Etiketlenen üyelerin listesi

Anket: Muta nikahı ile İmam nikahı arasındaki fark nedir?

Uyarı: Bu bir açık Ankettir, bu Anketi bütün Üyelerimiz görebilir ve oy kullanabilirler.

Muta nikahı ile İmam nikahı arasındaki fark nedir?

Bu konu 23831 kez görüntülendi 119 yorum aldı ...
Muta nikahı ile İmam nikahı arasındaki fark nedir? 5.00 23831 Reviews

    Konuyu değerlendir: Muta nikahı ile İmam nikahı arasındaki fark nedir?

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 23831 kez incelendi.

Sayfa 2/8 İlk 1234567 ... Son
Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni

Konu: Muta nikahı ile İmam nikahı arasındaki fark nedir?

  1. #17
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    7.039
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR

  2. #18

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    Diyanet: İslam`da dini nikah olmaz

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek, `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr.
    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek, `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr. Yeprem, nikahın kilisede, rahip ve papazlar tarafından kıyılması mecburi olan Hıristiyan nikahı için kullanılan bir terim olduğunu, İslam`da bu anlamda bir dini nikah olmadığını belirterek, `Her işte olduğu gibi nikahta da Allah`a dua ederek hayır talep etmek, Müslümanların iyi davranışlarındandır` şeklinde konuştu. `HIRİSTİYANLIK`TA OLUR` Prof. Yeprem sözlerine şöyle devam etti: `Dini nikahın kıyılması için nikahı kıyan din adamının Allah adına hüküm veren biri olması, nikahın kıyıldığı yerin kutsal yer olması ve yapılan işin de dini işlem olması lazım. Bu da Katoliklerde olan bir nikahtır. İslamda, Allah adına söz söyleyen bir din adamı ve söylenen kutsal bir mekan yoktur. Namaz kılınan her yere mescit, cami denir ve başka amaçlarla da kullanılabilir. Buraların, kilise gibi kutsiyeti yoktur. Medeni Kanun`un hükümlerine göre kıyılan resmi nikah geçerlidir. İslam dininde bu anlamda bir dini nikah yoktur.`` Osmanlı İmparatorluğu döneminde mahalle imamları tarafından kıyılan nikahların bugün belediyelerce kıyılan nikahtan farklı olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Saim Yeprem, `Mahalle imamlarının, devletin itibar ettiği kayıtları tutan, evlilik cüzdanını veren, mahkemelerin kayıtlarını tutan niteliği vardı, bugünkü belediyelerin evlendirme daireleri gibiydi. Bu işlemleri o zaman mahalli imamlar yürütüyordu`` diye konuştu. AA

  3. #19

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    efendimizin nikahını hangi imam kıydı

  4. #20
    ulvi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    28-01-2010
    Yer
    Adana
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ulvi
    Nikahla ilgili sorular

    Sual: Nikahı kim kıyarsa onun adını mı vermek gerekir? Mesela imam kıyarsa imam nikahı, belediyede olursa belediye nikahı mı denir?
    CEVAP
    Hayır. Hıristiyanların nikahlarını, kilisede papazlar kıydığı halde, papaz nikahı denmiyor. Nikah kıymasını bilen her Müslüman, her yerde nikah kıyabilir, Yani Camide olması da şart değildir. İmamın kıyması da, şart değildir. Doktor kıyarsa, doktor nikahı, mühendis kıyarsa, mühendis nikahı denmeyeceği gibi, imam kıyınca da, imam nikahı denmez. Normal adı, nikahtır. Resmi nikah muamelesi ile karışmaması için, dini nikah deniyor. Yoksa nikah, namaz gibi dinin bir emridir. Dini namaz veya imam namazı diye bir namaz olmadığı gibi, imam nikahı da olmaz. Sadece, belediyede yapılan nikah işlemleri ile karışmaması için dini nikah demeli, imam nikahı dememelidir.

    Sual: Kızla erkek varken, ikisinin babası şahit olsa nikah sahih olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Nikahta kız ve erkeğe üçer defa mı sorulur?
    CEVAP
    Evet, her ikisine ayrı ayrı üç kere sorulur.

    Sual:
    Farklı mezheptekilerin nikahı, iki mezhebe uygun mu kıyılır?
    CEVAP
    Bir mezhebe uygun olması kâfidir.

    Sual:
    Karı-koca nikah için aynı kişiye vekalet verebilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Evlenecek çocuk, babasının yanında çekindiği için, babası vekaleten konuşuyor. Asıl var iken, vekilin nikah kıyması caiz mi?
    CEVAP
    Baba kıyabilir.

    Sual:
    Nikahta şahidin biri yoksa, birine telefonla söylense caiz mi?
    CEVAP
    Şahitlerin bir arada bulunması lazımdır.

    Sual:
    Nikahta vekalet verilirken şartlar nelerdir?
    CEVAP
    Hiç bir şartı yok. (Beni falanca ile evlendirmek üzere seni vekil ettim) demek yeterlidir. Vekil edilen kişinin illâ kızın mahremi olması gerekmez.

    Sual: Şahitler gelinin ve damadın şahidi diye ayrılmalı mıdır?
    CEVAP
    Öyle bir şey yok. Sadece şahitlerin gelini ve damadı tanımış olmaları yeterlidir.
    Sual: İki bayram arası nikah olmaz deniyor bu doğru mu?
    CEVAP
    İki bayram arası nikah olur. Bir bayram günü Cumaya rastlamıştı. Bayram namazından çıkıp Cumaya gelene kadar pek çok zaman olmadığı için, iki bayram (Yani bayram ve Cuma) arasında nikahla uğraşmayın denilmişti. Yoksa Âişe validemizin nikahı da iki bayram arasında kıyıldı. Düşünülürse iki bayram arası olmayan gün yoktur. Ramazan bayramı ile Kurban bayramı arası veya Kurban bayramı ile ramazan bayramı arası. Yani bir senenin bir kısmı Ramazan bayramı ile Kurban bayramı arasıdır, bir kısmı da Kurban bayramı ile Ramazan bayramı arasıdır.

    Sual:
    Bir kız dinimizde anne ve babasından izinsiz evlenebilir mi?
    CEVAP
    Evet. Hanefi mezhebinde ana babanın rızası şart değil. Diğer mezheplerde şarttır.

    Sual: Gayri sahih nikahlı, tecdid-i nikah yapsa, nikahlanmış olur mu?
    CEVAP
    Evet. Sahih nikahın sakatlanması ihtimaline karşı da, iki şahit yanında tecdid-i nikah lazım.

    Sual: Resmi nikahtan sonra dini nikah da yapıyoruz. Bir kız ile erkek evlenirken, imam olmasa, sadece kızın babası ile oğlanın babası olsa, Hanefi mezhebine göre başka şahit olmadan nikahlarını kendileri kıyabilir mi?
    CEVAP
    Evet kıyabilirler.
    İmam şart değildir. Oğlanın veya kızın babası nikahı kıyar. Hem de şahit olmaları sahih olur.

    Sual:
    Dini nikahım kıyılırken hayzlı idim. Hayzlı iken nikah kıyılırsa sahih olmaz diyorlar. Doğru mu?
    CEVAP
    Cünüplüğün nikahla alakası yoktur. Nikah sahihtir.

    Sual:
    Şafii’ye göre nikah nasıl yapılır?
    CEVAP
    Şafii’de nikahın doğru olması için, birinci şart, baliga olan kıza da velinin izin vermesi lazımdır. Veli, erkek akrabadır. Baba yoksa, babanın babası ve onun babasıdır. Bunlardan sonra, erkek kardeştir. Bundan sonra, erkek kardeş oğlu, sonra onun oğludur. Sonra amca, sonra amca oğlu ve onun oğludur. Bunlar yoksa, kadı [yani Kur'an-ı kerime göre yaşayan adil bir hakim] veli olur. Bu velilerden birisini bulamazsa, orada salih bir arkadaşı veli tayin eder. Şafii’de, şahitlerin erkek olması ve fıskları belli olmaması şarttır.

    Bunları yapamazsa, Hanefi mezhebini taklit ederek nikah yaparlar.

    Sual: Şafii, nikahta salih şahit bulamazsa, Hanefi’yi taklit eder mi?
    CEVAP
    Salih insan bulunmazsa, Hanefi taklit edilir.

    Sual:
    Şafii’de, nikah için iki şahit yanında mı kadın vekalet verir?
    CEVAP
    Evet. Nikah için iki şahit yanında vekalet almak lazım.

    Sual:
    Kocası ile Şafii’ye göre nikahlanması gereken hanım, velilerden izin alma imkanı yoksa, Hanefi’yi taklit etse, caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Şafii’ye göre nikahlanmam lazım. Hanımın velileri fâsıktır. Hanım salih birini veli tayin edebilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Şafii’de, fâsıkın tevbe edip nikah şahitliği yapması caiz mi?
    CEVAP
    Salih şahit bulunmazsa, bildirilen hile-i şeriyye caiz olur. Fakat tevbenin şartlarına uymak gerekir.

    Sual:
    Şafii’de, hiç veli yoksa, nikahta, birini veli tayin etmek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Almanya’da yaşıyorum. Türkiye’deki bir kızla nikahlanacağım. Kız, vekaletini telefonla bir arkadaşıma verse, burada nikah kıymamız sahih olur mu?
    CEVAP
    Şahitler kızı tanımıyorsa nikah sahih olmaz. Tam İlmihal'de diyor ki:
    Vekil yapmakta ve nikahta, şahitlerin kadını tanımaları lazımdır. Yanında iseler, yüzünü görmeleri iyi olur. Başka odadan sesini duyarlarsa, kadın odada yalnız ise, caiz olur. Nikah kıyılırken, veli veya vekil şahitlerin bildiği kadının yalnız ismini söyler. Şahitlerin tanımadıkları kadının, babasının ve dedesinin adını da söylemesi lazımdır. Tanımak, kimin kızı ve hangi kızı olduğunu bilmek demektir. Şahsını, şeklini bilmek değildir.

  5. #21
    cartman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    30-05-2011
    Mesajlar
    23
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @cartman
    Yorum yazmadan once yapılan "müminer ancak kardestir"uyarısına kımse dıkkat etmedıgı gıbı küfürlü yorumlar yapılmakta kimse mudahele etme geregı duymuyor mu ?

  6. #22
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Alıntı aziz83 Nickli Üyeden Alıntı
    Al işte böyle böyle zırvalayan prof lara reddiye yazan Cübbel iHocamızı da fitne çıkarıyorsun diye hemen yargılarsınız dimi. Adam diyanet adına fetva veriyor, ehli sünnetim diye ortalıkta gezen hocalardan ses-seda yok.

    Be cahil Prof. Dr. Saim Yeprem resmi nikahta mehir konuşuluyor mu? Nikah memuru Allah adınamı nikahı kıyıyor yoksa bilmem belediye başkanının bana verdiği yetkiye dayanarak diye mi kıyıyor.

    Günümüz şartlarında resmi nikahın islami açıdan tek başına yeterli olmadığı aşikardır. Ha günümüz yönetiminde kadının mağdur olmaması için resmi nikah tabiki yapılmalı. Ama tututpta bu tek başına yeterli, dini nikah diye birşey islamda yoktur dersen, müteşekkür kardeşin dediği gibi satılmışsınız deriz bizde.
    Senin Cübbelinin henüz daha esamesi bile okunmazken bu Saim Yeprem denilen şahsa tokat gibi cevabı veren verdi arkadşaım.Ama, siz bunları sadece Çarşamba semtine bakar olduğunuzdan göremezsiniz ! Dikkat edersen halâ Cübbeli ismini zikrediyorsun! Sanki Cübbeli olmasa islâm yok olacakmış gibi bir tavır sergiliyorsunuz ! Allah size akıl-fikir-şuur versin !

  7. #23
    mü'HÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.568
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mü'HÜR
    Muta nikahı hak mıdır? Daha neler...

    Her iki nikah islamda yok mudur?

    Şoktayım,imam nikahı islam da yok mudur? İyice şaşırmış sınız!

  8. #24
    GENCAKINCI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    21-08-2009
    Mesajlar
    1.666
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @GENCAKINCI
    Alıntı fakiri Nickli Üyeden Alıntı



    Diyanet: İslam`da dini nikah olmaz

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
    Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek,
    `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de
    geçerli saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr.




    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde
    `dini nikahın`` olmadığını belirterek, `Türk Medeni
    Kanunu
    hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli
    saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr. Yeprem, nikahın
    kilisede, rahip ve papazlar tarafından kıyılması mecburi olan Hıristiyan nikahı
    için kullanılan bir terim olduğunu, İslam`da bu anlamda bir dini nikah
    olmadığını belirterek, `Her işte olduğu gibi nikahta da Allah`a dua ederek hayır
    talep etmek, Müslümanların iyi davranışlarındandır` şeklinde konuştu. `HIRİSTİYANLIK`TA
    OLUR` Prof. Yeprem sözlerine şöyle devam etti: `Dini nikahın kıyılması için
    nikahı kıyan din adamının Allah adına hüküm veren biri olması, nikahın kıyıldığı
    yerin kutsal yer olması ve yapılan işin de dini işlem olması lazım. Bu da Katoliklerde olan
    bir nikahtır. İslamda, Allah adına söz söyleyen bir din adamı ve söylenen kutsal
    bir mekan yoktur. Namaz kılınan her yere mescit, cami denir ve başka amaçlarla
    da kullanılabilir. Buraların, kilise gibi kutsiyeti yoktur. Medeni Kanun`un
    hükümlerine göre kıyılan resmi nikah geçerlidir. İslam dininde bu anlamda bir
    dini nikah yoktur.`` Osmanlı
    İmparatorluğu
    döneminde mahalle imamları tarafından kıyılan nikahların bugün
    belediyelerce kıyılan nikahtan farklı olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Saim
    Yeprem, `Mahalle imamlarının, devletin itibar ettiği kayıtları tutan, evlilik
    cüzdanını veren, mahkemelerin kayıtlarını tutan niteliği vardı, bugünkü
    belediyelerin evlendirme daireleri gibiydi. Bu işlemleri o zaman mahalli imamlar
    yürütüyordu`` diye konuştu.

    AA

    http://www.tumgazeteler.com/?a=1735845&cache=1


    Yukardaki yazıyı okudum. Belediye yerine nikahı İmamlar kıysa olmazmı? İmamlarda devlet memuru değilmi? Üstelik imamlar nikahı kıyarken duada ediyorlar. Belediye memuru laik ülkenin memuru olduğu için dua okuması yasaktır.

  9. #25
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    7.039
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Alıntı GENCAKINCI Nickli Üyeden Alıntı
    Diyanet: İslam`da dini nikah olmaz

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
    Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek,
    `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de
    geçerli saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr.




    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde
    `dini nikahın`` olmadığını belirterek, `Türk Medeni
    Kanunu
    hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli
    saydığı nikahtır`` dedi. Prof. Dr. Yeprem, nikahın
    kilisede, rahip ve papazlar tarafından kıyılması mecburi olan Hıristiyan nikahı
    için kullanılan bir terim olduğunu, İslam`da bu anlamda bir dini nikah
    olmadığını belirterek, `Her işte olduğu gibi nikahta da Allah`a dua ederek hayır
    talep etmek, Müslümanların iyi davranışlarındandır` şeklinde konuştu. `HIRİSTİYANLIK`TA
    OLUR` Prof. Yeprem sözlerine şöyle devam etti: `Dini nikahın kıyılması için
    nikahı kıyan din adamının Allah adına hüküm veren biri olması, nikahın kıyıldığı
    yerin kutsal yer olması ve yapılan işin de dini işlem olması lazım. Bu da Katoliklerde olan
    bir nikahtır. İslamda, Allah adına söz söyleyen bir din adamı ve söylenen kutsal
    bir mekan yoktur. Namaz kılınan her yere mescit, cami denir ve başka amaçlarla
    da kullanılabilir. Buraların, kilise gibi kutsiyeti yoktur. Medeni Kanun`un
    hükümlerine göre kıyılan resmi nikah geçerlidir. İslam dininde bu anlamda bir
    dini nikah yoktur.`` Osmanlı
    İmparatorluğu
    döneminde mahalle imamları tarafından kıyılan nikahların bugün
    belediyelerce kıyılan nikahtan farklı olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Saim
    Yeprem, `Mahalle imamlarının, devletin itibar ettiği kayıtları tutan, evlilik
    cüzdanını veren, mahkemelerin kayıtlarını tutan niteliği vardı, bugünkü
    belediyelerin evlendirme daireleri gibiydi. Bu işlemleri o zaman mahalli imamlar
    yürütüyordu`` diye konuştu.

    AA

    http://www.tumgazeteler.com/?a=1735845&cache=1


    Yukardaki yazıyı okudum. Belediye yerine nikahı İmamlar kıysa olmazmı? İmamlarda devlet memuru değilmi? Üstelik imamlar nikahı kıyarken duada ediyorlar. Belediye memuru laik ülkenin memuru olduğu için dua okuması yasaktır.

    PR.DR Saim Yeprem'in fetvalarına güvenmeyin.

    Müslüman bir alimin maksadı Allah rızası için olmalı, belli bir ideolojye hizmet etmemelidir.
    Süleyman Demirel gibi seçim meydanlarında eline aldığı Kur'an'ı öpüp de arkasından da din düşmanlığı yapması gibi olmamalıdır.

    Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr.Saim Yeprem'in mason olduğuna dair şüphelerim vardır...Verdiği beyanaatlar hiç de İslam'a uygun değildir.Araştırıp incelememiz lazımdır.

  10. #26
    mü'HÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.568
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mü'HÜR
    Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek,
    `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de
    geçerli saydığı nikahtır``

    Bu cümleleri savunuyorsa zaten...

    Diyanet işlerinde belirli bir mevkiye gelmiş olması bile, benim için güvenmeme sebebidir!

    İlahiyat okuyanlar blirler sebebini!

    Afeder siniz,biz de enayiyiz zaten; hem resmi,hem dini nikah kıydırıyoruz...

    Tüm hocalar, "haşa" aptal bir siz mi akıllı sınız sayın Yeprem

    Bu din nereye gidiyor... Allahım, başımıza taş yağdırmıyorsun ne büyüksün,ne merhametlisin!

    Hangisine üzüleyim; muta nikahını hak görenlere mi,dini nikayı yok sayanlara mı...




  11. #27
    GENCAKINCI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    21-08-2009
    Mesajlar
    1.666
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @GENCAKINCI
    Alıntı mü'HÜR Nickli Üyeden Alıntı
    Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde `dini nikahın`` olmadığını belirterek,
    `Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de
    geçerli saydığı nikahtır``

    Bu cümleleri savunuyorsa zaten...

    Diyanet işlerinde belirli bir mevkiye gelmiş olması bile, benim için güvenmeme sebebidir! İlahiyat okuyanlar blirler sebebini!

    Afeder siniz,biz de enayiyiz zaten; hem resmi,hem dini nikah kıydırıyoruz...

    Tüm hocalar, "haşa" aptal bir siz mi akıllı sınız sayın Yeprem

    Bu din nereye gidiyor... Allahım, başımıza taş yağdırmıyorsun ne büyüksün,ne merhametlisin!

    Hangisine üzüleyim; muta nikahını hak görenlere mi,dini nikayı yok sayanlara mı...


    Forumda muta nikahı haktır şkkını tıklayan kişi şii'dir.Bu forumda her mezhebten ve görüşten insan var.
    Ülkemizde maalesef mason,sapkın Prof.lar cirit atmakta.Üstelik diyanette bile var.

    Sözümü şu ayetle bitirmek istiyorum."Gevşemeyin üzülmeyin;eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan
    sizlersiniz"(Al-i İmran Süresi,139)

  12. #28
    mü'HÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    19-10-2010
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2.568
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mü'HÜR
    Umuyorum,öyledir! En azından "hak mezhepten birisi, bu şıkkı nasıl işaretler" diye üzülmem!

    Diyanetin 100%99'u uçmuş durumda! Asıl,hala diyanete güvenenlerin olması beni şaşırtıyor!...

  13. #29
    ulvi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    28-01-2010
    Yer
    Adana
    Mesajlar
    522
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ulvi
    Dini nikah yada imam nikahı yoksa zina neye göre nasıl oluyor.

    Allah Peygamber Efendimiz'e nikahı yoktu nikahsız yaşadı, Şerefli Evlatları nikahsız doğdu diyerek sinsice küfretmeye çalışan şeref fakirleri ve kendi nikahsız doğmaların şerrinden emin Eylesin

    putperest yapılı insanlar gittikleir yollara değil rehberlerine tabi olurlar, bilmezlerki rehberin rehberliği yoldan çıktığı zaman biter

    Doğruları nakiller değilde insanlar belirlediği müddetçe Ümmetler yok olmaya, nesiller çökmeye mahkumdur

    Ustanın pasta tarfiine ne gerek var adam iki yumurta pişirmiş ya kabul edilmiş aşçı, uydurur bir tarif olur pastası ))))))

    Pasta yediğini sanan zeka özürlilerde davasını çalar usta aşçı diye )))))

    Allah düşünme yeteneği yetersizlerin şerrinden Emin Eylesin

    Forum güzel bir forum Allah Razı Olsun

    ulvi lafını der çeker gider bu son yazısı sın mesajıdır

    Canı Gönülden Müslüman Olup Peygamber 'ime kusur işlemekten kaçanlar Allah 'a Emanet

    kalbinde hıyanet ve ihanet olmayıpta sadece cahil olanlara Dua ve Niyaz Allah Hidayet Versin

    kalbinde ihanet ve hıyanet taşıyıpda Peygamber 'ime küfür ve hakaret taşıyan , İslam 'ı bozmaya kalkıpta hırıstiyana eş tutan varsa ise

    sizler zaten yandınız, sizler ulvinin merhametine muhtaç ))))))))))))

    Elvada

  14. #30

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    08-11-2010
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @veri
    ülkücüler küfredmeden konuşamaz mı
    peygamberimizi örnek alın...

    peygamberimizin nikah törenlerini özellikle ilk töreni buraya ekleyin
    nikah ın şartlarını buraya yazın
    KÜFÜR ETMEDEN

  15. #31
    dostluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-06-2007
    Yer
    istanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    5.729
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @dostluk
    Nikâh meclisi Hz. Hatice’nin evinde kuruldu. Ebû Tâlib ve Varaka bin Nevfel tarafından takdim konuşmaları yapıldı. Nikâhı Varaka bin Nevfel kıydı.Kureyş kabilesinin ileri gelenleri de nikâh şahidi olarak bulundular.


    . Ümmü Habibe’yi nikahına alacaktı. Amr b. Ümeyye’yi Habeşistan’a göndererek, ona bir mektup verdi. Mektupta Necaşi İslam’a davet ediliyordu. Daha sonra da Ümmü Habibe’nin Efendimize nikahlanmasında Necaşi’nin vekil olması isteniyordu. Necaşi mektubu okuyunca, İslam dinini kabul etti. Cariyesini Ümmü Habibe’ye gönderip: “Ben, Resûlullah’ın emri üzere seni Hz. Muhammed’e nikahlamaya vazifelendirildim. Seni temsil etmek üzere bir vekil tayin et.” diye haber gönderdi.Ümmü Habibe bu habere o kadar çok sevindi ki; bütün üzüntüleri birden bitip tükenmişti adeta. Bu zor durumdan kendisini kurtaran Allah’a (celle celâluhû) hamdü senalar edip, Halid b. Said’i nikah akdine vekil tayin etti. Necaşi, şahitlerin huzurunda, Resûlullah’ın gönderdiği 400 dirhem mehir karşılığında, Ümmü Habibe’nin nikah akdini yaptı. Bu nikah hicretin yedince yılında yapılmıştı. Nikahtan sonra Necaşi, velime yemeği (düğün) verdi. Necaşi tarafından hazırlatılan iki gemi ile Ümmü Habibe validemiz, diğer muhacirlerle birlikte Medine’ye, Resûlullah’ın yanına gitti.





    Aklini peynir ekmekle yemis biri daha..




    Alıntı veri Nickli Üyeden Alıntı
    ülkücüler küfredmeden konuşamaz mı
    peygamberimizi örnek alın...

    peygamberimizin nikah törenlerini özellikle ilk töreni buraya ekleyin
    nikah ın şartlarını buraya yazın
    KÜFÜR ETMEDEN
    Aklini peynir ekmekle yiyenler var..

    Kuranda nikahla ilgili kac ayet var biliyormusunuz siz..

  16. #32
    dostluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-06-2007
    Yer
    istanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    5.729
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @dostluk
    Nikah KELİMESİNİN GEÇTİĞİ AYETLER

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler. (BAKARA SURESİ / 221)


    Yine onu (kadını üçüncü defa) boşarsa, (kadın) onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. Eğer (bu koca da) onu boşarsa, onlar (ilk koca ile karısı) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını sanıyorlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; bilen bir topluluk için bunları (böyle) açıklar. (BAKARA SURESİ / 230)

    Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz. (BAKARA SURESİ / 232)

    (İddeti bekleyen) Kadınları nikahlamak istediğinizi (onlara) sezdirmenizde ya da böyle bir isteği gönlünüzde saklamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Gerçekte Allah, sizin onları (kalbinizden geçirip) anacağınızı bilir. Sakın bilinen (meşru) sözler dışında onlarla gizlice vaadleşmeyin; bekleme süresi tamamlanıncaya kadar nikah bağını bağlamaya kesin karar vermeyin. Ve bilin ki, elbette Allah kalbinizden geçeni bilmektedir. Artık ondan kaçının. Ve bilin ki, şüphesiz Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak davranandır. (BAKARA SURESİ / 235)

    Eğer onlara mehir tesbit eder de, el sürmeden boşarsanız, bu durumda -kendileri veya nikah bağı elinde olanın bağışlaması hariç- tesbit ettiğiniz (mehr)in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir. (BAKARA SURESİ / 237)

    Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır. (NİSA SURESİ / 3)

    Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. (NİSA SURESİ / 6)

    Kadınlardan babalarınızın nikahladıklarını nikahlamayın. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Çünkü bu, 'çirkin bir hayasızlık' ve 'öfke duyulan bir iğrençliktir.' Ne kötü bir yoldu o!... (NİSA SURESİ / 22)

    İçinizden özgür mü'min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (NİSA SURESİ / 25) Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size Kitap'ta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. (NİSA SURESİ / 127) Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikahlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır. (NUR SURESİ / 3) Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah'ın size verdiği malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir. (NUR SURESİ / 33) (Babaları) Dedi ki: "Doğrusu ben, sekiz yıl bana hizmet etmene karşılık olmak üzere, şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum; şayet on (yıl)a tamamlayacak olursan, artık o da senden. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaallah salih olanlardan bulacaksın." (KASAS SURESİ / 27) Ey iman edenler, mü'min kadınları nikahlayıp sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Artık (hemen) onları yararlandırın (onlara yetecek bir miktar verin) ve güzel bir salma tarzıyla onları salıverin. (AHZAB SURESİ / 49)Ey iman edenler (rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (Bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Allah, hak (kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah'ın Resûlü'ne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır. (AHZAB SURESİ / 53) Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir. Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını bilip-öğrenirseniz, artık sakın onları kafirlere geri çevirmeyin. (Çünkü) Ne bunlar onlara helaldir, ne onlar bunlara helaldir. Onlara (kafir kocalarına kendileri için) harcadıklarını verin. Onlara (hicret eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mehirlerini) verdiğiniz takdirde onları nikahlamanızda size bir güçlük yoktur. Kafir (kadın)ların ismetlerini (nikahlarını) tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin. Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (MÜMTEHİNE SURESİ / 10) Allah, inkâr edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiç bir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: "Ateşe diğer girenlerle birlikte girin" denildi. (TAHRİM SURESİ / 10) ***************** Evlilik KELİMESİNİN GEÇTİĞİ AYETLER Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerin kızları, kız kardeşlerin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle (gerdeğe) girdiğiniz kadınlarınızdan olup koruyuculuğunuz altında bulunan üvey kızlarınız -onlarla gerdeğe girmemişseniz, size bir sakınca yoktur-, sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik) haram kılındı. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (NİSA SURESİ / 23) ******************* Aile KELİMESİNİN GEÇTİĞİ AYETLER Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. (BAKARA SURESİ / 49) Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır. (BAKARA SURESİ / 196) Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır." (BAKARA SURESİ / 248) Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (AL-İ İMRAN SURESİ / 11) Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; (AL-İ İMRAN SURESİ / 33) (Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır. (NİSA SURESİ / 35)Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk13de verdik. (NİSA SURESİ / 54)Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (NİSA SURESİ / 92) Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden' dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. (Bunlara imkan) Bulamayan (için) üç gün oruç (vardır.) Bu, yemin ettiğinizde (bozduğunuz) yeminlerinizin keffaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki şükredersiniz. (MAİDE SURESİ / 89) Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. (A'RAF SURESİ / 83)Andolsun, biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık. (A'RAF SURESİ / 130) "Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı." (A'RAF SURESİ / 141) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler de, Allah da onları günahlarından dolayı yakalayıverdi. Şüphesiz, Allah, en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması pek şiddetlidir. (ENFAL SURESİ / 52) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi. (ENFAL SURESİ / 54) Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: "Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle." Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti. (HUD SURESİ / 40) Nuh, Rabbine seslendi. Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz benim oğlum ailemdendir ve senin va'din de doğrusu haktır. Sen hakimlerin hakimisin." (HUD SURESİ / 45) Dedi ki: "Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum." (HUD SURESİ / 46) (Elçiler) Dediler ki: "Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiç biriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?" (HUD SURESİ / 81) "Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (YUSUF SURESİ / 6) Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azabtan başka cezası ne olabilir?" (YUSUF SURESİ / 25)Yardımcılarına dedi ki: "Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler." (YUSUF SURESİ / 62) Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: "Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilave ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir." (YUSUF SURESİ / 65) Böylece onun (Yusuf'un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: "Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir." (YUSUF SURESİ / 88)"Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin." (YUSUF SURESİ / 93) Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır." (İBRAHİM SURESİ / 6)"Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız." (HİCR SURESİ / 58) Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde, (HİCR SURESİ / 60) "Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin." (HİCR SURESİ / 64) Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti. (MERYEM SURESİ / 16)Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum." (TAHA SURESİ / 10)"Ailemden bana bir yardımcı kıl," (TAHA SURESİ / 29) Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık. (ENBİYA SURESİ / 76) Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik. (ENBİYA SURESİ / 84) Böylelikle biz ona: "Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim bizim emrimiz gelip de tandır kızışınca, onun içine her (tür hayvandan) ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş (azab gerekmiş) onlar dışında olan aileni de alıp koy; zulmedenler konusunda bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır" diye vahyettik. (MÜ'MİNUN SURESİ / 27) "Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar." (ŞUARA SURESİ / 169) Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık. (ŞUARA SURESİ / 170) Hani Musa ailesine: "Şüphesiz ben bir ateş gördüm" demişti. "Size ondan ya bir haber veya ısınmanız için bir kor ateş getireceğim." (NEML SURESİ / 7) Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim." (NEML SURESİ / 49)Kavminin cevabı: "Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış" demekten başka olmadı. (NEML SURESİ / 56) Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azab içinde kalanlar arasında) takdir ettik. (NEML SURESİ / 57) Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi. (KASAS SURESİ / 8) Biz, daha önce ona süt analarını haram etmiştik. (Kız kardeşi "Ben, sizin adınıza onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt verecek (veya eğitecek) bir aileyi size bildireyim mi?" dedi. (KASAS SURESİ / 12) Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm." dedi. (KASAS SURESİ / 29) Dedi ki: "Onun içinde Lut da vardır." Dediler ki: "Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır." (ANKEBUT SURESİ / 32) Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır." (ANKEBUT SURESİ / 33) dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır. (SEBE' SURESİ / 13) Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. (YASİN SURESİ / 50) Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir. (SAFFAT SURESİ / 47) Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık. (SAFFAT SURESİ / 76) Hani biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık. (SAFFAT SURESİ / 134) Katımızdan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir benzerini de bağışladık. (SAD SURESİ / 43) Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki: "Siz, benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez." (MÜ'MİN SURESİ / 28) Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah'a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır." (FETİH SURESİ / 11) Hayır, siz Peygamberin ve mü'minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz. (FETİH SURESİ / 12) Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi. (ZARİYAT SURESİ / 26) Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce, ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip-korkardık." (TUR SURESİ / 26) Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık; (KAMER SURESİ / 34)Andolsun Firavun ailesi (ve çevresi ile kavmi)ne de uyarılar geldi. (KAMER SURESİ / 41)

Sayfa 2/8 İlk 1234567 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Albayrak muta nikahı söylentileri için ne dedi?
    By Mahpeyker in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 07-03-2014, 00:46
  2. Cemaat CHP İttifakı Muta Nikahı Gibi
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-02-2014, 09:41
  3. Muta Nikahı Nedir? Muta Nikahının İslamda Hükmü Nedir?
    By ibrahimi in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13-09-2013, 23:16
  4. Sapık muta nikahı
    By KARAMURAT-3 in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-05-2012, 22:43
  5. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 25-02-2012, 21:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş