Etiketlenen üyelerin listesi

İlk kavga,ilk cinayet,ilk kan. Yeryüzünde teneffüs ettiğimiz ademliğin mesabesinde,bizlere bu ilkler babamız Adem (as)mın çocuklarını,kardeşlerimiz Habil ile Kabili hatırlatıyor. Arşta bu cinayet işLendiği an kötüye,kötülüğe isim verdiğimiz kabilliğin aksi olan iyi ve iyiliğin sembolü de Habil oldu. Rabbe teslimiyetin,kalbi safiyetin en masumene nişanesiydi Habil! Rabbe isyanın,nefsi nankörlüğün en bariz tezahürüydü Kabil! Ve yaşadıkça gördük ki hayat hepimize öyle bir an

Bu konu 43637 kez görüntülendi 302 yorum aldı ...
Betül Güler Bulut / Anahtar 4.00 43637 Reviews

    Konuyu değerlendir: Betül Güler Bulut / Anahtar

    5 üzerinden 4.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 43637 kez incelendi.

Sayfa 2/19 İlk 123456712 ... Son
  1. #17
    Dua Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    29-04-2007
    Mesajlar
    36.606
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Dua Nur
    Eline sağlık Betül

  2. #18
    Ebu Computer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-06-2013
    Mesajlar
    21.774
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Computer
    Alıntı Büşra Betül Nickli Üyeden Alıntı
    Üçte birini geride bıraktığımız mübarek ayın
    Ramazan bitti Sayın @Büşra Betül.

  3. #19
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Ben yazıyı önceden gönderdim sözleşmeyi imzalayamadım henüz o yüzden bekletmişler ...

  4. #20
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Kahrol İsrail

    Senelerdir süregelen biz zulümdür mazlum,masum Filistin!Ezgileri yankılanır kulaklarımızda ‘Filistin Rasül yılmadı, Filistin sabret az kaldı’. Bitmeyen,bitemeyen bir zulüm. Tükenmeyen protesto, ızdırap…Yetimliğin,öksüzlüğün, çaresizliğin tek kalemde yazılışı her salise yaşanışı Filistin!

    Bizler bir çırpıda geçirdiğimiz Ramazan’ın ardından tatil planları kuruyorken , bayramlaşma ziyaretlerini sıraya koyuyorken Filistin her yandan ölümün elini öpüyor, ölüm teneffüs ediyor. Filistin’e şehadet yağıyor. Bizlerin hayallerinde yaşattığı şehadeti Filistin kucaklıyor. Onlar şehid oluyor bizler seyrediyoruz. İzleyip geçiyoruz. Protestosunu ettiğimiz katil İsrail’in ürünlerini kullanıyoruz.
    Ne mutlu ki Rabbim şehadet şerbetini içiriyor. Bebeğinden, çocuğuna, kadınına ,teyzesine, amcasına ,dedesine topyekün ‘şehadet’ yağıyor… Ebabil kuşları ağızlarında şehadeti taşıyor Filistin için …
    Yüreği yanan kardeşlerimiz protesto eylemlerine gitti, gitmeye devam ediyor, edecekler. Uykunun en tatlı anından feragat edip Filistin için kıyam ettiler. Rabbim makbul buyursun yürek eylemlerini,intifadalarını.
    Ne yazık ki bu eylemi gerçekleştirirken artık karadan da şehadet yağan Gazze’ye destek olmaya çalışan kardeşlerimize polis biber gazı müdahalesinde bulundu. Ne yazık ki merhametlere acıyı katık ettiler. Filistin yanarken, gözler yanmış ne fayda .Feda olsun gözlerden akan yaşlara. Ya Rab İsrail bu gözyaşlarında boğula…
    Beyinlerini Müslümanları yok etmeye yönelik kurmuş bu zalimler. Yiyecekten,giyeceğe, teknolojik aletlere kadar evlerimizin her köşesinde barınıyorlar. Kendi ülkelerinde tüketilmesini yasakladıkları bir çok ürünü özellikle Müslüman ülkelerde satışa sunuyorlar. Bizler de yan ürünlerden daha kaliteli görüp hatta ‘gavurlarda güzel icat ediyor’ sloganıyla kullanmaktan geri durmuyoruz.
    Buna rağmen İsrail ürünlerine karşı sürdürülen boykotun az da olsa onlara zarar verdiğini, ekonomik anlamda eksilere düştüklerini görmek hamdimizi artırıyor.


    Filistin Şehadeti yudumlarken Rabbine tebessümle kavuşuyor. İzleyenlerin imtihanı bu, geride kalanların imtihanı. Bir Ramazanı daha uğurlarken imtihan şuurunu yaşayanlardan olabilme temennileri besliyoruz yüreğimizde. Aczimizle yaratıcıya el açarken yürek kilidimizin bağışlanmayla beraatini umuyoruz. Yeni güne azığı teslimiyet yolu şehadet nidalarıyla giriyoruz. Umut ediyoruz Filistin’in muzaffer olmasını.
    Rabbim bizleri Filistin imtihanını aşanlardan eylesin…Bu niyazla yine, yeniden Kahrolsun İsrail!

    Son dakika gazetesi

  5. #21
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Öfke

    Kabil'in yüreğine öfke tohumu ekildiğinden beri yeşerip boy veren bu duygu bizler de 'kin' olarak kökleşmeye başladı. Kabil o hırsla kardeşine kıyarken bizler belki fiziksel olarak girişimde bulunmasak dahi kardeşlerimize sözlerimizle, bakışlarımızla, eylemlerimizle kıyar olduk. Vurur olduk birbirimizi.

    Bir gün mizan da önümüze dürüleceğini bildiğimiz halde kardeşlerimize zarar verir olduk. Hasretle bir çoğunun arayıp bulamadığı kardeşliğimize zeval getirdik umarsızca.

    Bu öfke tohumunun evvelden, Kabil kardeşimizden ekildiğini, uğrunda diğer kardeşimiz olan Habil'i kaybettiğimizi bildiğimiz halde hatta önüne geçemediğimiz sürece kayıplar yaşayacağımızı görebiliyoruz. Göz göre göre bu kayıpları davet ediyoruz hanemize. Evlerimizde bereket noksanlığı yaşıyoruz akabinde.

    Peygamberimiz 'öfke şeytandandır' diye defaatle uyarmışken bizleri anlık şeytani duyguların kıskacında aklımızı yitiriyoruz. Bütün dünyayı sarmış olan zulme haykırmalıyız oysa. Kinimiz zalimlere olmalı. Bedenleri hunharca katledilen Filistin'li kardeşlerimize kalkan olmalı haykırışlarımız.

    Haberlerde borcu yüzünden cinnet geçiren babalara, aile kavgalarına inat çığlıklarımız İsrail'i korkutmalı çocuklarımızı değil. Her geçen gün zalime inat çocuklarımıza düşmanlarımıza karşı beslemeleri gereken öfke duygusunu vermeliyiz. Bu duyguyu düşmana karşı doyurmalıyız ki kendi kardeşlerine kıymaya kalkmasınlar. Akıllarından bile geçirmesinler birbirlerine zarar vermeyi. İnsanlığa umut olsun nesillerimiz.


    Büyüklerin başaramadığını çocuklar başarsın. Kardeşliğin sadece aynı anne babaya sahip olmaktan ibaret olmadığını anlatsınlar dünyaya. Asıl kardeşliğin din kardeşliği olduğunu ispatlasınlar yaşantılarıyla. Yüreklerin öfkeyle kilitlenmiş kafesini, Rabbin rızasını umarak raziyet anahtarıyla özgürlüğe bıraksınlar.

    Filistin için Gazze için özgürlük türküleri bestelesinler. Yüreklere direnişi işlesinler. Bizler de ki kavgalara inat barışçıl bir dünya var etsinler Allah'ın inayetiyle.


    Kim bilir bir gün haberler de cinnet vakaları yerine kardeşlik besteleri çalınır.

    Betül Güler Bulut / Sondakika Gazetesi


  6. #22
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Merhamet

    Hayattaki en zorlu sınav insanın evladıyla olan imtihanı olsa gerek. Özellikle bir anne için ömrünün çoğunluğunu uğruna feda ettiği kendi kanını taşıyan ikinci yüreği tarafından sınanmak ve kaybetmek acıların tarifsizlerinden.

    Yaşamın engebeli yollarında yürürken bizleri nelerin beklediğini bilemeden soluk alıp veriyoruz. Yaşama amacımızın en büyük gayesi; zamanı geldiğinde huzuruna varacağımız Rabbimize ak bir alınla varabilmek. Bu uğurda örnek almaya çalıştığımız peygamber, alimler , sadık kullar misali yeri gelince hanemizle sınava tabi tutuluyoruz. Hz Nuh (as) gemiye binmeyen oğlu için Rabbine seslendiğinde Allah Nuh(as) a oğlu için 'O senin ehlinden değil' diyerek teselli etmişti.

    Bu misal malesef günümüzde bizlere tecrübe niteliğini taşımıyor. Bizler yeri geldiğinde evladımızdan vazgeçemiyoruz. Üstelik bu vaz geçmeme Rabbin hudutlarına aykırı dahi olsa. Bizlerin Nuh(as) peygamberin hayatını bildiğimiz halde eylemlerimize set çekemediğimiz duygu merhametten olsa gerek. Velakin Allah'ın daha merhametli olduğunu unutmamalıyız. Şeytan bizi Rabbimizle de aldatabilir mazallah.

    İnsanoğlu çoluk çocuğa karışınca aile mefhumunu daha fazla idrak ettiği gibi anne-liğin, baba-lığın ehemmiyetini de yine evlat sahibi olduğunda anlayabiliyor. Hatta kimi zaman bu önemseme çocuk belli bir yaşa gelip başından talihsiz bir olay vuku bulduğunda da olabiliyor. Yetişkinler evlatlarıyla büyüyor. Zamanında kendi ailelerine karşı bir çok zorluğu göğüsleyen ebeveyn çocuğunu bu zorluktan mahrum bırakınca isyankar bir birey filizlenmiş oluyor ülkenin bağrında.

    Toplumumuzda yaptıklarından aileyi haberdar eden bir nesil göremiyoruz. Çocuklar bırakın eve haber bırakmayı izin almaktan bile uzaklaşmış durumda. Köteksiz bir nesil olduğu kadar söz dinlemez bir nesil var çağa inat. Çocuklar annelerini, babalarını tehdit ederek yaşıyorlar. Aynı aile de birden fazla fikir akımı oluşuyor , fikirsel ayrılıklar bireyleri birbirine karşı iyice soğutuyor. Her fert kendi akımında ki arkadaşlarını kardeşten öte görüyor ve öyle muamele ediyor.

    Allah'ın ölçüsü dahilinde yetişen, yetişmeye azmeyleyen çocuklar bile yeri geliyor nefsani duygulara gem vuramayışlarından, beşer olma hasebiyle dünya da birbirlerine zulüm edebiliyorlar.

    Ebeveynler nerede hata yaptıklarını defaatle gözden geçirmeli, ömürlerinin son demlerini kavgalarla geçirmek yerine birbirine saygı ve sevgi gösteren aile ortamı oluşturmalıdırlar.Merhamet sadece anne ve baba da kalırsa her şahıs yalnızca kendi etrafında ki çocuklarına karşı affedici olur. Islah için insanlığı affeden bir yürek büyütmek lazım.Yüreğin acımasızca kilitlenmiş hanesini Rahman'ın teslimiyet anahtarıyla açmak lazım.

    İphonelar ceplere girdiğinden beri kitaplar kütüphaneler de raflarda mahkum kaldı.Okumayan beyin gelişemez, değişemez. İlmi gelişim için de ilmi birikim gerekir. Diploma için okuyan çocuklarımıza hayat üniversitesi mezuniyetini veremiyoruz. Hayatın yalnızca bu dünyadan ibaret olmadığını hem kendimize hem hanemize anlatmalı kavratmalıyız. Yoksa vay bize , vay geleceğimize, vay ahiretimize...

    Betül Güler Bulut
    Son dakika gazetesi


  7. #23
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Karmaşık Olan Bizler!

    Tanıştığı fikirler insanın hayatına benimseme olarak yerleştiği andan itibaren belli bir akımın müntesibi olmuş şahsiyetler ortaya çıkıyor.

    Her daim doğrunun arayışı içinde kıvranıyoruz. Öyle bir an geliyor ki doğruluğuna kani olduğumuz durum, benliğimizi himayesine alıyor.
    Hakimiyeti altında ki fikirlerimiz insanlığa faydalı ise ne ala diyerek manen bizi yıpratsa bile olağan durumun değişmesi için çaba sarf etmiyoruz. İlim sahalarının genişlemesi bizi tembelliğe sevketmiş olmalı.
    Yüzlerce akım ve yüzlerce bu akımların sahibi fikir babaları bizlerin kaosa düşmesinde önemli rol oynamakta. Kim hangi fikir babasına saygı ve hayranlık duyuyorsa yaşantısını o minvalde yaşamaya özen göstermekle kalmıyor kamusal ortamını da oluşturuyor. Kargaşa farklı babalara duyulan saygının ‘Benim babam senin babanı döver’ sloganını atmasıyla ortaya çıkıyor. Eskiden çocuklar kendi aralarında böyle bir cümle kullanarak hayallerinde babaları dövüştürürlerdi. İnsanlar şimdi muhataplarıyla fikirlerini dövüştürüyorlar.
    Yüzlerce doğru mu var? Diye bir soru gelebilir aklımıza. Esasında doğru tektir. Ama o doğruya varılacak yollar çeşitlidir. Ve insanlar hangi yolu tercih etmişlerse hele ki bu yolun mutlak surette doğru olduğuna inanıyorsa başka fikirlere açık olamazlar. Başka neşriyatlardan da faydalanamazlar.
    Bu minvalde hayatımıza yön vermeye çalıştığımız, Rabbimizin bizim için seçtiği dinin buyruklarını razı olduğu şekilde yaşamaya çalışırken fıkıhsal alanda ki farklılıklar biz Müslümanları birbirimize düşürdü. Ne yazık ki sevgilerimizi gösteremez, merhametlerimizi uygulayamaz olduk. Yabancılara gösterdiğimiz töleransı manevi kardeşlerimize karşı gösteremez olduk. Bu hususta hassaslık gösterenleri de eleştirdik. Ilımlı kimliğine soktuk.Kim bilir bu ılımlı kimlikleri biz oluşturduk.
    Kargaşaya dönüşen hayatlarımız fikirlerimize kadar indi.Düşüncelerimiz karmaşık hal aldıkça çözemez, çözümlenemez olduk. Kendi problemlerimizin rehavetinde boğulduk. Teselli edemez olduk yüreklerimizi, kimseyi de teselli edemedik yasa boğulmuş zamanlarda. Oysa imanın en belirgin özelliklerinden biri ‘Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız’ ikazıydı. İmanı tehlikeye sokan heyulamız da cehennem çukurlarına kürek attığımızı bilemedik.
    Geçtiğimiz günlerde bir bacıyla tanışmıştık. Nişanlısı kendisine izdivaç için mollalarına danışması gerektiği söylemiş. İstihareye yatıldıktan sonra genç delikanlı nişanı atmış. Nişan faslı duygusal bağı kuvvetlendirdiğinden ötürü genç kız durumdan çok etkilenmiş. Helalleşmişler. Oysa Allah gönül kırgınlıklarının hesabını da soracak. İnsan hayati kararları böyle bir hassasiyeti varsa en baştan analiz ederek uygulamaya geçmeli. Belki her ikisi için de hayır olan durum budur. Gönül imtihanları en zor imtihanlar arasında yer alır. Beynin meşgul olmasını istemezsiniz ama ne çare ki düşüncelerinizin hakimi olmuştur duygular.
    Her ne olursa olsun Allah’ın bizlerden razı olduğu yaşam biçimini öğrenmek, uygulamak ve bu hususta kamusal bir alan oluşturma çabası içerisine girmek durumundayız. Yeter ki bu hedefimiz olsun. Yollarını Rabbimiz bize açacaktır. Dünyanın duyarsızlığa gömülmüş ruhunu merhamet kilidiyle açabilmek için bol bol mağfiret dilemeliyiz…

    Sondakika Gazetesi

  8. #24
    Mugalata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    10-03-2014
    Yer
    izmir
    Mesajlar
    4.195
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mugalata
    Alıntı Büşra Betül Nickli Üyeden Alıntı
    ...
    Geçtiğimiz günlerde bir bacıyla tanışmıştık. Nişanlısı kendisine izdivaç için mollalarına danışması gerektiği söylemiş. İstihareye yatıldıktan sonra genç delikanlı nişanı atmış. Nişan faslı duygusal bağı kuvvetlendirdiğinden ötürü genç kız durumdan çok etkilenmiş. Helalleşmişler. Oysa Allah gönül kırgınlıklarının hesabını da soracak. İnsan hayati kararları böyle bir hassasiyeti varsa en baştan analiz ederek uygulamaya geçmeli. ...
    Sondakika Gazetesi
    evet, bu kısmı beğendim. doğruya isabetli biçimde değinmişsiniz.

  9. #25
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra

  10. #26
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    http://www.sondakikagazetesi.com/aut...rticle_id=1167

    Yazı Yayınlanmış...

    Mekanın Cennet Olsun Annem

  11. #27
    Tahsin EMİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    07-02-2012
    Mesajlar
    11.602
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Tahsin EMİN
    Alıntı Büşra Betül Nickli Üyeden Alıntı
    http://www.sondakikagazetesi.com/aut...rticle_id=1167


    Yazı Yayınlanmış...

    Mekanın Cennet Olsun Annem
    Allah rahmet eylesin. Mekanı, makamı cennet olsun. Yazınızı okudum, maşallah, bizleri de "tefekkür"le an be an yaşattınız "ölüm"ün hüznü ve nasihatiyle... Kaleminize kuvvet...
    Sizlere de tekraren sabr-ı cemil'ler niyaz ederim...

  12. #28
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Amin..Allah razı olsun...

  13. #29
    Dua Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    29-04-2007
    Mesajlar
    36.606
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Dua Nur
    Alıntı Büşra Betül Nickli Üyeden Alıntı
    http://www.sondakikagazetesi.com/aut...rticle_id=1167

    Yazı Yayınlanmış...

    Mekanın Cennet Olsun Annem
    Eline sağlık Betül güzel yazmışsın olanları ve duyguları. Mekanı cennet olsun.

  14. #30
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Alıntı Dua Nur Nickli Üyeden Alıntı
    Eline sağlık Betül güzel yazmışsın olanları ve duyguları. Mekanı cennet olsun.
    Amin Allah razı olsun...

  15. #31
    Büşra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    13-06-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    19.300
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Büşra
    Çalkantılarımız

    Var olduğumuz sürece bitmeyen ihtiraslarımız eşiğinde kavgalarımız daimi olacaktır. Varoluş bilincine sahip insanlık birbirini görmezden gelmeye başladığı an’da duyarsızlık baş gösterdi. Bizleri birbirine bu denli hasım eden dürtüyü bırakın hissetmeyi mevcudiyetini inkar eder olduk.

    Toplumdan soyutlandıkça toplumu oluşturan ana kriterde ki aile mefhumunun içini boşalttık.Boşluğa sevk ettik. Gerilim çağını açtık hanelerimize. Gerilen yüreklerimiz acımasızca saldırır oldu etrafına. Gözler de nem çoğaldı ,rahmet nazarları yerine hiddet bakışları ruhumuzda derin izler bıraktı.

    Dağıldık.. Okyanusa atılan taş misali dalgalar uçsuz bucaksız koylara doğru sürükledi her birimizi. Direnişi yitirdik,ayağa kalkamaz olduk,savrulduk. Kapitalizme yenildik emperyalist savaşçısı olduk evlerimizin. Global cümlelerle aşağılamaya başladık muhatablarımızı. Bilgimizi birbirimize nisbet etmek için kullanır olduk. Riya oturdu en güzide mekanlarımıza. Öteledikçe ötelendi duygularımız nebevi bakışlarımız…

    Yalnızlaştık. Kaldırımlarda yalnız gezinen, düştüğünde el uzatılmayan ,vermek için elini yüreğine dahi götürmeyen bireylere dönüştük. Ensar olamadık ki muhaciri görebilmek için. Muhacir olamadık ensari gönüller için. Kavgalarımıza entel sloganlar yerleştirdik. ‘ Ataerkil baba morartır, feminist modern anne kızartır’ terennümleriyle ev içi şiddeti meşrulaştırdık.
    Fikriyatının despot babası muhatabını her bakımdan morartma güdümüne , annesi ise kızartma teorilerine kapıldı. Komşu,akraba ,arkadaş ilişkileri hatta sosyal medya bile bu durumdan nasibini aldı.

    Şimdi dünya hegomonyasının feodal güce dönüştüğü mekanlarımızda kendimizle çatışıyoruz. Vahyi hayatımızdan çıkardığımız sürece özümüze dönemeyeceğimizi bilmeliyiz. Birileri bizlere önceliğimizin rızayı ilahi olduğunu gerekirse kafamıza tokmak vurarak hatırlatmalı. Nebevi metodun bitmeyen ilkesi rahmet nazariyesini bünyesinde taşımayıncaya dek Rahman’ın razı olacağı bir kul olamayacağını bildirmeli. Hikmet ve güzel sözün tebliğde esas inzali,tebessümün sadaka olan sünnetiyesi ile yeniliğe açılmalı kalplerimiz. Önce kendimiz yaşamalıyız ki toplumda ki insanlara tesiri olabilsin.

    İbn Haldun toplumların insanlar gibi doğma, büyüme ve çökme aşamalarından geçtiğini söyler. Asrı saadet dönemi ,halifeler dönemi ve önceki peygamberlerin dönemlerini incelediğimizde bu söylemin hakikati barındırdığına şahit oluyoruz. Şimdiki asır çökme döneminde ise kalkınmak için masumiyet çağı diye isimlendirebileceğimiz doğum evresine Rabb’in inayeti olmadan geçemeyiz. Bu geçiş için önce tevbe etmeliyiz. Allah’ın bizlerden günahsız bir toplumdan ziyade ölçüsünde , sınırlarında kısaca hayatının her aşamasında kendisinin unutulmamasını ,tercihin tayin ettiği ölçüler doğrultusunda olmasını istiyor.

    Vahiysiz ve Muhammedsiz (sav) hayat bedbaht olmaya mahkumdur.


    Genç Birikim Dergisi
    Betül Güler Bulut
    @Hakperest yazı çıkmış ... Eleştirilerini beklerim...

  16. #32
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.169
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    yazıda, hedeflediğiniz hasıl olur; okuyucu kitlenizin beklentisini, karşılıyor ise bana diyecek pek bir şey kalmaz.

    yazı biraz şiirsel ve biraz da post-modern karmaşa ve duygular mevcut
    düzlüğe çıkamayan ve sonuçta semere alamama var gibi
    gerçi kadının grift duygu dünyasını çözemeyip postmodernlikle suçlamış da olabilirim

    bana göre, modernizme isyan postmodern gri(flu) duygularla olmamalı
    yenilmişlik, tükenmişlik, flu sahneler edebiyatta nefsi mest etse de
    zamanın bireyselleşmiş insanları narkoz halinde
    tatlı tatlı uyumalarına da vesiledir

    öyleyse şiirsel anlatım duygusal yaklaşımlar
    ayağı yere basan, göğe yükseklerek bir anıt gibi durmalı
    okuyucunun elinde net bir semere, sonuç, kanıt, yol haritası olmalı

    Başarılar @Büşra hocam

Sayfa 2/19 İlk 123456712 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 08-03-2015, 19:15
  2. anahtar
    By fas in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-07-2012, 23:49
  3. Sait Çamlıca / Anahtar
    By Büşra in forum VİDEOLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-04-2012, 17:36
  4. Nur Sena :) [Anahtar+Klavye+Diğer]
    By silvershadow in forum DUYURULAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01-04-2008, 17:36
  5. Anahtar Nerde Acaba :?:))
    By MEYSEMİ TEMMAR in forum FOTO / KARİKATÜR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-12-2007, 13:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş