Etiketlenen üyelerin listesi

Araplar Osmanlı'yı arkadan vurdu mu? Türklere 80 yıldır anlatılan bir masalı tekrar ediyorlar. Bu masal, "Araplar ve diğer 'Müslüman kardeşleriniz' I. Dünya Savaşı'nda sizi sattı" diye başlar ve "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" diye de noktalanır. Türk'ün özellikle de Müslüman dostu yoktur... Masal budur. Peki gerçek nedir? Gerçek şudur: Osmanlı'nın çöküş döneminde Türk olmayan Müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar başgöstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak

Bu konu 11729 kez görüntülendi 63 yorum aldı ...
Araplar Osmanlı'yı arkadan vurdu mu? 5.00 11729 Reviews

    Konuyu değerlendir: Araplar Osmanlı'yı arkadan vurdu mu?

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 11729 kez incelendi.

Özür dileriz, bu konu cevaplara kapatılmıştır bilgi almak için Bize Yazin ...
Sayfa 1/4 1234 Son
  1. #1
    Zeynep Özmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    1.653
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Zeynep Özmen

    Araplar Osmanlı'yı arkadan vurdu mu?


    Türklere 80 yıldır anlatılan bir masalı tekrar ediyorlar. Bu masal, "Araplar ve diğer 'Müslüman kardeşleriniz' I. Dünya Savaşı'nda sizi sattı" diye başlar ve "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" diye de noktalanır. Türk'ün özellikle de Müslüman dostu yoktur...

    Masal budur. Peki gerçek nedir?

    Gerçek şudur: Osmanlı'nın çöküş döneminde Türk olmayan Müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar başgöstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak "ihanet ettikleri" kesinlikle söylenemez. Hatta Araplar sözkonusu olduğunda, Osmanlı'ya isyan edenlerin küçük bir azınlık olduğunu, buna karşılık Arap kabilelerinin çoğunun Osmanlılık ve Müslümanlık bağıyla İstanbul'a sadakat gösterdiklerini söyleyebiliriz.

    Kürtler ise, daha da belirgin bir sadakatle önce Osmanlı İmparatorluğu'nu ardından da Milli Mücadele'yi desteklemişler ve Müslümanlık bağının getirdiği "kardeşlik"ten asla taviz vermemişlerdir. Ankara'nın kendisi bundan taviz verene kadar...

    Önümüzdeki Ocak veya Şubat ayında Doğan Kitap tarafından yayınlanacak olan "Kürtler Nereye? Türkiye'nin Kürt Sorununun Geçmişi, Bugünü ve Geleceği" isimli kitabımda, bu konuyu detaylı olarak inceliyorum. Burada, o kitabın ilgili bölümünden kısa bir pasaj aktarmakta yarar gördüm.

    Evet, gerçek, Murat Bardakçı'nın gösterdiği gibi değil. Aşağıdaki gibi...


    "Araplar" Osmanlı'yı Arkadan Vurdu mu?

    Her Türk genci "Araplar'ın I. Dünya Savaşı'nda bize ihanet ettiğini" öğrenerek büyür. Oysa bu, ancak kısmen doğrudur. I. Dünya Savaşı'nda Mekke Şerifi Hüseyin'in İngilizler ile anlaşarak Osmanlı'ya isyan ettiği ve ordumuzu arkadan vurduğu doğrudur. Ama hep atlanan nokta Şerif Hüseyin'in "Araplar"ın tümünü temsil etmediği, aksine bir istisna olduğudur. Ortadoğu uzmanı tecrübeli gazeteci Cengiz Çandar, "Arapların ihaneti" söylemi ile tarihsel gerçek arasındaki önemli farka şöyle işaret ediyor:

    "Mekke Emiri Şerif Hüseyin'in Hicaz'da bazı Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916'da İngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. Ancak, Birinci Dünya Savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun 'askeri açıdan' tayin edici bir değer taşımadığını bilir. İngilizlerin daha sonra yerine getirmediği 'bağımsızlık vaadi' ile işbirliğine çektikleri Şerif Hüseyin'in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, Mekke-Maan hattında, yani 'asıl cephenin gerisi'nde İngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur.
    'Asıl cephe', önce Şüveyş Kanalı ve Kanal Harbi'nde Türk-Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra Filistin'de kurulmuştur. Filistin'de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da Türk kuvvetlerini 'arkadan vuran' herhangi bir olay olmamıştır. Arapların ezici çoğunluğu, İstanbul'a yani Türkiye'ye sadık kalmıştır... Arabistan Yarımadası'nın Hicaz bölümünden Akabe'ye kadar olan 'cephe gerisi' dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur."(1)


    Aynı gerçek, American-Israeli Cooperative Enterprise (Amerikan-Israil İşbirliği Girişimi) adlı düşünce kuruluşunun başkanı, Ortadoğu analisti Mitchell G. Bard tarafından da, sözkonusu kuruluşun sitesinde şöyle vurgulanıyor:

    "O dönemin romantik kurgusunun aksine, Arapların çoğu I. Dünya Savaşı'nda Türklere karşı müttefiklerin yanında savaşmadılar. İngiliz Başbakanı David Lloyd George'un belirttiği gibi, Arapların çoğu, Türk yöneticileri için savaştı. [Osmanlı İmparatorluğu'na isyan eden] Faysal'ın Arabistan'daki taraftarları, bir istisnaydı."
    Araplar'ın topluca ihanet etmesi bir yana, bazıları Osmanlı ordularını fiilen desteklemiştir de. Konu hakkındaki uzmanlardan biri olan Dr. Zekeriya Kurşun'un ifadesiyle, "I. Dünya Savaşı'nda Türk ordusu ile beraber çeşitli cephelerde Türklerle omuz omuza çarpışan Arapların büyük yararlıklar gösterdikleri bir hakikattir." (2)


    Arap Milliyetçiliğinin Öncüsü Hıristiyan Araplardı

    Üstteki hakikati teslim etmekle birlikte, Arap milliyetçiliğinin Osmanlı'da Türk milliyetçiliğinden daha önce geliştiğini belirtmek gerekir. Arap milliyetçiliği, 1860'larda, Suriyeli Arap entellektüeller arasında doğmuştu. Osmanlı İmparatorluğu'na ve yönetimindeki "Türklere" karşı ciddi bir antipati besleyen bu entellektüellerin dikkat çekici bir yönü ise, çoğunun Hıristiyan oluşuydu. Butros El-Bustani, Faris Şadyak, Nakkaş, Corci Zeydan gibi Hıristiyan Arapların öncülüğünde başlayan bu harekete katılan Müslüman Araplar ise, çoğunlukla Batılı fikirleri benimsemiş seküler aydınlardı. Arap milliyetçiliğini geliştirirken "Arapların İslam öncesi tarihlerine" ilgi duymaları, bundan kaynaklanıyordu.

    Buna karşılık muhafazakar Müslüman Arapların çoğu, Osmanlı'ya sadakat duyguları içindeydiler. Hatta sadece Sünni Araplar değil, Irak ve Suriye'deki Şii Araplar arasında bile Osmanlı'ya ve Hilafet'e bağlılık duygusu vardı. (3) Bu konuda büyük bir otorite olan Prof. Kemal Karpat, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Arap milliyetçiliğinin, Hıristiyan Araplarınki hariç, aslında en son noktaya kadar "ayrılıkçı" olmadığına dikkat çekerek şöyle demektedir:

    “Görülüyor ki Arapların 'milli' hareketi esasında ayrılıkçı bir hareket değildi. Arapların birçoğu Osmanlı hükümdarlarını yabancı bir sömürgeci güç olarak değil, sadece Arap kökeninden olmayan, iktidarda bir hanedan olarak görüyorlardı ve Osmanlı Devleti ve hanedanı Müslüman kaldıkça ve Arapların hayat tarzına saygılı oldukça, özlemlerini yerine getirmeye söz verdikçe ve onları Avrupa işgaline karşı korudukça, itaat etmekten geri kalmıyorlardı. Geçmişte şan ve şereflerini ilk hatırlayan veya hayal edenler ve tarihlerinin modern bir versiyonunu yaratmaya çalışanlar Müslüman değil Hıristiyan Araplardı.(4)

    ....../.....

    Kısacası yakın tarihimiz, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" anlayışını doğrulayacak şekilde gelişmedi.



    1) Cengiz Çandar, "Sharon'cu Vicdansızlar-Filistin Yalanları", Yeni Şafak, 5 Nisan 2002
    2) Zekeriya Kurşun, Yol Ayrımında Türk-Arap İlişkileri, İrfan Yayınevi, İstanbul. 1992, s. 153
    3) Kemal Karpat, İslam'ın Siyasallaşması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2004, s. 379
    4) Kemal Karpat, İslam'ın Siyasallaşması, s. 594

    Yazan: Mustafa Akyol

  2. #2
    doğuhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    13-12-2006
    Yer
    orta dünyalar
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.425
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @doğuhan
    güzel bir konuya temas etmişsin kardeş eline sağlık

  3. #3
    Güle Sevdalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    14-12-2006
    Yer
    Ormandan :)
    Mesajlar
    116
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Güle Sevdalı
    Maalesef Türkiye'de bu gerçek bilinmiyor. Milliyetçiyim diye geçinen insanlar ağızlarında hikayeden öteye geçmeyen saçma sapan iftiralarla kin güdüyorlar araplara. Ama şunu bilmiyorlar ki arap ülkelerine gittikleri zaman kendilerine gösterdikleri hürmeti başkalarına göstermezler.

    Şu gerçeğide görmemiz lazım ki bu kadar milliyetçilik ayaklarına kapılanlar neden sadece arapları arkalarında vurduklarını iddia ediyorlarda bir Amerika'nın, İngiltere'nin,Fransa'nın... daha nice batı ülkelerinin yaptıkları ihanetlerini söylemiyorlar. Neden batı hayranlığı içerisine giriyorlar?

  4. #4
    siyah_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    30-11-2006
    Mesajlar
    19
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @siyah_nur
    bu konuyu çok merak ediyordum ve arapların böyle bişey yapacağına ihtimal vermek istemiyordum
    çok sağol bu konuyu açtığın için

  5. #5
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    31-12-2006
    Yer
    Diyar-ı Mevlana = Konya
    Mesajlar
    75
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Zerr
    Sayın Nurfer!! Çok önemli bir konuya temas etmişsiniz..Sizi gerçekten tebrik ederim..Çok faydalandık..Kaynaklarını vererek aktarmanızsa ayrı bir güzellik..

    Bu konu es geçilmemeli..Her Müslüman Türk ve Kürt genci Arap kardeşlerinin kendilerini sevdiğini bilmeli ve buna tüm kalbiyle inanmalıdır...

    Şunu unutmayalım ki başta Müslüman Arap dünyası olmak üzere tüm İslam Alemi Anadolu'nun Müslüman Türk ve Kürt evlatlarından İslam Birliğine önderlik etmelerini beklemektedir...


    Evet..Düşünce ve beklentiler Anadolu üzerinde yoğunlaşmaktadır...Çünkü Anadolu gerek tarihi misyonu gerekse bütün baskı ve dayatmalara rağmen İslami şuurun yeniden filizlendiği büyük bir toprak parçasıdır...Cemaat ve tarikatlerin bu denli yoğunlaştığı,hali hazırdaki bozuk durumda bile Mürşid-i Kamillerin, Allah dostlarının, Müfessir , Muhaddis ve Fakihlerin bu denli fazla olduğu başka bir İslam diyarı olduğunu zannetmiyorum...


    Gerçekten de tüm dünyayı zulümlerin aldığı, masumların kanlara boyandığı şu bahtsız zaman diliminde Anadolu'nun Mücahid insanlarının omuzlarında büyük bir manevi yük vardır..Bu yük tesbih taneleri misali dağılmış İslam ümmetini tekrar tek çatı altında birleştirip sadece Müslümanların değil tüm mazlum insanların haklarını ellerine verme, Dünyayı idare ettiğini sanan Gizli Dünya Devleti'ine karşı büyük mücadelesini etme görevidir....BU görevin en başında Anadolu insanı vardır...


    Ama ne acıdır ki böyle büyük bir görevi omuzlarında taşıyan Müslüman Türk ve Kürt Anadolu halkı parçalara ayrılmaya çalışılmakta;


    Müslüman Mücahid Kürt halkı Güneydoğuda ayaklandırılarak Komünist bir devlet oluşturulmaya çalışılmakta, Siyonist güçlere maşa yapılmaya çalışılmakta ve bir kısmı dağlarda kafire maşa yapılmak istenmektedir..


    Ve yine Müslüman ve Mücahid Türk halkı siyonistler tarafından ortaya atılan ırkçılık rüzgarıyla çalkalanmakta, yanlış milliyetçilik akımları ile öz kardeşi olan Kürtlerden kopartılarak ve Avrupa Birliği ve ABD gibi güçlere yaklaştırılmaya, onlara maşa yapılmaya çalışılmaktadır....


    Milli ve Manevi duygularından soyutlanarak maddeye bağımlı, dolar kölesi;
    üç beş kağıt parçası için babasının katilliğini , anasının satıcılığını, vatanının işportacılığını yapabilecek alçak ve ateist bir nesil yetiştirilmeye çalışılmaktadır...


    Ey Müslüman Türk evladı... sen ki yüzyıllarıdr bu topraklarda Haçlı zihniyete karşı vücudunu siper yaptın..İslam aleminin cesaret abidesi, şehadet sevdalısı Muhafız Milleti idin...


    Ey Müslüman Kürt evladı... Sen ki yüzyıllardır bu vatanın manevi bekçiliğini yaptın, Allah dostları yetiştirdin, Selahaddinler çıkardın...İslam milletlerinin sadakatta ve vefada timsali olan Muallim Milleti idin...


    Ey Müslüman Arap evladı... sen ki yüzyıllardır Allah Resulü'nün (sav) davasının savunuculuğunu yaptın...Tüm İslam alemine İslam'ı ilk götürme şerefine nail oldun...İçinden Tarık Bin Ziyadlar çıkardın...İçinden Halid Bin Velidler çıkardın...
    Seyyidler , Şeriflerle bu ümmetin Manevi Sorumluluğunu yüklenen İslam'ın Aziz Milleti idin...


    Haydi bırakın bu siyonist tuzaklarına kanmayı...Bırakın şucu bucu olmayı..Hep birden Muhammedi (sav) olun..Aynı İslamın ilk zamanlarındaki gibi....

    Kolkola verip pederiniz olan Yüce İslam'ın bayrağını göklere çıkarın..
    Kandan gözyaşları döken bu bebeklerin yaşlarını silmek için...
    Yüreği parça parça olan anaların sinesine merhem sürmek için...
    Namusları tehlikede olan bacıların yardım çığlıkları için...
    Ne olur haydi..Kurun artık şu İslam Birliğini....Yeter artık şucu bucu olmak...

    Yok mu , kalmadı mı benim önderim Hazreti Muhammed (sav) diyenler..Nerdesiniz hani, beni daha fazla bağırtmayın gösterin kendinizi....:confused1[1]:


    Not: Daha fazla yazamayacağım...Diyeceğim çok şey vardı ama gerisini siz anlayın artık.....Bazı şeyleri de kendiniz çıkarın...Daha açık konuşamıyorum çünkü...Siz anlarsınız beni...


    ..

  6. #6
    Bedrin_Aslanı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    922
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Bedrin_Aslanı
    her kim arapları severse beni sevdiği için sever, her kim onlara buğz ederse bana buğz ettiği için, bana karşı olan düşmanlığı için buğz eder...

    Bu sözden sonra denilecek birşeyin kalmaması gerekir...

  7. #7
    EHLİ-SUNNET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    10-10-2006
    Yer
    Dünya
    Mesajlar
    192
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @EHLİ-SUNNET
    Esselamualeykum..arkadaŞlar BaŞlikta Araplar Bİzİ Arkadan Vurdu Denİyor.araplar Arasinda 4 Tane Peygamber Var Bu Peygamberlerde Bu BaŞliĞin İÇİne Gİrermİ???

  8. #8
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    31-12-2006
    Yer
    Diyar-ı Mevlana = Konya
    Mesajlar
    75
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Zerr
    Alıntı EHLİ-SUNNET Nickli Üyeden Alıntı
    Esselamualeykum..arkadaŞlar BaŞlikta Araplar Bİzİ Arkadan Vurdu Denİyor.araplar Arasinda 4 Tane Peygamber Var Bu Peygamberlerde Bu BaŞliĞin İÇİne Gİrermİ???
    Açıklar mısın Ehl-i Sünnet kardeş, merak ettim doğrusu?



  9. #9
    gumus_Tesbih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-10-2006
    Yer
    van
    Yaş
    38
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @gumus_Tesbih
    -Araplarla Müslüman Türkler Arasına Sokulmak İstenen Nifak Tohumları

    İslamın iki bahâdır kahraman milleti olan Araplar ve Türkler arasında, sun‘î bir ihtilâf çıkararak İslam zaferlerini gölgeleme gayretleri, Avrupalılar tarafından XVII. asırdan beri sürdürülegelen fesâd faaliyetlerinin başında gelmektedir. Maalesef bu fesâd faaliyetlerinin acı meyveleri, I. Dünya Harbi'nde görülmüş ve bir çok müslüman millet, kahraman ağabeyi olan Türkleri arkadan vurmuşlardır. Gerçekten Hindistanlılar, paralı veya parasız İngiliz askerleri olarak ve düşman zannederek, gerçekte manevî pederi olan Türkleri öldürmüşler; şimdi başında oturmuş ağlıyorlar; zira babasız kaldıkları her hallerinden belli oluyor. İşte Araplar, yanlışlıkla ve düşmanın tahrikleriyle kahraman kardeşi Türkleri arkadan vurarak öldürüp hayretlerinden ağlamayı da bilmiyorlar. İşte Afrikalı bir kısım müslümanlar, tanımadan kurşun sıktıkları birâderlerinin başında şimdi vâveylâ ediyorlar. Kısaca âlem-i islam, İslamın bin yıllık bayraktarı olan oğlunu gafletle bilmeyerek öldürülmesine yardım etti. Şimdi anneler gibi saçlarını çekip ah-u fizâr ediyor. Kısaca Osmanlı Devleti, yakalarından ellerini çekti çekeli, hiç bir İslam ülkesinin iki yakası, yaklaşık bir asırdır, bir türlü bir araya gelmiyor[1].

    Bu fesât faaliyetlerini hâlâ devam ettiğini, 1985 baharında doktora tezim ile alakalı araştırmalarda bulunmak üzere gittiğim Kuveyt'de de müşâhede ettim. Osmanlı Devletinin Arap ülkelerini işgal ettiklerini (işgal etmek demek olan "ihtilâl" kelimesini, 1990 baharında gittiğim Suudi Arabistan'da da maalesef yetkililerin ağzından duyma acısını tattım) ve kendilerini sömürdüğünü müdafaa eden bir kısım serseri mayınlara orada da rastladım. Daha da ötesi, dikkatinizi çekerek belirteyim. Arapça öğretmek üzere açılan Lisan Okullarında okutulan ve ancak Amerikalı ve Kanadalı ilim adamları tarafından hazırlanan Arapça Gramerinde de "Osmanlı işgal etti" "Osman sömürdü" gibi cümlelerin, başka misal yokmuş gibi kâideleri açıklayan misaller olarak zikredildiğini esefle okudum ve gördüm.

    Böyle bir durumda değerli araştırmacı Prof. Dr. Muhammed Harb gibi meseleye vâkıf insanların bu fesâd şebekelerini durdurmaları gerektiğine kanaat getirdim ve bu vazifeyi ifaya çalıştıklarını da yazdıkları makaleleri okuyarak anladım. Muhammed Harb "El-Osmâniyyûn" adlı değerli eserinde haklı olarak şu soruları soruyor? Araplar Osmanlı hâkimiyetini nasıl karşılamışlardır? Buna mukâvemet etmişler midir? Nasıl bakmışlardır? Sevinmişler mi yoksa nefret mi etmişlerdir? Sömürgeci mi yoksa kurtarıcı nazarıyla mı bakmışlardır?

    Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Kanunî'ye mektuplar göndererek, Osmanlı Devleti'nin şemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istediklerini ve hatta Osmanlı Devleti'nin bir eyâleti olmayı teklif ettiklerini biz, daha önceki bir makalemizde belgeleriyle isbat etmiştik[2]. Muhammed Harb de aynı şekilde değerlendirme yapıyor ve değerli ilim adamı Dr. Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili bir araştırmasından iktibaslar yapıyor. Ortadoğudaki Araplar açısından ise, bu sualleri şöyle cevaplıyor:

    "Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi, Osmanlı Devleti'ni davet etmişler ve onlara merhaba demişlerdir. Bu durum, Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil, belki çok daha evvel başlamıştır. Özellikle Mısır'daki müslüman ahali, İslam'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi‘ olmayı başından beri istemektedir. Ortadoğudaki Araplar, tıpkı Mağribliler gibi, Osmanlı Devleti'ni, kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüşlerdir.

    Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde, Mısır âlimlerinin, Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüştüklerini ve ona Sultan Gavri'nin şer‘-i şerife muhâlif hareket ettiğini şikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir[3]. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. Mısır'dan yola çıkarak Şam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb girişinde, çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultan Selim" sesleriyle şaşkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir[4].

    II- Halep İleri Gelenlerinin Yavuz'a Gönderdikleri Mektup

    Burada Halep âlimleri, kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultan Selim'e takdim edilen bir Arîza yani dilekçeyi de aslına uygun olarak takdim etmek ve bu dediklerimizi belgelendirmek istiyoruz. Muhammed Harb tarafından özeti Arapçaya tercüme edilen bu belgenin aslı, Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. Gerçekten Halep'de âlimler, kadılar, a‘yânlar, eşrâf ve ileri gelenler bir araya gelmişler ve kendi durumlarını aralarında tartışmışlardır. Neticede dört mezhebin kadısının ve şehrin ileri gelenlerinin, bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arîzada Osmanlı Sultanı Selim'e hitâben istediklerini dile getirmelerini kararlaştırmışlardır. Alınan kararlara göre, Suriye halkı Memlûklu zulmünden bıkmıştır. Memlûklu idarecileri şer‘-i şerife muhâlefet etmektedirler. Sultan Selim, Memlûklu saltanatına son vermek isterse, Suriye halkı kendisine hoş geldiniz demeye hazırdır. Kendisini karşılamak üzere Anteb'e kadar gelecektir. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir.
    Mektubun Kısa Özeti

    "Mevlânâ Sultanımıza,

    Biz Haleb'in ileri gelen âlimleri, eşraf ve a‘yânıyız. Bütün Halep ahalisinin izniyle size bu mektubu ve arîzayı yazıyoruz. Haleb ahalisi Sultan'a itâatkâr, kendi arzumuzla emirlerine hazırız ve bağlıyız. Ahalinin izniyle bu mektup yazılarak hazretlerine gönderildi. Haleb ahalisi, Sultanlarından ahd ü emân talep eyledik ki, canlarımız, mallarımız ve ehl ü iyâllerimiz mahfûz kalsın. Siz isterseniz, Memlûklüleri yakalar sizin elinize veririz. Sultanım Anteb'e geldiklerinde Haleb ahalisi sizi orada karşılamaya hazırdır. Eğer Memlûklüler önce davranırsa, ne olur, biz onların elinde esir olarak bırakmayın. Onların elinden kurtarmak kâfir elinden kurtarmak gibidir. Sultanım bile ki, şerî‘at asla uygulanmaz, malımızdan ve iyâlimizden dilediklerini zulmen alırlar. Kimse hesap soramaz. Her biri ayrı bir sultan gibidir. Bizden asker istediler, vermedik, bizi Sultanlarına şikâyet ettiler.

    Sultanımızın devletlü başı için, bizi Memlûklüler elinde esir bırakma. Güvenilir bir vezirini bize gönder. Gizli gelsin, bizim başımıza geçsin ve bizi kurtarsın.

    Halep Kadısı

    Şemseddin Cemâleddin"

    Mazide İslamın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler, elele vererek, Kur‘an'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalarıyla herkese duyurmaya çalışmışlardır. "İnşaallah yine, Araplar, ümitsizliği bırakıp, İslamiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip, Kur‘an'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir

  10. #10
    aHuZaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    27-11-2006
    Yer
    Gönülistan
    Mesajlar
    6.438
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @aHuZaR
    Alıntı Limriemvrm Nickli Üyeden Alıntı
    her kim arapları severse beni sevdiği için sever, her kim onlara buğz ederse bana buğz ettiği için, bana karşı olan düşmanlığı için buğz eder...

    Bu sözden sonra denilecek birşeyin kalmaması gerekir...
    bu söz hazreti haticenin evini yikip umumi hela yapan hazreti ebubekirin evini yikip oto park yapan ve simdi peygamberimiz s.a.w evini yikip otel yapmak isteyen suidiler icin icin gecerli degil sanirim degilmi?

  11. #11
    EHLİ-SUNNET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    10-10-2006
    Yer
    Dünya
    Mesajlar
    192
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @EHLİ-SUNNET
    ebu zer kardeşim başlık şu şekilde yazılsa olmazmıydı. günümüzdeki araplar bizi arkadan vurdu??

  12. #12
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    31-12-2006
    Yer
    Diyar-ı Mevlana = Konya
    Mesajlar
    75
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Zerr
    Alıntı aHuZaR Nickli Üyeden Alıntı
    bu söz hazreti haticenin evini yikip umumi hela yapan hazreti ebubekirin evini yikip oto park yapan ve simdi peygamberimiz s.a.w evini yikip otel yapmak isteyen suidiler icin icin gecerli degil sanirim degilmi?
    Belli bir azınlığa bakarak tüm Arap toplumunu öyle görmeyiniz...
    Bugün dünyada çoğu İslam ülkesinde iktidar ve güç zorba azınlık güçlerin elindedir..Ve bu tür zulümleri yapanlar da o zorba güçlerdir..Halklar böyle değildir..Onun için Suudi yönetimini veya Baas rejimini bu tür konularda örnek vermemelisiniz...

    Bizim için örnek halktır...

    Eğer sizin dediğiniz mantıktan hareket edersek Allah'ın dinine (haşa) saldıran bi sürü Türk ırkından olan insan vardır..Onlar ne olacak? Bugün Türk televizyonlarını uydudan izleyen ve müstehcenliğin ahlaksızlığın daniskasını gören dindar Araplar "vayy Türklere bak..Bunlarla kardeş olunmaz..Bunlar karı oynatıyor" deseler ne denli doğru bir hüküm olmazsa aynı şekilde halihazırda medyada gördüğümüz yanlış uygulamalarla da Araplar hakkında genel bir hükme varılamaz..





  13. #13
    arşivist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    17-01-2007
    Mesajlar
    1.361
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @arşivist
    güzel bir hatırlatma oldu.

  14. #14
    GÖNÜL İKLİMİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    13-06-2006
    Yaş
    39
    Mesajlar
    222
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @GÖNÜL İKLİMİ
    Gümüş tesbih kardeşim gerekeni açıklamış.Kendisine teşekkür ediyorum.

  15. #15
    EHLİ-SUNNET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    10-10-2006
    Yer
    Dünya
    Mesajlar
    192
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @EHLİ-SUNNET
    Osmanlıyı arkadan vuranlar vahabi zihniyetidir..

  16. #16
    Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    2.231
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Murat Yazıcı
    Şu tespiti yapmakda fayda var: Vehhabiler en çok Müslüman Arapları katlettiler. Vehhabi hareketi "Arapların Türklere karşı bir hareketi" değildir; bilakis, Vehhabilerin tüm Müslümanlara (Arap veya Türk) ve Halifeye ve Ehl-i sünnete karşı bir hareketidir.

    Suudilerin I. Cihan Harbi'nde İngilizlerle işbirliği yaptığını unutmamak lazım. Ancak Suudilerin genel olarak Arapları temsil etmediği izahtan varestedir. "Türk" İttihadçıların da tüm Müslümanlara (Araplara ve Türklere ve diğerlerine) büyük zararlar verdiğini hatırlayalım.

    Konu hakkında bazı yazıları şu bağlantılarda bulabilirsiniz:

    http://muratyazici.blogspot.com/2007/07/ibni-suud-ailesi-vehhabilik-ingilizler.html

    http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/ibni-suuda-ingiltere-hindistan.html

    http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/vehhabi-vaheti.html

    http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/suudi-arabistan-ve-vehhabilik.html

    Türkiye'de son 70-80 senedir aşılanmış olan Arap düşmanlığının menşeinde ise Peygamber (aleyhisselam) düşmanlığı ve İslam düşmanlığı vardır. Şunu da ekleyeyim: "İşler Arap saçına döndü..." gibi ifadeleri kullanmamak lazım; hamam böceklerine "kara Fatma" denmesi ve kara köpeklere "Arap Arap..." diye seslenilmesi imanı olan bir insanın tahammül edemeyeceği çirkin işlerdir.

Sayfa 1/4 1234 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Araplar bizi arkamızdan vurdu mu?
    By kemalali in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 30-06-2014, 15:11
  2. Cemaati kimler arkadan hançerledi?
    By KARAMURAT-3 in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18-01-2014, 22:57
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17-02-2011, 13:03
  4. Osmanlıyı kimler arkadan vurdu?
    By GENCAKINCI in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 31-01-2011, 03:50
  5. Osmanlı Araplar'a dizi oluyor
    By ihvan23 in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15-02-2010, 13:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş