
    13 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Yazıyı okudum bir şey demiyorum. Farklı bir bakış açısı kattım.

  5. #5
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı talib Nickli Üyeden Alıntı
    Yazıyı okudum bir şey demiyorum. Farklı bir bakış açısı kattım.
    okumana seviindim.

  6. #6
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.073
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    Bid'at, Peygamber aleyhisselamın zamanında olmayıp, haytından sonra ibadet olarak ihadas edilen şeylerdir..Zeynul-Arab:'' Bid'at , dinin alına dayalı olmayan kıyaslarla ihdas edilen şeylerdir.'' Herevi: '' Bid'at celi ve hafi olarak sünnet ve <kitaba dayanmayan, bilahare ihdas edilen görüşlerdir'

    Binaen aleyh bidat hasenenin de bir asla , zahiri ve ya hafi bir senede dayalı olması şarttır..İmam Birgiviinin bazı haşiyelerinden naklen , Tarikatı Muhammediyenin şarihleri Ebu said Hadumi ve şeyh Recebin zabtlarına göre bid'atlerin en çirkini ondur....(burayı atlıyoruz, Hikem)

    Ümmet , medreselerin bina edilmesi, ilmi te'lifler, ribatları inşa etmek, minareleri yükseltmek gibi hususların dinin mühimmatından olduğunda ittifak etmişleridr.Bu gibi bazı bid'atler vacibde olabilir.Çünkü asıl itibarla bid'at iki kısımdır.

    1-Bid2atı seyyie..buda üç kısımda mütalaa edilir..

    a) Müslümanı küfre götürecek bid2atlerdir.Mesela Allah Tealanın zat ve sıfatlarında küfre sirayet eder..Mücessime mezhebinde olanların Allah Tealayı cisim gibi tavsih etmeleri gibi.
    b)Farz ve vacibleri terkettirecek bid'atlerdir.Namazda tadili erkanı terketmek , fitneye sirayet edecek sözler söylemek, mutasavıfların şatahatları(Enel Hak vb..) çirkin ve büyük günahlardandır..Böylece tasavvuf ehlini inkar etmekde bu kısma girer.
    c) Müeeked sünnetlerden birinin terkine sebeb olcak bid'atlerdir.

    '2) İkincisi bid'atı hasenedir..Sonradan ihdas olunan amma bid2ate dahil olmayan bid'atı hasenedir...Tarifi: ''sıfaten yahud işareten sünnette var olup, sonra maddeten meydana çıkandır..İşte bu kısımdan bazısı vacib de olur..Mesela ilim taleb etmek şer'an emredilmiştir..Mesela hadis ilminin tedvinine işaret olunmuştur..Fakat Peygamber aleyişsselam haytta iken hadis ilmi tedvin edilmemiştir..Ancak bunda izni şer'i olduğu için ve bilahere şer'i ilimlerin tahsiline vesile olduğu için , tedvini bid'atı hasene olur..Şer'i ilimlere vesile olan alet ilimleri, mesela sarfi nahiv , belağat bazılarına göre mantık(Ğazali) bu ilimlerin tahsiline imkan hazırlamak için medrese , minare yapmak bu kısma girer..

    hasılı bid'atı hasene 4 kısımda mütala edilir

    1-Mendub olanlar(minare , medrese...)
    2-Vacib olan bid'atler (mülhidlerin reddedilmesi, ehli sünnet mezhebinin takviye edilmesi, tebliğ...)
    3-Farzı kifaye olan bid'atler (Avamın itikadını bozulmasına sirayet edecek fikir akımları olduğu takdirde , yukarıdaki te'lif ve tasnif, farzı kifaye olur..)
    4-Mübah olan olan bid'atler(sofrada , çok yemek ve meşrubatta bulunmak gibi..eğer israfa kaçarsa haram olur..çirkin bid'at olur..giyim kuşamlar adete mebni ise mübah bid'atlerden olur
    Hasılı âdi bid'atlerin mübah olması için üç şart var.
    1-Şeri bir farz veya vacib yahud sünnetin terk edilmemesi..
    2-Giyimin kafirlere şiar olmaması
    3-Örf ve âdete mebni olan giyim kuşamı , ibadet saymamaktır..

    Vakit darlığından oldukça kısalttık vesselam

    saniyen Kayyumu <rabbani >Kuddise Sirruh un bid'at e yönelik sözleri hiç bir nassa dayalı olmayan,( işareten dahi) bid'at kısımlarına aittir..
    Ehl-i Sünnet bunu beğendi.

  7. #7
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı Hikem Nickli Üyeden Alıntı
    Bid'at, Peygamber aleyhisselamın zamanında olmayıp, haytından sonra ibadet olarak ihadas edilen şeylerdir..Zeynul-Arab:'' Bid'at , dinin alına dayalı olmayan kıyaslarla ihdas edilen şeylerdir.'' Herevi: '' Bid'at celi ve hafi olarak sünnet ve <kitaba dayanmayan, bilahare ihdas edilen görüşlerdir'

    Binaen aleyh bidat hasenenin de bir asla , zahiri ve ya hafi bir senede dayalı olması şarttır..İmam Birgiviinin bazı haşiyelerinden naklen , Tarikatı Muhammediyenin şarihleri Ebu said Hadumi ve şeyh Recebin zabtlarına göre bid'atlerin en çirkini ondur....(burayı atlıyoruz, Hikem)

    Ümmet , medreselerin bina edilmesi, ilmi te'lifler, ribatları inşa etmek, minareleri yükseltmek gibi hususların dinin mühimmatından olduğunda ittifak etmişleridr.Bu gibi bazı bid'atler vacibde olabilir.Çünkü asıl itibarla bid'at iki kısımdır.

    1-Bid2atı seyyie..buda üç kısımda mütalaa edilir..

    a) Müslümanı küfre götürecek bid2atlerdir.Mesela Allah Tealanın zat ve sıfatlarında küfre sirayet eder..Mücessime mezhebinde olanların Allah Tealayı cisim gibi tavsih etmeleri gibi.
    b)Farz ve vacibleri terkettirecek bid'atlerdir.Namazda tadili erkanı terketmek , fitneye sirayet edecek sözler söylemek, mutasavıfların şatahatları(Enel Hak vb..) çirkin ve büyük günahlardandır..Böylece tasavvuf ehlini inkar etmekde bu kısma girer.
    c) Müeeked sünnetlerden birinin terkine sebeb olcak bid'atlerdir.

    '2) İkincisi bid'atı hasenedir..Sonradan ihdas olunan amma bid2ate dahil olmayan bid'atı hasenedir...Tarifi: ''sıfaten yahud işareten sünnette var olup, sonra maddeten meydana çıkandır..İşte bu kısımdan bazısı vacib de olur..Mesela ilim taleb etmek şer'an emredilmiştir..Mesela hadis ilminin tedvinine işaret olunmuştur..Fakat Peygamber aleyişsselam haytta iken hadis ilmi tedvin edilmemiştir..Ancak bunda izni şer'i olduğu için ve bilahere şer'i ilimlerin tahsiline vesile olduğu için , tedvini bid'atı hasene olur..Şer'i ilimlere vesile olan alet ilimleri, mesela sarfi nahiv , belağat bazılarına göre mantık(Ğazali) bu ilimlerin tahsiline imkan hazırlamak için medrese , minare yapmak bu kısma girer..

    hasılı bid'atı hasene 4 kısımda mütala edilir

    1-Mendub olanlar(minare , medrese...)
    2-Vacib olan bid'atler (mülhidlerin reddedilmesi, ehli sünnet mezhebinin takviye edilmesi, tebliğ...)
    3-Farzı kifaye olan bid'atler (Avamın itikadını bozulmasına sirayet edecek fikir akımları olduğu takdirde , yukarıdaki te'lif ve tasnif, farzı kifaye olur..)
    4-Mübah olan olan bid'atler(sofrada , çok yemek ve meşrubatta bulunmak gibi..eğer israfa kaçarsa haram olur..çirkin bid'at olur..giyim kuşamlar adete mebni ise mübah bid'atlerden olur
    Hasılı âdi bid'atlerin mübah olması için üç şart var.
    1-Şeri bir farz veya vacib yahud sünnetin terk edilmemesi..
    2-Giyimin kafirlere şiar olmaması
    3-Örf ve âdete mebni olan giyim kuşamı , ibadet saymamaktır..

    Vakit darlığından oldukça kısalttık vesselam
    hikem yazından anlaşılmıyor.

    sen görüşünü belirtmemişsin.

    sorum şu?

    imam rabbaninin “ister hasene, ya’nî güzel desinler, ister seyyie, çirkin desinler, her bid’at, sünneti yok eder.” görüşüne katılıyormusun?

    yani sende "bidat bidattir. güzeli çirkini olmaz" diyormusun?

    ikinci olarak, imam rabbaniin, mektubun devamındaki, mehdi hazretleri hakkındaki görüşünü günümüz perspektifinden değerlendirebilirmisin?

    senin görüşün bizim için önemli

  8. #8
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.073
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    sonradan bir cümle ilave ettim..Şöyleki mendub vacib, farzı kifaye olan bid'atı hasene kısımlarına ilşmiyor, Kayyumu Rabbaninin sözleri..Ac[PHP]izane öyle anlıyorum.Yani işareten de olsa bir hadise dayanmayan bid2atleri kasdediyor üstadı azam..Allahu A'lem.
    Ehl-i Sünnet bunu beğendi.

  9. #9
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı Hikem Nickli Üyeden Alıntı
    sonradan bir cümle ilave ettim..Şöyleki mendub vacib, farzı kifaye olan bid'atı hasene kısımlarına ilşmiyor, Kayyumu Rabbaninin sözleri..Ac[PHP]izane öyle anlıyorum.

    ben de ilave yapmıştım...


    yani sende "bidat bidattir. güzeli çirkini olmaz" diyormusun?

    ikinci olarak, imam rabbaniin, mektubun devamındaki, mehdi hazretleri hakkındaki görüşünü günümüz perspektifinden değerlendirebilirmisin?

    senin görüşün bizim için önemli

  10. #10
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.073
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    Yani işareten de olsa bir hadise dayanmayan bid'atleri kasdediyor üstadı azam..Allahu A'lem İktibasımızı okursanız, aradaki nizanın farklı tanımlardan kaynaklandığını yani lafzi olduğunu göreceksiniz...Yani Kayyumu rabbaninin yukarıdaki yazıda belirttiğimiz vacib , farzı kifaye olan bidatı haseneyi kasdetmediği açıktır...
    Ehl-i Sünnet bunu beğendi.

  11. #11
    Tahsin EMİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-02-2012
    Mesajlar
    11.723
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tahsin EMİN
    Önce bid'at nedir onu bir tarif edin, formüle edin ne bileyim matematiksek formulü nedir, bunlari idrak edin zaten cok seylerin bid'at olmadigi, bid'at'le ilgisinin olmadigi anlasilacaktir...
    Mesela Mahmut Efendi bir dönem mikrofon kullanmiyordu, simdi kullaniyor mu bilmiyorum, talebeleri de o hali devam ettiriyordu ama is mikrofonla kalmadi sadece, teyp, kaset, televizyon, radyo ve daha akliniza gelmeyecek yayin sektörü... Yani mikrofon coktan asilmis oldu...
    Bir sey bid'at'se, 1990 yilinda da bid'at'tir, 2012 yilinda da...
    Ne degisti, hic bir sey degismedi...
    Cünkü mikrofon, mikrofonla ezan okumak, mikrofonla namaz kildirmak ve mikrofonla Kur'an okumak, bid'at degildir bid'at'le uzaktan yakinda bir alakasi yoktu...
    Mahmut Efendi ya da cemeati bunu bilmiyorlar miydi deyince ben anlamam gidin onlara sorun...
    Bid'at Dine ekleme ya da Din'den cikarimlardir...
    Mikrofon, din'e eklenmis ibadet cinsinden ne bir hükümdü ne de bir emir ne de bir ibadet vs...
    Bu manada baktiginizda bid'at'in hasenesi de olmaz, seyyiesi de olmaz,
    Yani ya bir sey bid'at'tir ya da bid'at degildir olur...
    Rabbani de bu manada hatalidir falanca biri de...

  12. #12
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı Hikem Nickli Üyeden Alıntı
    sonradan bir cümle ilave ettim..Şöyleki mendub vacib, farzı kifaye olan bid'atı hasene kısımlarına ilşmiyor, Kayyumu Rabbaninin sözleri..Ac[PHP]izane öyle anlıyorum.Yani işareten de olsa bir hadise dayanmayan bid2atleri kasdediyor üstadı azam..Allahu A'lem.
    o zaman "mevlid kandili" bidat tir diyebilirmiyiz.

    yada tersten bakacak olursan, bidat olarak nitelendirilecek tum uygulamaları, biraz zorlama ile senin "...işareten de olsa bir hadise dayanmayan" ifaden kapsmında, belki biraz da zorlayarak bu kapsma sokabiliriz. yani az zorlama ile bunları fendimizin bir uygulaması ( "...işareten de olsa bir hadise dayanmayan" ) buna işaret ediyor diyerek bidat yoktur bile diyebilirsin.

    bence bu zorlama bir yorum

    o zaman ortada hiç bidat kalmaz, benden söylemsi

  13. #13
    Tahsin EMİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-02-2012
    Mesajlar
    11.723
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tahsin EMİN
    Mesela ölülerin arkasindan gün tayin ederek yapilan dini merasimler, bid'at'tir...
    Cünkü daha düne kadar müslümanlardan bazilari, 7, 40, 52 günleri icersinde ve o günlere ait olmak üzere ölüye Kur'an okutmanin ya da ölü adina ikramda bulunmanin Dini bir emir ya da dini bir hüküm oldugunu biliyorlardi...
    Ne oldu, Dine bir ekleme oldu...
    Bu bid'at'in tam göbegidir...
    Ölüye Kur'an tilavet etmenin sünnet oldugunu bilmek ya da iddia etmek ya da sünnettir diyerek kabir baslarinda Kur'an okumak, bid'at'in tam göbegidir...
    Cünkü Peygamberimiz'den fiili bir numune yoktur...
    Peygamberimiz'in yapmadigini yapti sanmak ve bunu da bir ibadet imid gibi yapmak elbette bid'at'in tam göbegi idi...

  14. #14
    rabbinsadikkulu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-01-2012
    Mesajlar
    9.064
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @rabbinsadikkulu
    Alıntı (((__meftun__))) Nickli Üyeden Alıntı
    Mesela ölülerin arkasindan gün tayin ederek yapilan dini merasimler, bid'at'tir...
    Cünkü daha düne kadar müslümanlardan bazilari, 7, 40, 52 günleri icersinde ve o günlere ait olmak üzere ölüye Kur'an okutmanin ya da ölü adina ikramda bulunmanin Dini bir emir ya da dini bir hüküm oldugunu biliyorlardi...
    Ne oldu, Dine bir ekleme oldu...
    Bu bid'at'in tam göbegidir...
    Ölüye Kur'an tilavet etmenin sünnet oldugunu bilmek ya da iddia etmek ya da sünnettir diyerek kabir baslarinda Kur'an okumak, bid'at'in tam göbegidir...
    Cünkü Peygamberimiz'den fiili bir numune yoktur...
    Peygamberimiz'in yapmadigini yapti sanmak ve bunu da bir ibadet imid gibi yapmak elbette bid'at'in tam göbegi idi...
    "Mesela ölülerin arkasindan gün tayin ederek yapilan dini merasimler, bid'at'tir" diyorsunuz ama @Hikem in ortaya koyduğu; "Yani işareten de olsa bir hadise dayanmayan bid2atleri kasdediyor üstadı azam" fikirden yola çıkarak az bir zorlama ile efendimizin bir uygulamasını (işareten de olsa) bnunula ilişkilendirebilrsiniz. yani bu da bidat değildir diyebilirsiniz.

    bunlar çok zorlam bir yorum olur.

    ahir zamanda olduğumuzu unutmayın. imam rabbaninin şu cümlesinin de hatırlatayım;

    “işitdiğimize göre, hazret-i mehdî, hükûmet sürdüğü zemân, dîni yayarken ve sünneti diriltirken, bid’at işlemeğe alışmış olan medînedeki âlim, bid’ati güzel sandığı ve ibâdet olarak yapdığı için, hazret-i mehdînin emrlerine şaşarak, (bu adam, bizim dînimizi yok etdi ve milletimizi öldürdü) diyecekdir. hazret-i mehdî “rahmetullahi aleyh” bu âlimi öldürecekdir. "


    diyor. yani bidatlaer o kadar çoğalmış olacak ki medinedeki "alim" bile yanılacak.

    dikkat edin siz biz değil... "alim" hem de, "medinedeki alim"...

    ayrıca bu alimin mehdi hazretleri tarafından öldürüleceği müjdesini de alıyoruz.

  15. #15
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.073
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    İşareten de olsa bir hadise dayanması gerektiği(bid'atı hasene kavramının) sözünden ne anlaşılması gerektiği hususunda yazıda örnek verilmiştir...Bu örneğe itiraz bence mümkün değildir..Zaman darlığından burada noktalıyorum..Öncelikle ulemanın bid2atı seyyi ve hasene kavramalrına yüklediği anlam iyi kavranmazsa , Kayyumu rabbinin sözüde anlaşılmaz diye düşünüyorum...İhtilafın asli değil, lafzi olduğuna inanıyorum...
    Ehl-i Sünnet bunu beğendi.

  16. #16
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    15.971
    Adı geçen
    2 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Yaw, bu forumun en tuhaf görüntülerinden birisi de birçok hadis-tarikat ve mezhep munkirinin içinde barındırmasına rağmen , bir sürü de allâme din ve ilim adamının (!) içinde olmasıdır. Neyin bidat ve nelerin bidat olmadığını vazettemk için birsürü fetva makamı arz-ı endam etmiş... Halbuki bazı hususlar bidatle ilgilideğil, müslümanalrın güzel gördüğü işler cümlesindendir. Bilindiği gibi müslümanalrıngüzle gördüğü herhangi bir işi ve ameli de Rabbimiz de güzel görür ve beğenir. Önümüze gelen her şeye bidat diyerek bu şaşkınlar neye ulaşmak istiyorlar acaba ?

Sayfa 1/6 123456 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 110
    Son Mesaj: 25-06-2017, 00:24
  2. Bidattir Hemşerim!
    By kodoo in forum Röportaj - Söyleşi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20-08-2014, 22:28
  3. İslamoğlu: Takke Ve Sarık Bidattir
    By Dua Nur in forum MÜNAZARALAR
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 23-07-2013, 04:35
  4. Gonul Pinari Bidat ve Bidat Cirkinligi sohbet
    By bulut_bey79 in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25-05-2013, 00:00
  5. Bidat ve bidat ehli olanlar
    By fakiri in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 13-11-2009, 17:07

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş